Taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7001 E. 2011/6264 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma komisyoncusu↗ halefiyet↗ rücu hakkı↗ ibraname↗ sigorta ettiren↗ hırsızlık↗ alacağın temliki↗ ziya↗ basiretli tacir↗ dolandırıcılık↗ rücu↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ temlik↗ taşıyıcı↗ tacir↗ sigorta poliçesi↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı ... hakkındaki davanın takip edilmediği, diğer davalının taşıma komisyoncusu olduğu, taşıyıcının taşımak üzere aldığı eşyayı alıcısına teslim anına kadar zarar görmesinden sorumlu bulunduğu, bu davalının basiretli tacir gibi davranmadığı, emtianın hırsızlık eylemi değil, dolandırma eylemi sonucu ziya olduğu, bu halin poliçe teminatı dışında bulunduğu, davacıya halefiyet kazandırmadığı, rücu hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, uyuşmazlık konusu olayda taraflar arasında varlığı çekişmesiz 18.07.2005 tarihli ‘İbraname ve Nakliyat Hasarlı Likidasyon Hesabı’ ibareli belgeyle davacı şirket, dava dışı sigorta ettirenden zararla ilgili olarak üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir anlatımla, dava dışı sigorta ettiren, ziya ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK.nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete temlik etmiştir. Bu durumda karşısında davacı tarafın sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır. O halde, davacının, alacağın temliki hükümlerine göre dava hakkının bulunduğunun kabulü ile iddia ve savunmanın değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6514 E. 2011/16961 K.
Ortak:halefiyet · ibraname · alacağın temliki · temlik · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaBu durumda karşısında davacı tarafın sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır.
O halde, davacının, «alacağın temliki» hükümlerine göre dava hakkının bulunduğunun kabulü ile iddia ve savunmanın değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı ... hakkındaki davanın takip edilmediği, diğer davalının «taşıma komisyoncusu» olduğu, «taşıyıcının» taşımak üzere aldığı eşyayı alıcısına «teslim» anına kadar zarar görmesinden sorumlu bulunduğu, bu davalının «basiretli tacir» gibi davranmadığı, emtianın «hırsızlık» eylemi değil, «dolandırma» eylemi sonucu «ziya» olduğu, bu halin poliçe «teminatı» dışında bulunduğu, davacıya «halefiyet» kazandırmadığı, «rücu hakkı» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda,davacı ... şirketinin geçerli bir «sigorta poliçesi» olmadan ödeme yaptığı, «halefiyet» ilkesinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece «halefiyet» hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen «ibranamede» davacı şirket, «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını «temlik» almıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tazminat · hasar
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece «halefiyet» hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen «ibranamede» davacı şirket, «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını «temlik» almıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2006 E. 2018/7657 K.
Ortak:halefiyet · alacağın temliki · temlik · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı ... hakkındaki davanın takip edilmediği, diğer davalının «taşıma komisyoncusu» olduğu, «taşıyıcının» taşımak üzere aldığı eşyayı alıcısına «teslim» anına kadar zarar görmesinden sorumlu bulunduğu, bu davalının «basiretli tacir» gibi davranmadığı, emtianın «hırsızlık» eylemi değil, «dolandırma» eylemi sonucu «ziya» olduğu, bu halin poliçe «teminatı» dışında bulunduğu, davacıya «halefiyet» kazandırmadığı, «rücu hakkı» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda karşısında davacı tarafın sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır.
O halde, davacının, «alacağın temliki» hükümlerine göre dava hakkının bulunduğunun kabulü ile iddia ve savunmanın değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaLmtd. ...Uluslararası Nakliyat Ltd Şti'ye yönlendirdiği, sonra davalının ...Int ... firması olduğunu açıkladığı, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacı tarafın sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi halefiyet · fiili taşıyıcı · rücuen tahsil · sorumluluk sigortası · taraf ehliyeti · feragat · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Int....Lmtd'nin hem akdi hem de «fiili taşıyıcı» olduğu, dava dışı sigortalı ...A.Ş'ye ait emtianın taşıma sırasında «hasara» uğradığı, diğer davalının «sorumluluk sigortacısı» olduğu, davacının önce davasının ...Int....
Lmtd. ...Uluslararası Nakliyat Ltd Şti'ye yönlendirdiği, sonra davalının ...Int ... firması olduğunu açıkladığı, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı şirketin dava konusu «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkının olmadığı, sigorta ilişkisi dahilinde de «halefiyet» koşullarının oluşmadığı, davacının kanuni ve «akdi halefiyetten» kaynaklanan aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, sonrasında davalı ... hakkındaki temyiz taleplerinden «feragat» ettiklerini belirtmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18188 E. 2014/18845 K.
Ortak:ibraname · sigorta ettiren · alacağın temliki · ziya · rücu · uyuşmazlık konusu · temlik · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaAncak, «uyuşmazlık konusu» olayda taraflar arasında varlığı çekişmesiz 18.07.2005 tarihli ‘İbraname ve Nakliyat Hasarlı Likidasyon Hesabı’ ibareli belgeyle davacı şirket, dava dışı «sigorta ettirenden» zararla ilgili olarak üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını «temlik» almıştır.
Başka bir anlatımla, dava dışı «sigorta ettiren», «ziya» ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK.nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete «temlik» etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı ... hakkındaki davanın takip edilmediği, diğer davalının «taşıma komisyoncusu» olduğu, «taşıyıcının» taşımak üzere aldığı eşyayı alıcısına «teslim» anına kadar zarar görmesinden sorumlu bulunduğu, bu davalının «basiretli tacir» gibi davranmadığı, emtianın «hırsızlık» eylemi değil, «dolandırma» eylemi sonucu «ziya» olduğu, bu halin poliçe «teminatı» dışında bulunduğu, davacıya «halefiyet» kazandırmadığı, «rücu hakkı» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesinin» 3. maddesi uyarınca sigorta konusu emtianın özelliği gereği yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama nedeniyle meydana gelebilecek «ziya», «hasar» ve «masrafların» «teminat» harici olacağı, 4. maddesinde karayolundaki taşımaların kapalı kasa kamyon ve tenteli treyler ile yapılmaması halinde teminatın geçerli bulunmayacağı, 12. maddesinde, sigortalının bizzat kendisinin veya istihdam ettiği kişilerin ağır kusurunun sebep olduğu hasar ve ziyaların teminat harici olduğu" aynı poliçenin «son» maddesi gereğince de taşımanın «tüzel kişiliğe» haiz bir nakliyeci firma tarafından yapılmasının teminatın geçerliliği için şart koşulduğu, davalının gerçek kişi olduğu, tüzel kişiliğe haiz nakliyeci bir firma bulunmadığı, yukarıda belirtildiği üzere ambalajlamanın ve yüklemenin hatalı olduğu, taşımanın kapalı kasa kamyon veya tenteli treylerle yapılmadığı, sigortalı çalışanlarının yüklemede «ağır kusuru» bulunduğu, dolayısıyla yapılan taşımada poliçedeki bu hükümlerin tamamının ihlal edilmiş olduğu, meydana gelen hasarın «sigorta teminatı» dışında bulunduğu, davacı ödemesinin, hatır ödemesi niteliğinde olduğu, «ibranamenin», TTK'nın 1301. maddesi gereğince ödenen sigorta bedelinin zarar sorumlusundan tahsiline yönelik tazminat «temliki» niteliğinde bulunduğu, Borçlar Kanunu'nda düzenlenen genel alacak temlikine ilişkin bir «alacağın temliki sözleşmesi» niteliğinde olmadığı, kaldı ki, temliknamenin davacı sigorta şirketi tarafından da imzalanmadığı, sadece hasar bedelinin sigortalıya ödenmesine ilişkin ve sigortacıyı sorumluluktan kurtarmaya yönelik ve ödediği bedel miktarınca «rücu» olanağı veren ibraname niteliğinde olduğu, esasen, temlik tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri gereğince kimsenin sahip olduğu haktan fazl …
Davacı tarafından emtiası taşıma «rizikolarına» karşı sigortalanan firmanın mallarının davalı tarafından taşındığı, hasarlı taşıma nedeniyle davacının «sigorta ettirenine» «sigorta tazminatı» ödediği, rucuan tahsili amacıyla «taşıyan» davalı aleyhine icra takibi başlattığı, itiraz üzerine takibin durduğu ve temyize konu işbu davanın açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Ancak, dava konusu olayda taraflar arasında varlığı çekişmesiz ‘İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu' ibareli belgeyle davacı sigorta şirketi, dava dışı «sigorta ettirenden» taşıma zararıyla ilgili olarak üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını «temlik» almıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik sözleşmesi · ağır kusur · sigorta tazminatı · sigorta teminatı · riziko · icra takibine itiraz · tüzel kişilik · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesinin» 3. maddesi uyarınca sigorta konusu emtianın özelliği gereği yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama nedeniyle meydana gelebilecek «ziya», «hasar» ve «masrafların» «teminat» harici olacağı, 4. maddesinde karayolundaki taşımaların kapalı kasa kamyon ve tenteli treyler ile yapılmaması halinde teminatın geçerli bulunmayacağı, 12. maddesinde, sigortalının bizzat kendisinin veya istihdam ettiği kişilerin ağır kusurunun sebep olduğu hasar ve ziyaların teminat harici olduğu" aynı poliçenin «son» maddesi gereğince de taşımanın «tüzel kişiliğe» haiz bir nakliyeci firma tarafından yapılmasının teminatın geçerliliği için şart koşulduğu, davalının gerçek kişi olduğu, tüzel kişiliğe haiz nakliyeci bir firma bulunmadığı, yukarıda belirtildiği üzere ambalajlamanın ve yüklemenin hatalı olduğu, taşımanın kapalı kasa kamyon veya tenteli treylerle yapılmadığı, sigortalı çalışanlarının yüklemede «ağır kusuru» bulunduğu, dolayısıyla yapılan taşımada poliçedeki bu hükümlerin tamamının ihlal edilmiş olduğu, meydana gelen hasarın «sigorta teminatı» dışında bulunduğu, davacı ödemesinin, hatır ödemesi niteliğinde olduğu, «ibranamenin», TTK'nın 1301. maddesi gereğince ödenen sigorta bedelinin zarar sorumlusundan tahsiline yönelik tazminat «temliki» niteliğinde bulunduğu, Borçlar Kanunu'nda düzenlenen genel alacak temlikine ilişkin bir «alacağın temliki sözleşmesi» niteliğinde olmadığı, kaldı ki, temliknamenin davacı sigorta şirketi tarafından da imzalanmadığı, sadece hasar bedelinin sigortalıya ödenmesine ilişkin ve sigortacıyı sorumluluktan kurtarmaya yönelik ve ödediği bedel miktarınca «rücu» olanağı veren ibraname niteliğinde olduğu, esasen, temlik tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri gereğince kimsenin sahip olduğu haktan fazl …
Davacı tarafından emtiası taşıma «rizikolarına» karşı sigortalanan firmanın mallarının davalı tarafından taşındığı, hasarlı taşıma nedeniyle davacının «sigorta ettirenine» «sigorta tazminatı» ödediği, rucuan tahsili amacıyla «taşıyan» davalı aleyhine icra takibi başlattığı, itiraz üzerine takibin durduğu ve temyize konu işbu davanın açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
2-Dava, taşıma «sigorta poliçesi» uyarınca ödenen tazminatın rucuan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10375 E. 2011/2757 K.
Ortak:sigorta ettiren · alacağın temliki · uyuşmazlık konusu · temlik · taşıyıcı · sigorta poliçesi · teslim
İncelediğiniz karardaAncak, «uyuşmazlık konusu» olayda taraflar arasında varlığı çekişmesiz 18.07.2005 tarihli ‘İbraname ve Nakliyat Hasarlı Likidasyon Hesabı’ ibareli belgeyle davacı şirket, dava dışı «sigorta ettirenden» zararla ilgili olarak üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını «temlik» almıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı ... hakkındaki davanın takip edilmediği, diğer davalının «taşıma komisyoncusu» olduğu, «taşıyıcının» taşımak üzere aldığı eşyayı alıcısına «teslim» anına kadar zarar görmesinden sorumlu bulunduğu, bu davalının «basiretli tacir» gibi davranmadığı, emtianın «hırsızlık» eylemi değil, «dolandırma» eylemi sonucu «ziya» olduğu, bu halin poliçe «teminatı» dışında bulunduğu, davacıya «halefiyet» kazandırmadığı, «rücu hakkı» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Başka bir anlatımla, dava dışı «sigorta ettiren», «ziya» ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK.nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete «temlik» etmiştir.
Benzer bu karardaDavacı ..., dava dışı sigortalıya ait ve eksik «teslim» edilen emtianın «nakliyat sigorta poliçesini» düzenlemiş olup, meydana gelen «hasar» bedelini dava dışı emtia sahibi-sigortalıya 3.6.2008 tarihinde ödeyerek sigortalının «taşıyıcıdan» olan haklarını «temlik» almıştır.
Mahkemece, «abonman sigorta poliçesinin» tanziminden sonra ve «rizikonun» gerçekleşmesinden önce spesifik poliçenin düzenlenmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, «uyuşmazlık konusu» olayda 3.6.2008 tarihli «ibra» ve «temlik» belgesiyle davacı şirket, «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır.
Başka bir anlatımla, dava dışı «sigorta ettiren», kazayla ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK.’nun 162. ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete «temlik» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:abonman sigorta poliçesi · nakliyat sigortası · rücuen tahsil · gerçek zarar · ibra · riziko · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, «abonman sigorta poliçesinin» tanziminden sonra ve «rizikonun» gerçekleşmesinden önce spesifik poliçenin düzenlenmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, «uyuşmazlık konusu» olayda 3.6.2008 tarihli «ibra» ve «temlik» belgesiyle davacı şirket, «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır.
Davacı ..., dava dışı sigortalıya ait ve eksik «teslim» edilen emtianın «nakliyat sigorta poliçesini» düzenlemiş olup, meydana gelen «hasar» bedelini dava dışı emtia sahibi-sigortalıya 3.6.2008 tarihinde ödeyerek sigortalının «taşıyıcıdan» olan haklarını «temlik» almıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, poliçenin «rizikodan» sonra düzenlendiği, buna göre davacının dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taşıma sırasında eksik «teslim» edilen emtia bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8872 E. 2010/97 K.
Ortak:halefiyet · sigorta ettiren · alacağın temliki · uyuşmazlık konusu · temlik · taşıyıcı · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı ... hakkındaki davanın takip edilmediği, diğer davalının «taşıma komisyoncusu» olduğu, «taşıyıcının» taşımak üzere aldığı eşyayı alıcısına «teslim» anına kadar zarar görmesinden sorumlu bulunduğu, bu davalının «basiretli tacir» gibi davranmadığı, emtianın «hırsızlık» eylemi değil, «dolandırma» eylemi sonucu «ziya» olduğu, bu halin poliçe «teminatı» dışında bulunduğu, davacıya «halefiyet» kazandırmadığı, «rücu hakkı» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, «uyuşmazlık konusu» olayda taraflar arasında varlığı çekişmesiz 18.07.2005 tarihli ‘İbraname ve Nakliyat Hasarlı Likidasyon Hesabı’ ibareli belgeyle davacı şirket, dava dışı «sigorta ettirenden» zararla ilgili olarak üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını «temlik» almıştır.
Başka bir anlatımla, dava dışı «sigorta ettiren», «ziya» ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK.nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete «temlik» etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, «sigorta poliçesine» göre Irak ve Afganistan'a yapılacak taşımaların «teminat» dışı olduğunun belirtildiğini, davacı sigortacının sigortalısına ödeme yapma yükümlülüğü doğmamış iken ödeme yaptığı, bu durumda sigortacının TTK'nun 1301. md. gereği «halefiyet» hakkını kazanamayacağını gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ..., davalılar tarafından taşıması gerçekleştirilen emtianın «nakliyat sigorta poliçesini» düzenlemiş olup, meydana gelen kaza neticesinde oluşan zarar miktarını dava dışı gönderen-sigortalıya 21.12.2006 tarihinde ödeyerek gönderen sigortalının davalı «taşıyıcılardan» olan haklarını «temlik» almıştır.
Mahkemece, davacı sigortacının sigortalısına ödeme yapma yükümlülüğü doğmamış olduğu halde ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, «uyuşmazlık konusu» olayda 21.12.2006 tarihli «ibra» ve «temlik» belgesiyle davacı şirket, «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tahsil · gerçek zarar · ibra · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, davacı sigortacının sigortalısına ödeme yapma yükümlülüğü doğmamış olduğu halde ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, «uyuşmazlık konusu» olayda 21.12.2006 tarihli «ibra» ve «temlik» belgesiyle davacı şirket, «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır.
Dava, taşıma sırasında zarar gören emtianın bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Davacı ..., davalılar tarafından taşıması gerçekleştirilen emtianın «nakliyat sigorta poliçesini» düzenlemiş olup, meydana gelen kaza neticesinde oluşan zarar miktarını dava dışı gönderen-sigortalıya 21.12.2006 tarihinde ödeyerek gönderen sigortalının davalı «taşıyıcılardan» olan haklarını «temlik» almıştır.
O halde, davacının «temlik» alan sıfatı ile sigortalı emtiada gerçekleşen «gerçek zararı» isteme hakkı olduğunun kabulüyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7001 E. , 2011/6264 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.03.2009 tarih ve 2005/595-2009/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2011 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde emtia taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın Kayseri’den İstanbul’a taşınması işinin davalılarca üstlenildiğini, emtianın alıcısına teslim edilmediğini, sigorta ettirene tazminat ödendiğini, davalıların kusurlu olduğunu ileri sürerek, 31.925.08 YTL’nin rucuan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin komisyoncu olduğunu, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, belgeleri kontrol ettiğini, sahte olduklarını bilemeyeceğini, belirtilen miktar ve ölçüde emtia teslim edilmediğini, ödeme belgelerinin sunulması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı ... hakkındaki davanın takip edilmediği, diğer davalının taşıma komisyoncusu olduğu, taşıyıcının taşımak üzere aldığı eşyayı alıcısına teslim anına kadar zarar görmesinden sorumlu bulunduğu, bu davalının basiretli tacir gibi davranmadığı, emtianın hırsızlık eylemi değil, dolandırma eylemi sonucu ziya olduğu, bu halin poliçe teminatı dışında bulunduğu, davacıya halefiyet kazandırmadığı, rücu hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, uyuşmazlık konusu olayda taraflar arasında varlığı çekişmesiz 18.07.2005 tarihli ‘İbraname ve Nakliyat Hasarlı Likidasyon Hesabı’ ibareli belgeyle davacı şirket, dava dışı sigorta ettirenden zararla ilgili olarak üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir anlatımla, dava dışı sigorta ettiren, ziya ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK.nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete temlik etmiştir. Bu durumda karşısında davacı tarafın sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır.
O halde, davacının, alacağın temliki hükümlerine göre dava hakkının bulunduğunun kabulü ile iddia ve savunmanın değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027496900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz