İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14407 E. 2018/7712 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulüne uygun icra takibi↗ yetki kaydı↗ yetki ilk itirazı↗ münhasır yetki↗ yabancılık unsuru↗ yetki şartı↗ genel işlem şartı↗ genel işlem koşulu↗ ilk itiraz↗ nakliyat sigortası↗ ön inceleme aşaması↗ konişmento↗ izafeten dava↗ konşimento↗ uyap↗ yetki itirazı↗ navlun↗ mevduat hesabı↗ pasif husumet yokluğu↗ möhuk 47↗ münhasırlık↗ rücuen tazminat↗ acentelik↗ icra takibine itiraz↗ pasif husumet↗ işlemiş faiz↗ husumet yokluğu↗ yetki↗ fatura↗ asıl alacak↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; MÖHUK.un 6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince somut olayda yetki itirazına dayanak yapılan konişmento kaydının geçerli olmadığı, müzakere edilmemiş yetki şartını içeren genel işlem şartı niteliğindeki yetki şartının geçerli kabul edilmediği, taşımaya konu konteynırların ısı muhafazasının korunmadığı, geminin alonju sayılan konteynırın eTTK m.1019' a göre geminin elverişsizliğine yol açtığı, buna göre taşıyanın eTTK m.1112' ye göre yükün varma yerindeki değeri olan navlun ve sigorta dahil 21.236,60 Euro'dan sorumlu olduğu, bu miktarın icra takibinde belirtilen 23.126,00 Euro asıl alacaktaki fatura miktarının altında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 21.236,60 Euro ve 680,71 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.917,31 Euro üzerinden devamına, takipteki asıl alacak olan 21.236,60 EURO üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, alacak likit olup itiraz haksız olmakla 21.917,31 Euro'nun takip tarihi itibariyle karşılığı olan 55.374,08 TL nin %20 si olan 11.074,82 TL' nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamı öncesinde verilen ilk kararda ... A.Ş. aleyhine takip yapıldığı, ancak davanın ...’a izafeten ...A.Ş. aleyhine açıldığı, takip dosyasındaki borçlu ile davalının farklı olduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, Dairemizce, davacı tarafın icrada “Maersk Line”a izafeten takipte bulunduklarını, ödeme emrinden çıktı alınırken “Mae“ kısmının sehven silindiğini, sadece “Rsk” ibaresinin kaldığını, uyap sistemi üzerinde davalının hangi şirketin acentesi olduğunun gözüktüğünü ileri sürdüğü, konşimentoda da “...Trading” şirketinin ticari adının “Maersk Line” olduğunun belirtildiği, mahkemece davacının anılan iddiası üzerinde durularak, icra takibinde husumetin kime yöneltildiğinin belirlenmesi, neticesine göre bir karar verilmesi gerektiği ifade edilerek mahkeme hükmü bozulmuştur. İtirazın iptali davasında taraf sıfatı icra takibindeki borçluya aittir ve usulüne uygun icra takibinin bulunması dava şartıdır. 6100 sayılı HMK’nın 117/2 maddesi gereğince ilk itirazlar dava şartlarından sonra inceleneceğinden ilk karardaki dava şartlarına ilişkin hususun incelemesinin yapılmış olması sebebiyle temyize konu mahkemece verilen ikinci kararda yer alan yetki itirazı hakkında inceleme yapılması gerekmektedir. Davalı, dava konusu taşımaya ilişkin konşimentoda “İşbu konişmento İngiliz Yasalarına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza yetkisine tabi olacaktır.” şeklinde hüküm bulunduğunu ifade ederek yetki şartı gereğince davaya bakmaya yetkili mahkemenin Londra’da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, bu suretle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini bildirmiştir. Mahkemece konşimentoda bulunan yetki kaydının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20-25 maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına aykırı olduğu gerekçesi ile davalının yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir. Ancak, MÖHUK’un 47. maddesi gereğince yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Davacı sigorta şirketi, mal satıcısının halefi sıfatıyla bu davayı açmış olup, sigortalı ile davalı taşıyan arasındaki hukuki ilişkiyi belirleyen konşimentodaki hükümler ile bağlı olmaktadır. Kaldı ki; söz konusu konşimentonun mülga 818 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu tarihte düzenlendiği ve keza taşımanın da o dönemde yapıldığı taraflar arasında çekişmesizdir. Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 25. maddesinin uyuşmazlıkta uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, tarafları bağlayan ve uyuşmazlığın çözümünde kullanılacak olan konşimentodaki yetki şartı geçerli olup, mahkemece yazılı gerekçe ile yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14885 E. 2018/7478 K.
Ortak:yetki kaydı · yetki ilk itirazı · münhasır yetki · yabancılık unsuru · yetki şartı · genel işlem koşulu · ilk itiraz · nakliyat sigortası · yetki/yetkisizlik · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece «konşimentoda» bulunan «yetki kaydının» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesi ile davalının «yetki ilk itirazının» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; MÖHUK.un 6 gereğince uygulama alanı bulan «genel işlem koşullarına» ait hükümler gereğince somut olayda «yetki itirazına» dayanak yapılan «konişmento» «kaydının» geçerli olmadığı, müzakere edilmemiş «yetki şartını» içeren «genel işlem şartı» niteliğindeki yetki şartının geçerli kabul edilmediği, taşımaya konu konteynırların ısı muhafazasının korunmadığı, geminin alonju sayılan konteynırın eTTK m.1019' a göre geminin elverişsizliğine yol açtığı, buna göre «taşıyanın» eTTK m.1112' ye göre yükün varma yerindeki değeri olan «navlun» ve sigorta «dahil» 21.236,60 Euro'dan sorumlu olduğu, bu miktarın icra takibinde belirtilen 23.126,00 Euro «asıl alacaktaki» «fatura» miktarının altında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, «icra takibine itirazının» kısmen iptali ile takibin 21.236,60 Euro ve 680,71 Euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 21.917,31 Euro üzerinden devamına, takipteki asıl alacak olan 21.236,60 EURO üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, alac …
Ancak, MÖHUK’un 47. maddesi gereğince yer itibariyle «yetkinin» «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler.
Benzer bu karardaMahkemece «konşimentoda» bulunan «yetki kaydının» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesi ile davalının «yetki ilk itirazının» reddine karar verilmiştir.
Ancak, MÖHUK’un 47. maddesi gereğince yer itibariyle «yetkinin» «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler.
1-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10630 E. 2014/1038 K.
Ortak:izafeten dava · konşimento · uyap · acentelik · pasif husumet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş. aleyhine takip yapıldığı, ancak davanın ...’a «izafeten» ...A.Ş. aleyhine açıldığı, takip dosyasındaki borçlu ile davalının farklı olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiş, Dairemizce, davacı tarafın icrada “Maersk Line”a izafeten takipte bulunduklarını, ödeme emrinden çıktı alınırken “Mae“ kısmının sehven silindiğini, sadece “Rsk” ibaresinin kaldığını, «uyap» sistemi üzerinde davalının hangi şirketin «acentesi» olduğunun gözüktüğünü ileri sürdüğü, «konşimentoda» da “...Trading” şirketinin ticari adının “Maersk Line” olduğunun belirtildiği, mahkemece davacının anılan iddiası üzerinde durularak, icra takibinde husumetin kime …
Davalı, dava konusu taşımaya ilişkin «konşimentoda» “İşbu «konişmento» İngiliz Yasalarına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza «yetkisine» tabi olacaktır.” şeklinde hüküm bulunduğunu ifade ederek «yetki şartı» gereğince davaya bakmaya yetkili mahkemenin Londra’da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, bu suretle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini bildirm …
Mahkemece «konşimentoda» bulunan «yetki kaydının» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesi ile davalının «yetki ilk itirazının» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaLine” «izafeten» takipte bulunduklarını, ödeme emrinden çıktı alınırken “Mae“ kısmının sehven silindiğini, sadece “R.” ibaresinin kaldığını, «uyap» sistemi üzerinde davalının hangi şirketin «acentesi» olduğunun gözüktüğünü ileri sürmüş, nitekim dosyada mevcut «konşimentoda» da “A.
Denizcilik A.Ş'ye «husumet» yönelttiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Line“ «izafeten» dava açtığı gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/245 E. 2021/6766 K.
Ortak:yabancılık unsuru · izafeten dava · konşimento · yetki itirazı · acentelik · yetki · yetkisizlik kararı · husumet · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaA.Ş. aleyhine takip yapıldığı, ancak davanın ...’a «izafeten» ...A.Ş. aleyhine açıldığı, takip dosyasındaki borçlu ile davalının farklı olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiş, Dairemizce, davacı tarafın icrada “Maersk Line”a izafeten takipte bulunduklarını, ödeme emrinden çıktı alınırken “Mae“ kısmının sehven silindiğini, sadece “Rsk” ibaresinin kaldığını, «uyap» sistemi üzerinde davalının hangi şirketin «acentesi» olduğunun gözüktüğünü ileri sürdüğü, «konşimentoda» da “...Trading” şirketinin ticari adının “Maersk Line” olduğunun belirtildiği, mahkemece davacının anılan iddiası üzerinde durularak, icra takibinde husumetin kime …
Davalı, dava konusu taşımaya ilişkin «konşimentoda» “İşbu «konişmento» İngiliz Yasalarına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza «yetkisine» tabi olacaktır.” şeklinde hüküm bulunduğunu ifade ederek «yetki şartı» gereğince davaya bakmaya yetkili mahkemenin Londra’da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, bu suretle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini bildirm …
Bu nedenle, tarafları bağlayan ve uyuşmazlığın çözümünde kullanılacak olan «konşimentodaki» «yetki şartı» geçerli olup, mahkemece yazılı gerekçe ile «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki hukuki ilişki konusunda uyuşmazlık sözkonusu olmadığını, her ne kadar davalı tarafın uluslararası «yetki itirazına» davacı taraf karşı çıkmış ise de taşımanın MAEU959104784 numaralı «konşimento» tahtında yapıldığını, konşimentonun 26.maddesinde "...İşbu konşimento İngiliz yasalarına tabi olarak yorumlanıp, buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin kaza «yetkisine» tabii olacaktır." şeklinde «yetki sözleşmesi» bulunduğunu, «yabancılık unsuru» bulunan hukuki ilişkide 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinde uluslararası yetki sözleşmesinin bulunduğu durumlarda ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayma …
Buna göre, «acenteye» müvekkili namına «husumet» yöneltilmesi ancak aracılık ettiği işlerle ve yukarıdaki hallerle sınırlı olup, somut olayda davalının dava konusu taşıma işinde «acente» sıfatıyla aracılık yapmadığına yönelik savunması üzerinde durulmaksızın davalı tarafça yapılan «yetki itirazının» kabulü ile «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
1- Dava, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava A.P Möller Maersk Lına A/S'ye «izafeten» «acentesi» olduğu iddiası ile Maersk Denizcilik A.Ş. aleyhine ikame edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · protesto · delillerin toplanmaması · acente · usulden reddi · ihbar · ihtar · tebligat
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın "Acentenin Yetkileri" başlıklı 105. maddesinde «acentenin» aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkili olduğu, bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acentenin, müvekkili adına …
Bu durumda, mahkemece davalının söz konusu taşıma işinde davalı şirket «acentesi» sıfatıyla aracılık faaliyeti yapıp yapmadığı konusunda taraf «delilleri toplanarak», Maersk Denizcilik A.Ş.'nin A.P Möller Maersk Lına A/S’nin acentesi olmadığının saptanması halinde davalı şirkete «tebligat» yapılmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, mahkemece yukarıda açıklanan hususlara ilişkin araştırma ve değerlendirme yapılmadan «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki hukuki ilişki konusunda uyuşmazlık sözkonusu olmadığını, her ne kadar davalı tarafın uluslararası «yetki itirazına» davacı taraf karşı çıkmış ise de taşımanın MAEU959104784 numaralı «konşimento» tahtında yapıldığını, konşimentonun 26.maddesinde "...İşbu konşimento İngiliz yasalarına tabi olarak yorumlanıp, buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin kaza «yetkisine» tabii olacaktır." şeklinde «yetki sözleşmesi» bulunduğunu, «yabancılık unsuru» bulunan hukuki ilişkide 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinde uluslararası yetki sözleşmesinin bulunduğu durumlarda ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayma …
MÖLLER MAERSK LINA A/S şirketi aleyhine açılmış olan davanın «yetkisizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7066 E. 2022/1499 K.
Ortak:yabancılık unsuru · yetki şartı · konişmento · izafeten dava · konşimento · yetki itirazı · münhasırlık · rücuen tazminat · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; MÖHUK.un 6 gereğince uygulama alanı bulan «genel işlem koşullarına» ait hükümler gereğince somut olayda «yetki itirazına» dayanak yapılan «konişmento» «kaydının» geçerli olmadığı, müzakere edilmemiş «yetki şartını» içeren «genel işlem şartı» niteliğindeki yetki şartının geçerli kabul edilmediği, taşımaya konu konteynırların ısı muhafazasının korunmadığı, geminin alonju sayılan konteynırın eTTK m.1019' a göre geminin elverişsizliğine yol açtığı, buna göre «taşıyanın» eTTK m.1112' ye göre yükün varma yerindeki değeri olan «navlun» ve sigorta «dahil» 21.236,60 Euro'dan sorumlu olduğu, bu miktarın icra takibinde belirtilen 23.126,00 Euro «asıl alacaktaki» «fatura» miktarının altında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, «icra takibine itirazının» kısmen iptali ile takibin 21.236,60 Euro ve 680,71 Euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 21.917,31 Euro üzerinden devamına, takipteki asıl alacak olan 21.236,60 EURO üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, alac …
Davalı, dava konusu taşımaya ilişkin «konşimentoda» “İşbu «konişmento» İngiliz Yasalarına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza «yetkisine» tabi olacaktır.” şeklinde hüküm bulunduğunu ifade ederek «yetki şartı» gereğince davaya bakmaya yetkili mahkemenin Londra’da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, bu suretle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini bildirm …
Bu nedenle, tarafları bağlayan ve uyuşmazlığın çözümünde kullanılacak olan «konşimentodaki» «yetki şartı» geçerli olup, mahkemece yazılı gerekçe ile «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın sonunda, «yabancılık unsuru» «taşıyan» uyuşmazlıklarda öncelikle mahkemenin milletlerarası «yetkisinin» bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, MÖHUK 47. madde uyarınca tarafların arasında düzenlenen «konşimentonun» 26. maddesinde uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve bu hükmün davacıyı da bağladığı gerekçesiyle, davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki «acentesi» Maersk Denizcilik A.Ş aracılığıyla yapılan «taşıma sözleşmesine» ilişkin olup, «konişmentonun» da «acente» tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava «yerleşim yeri» yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan yabancı mahkemeye işaret eden «yetki şartı», Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle «geçersiz» olduğundan mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · milletlerarası yetki · yetki sözleşmesi · nakliyat emtia sigortası · yerleşim yeri · acente · taşıma sözleşmesi · usulden reddi
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın sonunda, «yabancılık unsuru» «taşıyan» uyuşmazlıklarda öncelikle mahkemenin milletlerarası «yetkisinin» bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, MÖHUK 47. madde uyarınca tarafların arasında düzenlenen «konşimentonun» 26. maddesinde uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve bu hükmün davacıyı da bağladığı gerekçesiyle, davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki «acentesi» Maersk Denizcilik A.Ş aracılığıyla yapılan «taşıma sözleşmesine» ilişkin olup, «konişmentonun» da «acente» tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava «yerleşim yeri» yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan yabancı mahkemeye işaret eden «yetki şartı», Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle «geçersiz» olduğundan mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Yabancılık unsuru «taşıyan» uyuşmazlıklar bakımından taraflar «yetki sözleşmesi» yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/882 E. 2023/3401 K.
Ortak:münhasır yetki · yabancılık unsuru · yetki şartı · genel işlem şartı · konişmento · konşimento · yetki itirazı · navlun · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; MÖHUK.un 6 gereğince uygulama alanı bulan «genel işlem koşullarına» ait hükümler gereğince somut olayda «yetki itirazına» dayanak yapılan «konişmento» «kaydının» geçerli olmadığı, müzakere edilmemiş «yetki şartını» içeren «genel işlem şartı» niteliğindeki yetki şartının geçerli kabul edilmediği, taşımaya konu konteynırların ısı muhafazasının korunmadığı, geminin alonju sayılan konteynırın eTTK m.1019' a göre geminin elverişsizliğine yol açtığı, buna göre «taşıyanın» eTTK m.1112' ye göre yükün varma yerindeki değeri olan «navlun» ve sigorta «dahil» 21.236,60 Euro'dan sorumlu olduğu, bu miktarın icra takibinde belirtilen 23.126,00 Euro «asıl alacaktaki» «fatura» miktarının altında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, «icra takibine itirazının» kısmen iptali ile takibin 21.236,60 Euro ve 680,71 Euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 21.917,31 Euro üzerinden devamına, takipteki asıl alacak olan 21.236,60 EURO üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, alac …
Davalı, dava konusu taşımaya ilişkin «konşimentoda» “İşbu «konişmento» İngiliz Yasalarına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza «yetkisine» tabi olacaktır.” şeklinde hüküm bulunduğunu ifade ederek «yetki şartı» gereğince davaya bakmaya yetkili mahkemenin Londra’da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, bu suretle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini bildirm …
Bu nedenle, tarafları bağlayan ve uyuşmazlığın çözümünde kullanılacak olan «konşimentodaki» «yetki şartı» geçerli olup, mahkemece yazılı gerekçe ile «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Maersk Line A/S'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, «taşıyıcı» şirket ve «konşimentoyu» düzenleyen «acente» ile geminin yabancı olması nedeniyle «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından kaynaklandığı, «konişmentonun» 26 ncı maddesinde düzenlenen yetki klozunun «halefiyet» hükümlerine göre davacı ... şirketini de bağladığı, konişmentodaki «yetki şartına» göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Mahkemelerinin işbu davayı görmekle «münhasıran» yetkili olduğunu, dava konusu taşımada davalının «acentesinin» aracılık ettiğinin «uyuşmazlık konusu» olmadığını, «konşimentoda» yer alan «genel işlem şartı» niteliğindeki «yetki şartının» «geçersiz» olduğunu, söz konusu yetki şartı üzerinde müvekkilinin sigortalısının müzakere etme şansı bulunmadığını, bu yetki şartının «konişmento» «hamilinin» durumunu ağırlaştırdığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konşimentoların» tamamının taşıma şartlarını içeren arka yüzünde yer alan «navlun sözleşmesinin» 26 ncı maddesinde konşimentolar tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu ve yetkili mahkemenin ise Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin «yetkisinin» ortadan kaldırıldığını, «yabancılık unsuru» «taşıyan» taşımada konşimento hükümlerinde yer alan «yetki anlaşmasının» uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · yetki anlaşması · milletlerarası yetki · navlun sözleşmesi · halefiyet · sigorta teminatı · rücuen tahsil · kamu düzenine aykırılık
Benzer bu kararda… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Maersk Line A/S'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, «taşıyıcı» şirket ve «konşimentoyu» düzenleyen «acente» ile geminin yabancı olması nedeniyle «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından kaynaklandığı, «konişmentonun» 26 ncı maddesinde düzenlenen yetki klozunun «halefiyet» hükümlerine göre davacı ... şirketini de bağladığı, konişmentodaki «yetki şartına» göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Limited Şirketine 3 «fatura» muhteviyatında satılan 217 kap Levis, Lee ve Wrangler marka kot pantolonu emtiasının, Nakliyat Abonman Poliçesi tahtında «sigorta teminatı» altına alındığını, davalı Maersk Line A/S'nin dava konusu emtianın Bangladeş’ten İzmir'e deniz yolu ile fiilen taşınması işini üstlendiğini, ancak konteynırın nihai limana gelmeden önce taşıma sırasında contalarından su aldığını, konteynırın su alması üzerine içerisindeki emtianın ıslanıp küflendiğini, görüntüsünde bozulma olduğunu, bu hususta tespitler yapılarak emtianın konteynırdan antrepoya ıslak ve hasarlı olarak tahliye edildiğini, davalının dava konusu zarardan sorumlu olduğunu, yük «hasarının» faiziyle birlikte «rücuen tahsili» amacıyla başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konşimentoların» tamamının taşıma şartlarını içeren arka yüzünde yer alan «navlun sözleşmesinin» 26 ncı maddesinde konşimentolar tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu ve yetkili mahkemenin ise Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin «yetkisinin» ortadan kaldırıldığını, «yabancılık unsuru» «taşıyan» taşımada konşimento hükümlerinde yer alan «yetki anlaşmasının» uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında «yabancılık unsuru» «taşıyan» borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşabileceği, davada «münhasır yetki» veya «kamu düzenine aykırılığın» sözkonusu olmadığı, «konişmentoda» «taşıyıcının» yabancı firma Maersk Line A/S olduğu, dosyaya sunulan konişmentolar ve onaylı tercüme örneklerinden konişmentoların davalı Maersk Line A/S adına acentası olan Maer …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14407 E. , 2018/7712 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/06/2015 tarih ve 2014/483-2015/505 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 04.12.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirkete nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalı piliç emtiasının ambalajlanarak sigortalı şirketin tesislerinde cube reefer (soğutuculu) konteynere yüklendiğini, bu konteynerin davalı şirketin sorumluluğunda ...’ın ... ... adlı gemi ile, oradan da alıcı şirketin Bosna Hersek’te bulunan tesislerine tır ile taşındığını, davalı nakliyeci firma tarafından bu taşımaya ilişkin olarak 16/08/2010 tarihinde fatura ile 13/08/2010 tarihli konşimentonun düzenlendiğini, Bosna Hersek’te konteyner kapakları açıldığında ürünlerin bozulduğunun anlaşıldığını, emtianın tam hasarlı olarak kabul edilmesiyle bu konuda hasar dosyasının hazırlandığını, emtianın iş makineleri ile imha edildiğini, hasar sebebinin konteynerlerin soğutma ünitelerine elektrik verilmemesi olarak belirlendiğini, davalı şirkete ihtarat yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, davalı aleyhine icra takibine geçildiyse de borçlu şirketin itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, konşimentonun 26. maddesindeki yetki anlaşması gereği Londra’da ki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi’nin yetkili kılındığını, bu suretle davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, davacının sigorta poliçesine aykırı olarak ödeme yaptığından halefiyet ilkesinden yararlanamayacağını, aktif husumetin bulunmadığını, taşıyana süresinde hasar ihbarının yapılmadığını, hasarın neden oluştuğunun tespit edilmediğini, zararın kaynağının belirlenemediğini, davacıya kapalı ve mühürlü olarak konteynerin teslim edildiğini, olayda malın yüklendiği emtianın kartonlarının dağınık ve yırtık halde olması nedeniyle ambalaj yetersizliğinin bulunduğunu, ... m. 1182/1-g uyarınca hasardan taşıyanın mesul olmadığını savunarak, davanın reddini, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; MÖHUK.un 6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince somut olayda yetki itirazına dayanak yapılan konişmento kaydının geçerli olmadığı, müzakere edilmemiş yetki şartını içeren genel işlem şartı niteliğindeki yetki şartının geçerli kabul edilmediği, taşımaya konu konteynırların ısı muhafazasının korunmadığı, geminin alonju sayılan konteynırın eTTK m.1019' a göre geminin elverişsizliğine yol açtığı, buna göre taşıyanın eTTK m.1112' ye göre yükün varma yerindeki değeri olan navlun ve sigorta dahil 21.236,60 Euro'dan sorumlu olduğu, bu miktarın icra takibinde belirtilen 23.126,00 Euro asıl alacaktaki fatura miktarının altında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 21.236,60 Euro ve 680,71 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.917,31 Euro üzerinden devamına, takipteki asıl alacak olan 21.236,60 EURO üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, alacak likit olup itiraz haksız olmakla 21.917,31 Euro'nun takip tarihi itibariyle karşılığı olan 55.374,08 TL nin %20 si olan 11.074,82 TL' nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamı öncesinde verilen ilk kararda ... A.Ş. aleyhine takip yapıldığı, ancak davanın ...’a izafeten ...A.Ş. aleyhine açıldığı, takip dosyasındaki borçlu ile davalının farklı olduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, Dairemizce, davacı tarafın icrada “Maersk Line”a izafeten takipte bulunduklarını, ödeme emrinden çıktı alınırken “Mae“ kısmının sehven silindiğini, sadece “Rsk” ibaresinin kaldığını, uyap sistemi üzerinde davalının hangi şirketin acentesi olduğunun gözüktüğünü ileri sürdüğü, konşimentoda da “...Trading” şirketinin ticari adının “Maersk Line” olduğunun belirtildiği, mahkemece davacının anılan iddiası üzerinde durularak, icra takibinde husumetin kime yöneltildiğinin belirlenmesi, neticesine göre bir karar verilmesi gerektiği ifade edilerek mahkeme hükmü bozulmuştur.
İtirazın iptali davasında taraf sıfatı icra takibindeki borçluya aittir ve usulüne uygun icra takibinin bulunması dava şartıdır. 6100 sayılı HMK’nın 117/2 maddesi gereğince ilk itirazlar dava şartlarından sonra inceleneceğinden ilk karardaki dava şartlarına ilişkin hususun incelemesinin yapılmış olması sebebiyle temyize konu mahkemece verilen ikinci kararda yer alan yetki itirazı hakkında inceleme yapılması gerekmektedir. Davalı, dava konusu taşımaya ilişkin konşimentoda “İşbu konişmento İngiliz Yasalarına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza yetkisine tabi olacaktır.” şeklinde hüküm bulunduğunu ifade ederek yetki şartı gereğince davaya bakmaya yetkili mahkemenin Londra’da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, bu suretle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece konşimentoda bulunan yetki kaydının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20-25 maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına aykırı olduğu gerekçesi ile davalının yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir. Ancak, MÖHUK’un 47. maddesi gereğince yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Davacı sigorta şirketi, mal satıcısının halefi sıfatıyla bu davayı açmış olup, sigortalı ile davalı taşıyan arasındaki hukuki ilişkiyi belirleyen konşimentodaki hükümler ile bağlı olmaktadır. Kaldı ki;
söz konusu konşimentonun mülga 818 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu tarihte düzenlendiği ve keza taşımanın da o dönemde yapıldığı taraflar arasında çekişmesizdir. Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 25. maddesinin uyuşmazlıkta uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, tarafları bağlayan ve uyuşmazlığın çözümünde kullanılacak olan konşimentodaki yetki şartı geçerli olup, mahkemece yazılı gerekçe ile yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/464599500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz