Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2866 E. 2018/6801 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bagaj kaybı↗ kişilik haklarının ihlali↗ sdr↗ haksız fiil sorumluluğu↗ kişilik hakları↗ usulüne uygun tebliğ↗ sözleşmeye aykırılık↗ tbk 99↗ kâr kaybı↗ içtihadı birleştirme kararı↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ havale↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, somut olay bakımından uygulanması gereken Montreal Konvensiyonu hükümlerine göre, havayolu şirketlerinin taşımadan kaynaklanan sorumluluğunun yolcu başına 1131 SDR ile sınırlı tutulduğu, davacı tarafından özel bir bildirim yapılmadığı için taşıma tarihi olan 21 02.2013 tarihi itibarı ile davalıdan talep edilebilecek tutarın üst limitinin 3.075,86 TL olduğu, davacının, bavulunun kaybolması sebebiyle manevi olarak yıprandığı, bu nedenle manevi tazminat istemekte haklı olduğu ancak talep edilen tutar fahiş olduğu için talebin kısmen kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi ve 3.075,86 TL maddi tazminatın 06.11.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) HUMK 432. maddesine göre, temyiz süresi 15 gün olup, bu süre, ilamın taraflardan birine tebliğiyle birlikte işlemeye başlar. Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından 17/02/2016 havale tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş ise de, gerekçeli kararın kendisine 01/02/2017 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, vaki temyiz isteminin, anılan Yasa hükmüyle belirlenen süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşılmıştır. HUMK 432/4. maddesine göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK 432/4. maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-) Dava, hava yolu taşımasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda özetlendiği şekilde, davacı yararına 5.000TLmanevi tazminata hükmedilmiştir.
Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, uğradığı manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Aynı Yasa'nın 114/2. maddesinde ise, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyasen sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, sözleşmeye aykırı bir davranış sebebiyle kişilik hakları zarar gören kişinin manevi tazminat talep etme hakkı mevcuttur. Ancak, her borca aykırı davranışın da kişilik haklarını zedeleyecek nitelikte olduğundan söz edilemez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olması gerekmektedir. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, bagajın kaybı nedeniyle davacının kişilik haklarının ihlal edildiği sonucuna varılamayacağından koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hava taşıması zararı | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12049 E. 2014/19118 K.
Ortak:bagaj kaybı · kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · kâr kaybı · maddi tazminat · yasal faiz
İncelediğiniz karardaYapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağından koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… mekte haklı olduğu ancak talep edilen tutar fahiş olduğu için talebin kısmen kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi ve 3.075,86 TL «maddi tazminatın» 06.11.2013 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın «kişilik haklarını ihlal» eder nitelikte olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaYapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağı ve bu nedenle manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde davacı lehine yerinde olmayan gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… yle uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu'nu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, davacının bagajının kaybolmasından anılan Konvansiyon'un 19. maddesi uyarınca davalı «taşıyıcının sorumlu» bulunduğu, bu sorumluluğun aynı Konvansiyon'un 22-b maddesi gereğince sınırlı olduğu, davalının dosyaya sunduğu kayıp bagaj formunda, kayıp için ödenecek tutarın 1.131 SDR olarak belirlendiği, diğer bir deyişle davalının, sorumluluğunun üst sınırı üzerinden davacı için tazminat tahakkuk ettirdiği, dolayısıyla davacının bu miktarda «maddi tazminat» talep edebileceği, manevi tazminat koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.905,56 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden önce gerçekleştiğinden somut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · malvarlığına ilişkin dava · taşıyıcı
Benzer bu karardaDavaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden önce gerçekleştiğinden somut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata …
… yle uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu'nu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, davacının bagajının kaybolmasından anılan Konvansiyon'un 19. maddesi uyarınca davalı «taşıyıcının sorumlu» bulunduğu, bu sorumluluğun aynı Konvansiyon'un 22-b maddesi gereğince sınırlı olduğu, davalının dosyaya sunduğu kayıp bagaj formunda, kayıp için ödenecek tutarın 1.131 SDR olarak belirlendiği, diğer bir deyişle davalının, sorumluluğunun üst sınırı üzerinden davacı için tazminat tahakkuk ettirdiği, dolayısıyla davacının bu miktarda «maddi tazminat» talep edebileceği, manevi tazminat koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.905,56 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece, «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Havayolu taşıma sözleşmesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5385 E. 2019/6709 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · haksız fiil sorumluluğu · kişilik hakları · sözleşmeye aykırılık · kâr kaybı · haksız fiil · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaAynı Yasa'nın 114/2. maddesinde ise, «haksız fiil sorumluluğuna» ilişkin hükümlerin kıyasen «sözleşmeye aykırılık» hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağından koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın «kişilik haklarını ihlal» eder nitelikte olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 114/2. maddesinde ise, «haksız fiil sorumluluğuna» ilişkin hükümlerin kıyasen «sözleşmeye aykırılık» hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın «kişilik haklarını ihlal» eder nitelikte olması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Montreal Konvansiyonu’nun 22-b maddesinde yer alan «sınırlı sorumluluk» hali davacı tarafın özel bildirim yapmadığı gözetilerek 15kg kayıp yük x 19 SDR=285 SDR olup davacının somut olay için davalıdan karşılığı karar tarihine mümkün olan en yakın tarihli SDR/TL kuru ile belirlenmek üzere, 285 SDR'ye tekabül eden TL tutarı kadar «maddi tazminat» talep edebileceği, buna göre karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak toplam maddi tazminatın 1.683,86TL olduğu ve faizin de dava tarihinden itibaren işletilmesi g …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · taşıma sözleşmesi · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Montreal Konvansiyonu’nun 22-b maddesinde yer alan «sınırlı sorumluluk» hali davacı tarafın özel bildirim yapmadığı gözetilerek 15kg kayıp yük x 19 SDR=285 SDR olup davacının somut olay için davalıdan karşılığı karar tarihine mümkün olan en yakın tarihli SDR/TL kuru ile belirlenmek üzere, 285 SDR'ye tekabül eden TL tutarı kadar «maddi tazminat» talep edebileceği, buna göre karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak toplam maddi tazminatın 1.683,86TL olduğu ve faizin de dava tarihinden itibaren işletilmesi g …
2- Dava, havayolu ile yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıya ait ve «teslimi» gerçekleşmeyen bagajdan dolayı davalının maddi sorumluluğun Varşova Konvansiyonu ve bazı maddeleri tadil eden 4 no'lu Montreal Protokolü gereği üst tutarı oranında sınırlandırılması gerektiği, kaybolan eşyaların da davacıda elem, keder ve yoksunluk yarattığı gerekçesiyle; maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12033 E. 2018/4586 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · tüketici işlemi · taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı · cy/cy kaydı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacıya ait bagajın kaybolduğu, uluslararası «hava taşımasından» kaynaklanması sebebiyle uyuşmazlığa Montreal Konvensiyon hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından özel fayda «kaydı» bulunmamasından dolayı davalının 1.131 SDR den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın 4.556,69 TL'lik kısmı bakımından kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… i Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «taşıma sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
Somut olayda, davacı tüketici olup, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı alacak istemine ilişkin işbu davada, 05.11.2014 dava tarihi itibariyle, yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince «görevli» mahkeme tüketici mahkemesidir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6575 E. 2014/12690 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · maddi tazminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaManevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın «kişilik haklarını ihlal» eder nitelikte olması gerekmektedir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağından koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… mekte haklı olduğu ancak talep edilen tutar fahiş olduğu için talebin kısmen kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi ve 3.075,86 TL «maddi tazminatın» 06.11.2013 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaManevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) «kişilik haklarını ihlal» ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir.
Ağırlığında, eşyaların değerinin de 8.490 Dolar olduğunun belirtildiği, davalının ise, davacıya «geç teslim» edilen 3 adet bagajın toplam ağırlığının 74 kg. ve sorumluluğun üst sınırının Varşova Konvansiyonu, Lahey Konvansiyonu ve 4 sayılı Montreal Protokolüne göre kg. başına 17 SDR ile sınırlı olup, hesaplama formülü uyarınca 20 USD üzerinden 1.480 USD ile sınırlı olduğunun savunulduğu, «bilirkişi incelemesi» sonucu davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1480 USD olarak saptandığı, karar davalı vekilince temyiz edilmediğinden, ilk kararda 74 kg. üzerinden hesaplanan tazminat tutarının davacı lehine «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 1.480,00 ABD Doları «maddi tazminat» ile çantanın kaybolması nedeniyle duyulan üzüntü ve aranması sırasında çekilen sıkıntı nedeniyle taktiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlay …
Manevi zarar «malvarlığında» bir azalmayı değil ve fakat «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · geç teslim · ağır kusur · sınırlı sorumluluk · bilirkişi raporuna itiraz · malvarlığına ilişkin dava · usuli kazanılmış hak · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaAğırlığında, eşyaların değerinin de 8.490 Dolar olduğunun belirtildiği, davalının ise, davacıya «geç teslim» edilen 3 adet bagajın toplam ağırlığının 74 kg. ve sorumluluğun üst sınırının Varşova Konvansiyonu, Lahey Konvansiyonu ve 4 sayılı Montreal Protokolüne göre kg. başına 17 SDR ile sınırlı olup, hesaplama formülü uyarınca 20 USD üzerinden 1.480 USD ile sınırlı olduğunun savunulduğu, «bilirkişi incelemesi» sonucu davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1480 USD olarak saptandığı, karar davalı vekilince temyiz edilmediğinden, ilk kararda 74 kg. üzerinden hesaplanan tazminat tutarının davacı lehine «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 1.480,00 ABD Doları «maddi tazminat» ile çantanın kaybolması nedeniyle duyulan üzüntü ve aranması sırasında çekilen sıkıntı nedeniyle taktiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlay …
2-Dava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davalı havayolu şirketinin «sınırlı sorumluluğu» kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir.
Bu durum karşısında «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak gecikme ve el çantası fişinin yanlış düzenlenmesinde davalının sorumluluğunun tartışılarak, davacının «ağır kusur» iddiasının da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken mali müşavir bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, davacı 2 valizin gecikmeyle «teslim» edildiğini, bundan dolayı «masraf» yaptığını, el çantası bagaj fişinde ise gidecek yerin FNA yerine ROB olarak yazılması nedeniyle kaybolduğunu bu nedenle davalının ağır kusurlu olduğunu iddia etmiş, «bilirkişi raporuna itirazlarında» da bu iddialarını yinelemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/728 E. 2019/7962 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırı · gerçek zarar · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, dosyadaki deliller ile «ibraz» olunan bilgiler ve belgeler ile bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve davacının ve davalının dilekçelerine göre yapılan incelemede, dava konusu hizmetin ayıplı hizmet olduğu, bilirkişi raporunda da belirtilen yasal düzenlemeler ve Montreal Sözleşmesinde «sorumluluk sınırının» 1131 SDR olarak belirlendiği dikkate alınarak, davacının sorumlu olduğu miktarın 1131 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle dava konusu takibin 5.428,00 TL üzerine devamına ve «icra inkar tazminatı» ödenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu durumda, açıklanan hususlar dikkate alınarak, mahkemece öncelikle davacının «gerçek zararının» belirlenmesi ve sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde, yetersiz gerekçeyle ve «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektimiştir.
Ancak, mahkemece neden bilirkişi raporuna itibar edilmediği karar yerinde tartışılmadığı gibi, 1131 SDR’nin davalının sorumluluğunun üst sınırı olduğu ve davacının «gerçek zararının» 1131 SDR karşılığını aşması halinde davalının sorumluluğunun 1131 SDR olarak belirlenebileceği, davacının gerçek zararının 1131 SDR karşılığının altında kalması ha …
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8620 E. 2017/7139 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · sözleşmeye aykırılık · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaManevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın «kişilik haklarını ihlal» eder nitelikte olması gerekmektedir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağından koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… mekte haklı olduğu ancak talep edilen tutar fahiş olduğu için talebin kısmen kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi ve 3.075,86 TL «maddi tazminatın» 06.11.2013 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece davacının, davalı «taşıyıcıya» ait otobüse «teslim» ettiği ve içinde giyim eşyalarının yer aldığı bagajın kaybolması nedeniyle «kişilik haklarının» zedelendiği ve manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, her «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait bagajın İzmir'de davalı şirkete ait otobüsün çalışanlarına «teslim» edildikten sonra kaybolduğu, davalının bagajın kaybolması nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğundan uğradığı maddi zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu, faturalı eşyalarla birlikte 2.867.00 TL tutarındaki faturasız eşyaların da TBK’nın 50/2 hükmüne göre talep edebileceği ayrıca, olayın oluş, vasıf ve hususiyetleri, «kusur» durumları, davacının çektiği acı ve ızdırapları, elem ve teessürü, tarafların belirlenen ekonomik ve sosyal durumları nazara alınarak 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedilebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 4.754,00 TL «maddi tazminatın» 26/10/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil ve fakat «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu manevi acı ve ızdırabı ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · kusur · teslim
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait bagajın İzmir'de davalı şirkete ait otobüsün çalışanlarına «teslim» edildikten sonra kaybolduğu, davalının bagajın kaybolması nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğundan uğradığı maddi zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu, faturalı eşyalarla birlikte 2.867.00 TL tutarındaki faturasız eşyaların da TBK’nın 50/2 hükmüne göre talep edebileceği ayrıca, olayın oluş, vasıf ve hususiyetleri, «kusur» durumları, davacının çektiği acı ve ızdırapları, elem ve teessürü, tarafların belirlenen ekonomik ve sosyal durumları nazara alınarak 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedilebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 4.754,00 TL «maddi tazminatın» 26/10/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davacının, davalı «taşıyıcıya» ait otobüse «teslim» ettiği ve içinde giyim eşyalarının yer aldığı bagajın kaybolması nedeniyle «kişilik haklarının» zedelendiği ve manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, her «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2866 E. , 2018/6801 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/04/2016 tarih ve 2014/1401-2016/323 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, bir şairin yeni şiir kitabı dolasıyla yapılan lansman toplantısına katılmak üzere, davalı havayolu şirketi ile ...’dan ... Havalimanı’na seyahat ettiğini, ... Havalimanı’na indiğinde bagajını bulamadığını, durumun davalı şirket yetkilerine iletilmesi neticesinde yapılan incelemeyle bagajın kaybolduğunun anlaşıldığını, kaybolan bagajda davacıya ait 8.396,00 TL değerinde eşya bulunduğunu, eşyaların bedelinin ödenmesi için davalı yana başvurulmuşsa da sonuç alınamadığını, kaybolan eşyaların gerçek değerinin davacıya iadesi gerektiğini, davacının, bagajının kaybolması sebebiyle seyahatinin büyük bir kısmını yeni kıyafetler almak için harcadığını ve bu durumun kendisini manevi olarak yıprattığını ileri sürerek, 8.396,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, Montreal Konvansiyon’u hükümlerine göre, davalı şirketin taşımadan kaynaklanan sorumluluğunun sınırlı bir sorumluluk olduğunu, davacıya, sınırlı sorumluluk hükümlerine göre belirlenen 1.300 Euro bedeli ödemeyi teklif etmişseler de tekliflerinin kabul görmediğini ve somut olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, somut olay bakımından uygulanması gereken Montreal Konvensiyonu hükümlerine göre, havayolu şirketlerinin taşımadan kaynaklanan sorumluluğunun yolcu başına 1131 SDR ile sınırlı tutulduğu, davacı tarafından özel bir bildirim yapılmadığı için taşıma tarihi olan 21 02.2013 tarihi itibarı ile davalıdan talep edilebilecek tutarın üst limitinin 3.075,86 TL olduğu, davacının, bavulunun kaybolması sebebiyle manevi olarak yıprandığı, bu nedenle manevi tazminat istemekte haklı olduğu ancak talep edilen tutar fahiş olduğu için talebin kısmen kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi ve 3.075,86 TL maddi tazminatın 06.11.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) HUMK 432. maddesine göre, temyiz süresi 15 gün olup, bu süre, ilamın taraflardan birine tebliğiyle birlikte işlemeye başlar. Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından 17/02/2016 havale tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş ise de, gerekçeli kararın kendisine 01/02/2017 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, vaki temyiz isteminin, anılan Yasa hükmüyle belirlenen süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşılmıştır. HUMK 432/4. maddesine göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK 432/4.
maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-) Dava, hava yolu taşımasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda özetlendiği şekilde, davacı yararına 5.000TLmanevi tazminata hükmedilmiştir.
Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, uğradığı manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Aynı Yasa'nın 114/2. maddesinde ise, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyasen sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, sözleşmeye aykırı bir davranış sebebiyle kişilik hakları zarar gören kişinin manevi tazminat talep etme hakkı mevcuttur.
Ancak, her borca aykırı davranışın da kişilik haklarını zedeleyecek nitelikte olduğundan söz edilemez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olması gerekmektedir. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, bagajın kaybı nedeniyle davacının kişilik haklarının ihlal edildiği sonucuna varılamayacağından koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/461331700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz