Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2006 E. 2018/7657 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi halefiyet↗ fiili taşıyıcı↗ halefiyet↗ ibraname↗ mutabakat↗ rücuen tahsil↗ sorumluluk sigortası↗ alacağın temliki↗ aktif dava ehliyeti↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ feragat↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Int....Lmtd'nin hem akdi hem de fiili taşıyıcı olduğu, dava dışı sigortalı ...A.Ş'ye ait emtianın taşıma sırasında hasara uğradığı, diğer davalının sorumluluk sigortacısı olduğu, davacının önce davasının ...Int.... Lmtd. ...Uluslararası Nakliyat Ltd Şti'ye yönlendirdiği, sonra davalının ...Int ... firması olduğunu açıkladığı, davacı şirketin dava konusu hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de halefiyet koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve akdi halefiyetten kaynaklanan aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, sonrasında davalı ... hakkındaki temyiz taleplerinden feragat ettiklerini belirtmiştir.
Dava, nakliyat emtia abonman poliçesi uyarınca ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı şirketin dava konusu hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de halefiyet koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve akdi halefiyetten kaynaklanan aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava konusu olayda taraflar arasında varlığı çekişmesiz “İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu” ibareli belgeyle davacı ... şirketi, dava dışı sigortalıdan zararıyla ilgili olarak üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir anlatımla, dava dışı sigortalı, hasarla ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını somut olaya uygulanması gereken BK'nın 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete temlik etmiştir. “İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu” başlıklı belgede ...’nın 1301.maddesi gereğince temlik edildiğinin belirtilmesi de temlikin geçerliliğini etkilemez. Bu durumda, davacı tarafın sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır. O halde, davacının, alacağın temliki hükümlerine göre dava hakkının bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6514 E. 2011/16961 K.
Ortak:halefiyet · ibraname · alacağın temliki · temlik · hasar
İncelediğiniz karardaLmtd. ...Uluslararası Nakliyat Ltd Şti'ye yönlendirdiği, sonra davalının ...Int ... firması olduğunu açıkladığı, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacı tarafın sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır.
Benzer bu karardaOysa, davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen «ibranamede» davacı şirket, «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını «temlik» almıştır.
Bu durumda davacının sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkı bulunduğu kuşkusuzdur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda,davacı ... şirketinin geçerli bir «sigorta poliçesi» olmadan ödeme yaptığı, «halefiyet» ilkesinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tazminat · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece «halefiyet» hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda,davacı ... şirketinin geçerli bir «sigorta poliçesi» olmadan ödeme yaptığı, «halefiyet» ilkesinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7001 E. 2011/6264 K.
Ortak:halefiyet · alacağın temliki · temlik · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaLmtd. ...Uluslararası Nakliyat Ltd Şti'ye yönlendirdiği, sonra davalının ...Int ... firması olduğunu açıkladığı, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacı tarafın sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı ... hakkındaki davanın takip edilmediği, diğer davalının «taşıma komisyoncusu» olduğu, «taşıyıcının» taşımak üzere aldığı eşyayı alıcısına «teslim» anına kadar zarar görmesinden sorumlu bulunduğu, bu davalının «basiretli tacir» gibi davranmadığı, emtianın «hırsızlık» eylemi değil, «dolandırma» eylemi sonucu «ziya» olduğu, bu halin poliçe «teminatı» dışında bulunduğu, davacıya «halefiyet» kazandırmadığı, «rücu hakkı» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda karşısında davacı tarafın sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır.
O halde, davacının, «alacağın temliki» hükümlerine göre dava hakkının bulunduğunun kabulü ile iddia ve savunmanın değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma komisyoncusu · rücu hakkı · sigorta ettiren · hırsızlık · ziya · basiretli tacir · dolandırıcılık · rücu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı ... hakkındaki davanın takip edilmediği, diğer davalının «taşıma komisyoncusu» olduğu, «taşıyıcının» taşımak üzere aldığı eşyayı alıcısına «teslim» anına kadar zarar görmesinden sorumlu bulunduğu, bu davalının «basiretli tacir» gibi davranmadığı, emtianın «hırsızlık» eylemi değil, «dolandırma» eylemi sonucu «ziya» olduğu, bu halin poliçe «teminatı» dışında bulunduğu, davacıya «halefiyet» kazandırmadığı, «rücu hakkı» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Başka bir anlatımla, dava dışı «sigorta ettiren», «ziya» ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK.nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete «temlik» etmiştir.
Ancak, «uyuşmazlık konusu» olayda taraflar arasında varlığı çekişmesiz 18.07.2005 tarihli ‘İbraname ve Nakliyat Hasarlı Likidasyon Hesabı’ ibareli belgeyle davacı şirket, dava dışı «sigorta ettirenden» zararla ilgili olarak üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını «temlik» almıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6763 E. 2010/12723 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Int....Lmtd'nin hem akdi hem de «fiili taşıyıcı» olduğu, dava dışı sigortalı ...A.Ş'ye ait emtianın taşıma sırasında «hasara» uğradığı, diğer davalının «sorumluluk sigortacısı» olduğu, davacının önce davasının ...Int....
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu taşımaya ilişkin CMR senedinde davalının «taşıyıcı» olarak adının geçmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi sonucu Dairemizce bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımada Hamann Hellman Int.Nak.Ltd.
Şti.’ye açıldığı, ancak yapılan yargılama sonucu Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin Davaya konu taşımada «acente» olmayıp, «alt taşıyan» olduğu belirlenmiştir.Dosya kapsamından “Hamann&Hellmann” unvanını taşıyan ayrı bir gerçek veya tüzel kişinin mevcut olmadığı, davaya konu taşımaya ilişkin faturanın “Hamann&Hellmann” başlığı altında “Hamann&Hellmann International Nakliyat Limited Şirketi” tarafından düzenlendiği anlaşılmış olup, “Hamann&Hellmann” ibaresinin tamamen anılan şirketi «temsil» ettiği, bu unvanda başka bir gerçek veya «tüzel kişilik» olmadığı, bu durumda “Hamann&Hellmann’a «izafeten»” ibaresinin sadece faturadaki yazılıma verilen yanlış anlamdan kaynaklanan maddi bir hataya dayalı olduğu, Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin uyuşmazlığa ilişkin taşımada «alt taşıyıcı» olmasına göre de davanın doğrudan bu şirkete karşı açıldığının kabulü ile yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyan · alt taşıyıcı · izafeten dava · acente · tüzel kişilik · husumet yokluğu · ıslah · taşıyan
Benzer bu karardaŞti.’ye açıldığı, ancak yapılan yargılama sonucu Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin Davaya konu taşımada «acente» olmayıp, «alt taşıyan» olduğu belirlenmiştir.Dosya kapsamından “Hamann&Hellmann” unvanını taşıyan ayrı bir gerçek veya tüzel kişinin mevcut olmadığı, davaya konu taşımaya ilişkin faturanın “Hamann&Hellmann” başlığı altında “Hamann&Hellmann International Nakliyat Limited Şirketi” tarafından düzenlendiği anlaşılmış olup, “Hamann&Hellmann” ibaresinin tamamen anılan şirketi «temsil» ettiği, bu unvanda başka bir gerçek veya «tüzel kişilik» olmadığı, bu durumda “Hamann&Hellmann’a «izafeten»” ibaresinin sadece faturadaki yazılıma verilen yanlış anlamdan kaynaklanan maddi bir hataya dayalı olduğu, Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin uyuşmazlığa ilişkin taşımada «alt taşıyıcı» olmasına göre de davanın doğrudan bu şirkete karşı açıldığının kabulü ile yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Şti.'nin «alt taşıyan» olup, «acente» sıfatıyla hareket ettiğine dair bir delilin bulunmadığı, davanın anılan şirkete acente sıfatıyla yöneltilmiş olduğu, davada «ıslah» yoluyla dahi taraf değiştirilemeyeceği, taşıyan sıfatıyla davanın açılmamış olduğu gerekçesiyle davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Davanın Hamann&Hellmann’a «izafeten» Hamann& Hellmann Int.Nak.Ltd.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7329 E. 2010/2979 K.
Ortak:taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaLmtd. ...Uluslararası Nakliyat Ltd Şti'ye yönlendirdiği, sonra davalının ...Int ... firması olduğunu açıkladığı, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… devrediliğinden bahisle, davacının kendisine at olmayan bir başvuru nedeniyle gerçekleşen ret kararına karşı itiraz etmesi ve bu itirazın reddi üzerine dava açmakta «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de;davaya konu markanın 23.05.2006 tarihinde New Vıacom Int.Corp.’a devir sonrasında devralan şirketin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · husumet
Benzer bu kararda… devrediliğinden bahisle, davacının kendisine at olmayan bir başvuru nedeniyle gerçekleşen ret kararına karşı itiraz etmesi ve bu itirazın reddi üzerine dava açmakta «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de;davaya konu markanın 23.05.2006 tarihinde New Vıacom Int.Corp.’a devir sonrasında devralan şirketin …
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre,davaya konu marka başvurusunun esasen davanın açıldığı tarihten önce 23.05.2006'da NEW VIACOM INT.CORPORATION'a devredildiği, davacının kendisine ait olmayan bir başvuru ile ilgili olarak gerçekleşen ret kararına karşı itirazda bulunmuş olması ve bu itirazın reddi üzerine dava açmış olmasında «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/629 E. 2013/17665 K.
Ortak:halefiyet · ibraname
İncelediğiniz karardaLmtd. ...Uluslararası Nakliyat Ltd Şti'ye yönlendirdiği, sonra davalının ...Int ... firması olduğunu açıkladığı, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, «rücu» davasında sigortacının öncelikle «halefiyet» hakkını kazandığını belgeleriyle kanıtlaması gerekli ve yeterli olup ayrıca «ibraname» belgesinin sunulması sigortacının, üçüncü şahsa rücu edebilmesinin bir şartı değildir.
… elikteki kararlarda belirtildiği üzere sigortalıya yapılan ödemelere ilişkin belgelerden başka, bu ödemeler ve poliçeden dolayı sigortalısının, davacı ... şirketini «ibra» ettiğine dair «ibraname» belgesinin de sunulmasının gerekli olduğu ve bunun da dava şartı olduğu, ancak verilen süre ve «kesin» sürelere rağmen davacı tarafça söz konusu ibraname belgesinin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, sigortalıya yapılan ödemelere ilişkin «ibraname» belgesinin davacı tarafından sunulmadığı ve bu hususun dava şartı olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tediye makbuzu · rücu davası · sigorta ettiren · ibra · sigorta sözleşmesi · riziko · rücuen tazminat · rücu
Benzer bu karardaTTK'nın 1301. maddesi hükmüne göre «rücu davası» açma hak ve yetkisi sigortalısına ödemede bulunan sigorta şirketine aittir.
Sigorta şirketinin bu hak ve yetkiye sahip olabilmesi için sigortalı ile arasında «sigorta sözleşmesinin» bulunması, sigortacının «rizikonun» gerçekleşmesi üzerine sigortalısına ödeme yapması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekmektedir.
Nitekim, davacı ... vekili tarafından da, dava konusu ödemelere ilişkin olarak banka hesap bilgilerini de içeren tazminat «tediye makbuzları» dosyaya sunulmuş olup bu ödemelerin başka bir «riziko» nedeniyle yapıldığı da iddia edilmemiştir.
… elikteki kararlarda belirtildiği üzere sigortalıya yapılan ödemelere ilişkin belgelerden başka, bu ödemeler ve poliçeden dolayı sigortalısının, davacı ... şirketini «ibra» ettiğine dair «ibraname» belgesinin de sunulmasının gerekli olduğu ve bunun da dava şartı olduğu, ancak verilen süre ve «kesin» sürelere rağmen davacı tarafça söz konusu ibraname belgesinin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9559 E. 2015/9683 K.
Ortak:halefiyet
İncelediğiniz karardaLmtd. ...Uluslararası Nakliyat Ltd Şti'ye yönlendirdiği, sonra davalının ...Int ... firması olduğunu açıkladığı, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «halefiyet» ilkesine dayalı olarak açılan «rücuen tazminat davası» olduğu, rücuen açılan tazminat davalarında asliye ticaret mahkemeleri değil, asliye hukuk mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle TTK 5/3. ve HMK 114/c maddeleri uyarınca mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Davacı sigorta şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak «görevli» mahkeme tespit edicektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · rücuen tazminat · tazminat davası · usulden reddi · görevsizlik kararı · taşıyan · sigorta poliçesi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «halefiyet» ilkesine dayalı olarak açılan «rücuen tazminat davası» olduğu, rücuen açılan tazminat davalarında asliye ticaret mahkemeleri değil, asliye hukuk mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle TTK 5/3. ve HMK 114/c maddeleri uyarınca mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Şti'nin uğradığı zararın «taşıyan» davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, «rücuen tazminat» davaları, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek «görevli» mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinde» sigortalı olan W.
Davacı sigorta şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak «görevli» mahkeme tespit edicektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2006 E. , 2018/7657 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/11/2015 tarih ve 2011/754-2015/936 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından ...Poliçesi ile sigortalanan ... Dep. San. ve Tic. A.Ş’ye ait plastik hammaddesi cinsi emtianın İran’dan Türkiye’ye nakliyesi işleminin 1 no'lu davalı tarafından üstlenildiği, söz konusu emtiaların 21.04.2011 tarih ve 000258 no'lu ... ile 1 no'lu davalının sorumluluğunda taşınması sırasında aracın, nakliye esnasında araç sürücüsünün kusuru sebebiyle devrilmesi sonucu emtiaların hasara uğradığı, nakliye sürecinde ve taşıyıcının sorumluluğu altında meydana gelen hasardan 1 nolu davalının taşıyıcı, 2 nolu davalının ise dava konusu taşıma ile ilgili olarak ... sigortacısı olması sebebiyle sorumlu olduğu, fatura ve yapılan tespitler gereğince 25.806,00 TL sigortalı zararının müvekkili tarafından tazmin edildiğini ileri sürerek 23.460,00 TL’nin ödeme yapılan 15.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...International şirketine tebligat yapılmış olmasına rağmen davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Davalı ..., kargoya verilen zarar ve ziyan için her tür yükümlülüğü reddettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Int....Lmtd'nin hem akdi hem de fiili taşıyıcı olduğu, dava dışı sigortalı ...A.Ş'ye ait emtianın taşıma sırasında hasara uğradığı, diğer davalının sorumluluk sigortacısı olduğu, davacının önce davasının ...Int.... Lmtd. ...Uluslararası Nakliyat Ltd Şti'ye yönlendirdiği, sonra davalının ...Int ... firması olduğunu açıkladığı, davacı şirketin dava konusu hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de halefiyet koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve akdi halefiyetten kaynaklanan aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, sonrasında davalı ... hakkındaki temyiz taleplerinden feragat ettiklerini belirtmiştir.
Dava, nakliyat emtia abonman poliçesi uyarınca ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı şirketin dava konusu hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de halefiyet koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve akdi halefiyetten kaynaklanan aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava konusu olayda taraflar arasında varlığı çekişmesiz “İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu” ibareli belgeyle davacı ... şirketi, dava dışı sigortalıdan zararıyla ilgili olarak üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır.
Başka bir anlatımla, dava dışı sigortalı, hasarla ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını somut olaya uygulanması gereken BK'nın 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete temlik etmiştir. “İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu” başlıklı belgede ...’nın 1301.maddesi gereğince temlik edildiğinin belirtilmesi de temlikin geçerliliğini etkilemez. Bu durumda, davacı tarafın sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır. O halde, davacının, alacağın temliki hükümlerine göre dava hakkının bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/464023100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz