Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10299 E. 2012/2391 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız fesih↗ mahrum kalınan kâr↗ kar kaybı↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmeye aykırılık↗ fesih↗ kâr kaybı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen özel güvenlik sözleşmesinin davalı tarafından sözleşmede öngörülen süreye uyulmaksızın feshedildiği, haksız fesih nedeniyle davacının kar kaybına uğradığı, ayrıca güven ve prestijinin kaybolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.339 TL maddi, 1.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, BK'nun 98/2 maddesi delaletiyle akitlerde de uygulanması gereken BK'nun 44.ncü maddesi uyarınca davacı zararın artmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olup, aykırı hareketinin sonuçlarına kendisinin katlanması gerekir. Bu itibarla mahkemece davacının emsal bir iş bulmasının mümkün bulunup bulunmadığı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği uzman bilirkişi vasıtasıyla tesbit edilip, buna göre ve bu süre için mahrum kalınan net kâra hükmedilmek gerekirken, bu husus nazara alınarak bakiye sözleşme süresinin tamamı için bir kâr mahrumiyetine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ancak, sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminatı gerektiren bir husus olmayıp, manevi tazminat için BK'nun 49.ncu maddesindeki koşulların bulunması gerekir. Mahkemece bu husus nazara alınmadan ve somut gerekçesi gösterilmeden manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2505 E. 2011/13984 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen özel güvenlik sözleşmesinin davalı tarafından sözleşmede öngörülen süreye uyulmaksızın feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının «kar kaybına» uğradığı, ayrıca güven ve prestijinin kaybolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.339 TL maddi, 1.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacının emsal bir iş bulmasının mümkün bulunup bulunmadığı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği uzman bilirkişi vasıtasıyla tesbit edilip, buna göre ve bu süre için «mahrum kalınan» net kâra hükmedilmek gerekirken, bu husus nazara alınarak bakiye sözleşme süresinin tamamı için bir kâr mahrumiyetine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.10.2007 tarihli servis «taşıma sözleşmesi» imzalandığı, 19.02.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine dair delil «ibraz» etmediği, davacının sözleşmenin 7 ay daha devam etmemesi nedeniyle 10.969,20 TL «kazanç kaybına» uğradığı, ayrıca davalı taraf sözleşmenin yetkili kişilerce imzalanmadığını savunmuş ise de bu sözleşmeye istinaden kesilen faturalara göre ödeme yapıldığı, bu durumda davalının sonradan sözleşmeye «icazet» verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… endirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması ve dava da olumlu zarar kapsamında olan «kar mahrumiyetinin» de talep edilmiş bulunmasına, bu itibarla davacının, araç bedeline ilişkin «menfi zarar» talebinin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi g …
… narak davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle iş bulma tarihi arasındaki dönem için «kar mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kar mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir,
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · kar mahrumiyeti · kazanç kaybı · icazet · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.10.2007 tarihli servis «taşıma sözleşmesi» imzalandığı, 19.02.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine dair delil «ibraz» etmediği, davacının sözleşmenin 7 ay daha devam etmemesi nedeniyle 10.969,20 TL «kazanç kaybına» uğradığı, ayrıca davalı taraf sözleşmenin yetkili kişilerce imzalanmadığını savunmuş ise de bu sözleşmeye istinaden kesilen faturalara göre ödeme yapıldığı, bu durumda davalının sonradan sözleşmeye «icazet» verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… endirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması ve dava da olumlu zarar kapsamında olan «kar mahrumiyetinin» de talep edilmiş bulunmasına, bu itibarla davacının, araç bedeline ilişkin «menfi zarar» talebinin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi g …
… narak davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle iş bulma tarihi arasındaki dönem için «kar mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kar mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir,
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11125 E. 2013/9986 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece davacının emsal bir iş bulmasının mümkün bulunup bulunmadığı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği uzman bilirkişi vasıtasıyla tesbit edilip, buna göre ve bu süre için «mahrum kalınan» net kâra hükmedilmek gerekirken, bu husus nazara alınarak bakiye sözleşme süresinin tamamı için bir kâr mahrumiyetine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr «mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar «makul sürede» bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makul süre · peşin karar harcı · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda… sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr «mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar «makul sürede» bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava, servis «taşıma sözleşmenin» haksız feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 98. maddesi delaletiyle, BK’nın 44. maddesi gereğince davacı taraf da zararın artmaması için gerekli önlemleri almakla mükelleftir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8954 E. 2013/22890 K.
Ortak:haksız fesih · kâr mahrumiyeti · fesih · kâr kaybı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen özel güvenlik sözleşmesinin davalı tarafından sözleşmede öngörülen süreye uyulmaksızın feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının «kar kaybına» uğradığı, ayrıca güven ve prestijinin kaybolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.339 TL maddi, 1.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacının emsal bir iş bulmasının mümkün bulunup bulunmadığı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği uzman bilirkişi vasıtasıyla tesbit edilip, buna göre ve bu süre için «mahrum kalınan» net kâra hükmedilmek gerekirken, bu husus nazara alınarak bakiye sözleşme süresinin tamamı için bir kâr mahrumiyetine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… esinde sözleşmenin hangi hallerde fesh edileceğinin belirtildiği, bu hallerde haklı sebeplerin varlığının iddia edildiği, davalının haklı nedenleri kanıtlayamadığı, «haksız fesih» sebebiyle davacının aylık toplam 1.010,02 TL'den 9 ay süreyle «mahrum» kaldığı «kazanç kaybı» zararının toplam 9.090,18 TL olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 9.190,18 TL 'nin dava tarihinden «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · yasal faiz
Benzer bu kararda… esinde sözleşmenin hangi hallerde fesh edileceğinin belirtildiği, bu hallerde haklı sebeplerin varlığının iddia edildiği, davalının haklı nedenleri kanıtlayamadığı, «haksız fesih» sebebiyle davacının aylık toplam 1.010,02 TL'den 9 ay süreyle «mahrum» kaldığı «kazanç kaybı» zararının toplam 9.090,18 TL olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 9.190,18 TL 'nin dava tarihinden «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5079 E. 2022/2571 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece davacının emsal bir iş bulmasının mümkün bulunup bulunmadığı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği uzman bilirkişi vasıtasıyla tesbit edilip, buna göre ve bu süre için «mahrum kalınan» net kâra hükmedilmek gerekirken, bu husus nazara alınarak bakiye sözleşme süresinin tamamı için bir kâr mahrumiyetine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiği, davacının sözleşmeye dayalı ve haksız feshe dayalı olarak «cezai şart» ve kâr «mahrumiyeti» talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiği, davacının sözleşmeye dayalı ve haksız feshe dayalı olarak «cezai şart» ve kâr «mahrumiyeti» talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10299 E. , 2012/2391 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2009 tarih ve 2008/889 - 2009/1000 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında güvenlik hizmetleri sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkillinin edimlerini yerine getirdiğini, davalının 14.12.2007 tarihinde sözleşmeyi 01.01.2008 tarihinden itibaren tek yanlı olarak feshettiğini müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin tek taraflı feshi kabul etmediğini, davalının tüm baskı ve zorlamalarına karşın müvekkilinin sözleşmeye sadık kaldığını, davalının bu defa 02.05.2008 tarihinde fesih ihbarında bulunduğunu, ancak bu ihbarın sözleşmenin yenilenmesinden sonra müvekkiline tebliğ edildiğini, ancak yapılan feshin sözleşme hükümlerine uygun olmadığını ileri sürerek, 10.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki güvenlik hizmetleri sözleşmesinin 02.05.2008 tarihli ihbarname ile usulünce feshedildiğini, bu tarihten önce 14.12.2007 tarihli yazı ile de hizmet alımına son verileceğinin davacı yana bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen özel güvenlik sözleşmesinin davalı tarafından sözleşmede öngörülen süreye uyulmaksızın feshedildiği, haksız fesih nedeniyle davacının kar kaybına uğradığı, ayrıca güven ve prestijinin kaybolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.339 TL maddi, 1.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, BK'nun 98/2 maddesi delaletiyle akitlerde de uygulanması gereken BK'nun 44.ncü maddesi uyarınca davacı zararın artmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olup, aykırı hareketinin sonuçlarına kendisinin katlanması gerekir. Bu itibarla mahkemece davacının emsal bir iş bulmasının mümkün bulunup bulunmadığı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği uzman bilirkişi vasıtasıyla tesbit edilip, buna göre ve bu süre için mahrum kalınan net kâra hükmedilmek gerekirken, bu husus nazara alınarak bakiye sözleşme süresinin tamamı için bir kâr mahrumiyetine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ancak, sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminatı gerektiren bir husus olmayıp, manevi tazminat için BK'nun 49.ncu maddesindeki koşulların bulunması gerekir. Mahkemece bu husus nazara alınmadan ve somut gerekçesi gösterilmeden manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047358600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz