Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2505 E. 2011/13984 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin haklı feshi↗ menfi zarar↗ kar mahrumiyeti↗ kazanç kaybı↗ icazet↗ kâr mahrumiyeti↗ taşıma sözleşmesi↗ kâr kaybı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.10.2007 tarihli servis taşıma sözleşmesi imzalandığı, 19.02.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine dair delil ibraz etmediği, davacının sözleşmenin 7 ay daha devam etmemesi nedeniyle 10.969,20 TL kazanç kaybına uğradığı, ayrıca davalı taraf sözleşmenin yetkili kişilerce imzalanmadığını savunmuş ise de bu sözleşmeye istinaden kesilen faturalara göre ödeme yapıldığı, bu durumda davalının sonradan sözleşmeye icazet verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması ve dava da olumlu zarar kapsamında olan kar mahrumiyetinin de talep edilmiş bulunmasına, bu itibarla davacının, araç bedeline ilişkin menfi zarar talebinin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak BK'nun 98'nci maddesi delaletiyle sözleşmelere de uygulanması mümkün bulunan BK'nun 44'ncü maddesi uyarınca davacının da zararın artmaması için gerekli önlemleri alması gerekir. Bu itibarla davalının fesihten sonra davacının başka bir iş bulduğu savunmasında bulunduğu da nazara alınarak davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle iş bulma tarihi arasındaki dönem için kar mahrumiyetinin hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kar mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir,
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11125 E. 2013/9986 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… narak davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle iş bulma tarihi arasındaki dönem için «kar mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kar mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir,
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.10.2007 tarihli servis «taşıma sözleşmesi» imzalandığı, 19.02.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine dair delil «ibraz» etmediği, davacının sözleşmenin 7 ay daha devam etmemesi nedeniyle 10.969,20 TL «kazanç kaybına» uğradığı, ayrıca davalı taraf sözleşmenin yetkili kişilerce imzalanmadığını savunmuş ise de bu sözleşmeye istinaden kesilen faturalara göre ödeme yapıldığı, bu durumda davalının sonradan sözleşmeye «icazet» verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… endirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması ve dava da olumlu zarar kapsamında olan «kar mahrumiyetinin» de talep edilmiş bulunmasına, bu itibarla davacının, araç bedeline ilişkin «menfi zarar» talebinin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi g …
Benzer bu kararda… sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr «mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar «makul sürede» bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava, servis «taşıma sözleşmenin» haksız feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 98. maddesi delaletiyle, BK’nın 44. maddesi gereğince davacı taraf da zararın artmaması için gerekli önlemleri almakla mükelleftir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makul süre · peşin karar harcı
Benzer bu kararda… sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr «mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar «makul sürede» bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10299 E. 2012/2391 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.10.2007 tarihli servis «taşıma sözleşmesi» imzalandığı, 19.02.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine dair delil «ibraz» etmediği, davacının sözleşmenin 7 ay daha devam etmemesi nedeniyle 10.969,20 TL «kazanç kaybına» uğradığı, ayrıca davalı taraf sözleşmenin yetkili kişilerce imzalanmadığını savunmuş ise de bu sözleşmeye istinaden kesilen faturalara göre ödeme yapıldığı, bu durumda davalının sonradan sözleşmeye «icazet» verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… endirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması ve dava da olumlu zarar kapsamında olan «kar mahrumiyetinin» de talep edilmiş bulunmasına, bu itibarla davacının, araç bedeline ilişkin «menfi zarar» talebinin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi g …
… narak davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle iş bulma tarihi arasındaki dönem için «kar mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kar mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir,
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen özel güvenlik sözleşmesinin davalı tarafından sözleşmede öngörülen süreye uyulmaksızın feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının «kar kaybına» uğradığı, ayrıca güven ve prestijinin kaybolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.339 TL maddi, 1.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacının emsal bir iş bulmasının mümkün bulunup bulunmadığı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği uzman bilirkişi vasıtasıyla tesbit edilip, buna göre ve bu süre için «mahrum kalınan» net kâra hükmedilmek gerekirken, bu husus nazara alınarak bakiye sözleşme süresinin tamamı için bir kâr mahrumiyetine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fesih · mahrum kalınan kâr · kar kaybı · sözleşmeye aykırılık · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen özel güvenlik sözleşmesinin davalı tarafından sözleşmede öngörülen süreye uyulmaksızın feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının «kar kaybına» uğradığı, ayrıca güven ve prestijinin kaybolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.339 TL maddi, 1.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacının emsal bir iş bulmasının mümkün bulunup bulunmadığı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği uzman bilirkişi vasıtasıyla tesbit edilip, buna göre ve bu süre için «mahrum kalınan» net kâra hükmedilmek gerekirken, bu husus nazara alınarak bakiye sözleşme süresinin tamamı için bir kâr mahrumiyetine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ancak, «sözleşmeye aykırılık» tek başına manevi tazminatı gerektiren bir husus olmayıp, manevi tazminat için BK'nun 49.ncu maddesindeki koşulların bulunması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8954 E. 2013/22890 K.
Ortak:kazanç kaybı · kâr mahrumiyeti · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.10.2007 tarihli servis «taşıma sözleşmesi» imzalandığı, 19.02.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine dair delil «ibraz» etmediği, davacının sözleşmenin 7 ay daha devam etmemesi nedeniyle 10.969,20 TL «kazanç kaybına» uğradığı, ayrıca davalı taraf sözleşmenin yetkili kişilerce imzalanmadığını savunmuş ise de bu sözleşmeye istinaden kesilen faturalara göre ödeme yapıldığı, bu durumda davalının sonradan sözleşmeye «icazet» verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… endirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması ve dava da olumlu zarar kapsamında olan «kar mahrumiyetinin» de talep edilmiş bulunmasına, bu itibarla davacının, araç bedeline ilişkin «menfi zarar» talebinin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi g …
… narak davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle iş bulma tarihi arasındaki dönem için «kar mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kar mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir,
Benzer bu kararda… esinde sözleşmenin hangi hallerde fesh edileceğinin belirtildiği, bu hallerde haklı sebeplerin varlığının iddia edildiği, davalının haklı nedenleri kanıtlayamadığı, «haksız fesih» sebebiyle davacının aylık toplam 1.010,02 TL'den 9 ay süreyle «mahrum» kaldığı «kazanç kaybı» zararının toplam 9.090,18 TL olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 9.190,18 TL 'nin dava tarihinden «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fesih · fesih · yasal faiz
Benzer bu kararda… esinde sözleşmenin hangi hallerde fesh edileceğinin belirtildiği, bu hallerde haklı sebeplerin varlığının iddia edildiği, davalının haklı nedenleri kanıtlayamadığı, «haksız fesih» sebebiyle davacının aylık toplam 1.010,02 TL'den 9 ay süreyle «mahrum» kaldığı «kazanç kaybı» zararının toplam 9.090,18 TL olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 9.190,18 TL 'nin dava tarihinden «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1913 E. 2014/3620 K.
Ortak:kazanç kaybı · kâr mahrumiyeti · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.10.2007 tarihli servis «taşıma sözleşmesi» imzalandığı, 19.02.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine dair delil «ibraz» etmediği, davacının sözleşmenin 7 ay daha devam etmemesi nedeniyle 10.969,20 TL «kazanç kaybına» uğradığı, ayrıca davalı taraf sözleşmenin yetkili kişilerce imzalanmadığını savunmuş ise de bu sözleşmeye istinaden kesilen faturalara göre ödeme yapıldığı, bu durumda davalının sonradan sözleşmeye «icazet» verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… endirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması ve dava da olumlu zarar kapsamında olan «kar mahrumiyetinin» de talep edilmiş bulunmasına, bu itibarla davacının, araç bedeline ilişkin «menfi zarar» talebinin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi g …
… narak davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle iş bulma tarihi arasındaki dönem için «kar mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kar mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir,
Benzer bu karardaAncak, davaya konu «kazanç kaybına» ilişkin tazminatın, geçerli bir sözleşme ilişkisinin haksız olarak sona erdirilmesi nedeniyle sözleşmenin haksız olarak feshedildiği tarihten itibaren somut olayın özelliğine göre tespit edilecek makul bir süre veya kalan sözleşme dönemi boyunca «mahrum kalınan» kazanç kaybının tazminine yönelik bir zarar niteliğinde olması nedeniyle dava tarihinden sonraki bir zaman dönemini de kapsaması mümkün olup, esasen kazanç kaybına …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği, davacının «maddi tazminat» taleplerinden «kazanç kaybı» ile ilgili talebinin kısmen kabulünün gerektiği sonucuna varılarak, davacının kazanç kaybı ile ilgili maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 2007 yılı için 19.106,08 TL maddi tazminatın 06/12/2008 tarihinden, 2008 yılı için 22.428,59 TL maddi tazminatın 01/01/2009 tarihinden, 2009 yılının kalan kısmı için 5.104,81 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 15/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda «reeskont faizi» ile («avans faiz» oranını geçmemek koşuluyla) (toplam tazminat miktarı 46.639,48 TL'nin) davalı A..
A..'den alınmasına, fazlaya ilişkin «kazanç kaybı» tazminat talebi ile davacı tarafın manevi tazminat talebi ile diğer «maddi tazminat» taleplerinin reddine, davalı B. (G.) A.Ş'nin A.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · müspet zarar · mahrum kalınan kâr · makul süre · sözleşmenin feshi · reeskont faizi · fesih
Benzer bu kararda… n yararlı olacağını bildirmişlerdir.Bu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «yetkili servis sözleşmesinin» davalı A. tarafından haksız olarak feshi nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir.
A.Ş'ye devri sonrasında bir süre fiili olarak davalı A.'in servisi olarak hizmet verdiği, ancak A. tarafından sebepsiz olarak «servis sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğradığı «müspet zarar» kapsamındaki «kazanç kaybı» zararını isteyebileceği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği, davacının «maddi tazminat» taleplerinden «kazanç kaybı» ile ilgili talebinin kısmen kabulünün gerektiği sonucuna varılarak, davacının kazanç kaybı ile ilgili maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 2007 yılı için 19.106,08 TL maddi tazminatın 06/12/2008 tarihinden, 2008 yılı için 22.428,59 TL maddi tazminatın 01/01/2009 tarihinden, 2009 yılının kalan kısmı için 5.104,81 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 15/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda «reeskont faizi» ile («avans faiz» oranını geçmemek koşuluyla) (toplam tazminat miktarı 46.639,48 TL'nin) davalı A..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1914 E. 2014/19834 K.
Ortak:kazanç kaybı · kâr mahrumiyeti · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.10.2007 tarihli servis «taşıma sözleşmesi» imzalandığı, 19.02.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine dair delil «ibraz» etmediği, davacının sözleşmenin 7 ay daha devam etmemesi nedeniyle 10.969,20 TL «kazanç kaybına» uğradığı, ayrıca davalı taraf sözleşmenin yetkili kişilerce imzalanmadığını savunmuş ise de bu sözleşmeye istinaden kesilen faturalara göre ödeme yapıldığı, bu durumda davalının sonradan sözleşmeye «icazet» verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… endirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması ve dava da olumlu zarar kapsamında olan «kar mahrumiyetinin» de talep edilmiş bulunmasına, bu itibarla davacının, araç bedeline ilişkin «menfi zarar» talebinin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi g …
… narak davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle iş bulma tarihi arasındaki dönem için «kar mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kar mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir,
Benzer bu karardaAncak, davaya konu «kazanç kaybına» ilişkin tazminatın, geçerli bir sözleşme ilişkisinin haksız olarak sona erdirilmesi nedeniyle sözleşmenin haksız olarak feshedildiği tarihten itibaren somut olayın özelliğine göre tespit edilecek makul bir süre veya kalan sözleşme dönemi boyunca «mahrum kalınan» kazanç kaybının tazminine yönelik bir zarar niteliğinde olması nedeniyle dava tarihinden sonraki bir zaman dönemini de kapsaması mümkün olup, esasen kazanç kaybına …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki «servis sözleşmesinin» sunulmadığı, ancak sözleşmenin varlığının inkar edilmediği, anılan sözleşmenin 2006 yılı sonunda davalı tarafından feshedildiği, yeni kurulan sözleşmenin süresi konusunda kanıt sunulmadığı, 2006 yılından davanın açıldığı tarihe kadar «kazanç kaybının» hesaplandığı, diğer kalem zararlarının kanıtlanmadığı, aylık ortalama gelir dikkate alınıp, davacının özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği gelir mahsubuyla «gerçek zararın» tayin edildiği, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.985.55 TL'nin davalıdan tahsiline, davalı Beko A.Ş. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözülmesi için, öncelikle taraflar arasında belirsiz süreli ve sözlü olarak yapılan «servis sözleşmesinin» haksız feshi halinde «kazanç kaybına» ilişkin zararın hesabının hangi süre için yapılacağı ve hesaplama yönteminin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · müspet zarar · mahrum kalınan kâr · makul süre · gerçek zarar · sözleşmenin feshi · fesih
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki «servis sözleşmesinin» sunulmadığı, ancak sözleşmenin varlığının inkar edilmediği, anılan sözleşmenin 2006 yılı sonunda davalı tarafından feshedildiği, yeni kurulan sözleşmenin süresi konusunda kanıt sunulmadığı, 2006 yılından davanın açıldığı tarihe kadar «kazanç kaybının» hesaplandığı, diğer kalem zararlarının kanıtlanmadığı, aylık ortalama gelir dikkate alınıp, davacının özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği gelir mahsubuyla «gerçek zararın» tayin edildiği, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.985.55 TL'nin davalıdan tahsiline, davalı Beko A.Ş. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki «yetkili servis sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, belirsiz süreli olan bu sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının talep edebileceği «müspet zararın» tutarı noktasında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16772 E. 2014/14106 K.
Ortak:kazanç kaybı · kâr mahrumiyeti · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.10.2007 tarihli servis «taşıma sözleşmesi» imzalandığı, 19.02.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine dair delil «ibraz» etmediği, davacının sözleşmenin 7 ay daha devam etmemesi nedeniyle 10.969,20 TL «kazanç kaybına» uğradığı, ayrıca davalı taraf sözleşmenin yetkili kişilerce imzalanmadığını savunmuş ise de bu sözleşmeye istinaden kesilen faturalara göre ödeme yapıldığı, bu durumda davalının sonradan sözleşmeye «icazet» verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… endirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması ve dava da olumlu zarar kapsamında olan «kar mahrumiyetinin» de talep edilmiş bulunmasına, bu itibarla davacının, araç bedeline ilişkin «menfi zarar» talebinin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi g …
… narak davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle iş bulma tarihi arasındaki dönem için «kar mahrumiyetinin» hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kar mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir,
Benzer bu karardaA.Ş'ye devri sonrasında bir süre fiili olarak davalı A.'in servisi olarak hizmet verdiği, ancak A. tarafından sebepsiz olarak «servis sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğradığı «müspet zarar» kapsamındaki «kazanç kaybı» zararını isteyebileceği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Davada öncelikle çözümü gereken yön, taraflar arasında belirsiz süreli ve sözlü olarak yapılan «servis sözleşmesinin» haksız feshi halinde «kazanç kaybına» ilişkin zararın hesabının hangi süre için yapılacağı ve hesaplama yöntemine ilişkindir.Bu hususların tespitinin ise özel bilgiyi ve uzmanlığı gerektirmesi nedeniyle bu alanda görüşüne başvurulan kişinin davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak bilgi ve deneyim sahibi olması gerekmektedir.
… verilen rapor da hüküm kurmaya elverişli değildir..Bu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · müspet zarar · mahrum kalınan kâr · makul süre · yoksun kalınan kâr · sözleşmenin feshi · reeskont faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre 01/11/2004 tarihli «yetkili servis sözleşmesinin» davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiği, davacı tarafından «mahrum kalınan» karın talep edilebileceği ve aylık ortalama mahrum kalınan karın 1.400,92 TL olduğu, davalının sözleşmenin feshinden itibaren benzer koşullara göre iç düzeni oluşturmak için gerekli sürenin en çok 1 yıl olacağı davacının geçmiş yıllar ortalamasına göre sözleşmenin haksız feshinden ötürü bilirkişice belirlenmiş bulunan 1.400,92 TL'lik aylık yoksun kaldığı kar miktarının 12 ile çarpılması sonucunda 16.811,04 TL'lik yoksun kaldığı karın davalıdan tahsilini talep edebileceği, diğer tazminat taleplerinin de fazlaya ilişkin «yoksun kalınan» kara yönelik tazminat istemlerinin reddi gerektiği gerekçeleriyle davalı B.-G.
… verilen rapor da hüküm kurmaya elverişli değildir..Bu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş hakkında açılan davanın bu şirketin Arçelik A.Ş. ile birleşmesi ile sona erdiğinden pasif dava «ehliyeti» kalmadığından iş bu davalı hakkında karar tesisine yer olmadığına,davacının asıl ve ıslahla açtığı «maddi tazminat» davasının, ksmen kabulü ile 16.811,04 TL «yoksun kalınan» kara ilişkin maddi tazminatın ilk davanın açıldığı tarih olan 15/06/2009 tarihinden itibaren davalıdan «avans faiz» oranını geçmemek üzere değişen oranda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «yetkili servis sözleşmesinin» davalı A. tarafından haksız olarak feshi nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2505 E. , 2011/13984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2009 tarih ve 2008/343-2009/729 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekileri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 10.10.2007 tarihli servis taşıma sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşmenin 19.02.2008 tarihinde davalı tarafından gerekçe gösterilmeksizin feshedildiğini, kardan mahrum kaldığı gibi sözleşmenin devam edeceği düşüncesiyle kredi ile otobüs aldığını, borçlarını geri ödemede güçlük çekmesi nedeniyle aracı 10.400 TL düşük fiyata satmak zorunda kaldığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile yapıldığı iddia edilen 10.10.2007 tarihli sözleşme de şirket temsilcilerinin imzasının bulunmadığını, kendileri ile 16.02.2007 tarihli 1 yıl süreli sözleşme imzalandığını, velilerin şikayetleri ve davacının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle tüm hak edişleri ödenmek suretiyle yeni bir sözleşme yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.10.2007 tarihli servis taşıma sözleşmesi imzalandığı, 19.02.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine dair delil ibraz etmediği, davacının sözleşmenin 7 ay daha devam etmemesi nedeniyle 10.969,20 TL kazanç kaybına uğradığı, ayrıca davalı taraf sözleşmenin yetkili kişilerce imzalanmadığını savunmuş ise de bu sözleşmeye istinaden kesilen faturalara göre ödeme yapıldığı, bu durumda davalının sonradan sözleşmeye icazet verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması ve dava da olumlu zarar kapsamında olan kar mahrumiyetinin de talep edilmiş bulunmasına, bu itibarla davacının, araç bedeline ilişkin menfi zarar talebinin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak BK'nun 98'nci maddesi delaletiyle sözleşmelere de uygulanması mümkün bulunan BK'nun 44'ncü maddesi uyarınca davacının da zararın artmaması için gerekli önlemleri alması gerekir. Bu itibarla davalının fesihten sonra davacının başka bir iş bulduğu savunmasında bulunduğu da nazara alınarak davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle iş bulma tarihi arasındaki dönem için kar mahrumiyetinin hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kar mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir,
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033761600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz