Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11125 E. 2013/9986 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
makul süre↗ peşin karar harcı↗ kâr mahrumiyeti↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ taşıma sözleşmesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, servis taşıma sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 98. maddesi delaletiyle, BK’nın 44. maddesi gereğince davacı taraf da zararın artmaması için gerekli önlemleri almakla mükelleftir. Bu itibarla, fesihten sonra davacının başka taşıma işi yaptığı savunulduğu da nazara alınarak, davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr mahrumiyetinin hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar makul sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2505 E. 2011/13984 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr «mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar «makul sürede» bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava, servis «taşıma sözleşmenin» haksız feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 98. maddesi delaletiyle, BK’nın 44. maddesi gereğince davacı taraf da zararın artmaması için gerekli önlemleri almakla mükelleftir.
Benzer bu kararda… narak davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle iş bulma tarihi arasındaki dönem için «kar mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kar mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir,
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.10.2007 tarihli servis «taşıma sözleşmesi» imzalandığı, 19.02.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine dair delil «ibraz» etmediği, davacının sözleşmenin 7 ay daha devam etmemesi nedeniyle 10.969,20 TL «kazanç kaybına» uğradığı, ayrıca davalı taraf sözleşmenin yetkili kişilerce imzalanmadığını savunmuş ise de bu sözleşmeye istinaden kesilen faturalara göre ödeme yapıldığı, bu durumda davalının sonradan sözleşmeye «icazet» verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… endirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması ve dava da olumlu zarar kapsamında olan «kar mahrumiyetinin» de talep edilmiş bulunmasına, bu itibarla davacının, araç bedeline ilişkin «menfi zarar» talebinin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi g …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · kar mahrumiyeti · kazanç kaybı · icazet · kâr kaybı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.10.2007 tarihli servis «taşıma sözleşmesi» imzalandığı, 19.02.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine dair delil «ibraz» etmediği, davacının sözleşmenin 7 ay daha devam etmemesi nedeniyle 10.969,20 TL «kazanç kaybına» uğradığı, ayrıca davalı taraf sözleşmenin yetkili kişilerce imzalanmadığını savunmuş ise de bu sözleşmeye istinaden kesilen faturalara göre ödeme yapıldığı, bu durumda davalının sonradan sözleşmeye «icazet» verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… endirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması ve dava da olumlu zarar kapsamında olan «kar mahrumiyetinin» de talep edilmiş bulunmasına, bu itibarla davacının, araç bedeline ilişkin «menfi zarar» talebinin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi g …
… narak davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle iş bulma tarihi arasındaki dönem için «kar mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kar mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir,
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10299 E. 2012/2391 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · Tazminat
İncelediğiniz kararda… sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr «mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar «makul sürede» bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece davacının emsal bir iş bulmasının mümkün bulunup bulunmadığı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği uzman bilirkişi vasıtasıyla tesbit edilip, buna göre ve bu süre için «mahrum kalınan» net kâra hükmedilmek gerekirken, bu husus nazara alınarak bakiye sözleşme süresinin tamamı için bir kâr mahrumiyetine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fesih · mahrum kalınan kâr · kar kaybı · sözleşmeye aykırılık · fesih · kâr kaybı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen özel güvenlik sözleşmesinin davalı tarafından sözleşmede öngörülen süreye uyulmaksızın feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının «kar kaybına» uğradığı, ayrıca güven ve prestijinin kaybolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.339 TL maddi, 1.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacının emsal bir iş bulmasının mümkün bulunup bulunmadığı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği uzman bilirkişi vasıtasıyla tesbit edilip, buna göre ve bu süre için «mahrum kalınan» net kâra hükmedilmek gerekirken, bu husus nazara alınarak bakiye sözleşme süresinin tamamı için bir kâr mahrumiyetine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ancak, «sözleşmeye aykırılık» tek başına manevi tazminatı gerektiren bir husus olmayıp, manevi tazminat için BK'nun 49.ncu maddesindeki koşulların bulunması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8954 E. 2013/22890 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · Tazminat
İncelediğiniz kararda… sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr «mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar «makul sürede» bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu kararda… esinde sözleşmenin hangi hallerde fesh edileceğinin belirtildiği, bu hallerde haklı sebeplerin varlığının iddia edildiği, davalının haklı nedenleri kanıtlayamadığı, «haksız fesih» sebebiyle davacının aylık toplam 1.010,02 TL'den 9 ay süreyle «mahrum» kaldığı «kazanç kaybı» zararının toplam 9.090,18 TL olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 9.190,18 TL 'nin dava tarihinden «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fesih · kazanç kaybı · fesih · kâr kaybı · yasal faiz
Benzer bu kararda… esinde sözleşmenin hangi hallerde fesh edileceğinin belirtildiği, bu hallerde haklı sebeplerin varlığının iddia edildiği, davalının haklı nedenleri kanıtlayamadığı, «haksız fesih» sebebiyle davacının aylık toplam 1.010,02 TL'den 9 ay süreyle «mahrum» kaldığı «kazanç kaybı» zararının toplam 9.090,18 TL olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 9.190,18 TL 'nin dava tarihinden «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16772 E. 2014/14106 K.
Ortak:makul süre · kâr mahrumiyeti · Tazminat
İncelediğiniz kararda… sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr «mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar «makul sürede» bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre 01/11/2004 tarihli «yetkili servis sözleşmesinin» davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiği, davacı tarafından «mahrum kalınan» karın talep edilebileceği ve aylık ortalama mahrum kalınan karın 1.400,92 TL olduğu, davalının sözleşmenin feshinden itibaren benzer koşullara göre iç düzeni oluşturmak için gerekli sürenin en çok 1 yıl olacağı davacının geçmiş yıllar ortalamasına göre sözleşmenin haksız feshinden ötürü bilirkişice belirlenmiş bulunan 1.400,92 TL'lik aylık yoksun kaldığı kar miktarının 12 ile çarpılması sonucunda 16.811,04 TL'lik yoksun kaldığı karın davalıdan tahsilini talep edebileceği, diğer tazminat taleplerinin de fazlaya ilişkin «yoksun kalınan» kara yönelik tazminat istemlerinin reddi gerektiği gerekçeleriyle davalı B.-G.
… verilen rapor da hüküm kurmaya elverişli değildir..Bu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · müspet zarar · mahrum kalınan kâr · kazanç kaybı · yoksun kalınan kâr · sözleşmenin feshi · reeskont faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre 01/11/2004 tarihli «yetkili servis sözleşmesinin» davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiği, davacı tarafından «mahrum kalınan» karın talep edilebileceği ve aylık ortalama mahrum kalınan karın 1.400,92 TL olduğu, davalının sözleşmenin feshinden itibaren benzer koşullara göre iç düzeni oluşturmak için gerekli sürenin en çok 1 yıl olacağı davacının geçmiş yıllar ortalamasına göre sözleşmenin haksız feshinden ötürü bilirkişice belirlenmiş bulunan 1.400,92 TL'lik aylık yoksun kaldığı kar miktarının 12 ile çarpılması sonucunda 16.811,04 TL'lik yoksun kaldığı karın davalıdan tahsilini talep edebileceği, diğer tazminat taleplerinin de fazlaya ilişkin «yoksun kalınan» kara yönelik tazminat istemlerinin reddi gerektiği gerekçeleriyle davalı B.-G.
… verilen rapor da hüküm kurmaya elverişli değildir..Bu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş'ye devri sonrasında bir süre fiili olarak davalı A.'in servisi olarak hizmet verdiği, ancak A. tarafından sebepsiz olarak «servis sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğradığı «müspet zarar» kapsamındaki «kazanç kaybı» zararını isteyebileceği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
A.Ş hakkında açılan davanın bu şirketin Arçelik A.Ş. ile birleşmesi ile sona erdiğinden pasif dava «ehliyeti» kalmadığından iş bu davalı hakkında karar tesisine yer olmadığına,davacının asıl ve ıslahla açtığı «maddi tazminat» davasının, ksmen kabulü ile 16.811,04 TL «yoksun kalınan» kara ilişkin maddi tazminatın ilk davanın açıldığı tarih olan 15/06/2009 tarihinden itibaren davalıdan «avans faiz» oranını geçmemek üzere değişen oranda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16770 E. 2014/17571 K.
Ortak:makul süre
İncelediğiniz kararda… sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr «mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar «makul sürede» bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması, bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında da belirl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · müspet zarar · haksız fesih · tacirler arası hizmet sözleşmesi · kazanç kaybı · yoksun kalınan kâr · ticari itibar
Benzer bu karardaA.Ş. tarafından sebepsiz yere «servis sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle zarara uğradığı, sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğradığı «müspet zarar» kapsamındaki «kazanç kaybı» zararını isteyebileceği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Bu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması, bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında da belirl …
… i sebepler gösterilerek feshedildiği, ancak feshin haklı olduğu iddiasının davalı tarafça ispat edilemediği, davacının bu nedenle maddi zarara uğrasa da sözleşmenin «haksız fesih» edilmesinin her zaman davacı «tüzel kişiliğinin» «ticari itibar» ve piyasadaki imajına zarar verildiği anlamına gelmeyeceği, davacının manevi zarara uğradığına ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...
Davada öncelikle çözümü gereken yön, taraflar arasındaki «servis sözleşmesinin» haksız feshi halinde «kazanç kaybına» ilişkin zararın hesabının hangi süre için yapılacağı ve hesaplama yöntemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1913 E. 2014/3620 K.
Ortak:makul süre · kâr mahrumiyeti · Tazminat
İncelediğiniz kararda… sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr «mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar «makul sürede» bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu kararda… n yararlı olacağını bildirmişlerdir.Bu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, davaya konu «kazanç kaybına» ilişkin tazminatın, geçerli bir sözleşme ilişkisinin haksız olarak sona erdirilmesi nedeniyle sözleşmenin haksız olarak feshedildiği tarihten itibaren somut olayın özelliğine göre tespit edilecek makul bir süre veya kalan sözleşme dönemi boyunca «mahrum kalınan» kazanç kaybının tazminine yönelik bir zarar niteliğinde olması nedeniyle dava tarihinden sonraki bir zaman dönemini de kapsaması mümkün olup, esasen kazanç kaybına …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · müspet zarar · mahrum kalınan kâr · kazanç kaybı · sözleşmenin feshi · reeskont faizi · fesih
Benzer bu kararda… n yararlı olacağını bildirmişlerdir.Bu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş'ye devri sonrasında bir süre fiili olarak davalı A.'in servisi olarak hizmet verdiği, ancak A. tarafından sebepsiz olarak «servis sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğradığı «müspet zarar» kapsamındaki «kazanç kaybı» zararını isteyebileceği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği, davacının «maddi tazminat» taleplerinden «kazanç kaybı» ile ilgili talebinin kısmen kabulünün gerektiği sonucuna varılarak, davacının kazanç kaybı ile ilgili maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 2007 yılı için 19.106,08 TL maddi tazminatın 06/12/2008 tarihinden, 2008 yılı için 22.428,59 TL maddi tazminatın 01/01/2009 tarihinden, 2009 yılının kalan kısmı için 5.104,81 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 15/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda «reeskont faizi» ile («avans faiz» oranını geçmemek koşuluyla) (toplam tazminat miktarı 46.639,48 TL'nin) davalı A..
2- Dava, «yetkili servis sözleşmesinin» davalı A. tarafından haksız olarak feshi nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1914 E. 2014/19834 K.
Ortak:makul süre · kâr mahrumiyeti
İncelediğiniz kararda… sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr «mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar «makul sürede» bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, davaya konu «kazanç kaybına» ilişkin tazminatın, geçerli bir sözleşme ilişkisinin haksız olarak sona erdirilmesi nedeniyle sözleşmenin haksız olarak feshedildiği tarihten itibaren somut olayın özelliğine göre tespit edilecek makul bir süre veya kalan sözleşme dönemi boyunca «mahrum kalınan» kazanç kaybının tazminine yönelik bir zarar niteliğinde olması nedeniyle dava tarihinden sonraki bir zaman dönemini de kapsaması mümkün olup, esasen kazanç kaybına …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · müspet zarar · mahrum kalınan kâr · kazanç kaybı · gerçek zarar · sözleşmenin feshi · fesih
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki «servis sözleşmesinin» sunulmadığı, ancak sözleşmenin varlığının inkar edilmediği, anılan sözleşmenin 2006 yılı sonunda davalı tarafından feshedildiği, yeni kurulan sözleşmenin süresi konusunda kanıt sunulmadığı, 2006 yılından davanın açıldığı tarihe kadar «kazanç kaybının» hesaplandığı, diğer kalem zararlarının kanıtlanmadığı, aylık ortalama gelir dikkate alınıp, davacının özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği gelir mahsubuyla «gerçek zararın» tayin edildiği, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.985.55 TL'nin davalıdan tahsiline, davalı Beko A.Ş. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki «yetkili servis sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözülmesi için, öncelikle taraflar arasında belirsiz süreli ve sözlü olarak yapılan «servis sözleşmesinin» haksız feshi halinde «kazanç kaybına» ilişkin zararın hesabının hangi süre için yapılacağı ve hesaplama yönteminin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11125 E. , 2013/9986 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.06.2012 tarih ve 2011/225-2012/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı otele ait personeli 1995 yılından beri müvekkilinin taşıdığını, en son 1 yıl süreli 01.02.1999-31.01.2000 arasında geçerli sözleşmenin yapıldığını, bu zamana kadar sürekli olarak 1 yıl uzadığını, davalının hiçbir gerekçe göstermeden 31.07.2011 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, sözleşmenin 5 ay öncesinden feshi nedeniyle kârdan mahrum kaldığını, yeni otobüs alması nedeniyle bankaya faiz ödediğini ileri sürerek, kâr mahrumiyetinden dolayı 10.000 TL, ödenen faiz için 5.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.Davalı vekili, davacının taleplerinin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, 31.07.2011-31.01.2012 arası mahrum kılınan kârın ödenmesi gerektiği, otobüs alımından kaynaklanan faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 12.350 TL gelir kaybının davalıdan tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.Dava, servis taşıma sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 98.
maddesi delaletiyle, BK’nın 44. maddesi gereğince davacı taraf da zararın artmaması için gerekli önlemleri almakla mükelleftir. Bu itibarla, fesihten sonra davacının başka taşıma işi yaptığı savunulduğu da nazara alınarak, davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr mahrumiyetinin hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar makul sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463448400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz