İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14885 E. 2018/7478 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki kaydı↗ yetki ilk itirazı↗ münhasır yetki↗ yabancılık unsuru↗ yetki şartı↗ genel işlem koşulu↗ ilk itiraz↗ nakliyat sigortası↗ ön inceleme aşaması↗ konişmento↗ konşimento↗ yetki itirazı↗ navlun↗ mevduat hesabı↗ möhuk 47↗ münhasırlık↗ rücuen tazminat↗ icra takibine itiraz↗ işlemiş faiz↗ yetki↗ fatura↗ asıl alacak↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taşımaya konu konteynırların ısı muhafazasının korunmadığı, geminin alonju sayılan konteynırın eTTK m.1019' a göre geminin elverişsizliğine yol açtığı, buna göre taşıyanın eTTK m.1112' ye göre yükün varma yerindeki değeri olan navlun ve sigorta dahil 21.236,60 Euro' dan sorumlu olduğu,
bu miktarın icra takibinde belirtilen 23.126,00 Euro asıl alacaktaki fatura miktarının altında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazın kısmen iptali ile, takibin 21.236,60 Euro asıl alacak ve 680,71 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.917,31 Euro üzerinden devamına, takipteki asıl alacak olan 21.236,60 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, alacak likit olup itiraz haksız olmakla 21.917,31 Euro'nun takip tarihi itibariyle karşılığı olan 55.374,08 TL'nin %20'si olan 11.074,82 TL'nin davalıdan tahsiline, ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, dava konusu taşımaya ilişkin konşimentoda “İşbu konişmento İngiliz Yasalarına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak ...da ... Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza yetkisine tabi olacaktır.” şeklinde hüküm bulunduğunu ifade ederek yetki şartı gereğince davaya bakmaya yetkili mahkemenin ...’da bulunan ... Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, bu suretle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini bildirmiştir. Mahkemece konşimentoda bulunan yetki kaydının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20-25 maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına aykırı olduğu gerekçesi ile davalının yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir. Ancak, MÖHUK’un 47. maddesi gereğince yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Davacı ... şirketi, mal satıcısının halefi sıfatıyla bu davayı açmış olup, sigortalı ile davalı taşıyan arasındaki hukuki ilişkiyi belirleyen konşimentodaki hükümler ile bağlı olmaktadır. Kaldı ki; söz konusu konşimentonun mülga 818 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu tarihte düzenlendiği ve keza taşımanın da o dönemde yapıldığı taraflar arasında çekişmesizdir. Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 25. maddesinin uyuşmazlıkta uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, tarafları bağlayan ve uyuşmazlığın çözümünde kullanılacak olan konşimentodaki yetki şartı geçerli olup, mahkemece yazılı gerekçe ile yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14407 E. 2018/7712 K.
Ortak:yetki kaydı · yetki ilk itirazı · münhasır yetki · yabancılık unsuru · yetki şartı · genel işlem koşulu · ilk itiraz · nakliyat sigortası · yetki/yetkisizlik · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece «konşimentoda» bulunan «yetki kaydının» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesi ile davalının «yetki ilk itirazının» reddine karar verilmiştir.
Ancak, MÖHUK’un 47. maddesi gereğince yer itibariyle «yetkinin» «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler.
1-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece «konşimentoda» bulunan «yetki kaydının» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesi ile davalının «yetki ilk itirazının» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; MÖHUK.un 6 gereğince uygulama alanı bulan «genel işlem koşullarına» ait hükümler gereğince somut olayda «yetki itirazına» dayanak yapılan «konişmento» «kaydının» geçerli olmadığı, müzakere edilmemiş «yetki şartını» içeren «genel işlem şartı» niteliğindeki yetki şartının geçerli kabul edilmediği, taşımaya konu konteynırların ısı muhafazasının korunmadığı, geminin alonju sayılan konteynırın eTTK m.1019' a göre geminin elverişsizliğine yol açtığı, buna göre «taşıyanın» eTTK m.1112' ye göre yükün varma yerindeki değeri olan «navlun» ve sigorta «dahil» 21.236,60 Euro'dan sorumlu olduğu, bu miktarın icra takibinde belirtilen 23.126,00 Euro «asıl alacaktaki» «fatura» miktarının altında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, «icra takibine itirazının» kısmen iptali ile takibin 21.236,60 Euro ve 680,71 Euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 21.917,31 Euro üzerinden devamına, takipteki asıl alacak olan 21.236,60 EURO üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, alac …
Ancak, MÖHUK’un 47. maddesi gereğince yer itibariyle «yetkinin» «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun icra takibi · genel işlem şartı · izafeten dava · uyap · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · husumet yokluğu
Benzer bu karardaA.Ş. aleyhine takip yapıldığı, ancak davanın ...’a «izafeten» ...A.Ş. aleyhine açıldığı, takip dosyasındaki borçlu ile davalının farklı olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiş, Dairemizce, davacı tarafın icrada “Maersk Line”a izafeten takipte bulunduklarını, ödeme emrinden çıktı alınırken “Mae“ kısmının sehven silindiğini, sadece “Rsk” ibaresinin kaldığını, «uyap» sistemi üzerinde davalının hangi şirketin «acentesi» olduğunun gözüktüğünü ileri sürdüğü, «konşimentoda» da “...Trading” şirketinin ticari adının “Maersk Line” olduğunun belirtildiği, mahkemece davacının anılan iddiası üzerinde durularak, icra takibinde husumetin kime …
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; MÖHUK.un 6 gereğince uygulama alanı bulan «genel işlem koşullarına» ait hükümler gereğince somut olayda «yetki itirazına» dayanak yapılan «konişmento» «kaydının» geçerli olmadığı, müzakere edilmemiş «yetki şartını» içeren «genel işlem şartı» niteliğindeki yetki şartının geçerli kabul edilmediği, taşımaya konu konteynırların ısı muhafazasının korunmadığı, geminin alonju sayılan konteynırın eTTK m.1019' a göre geminin elverişsizliğine yol açtığı, buna göre «taşıyanın» eTTK m.1112' ye göre yükün varma yerindeki değeri olan «navlun» ve sigorta «dahil» 21.236,60 Euro'dan sorumlu olduğu, bu miktarın icra takibinde belirtilen 23.126,00 Euro «asıl alacaktaki» «fatura» miktarının altında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, «icra takibine itirazının» kısmen iptali ile takibin 21.236,60 Euro ve 680,71 Euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 21.917,31 Euro üzerinden devamına, takipteki asıl alacak olan 21.236,60 EURO üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, alac …
İtirazın iptali davasında taraf sıfatı icra takibindeki borçluya aittir ve «usulüne uygun icra takibinin» bulunması dava şartıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1422 E. 2015/8645 K.
Ortak:yetki kaydı · münhasır yetki · yabancılık unsuru · yetki şartı · genel işlem koşulu · konşimento · yetki itirazı · münhasırlık · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece «konşimentoda» bulunan «yetki kaydının» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesi ile davalının «yetki ilk itirazının» reddine karar verilmiştir.
Ancak, MÖHUK’un 47. maddesi gereğince yer itibariyle «yetkinin» «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler.
Bu nedenle, tarafları bağlayan ve uyuşmazlığın çözümünde kullanılacak olan «konşimentodaki» «yetki şartı» geçerli olup, mahkemece yazılı gerekçe ile «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavalı, «konşimentoda» her türlü ihtilafta İtalya/Cenova Mahkemeleri'nin yetkili olduğuna dair hüküm bulunduğunu belirterek «yetki itirazında» bulunmuş, mahkemece konşimentoda bulunan «yetki kaydının» TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesi ile davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Ancak, MÖHUK 47. maddesi gereğince yer itibariyle «yetkinin» «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler.
Bu nedenle, tarafları bağlayan ve uyuşmazlığın çözümünde kullanılacak olan «konşimentodaki» «yetki şartı» geçerli olup, mahkemece yazılı gerekçe ile «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki · alt taşıyan · genel işlem şartı · nakliyat emtia sigortası · taşıtan · husumet itirazı · taşıyıcının sorumluluğu · pasif husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «konşimentoda» yer alan ve «milletlerarası yetki kaydını» içeren konşimento kuralının «genel işlem şartı» niteliğinde bulunduğu, malın gemiye yüklendiği tarihin 01.04.2013 olduğu konşimentoda yer almış olmakla, bu tarihten boşaltma tarihine kadar yani 17.04.2013 tarihine kadar «hasarın» tespit edilmediği, bu tarihten sonra «teslim» ile «hak düşürücü sürenin» başladığı, davanın da bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının dava dışı sigortalı E.A.Ş adına düzenlediği 02.04.2014 tarihli 984494 numaralı faturada konşimentoya atıf yapılarak deniz ihracat navlunu bedeli olarak 630,00 EURO «fatura» düzenlendiği, bu faturalara göre «alt taşıyanın» T.
814’ e göre davalının doğrudan davacıya karşı sorumlu olduğu ve «pasif husumet itirazının» yerinde olmadığı, «ibraz» edilen faturalardan anlaşıldığı üzere yurtiçi ön taşımanın da yine T.
Denizcilik ve Nakliyat A.Ş’nin temin edip sigortalı «taşıtana» verdiği ve FCL «kaydı» ile yüklenmesini kabul ettiği ve gemiye yüklenen konteynerdeki delikten su girmesi sonucu yükteki «hasarın» oluştuğu belirlenmiş olduğundan, geminin alonju niteliğindeki konteynerdeki bu delik nedeniyle (eTTK m.1019)yTTK m.1141’e göre «taşıyıcının sorumlu» olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14885 E. , 2018/7478 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2015 tarih ve 2014/428-2015/506 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 27/11/2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirkete nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalı piliç emtiasının ambalajlanarak sigortalı şirketin tesislerinde cube reefer (soğutuculu) konteynere yüklendiğini, bu konteynerin davalı şirketin sorumluluğunda ... Limanı'ndan ...’ın ... Limanı'na ... adlı gemi ile, oradan da alıcı şirketin ... ’te bulunan tesislerine tır ile taşındığını, davalı nakliyeci firma tarafından bu taşımaya ilişkin olarak 16/08/2010 tarihinde fatura ile 13/08/2010 tarihli konşimentonun düzenlendiğini, ... ’te konteyner kapakları açıldığında ürünlerin bozulduğunun anlaşıldığını, emtianın tam hasarlı olarak kabul edilmesiyle bu konuda hasar dosyasının hazırlandığını, emtianın iş makineleri ile imha edildiğini, hasar sebebinin konteynerlerin soğutma ünitelerine elektrik verilmemesi olarak belirlendiğini, davalı şirkete ihtarat yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, davalı aleyhine icra takibine geçildiyse de borçlu şirketin itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, konşimentonun 26. maddesindeki yetki anlaşması gereği ...’da ki ... Yüksek Adalet Mahkemesi’nin yetkili kılındığını, bu suretle davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, davacının sigorta poliçesine aykırı olarak ödeme yaptığından halefiyet ilkesinden yararlanamayacağını, aktif husumetin bulunmadığını, taşıyana süresinde hasar ihbarının yapılmadığını, hasarın neden oluştuğunun tespit edilmediğini, zararın kaynağının belirlenemediğini, davacıya kapalı ve mühürlü olarak konteynerin teslim edildiğini, olayda malın yüklendiği emtianın kartonlarının dağınık ve yırtık halde olması nedeniyle ambalaj yetersizliğinin bulunduğunu, ... m. 1182/1-g uyarınca hasardan taşıyanın mesul olmadığını savunarak, davanın reddini, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taşımaya konu konteynırların ısı muhafazasının korunmadığı, geminin alonju sayılan konteynırın eTTK m.1019' a göre geminin elverişsizliğine yol açtığı, buna göre taşıyanın eTTK m.1112' ye göre yükün varma yerindeki değeri olan navlun ve sigorta dahil 21.236,60 Euro' dan sorumlu olduğu,
bu miktarın icra takibinde belirtilen 23.126,00 Euro asıl alacaktaki fatura miktarının altında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazın kısmen iptali ile, takibin 21.236,60 Euro asıl alacak ve 680,71 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.917,31 Euro üzerinden devamına, takipteki asıl alacak olan 21.236,60 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, alacak likit olup itiraz haksız olmakla 21.917,31 Euro'nun takip tarihi itibariyle karşılığı olan 55.374,08 TL'nin %20'si olan 11.074,82 TL'nin davalıdan tahsiline, ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, dava konusu taşımaya ilişkin konşimentoda “İşbu konişmento İngiliz Yasalarına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak ...da ... Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza yetkisine tabi olacaktır.” şeklinde hüküm bulunduğunu ifade ederek yetki şartı gereğince davaya bakmaya yetkili mahkemenin ...’da bulunan ... Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, bu suretle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini bildirmiştir. Mahkemece konşimentoda bulunan yetki kaydının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20-25 maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına aykırı olduğu gerekçesi ile davalının yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Ancak, MÖHUK’un 47. maddesi gereğince yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Davacı ... şirketi, mal satıcısının halefi sıfatıyla bu davayı açmış olup, sigortalı ile davalı taşıyan arasındaki hukuki ilişkiyi belirleyen konşimentodaki hükümler ile bağlı olmaktadır. Kaldı ki; söz konusu konşimentonun mülga 818 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu tarihte düzenlendiği ve keza taşımanın da o dönemde yapıldığı taraflar arasında çekişmesizdir. Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 25. maddesinin uyuşmazlıkta uygulanması mümkün bulunmamaktadır.
Bu nedenle, tarafları bağlayan ve uyuşmazlığın çözümünde kullanılacak olan konşimentodaki yetki şartı geçerli olup, mahkemece yazılı gerekçe ile yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/466348900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz