Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6575 E. 2014/12690 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk üst sınırı (sdr)↗ montreal protokolü↗ kişilik haklarının ihlali↗ hava taşıması↗ varşova konvansiyonu↗ geç teslim↗ sdr↗ ağır kusur↗ sınırlı sorumluluk↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ kişilik hakları↗ malvarlığına ilişkin dava↗ usuli kazanılmış hak↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ taşıma sözleşmesi↗ kazanılmış hak↗ protokol↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ kusur↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça uluslararası yolcu taşıma sırasında el çantası olarak nitelendirdiği çantanın valiz olarak bagaja alındığı, bu çanta içinde 3.500 USD para, 10 adet cep telefonu, 1 adet Laptop, 1 adet bilgisayar ekranı, klavye mouse ve 2 adet hard disk bulunduğu, çantanın 16 kg. Ağırlığında, eşyaların değerinin de 8.490 Dolar olduğunun belirtildiği, davalının ise, davacıya geç teslim edilen 3 adet bagajın toplam ağırlığının 74 kg. ve sorumluluğun üst sınırının Varşova Konvansiyonu, Lahey Konvansiyonu ve 4 sayılı Montreal Protokolüne göre kg. başına 17 SDR ile sınırlı olup, hesaplama formülü uyarınca 20 USD üzerinden 1.480 USD ile sınırlı olduğunun savunulduğu, bilirkişi incelemesi sonucu davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1480 USD olarak saptandığı, karar davalı vekilince temyiz edilmediğinden, ilk kararda 74 kg. üzerinden hesaplanan tazminat tutarının davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 1.480,00 ABD Doları maddi tazminat ile çantanın kaybolması nedeniyle duyulan üzüntü ve aranması sırasında çekilen sıkıntı nedeniyle taktiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ile davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davalı havayolu şirketinin sınırlı sorumluluğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. Ancak, davacı 2 valizin gecikmeyle teslim edildiğini, bundan dolayı masraf yaptığını, el çantası bagaj fişinde ise gidecek yerin FNA yerine ROB olarak yazılması nedeniyle kaybolduğunu bu nedenle davalının ağır kusurlu olduğunu iddia etmiş, bilirkişi raporuna itirazlarında da bu iddialarını yinelemiştir. Ancak, mahkemece bu iddia ve itirazlar üzerinde durulmamıştır. Bu durum karşısında hava taşıması konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak gecikme ve el çantası fişinin yanlış düzenlenmesinde davalının sorumluluğunun tartışılarak, davacının ağır kusur iddiasının da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken mali müşavir bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, mahkemece davacının çantasının kaybolması nedeniyle duyulan üzüntü ve aranması sırasında çekilen sıkıntı gerekçe gösterilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Manevi zarar malvarlığında bir azalmayı değil ve fakat kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre, kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir. Borçlar Kanunu'nun 98. maddesinin ikinci fıkrasında "haksız fiillerden mütevellit mesuliyete müteallik hükümler kıyasen akde muhalif hareketlere de tatbik olunur" tarzında yapılan yollamanın kapsamına manevi tazminat da girmektedir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) kişilik haklarını ihlal ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir. Ancak her borca aykırılık da kişilik haklarını zedelemez. Yapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde ve davacının iddia ettiği olayların kişilik hakkını (örneğin hayatını, sağlığını, vücut bütünlüğünü, şeref ve haysiyetini) nasıl ihlal ettiği hususu açıklanmadan davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hava taşıması zararı | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12049 E. 2014/19118 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · hava taşıması · sınırlı sorumluluk · kişilik hakları · malvarlığına ilişkin dava · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaManevi zarar «malvarlığında» bir azalmayı değil ve fakat «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) «kişilik haklarını ihlal» ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir.
Ağırlığında, eşyaların değerinin de 8.490 Dolar olduğunun belirtildiği, davalının ise, davacıya «geç teslim» edilen 3 adet bagajın toplam ağırlığının 74 kg. ve sorumluluğun üst sınırının Varşova Konvansiyonu, Lahey Konvansiyonu ve 4 sayılı Montreal Protokolüne göre kg. başına 17 SDR ile sınırlı olup, hesaplama formülü uyarınca 20 USD üzerinden 1.480 USD ile sınırlı olduğunun savunulduğu, «bilirkişi incelemesi» sonucu davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1480 USD olarak saptandığı, karar davalı vekilince temyiz edilmediğinden, ilk kararda 74 kg. üzerinden hesaplanan tazminat tutarının davacı lehine «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 1.480,00 ABD Doları «maddi tazminat» ile çantanın kaybolması nedeniyle duyulan üzüntü ve aranması sırasında çekilen sıkıntı nedeniyle taktiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlay …
Benzer bu karardaManevi zarar «malvarlığında» bir azalmayı değil ve fakat «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) «kişilik haklarını ihlal» ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir.
Yapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağı ve bu nedenle manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde davacı lehine yerinde olmayan gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · sorumluluk sınırlaması · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı · taşıyıcı · yasal faiz
Benzer bu karardaDavaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden önce gerçekleştiğinden somut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata …
… yle uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu'nu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, davacının bagajının kaybolmasından anılan Konvansiyon'un 19. maddesi uyarınca davalı «taşıyıcının sorumlu» bulunduğu, bu sorumluluğun aynı Konvansiyon'un 22-b maddesi gereğince sınırlı olduğu, davalının dosyaya sunduğu kayıp bagaj formunda, kayıp için ödenecek tutarın 1.131 SDR olarak belirlendiği, diğer bir deyişle davalının, sorumluluğunun üst sınırı üzerinden davacı için tazminat tahakkuk ettirdiği, dolayısıyla davacının bu miktarda «maddi tazminat» talep edebileceği, manevi tazminat koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.905,56 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece, «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağı ve bu nedenle manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde davacı lehine yerinde olmayan gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/491 E. 2013/1364 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaAğırlığında, eşyaların değerinin de 8.490 Dolar olduğunun belirtildiği, davalının ise, davacıya «geç teslim» edilen 3 adet bagajın toplam ağırlığının 74 kg. ve sorumluluğun üst sınırının Varşova Konvansiyonu, Lahey Konvansiyonu ve 4 sayılı Montreal Protokolüne göre kg. başına 17 SDR ile sınırlı olup, hesaplama formülü uyarınca 20 USD üzerinden 1.480 USD ile sınırlı olduğunun savunulduğu, «bilirkişi incelemesi» sonucu davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1480 USD olarak saptandığı, karar davalı vekilince temyiz edilmediğinden, ilk kararda 74 kg. üzerinden hesaplanan tazminat tutarının davacı lehine «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 1.480,00 ABD Doları «maddi tazminat» ile çantanın kaybolması nedeniyle duyulan üzüntü ve aranması sırasında çekilen sıkıntı nedeniyle taktiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlay …
2-Dava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davalı havayolu şirketinin «sınırlı sorumluluğu» kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir.
Ancak, davacı 2 valizin gecikmeyle «teslim» edildiğini, bundan dolayı «masraf» yaptığını, el çantası bagaj fişinde ise gidecek yerin FNA yerine ROB olarak yazılması nedeniyle kaybolduğunu bu nedenle davalının ağır kusurlu olduğunu iddia etmiş, «bilirkişi raporuna itirazlarında» da bu iddialarını yinelemiştir.
Benzer bu kararda… cı, dava dilekçesinde manevi tazminat talep etmiş ise de, daha sonra manevi tazminat talebinin bulunmadığını, kaybolan eşyalarının bedelini istediğini beyan ettiği, «teslim» alınan ve içerisindeki eşyaların bir kısmının kaybolduğu bildirilen valizin, davacının eşi adına kesilen 32 kg ağırlığındaki bagaj fişiyle işlem gördüğü, bu hususta taraflar arasında ihtilaf olmadığı, kayıp eşya bildiriminin davacı eş tarafından yapılmış olmasının sonuca etkili olamayacağı, davacının eşine ait bilet ve onun kaybolan bagajı nedeniyle zararın giderilmesini ve tazminini talep edemeyeceği, davada aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, havayolu ile taşımaya dayalı yolcu bagajının eksik «tesliminden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, uyuşmazlık hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda, «ibraz» olunan ve davacının eşi adına düzenlenmiş fişin de bagaj takip fişi niteliğinde olması uyuşmazlığın bagaj içinde taşınan eşyaya yönelik olduğu, davacının söz konusu eşya için düzenlenen faturalara dayandığı hususu dikkate alınarak işin esasının incelenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı gerekçeyle aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
… cı, dava dilekçesinde manevi tazminat talep etmiş ise de, daha sonra manevi tazminat talebinin bulunmadığını, kaybolan eşyalarının bedelini istediğini beyan ettiği, «teslim» alınan ve içerisindeki eşyaların bir kısmının kaybolduğu bildirilen valizin, davacının eşi adına kesilen 32 kg ağırlığındaki bagaj fişiyle işlem gördüğü, bu hususta taraflar arasında ihtilaf olmadığı, kayıp eşya bildiriminin davacı eş tarafından yapılmış olmasının sonuca etkili olamayacağı, davacının eşine ait bilet ve onun kaybolan bagajı nedeniyle zararın giderilmesini ve tazminini talep edemeyeceği, davada aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, havayolu ile taşımaya dayalı yolcu bagajının eksik «tesliminden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15627 E. 2015/1119 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · maddi tazminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaManevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) «kişilik haklarını ihlal» ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir.
Ağırlığında, eşyaların değerinin de 8.490 Dolar olduğunun belirtildiği, davalının ise, davacıya «geç teslim» edilen 3 adet bagajın toplam ağırlığının 74 kg. ve sorumluluğun üst sınırının Varşova Konvansiyonu, Lahey Konvansiyonu ve 4 sayılı Montreal Protokolüne göre kg. başına 17 SDR ile sınırlı olup, hesaplama formülü uyarınca 20 USD üzerinden 1.480 USD ile sınırlı olduğunun savunulduğu, «bilirkişi incelemesi» sonucu davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1480 USD olarak saptandığı, karar davalı vekilince temyiz edilmediğinden, ilk kararda 74 kg. üzerinden hesaplanan tazminat tutarının davacı lehine «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 1.480,00 ABD Doları «maddi tazminat» ile çantanın kaybolması nedeniyle duyulan üzüntü ve aranması sırasında çekilen sıkıntı nedeniyle taktiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlay …
Manevi zarar «malvarlığında» bir azalmayı değil ve fakat «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak «maddi tazminat» talebinin 1.332 TL üzerinden kabulüne, davalının «kaybına» neden olduğu davacıya ait valizin içerisinde bulunan eşyaların manevi değerlerinin olduğu ispat edilemediği gibi bu eşyaların kaybolmasının davacının «kişilik haklarını ihlal» niteliği de taşımadığı, Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bagaj kaybı · kâr kaybı
Benzer bu kararda2- Dava, «bagaj kaybı» sebebiyle oluşan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak «maddi tazminat» talebinin 1.332 TL üzerinden kabulüne, davalının «kaybına» neden olduğu davacıya ait valizin içerisinde bulunan eşyaların manevi değerlerinin olduğu ispat edilemediği gibi bu eşyaların kaybolmasının davacının «kişilik haklarını ihlal» niteliği de taşımadığı, Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11359 E. 2012/17432 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · maddi tazminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaAğırlığında, eşyaların değerinin de 8.490 Dolar olduğunun belirtildiği, davalının ise, davacıya «geç teslim» edilen 3 adet bagajın toplam ağırlığının 74 kg. ve sorumluluğun üst sınırının Varşova Konvansiyonu, Lahey Konvansiyonu ve 4 sayılı Montreal Protokolüne göre kg. başına 17 SDR ile sınırlı olup, hesaplama formülü uyarınca 20 USD üzerinden 1.480 USD ile sınırlı olduğunun savunulduğu, «bilirkişi incelemesi» sonucu davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1480 USD olarak saptandığı, karar davalı vekilince temyiz edilmediğinden, ilk kararda 74 kg. üzerinden hesaplanan tazminat tutarının davacı lehine «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 1.480,00 ABD Doları «maddi tazminat» ile çantanın kaybolması nedeniyle duyulan üzüntü ve aranması sırasında çekilen sıkıntı nedeniyle taktiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlay …
2-Dava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davalı havayolu şirketinin «sınırlı sorumluluğu» kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir.
Benzer bu kararda… una göre sorumluluğun üst sınırının eksik bagajın kg başına 250 Frank ile sınırlı olduğu, sorumluluğun üst sınırı olarak 17.040 TL kabul edilmesi gerektiği, dosyaya «ibraz» edilen faturlardan eşyaların değerinin, dava tarihi itibari ile 4.783,02 TL olduğu, bununla birlikte bu eşyaların tamamının kaybolan bagaj içinde olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı,ayrıca bu eşyaların tümünün bagaj içerisinde olmasının, bagajın boyutları da dikkate alındığında hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bununla birlikte davalı tarafın bagaj ve içindeki malzemelerin azami değerinin kg başına 20 USD olduğu yönündeki kurala göre karar verilmesinin adil olmayacağı, davacının maddi zararını karşılayamayacağı, davalının bagajın kaybında kusurlu olduğu, davacının herhangi bir kusurunun olmadığı ve davalının bagajının kaybolması nedeniyle üzüntü yaşamış olduğu gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile 2.391,51 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın, 21.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bagaj kaybı · kâr kaybı · yasal faiz · dava sebebi · ibraz
Benzer bu karardaSözleşmeye aykırı olarak «bagajın kaybı», tek başına manevi tazminat «sebebi» sayılamayacağından, bu konuda istemin reddi yerine talebin kabulü doğru görülmemiş, bu sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
… una göre sorumluluğun üst sınırının eksik bagajın kg başına 250 Frank ile sınırlı olduğu, sorumluluğun üst sınırı olarak 17.040 TL kabul edilmesi gerektiği, dosyaya «ibraz» edilen faturlardan eşyaların değerinin, dava tarihi itibari ile 4.783,02 TL olduğu, bununla birlikte bu eşyaların tamamının kaybolan bagaj içinde olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı,ayrıca bu eşyaların tümünün bagaj içerisinde olmasının, bagajın boyutları da dikkate alındığında hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bununla birlikte davalı tarafın bagaj ve içindeki malzemelerin azami değerinin kg başına 20 USD olduğu yönündeki kurala göre karar verilmesinin adil olmayacağı, davacının maddi zararını karşılayamayacağı, davalının bagajın kaybında kusurlu olduğu, davacının herhangi bir kusurunun olmadığı ve davalının bagajının kaybolması nedeniyle üzüntü yaşamış olduğu gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile 2.391,51 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın, 21.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Mahkemece, yazılı gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmiştir;ancak davacı yan manevi tazminat «sebebi» olarak kaybolan bagajda manevi değeri olan eşyaları olduğunu iddia etmiş ise de; toplanan delillerle bunu ispat edememiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6 E. 2016/6919 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · teslim
İncelediğiniz karardaManevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) «kişilik haklarını ihlal» ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir.
Ağırlığında, eşyaların değerinin de 8.490 Dolar olduğunun belirtildiği, davalının ise, davacıya «geç teslim» edilen 3 adet bagajın toplam ağırlığının 74 kg. ve sorumluluğun üst sınırının Varşova Konvansiyonu, Lahey Konvansiyonu ve 4 sayılı Montreal Protokolüne göre kg. başına 17 SDR ile sınırlı olup, hesaplama formülü uyarınca 20 USD üzerinden 1.480 USD ile sınırlı olduğunun savunulduğu, «bilirkişi incelemesi» sonucu davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1480 USD olarak saptandığı, karar davalı vekilince temyiz edilmediğinden, ilk kararda 74 kg. üzerinden hesaplanan tazminat tutarının davacı lehine «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 1.480,00 ABD Doları «maddi tazminat» ile çantanın kaybolması nedeniyle duyulan üzüntü ve aranması sırasında çekilen sıkıntı nedeniyle taktiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlay …
Ancak, davacı 2 valizin gecikmeyle «teslim» edildiğini, bundan dolayı «masraf» yaptığını, el çantası bagaj fişinde ise gidecek yerin FNA yerine ROB olarak yazılması nedeniyle kaybolduğunu bu nedenle davalının ağır kusurlu olduğunu iddia etmiş, «bilirkişi raporuna itirazlarında» da bu iddialarını yinelemiştir.
Benzer bu kararda886 uyarınca davacının maddi zararından sorumlu olduğu, davacı her ne kadar üzüntü yaşadığını ileri sürmüş ise de bu kayıplar sonrası yaşandığı ileri sürülen iddialarının MK'nın 24 ve BK'nın 58. maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulünün mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava, «teslim» edildiği iddia edilen bagajın kaybolması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarda açıklandığı gibi, bagaj fişi düzenleyip verme yükümlülüğünün davalı şirkette olduğundan bagajın «teslim» edildiğinin kabulü suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu karardaDosyada, «teslime» dair hiçbir delil mevcut olmayıp, gerekçesi açıklanmaksızın fiş düzenleme yükümlülüğünün davalının sorumluluğunda olduğu ve bagajın «taşıyan» davalıya teslim edildiğinin kabulü ile karar verilmesi doğru görülmeyip kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6575 E. , 2014/12690 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/12/2013
NUMARASI 2013/637-2013/652
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2013/637-2013/652 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket vasıtasıyla İstanbul-..../Sierra Leone uçuş hattında gerçekleştirdikleri seyahatleri esnasında teslim etmiş olduğu 2 adet bavul ile 1 adet el çantasının kaybolduğunu, bavulların yolculuktan 1 hafta sonra müvekkiline teslim edildiğini, ancak el çantasının teslim edilmediğini, el çantasının 16 kg ağırlığında olup içinde değerli eşya ve parasının bulunduğunu, tatili boyunca her hafta havayolu şirketine giderek el çantasının bulunup bulunmadığını sorgulamaktan ve bulunması için çaba göstermek zorunda kalmaktan dolayı tatilinin ızdırap haline dönüştüğünü belirterek el çantasında bulunan eşyaların değeri ile bulunması amaçlı yaptığı masrafların toplamı olan 11.000 Dolar maddi zararı ile 6.000 Dolar manevi zararının bu zararların oluşumuna sebebiyet veren davalıdan tahsiline tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kaybolan bavullarının kendisine teslim edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan dolayı sınırlı sorumluluk taşıdığını, davacının talep ettiği madi zararını ispata yarar belge sunamadığını,ayrıca davacının durumu müvekkiline ihbar etmediği için dava açma hakkının bulunmadığını, yine uluslararası taşımacılıkta uygulanması gereken Montreal Konvansiyonu gereği davacıların manevi zarar talep etme haklarının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça uluslararası yolcu taşıma sırasında el çantası olarak nitelendirdiği çantanın valiz olarak bagaja alındığı, bu çanta içinde 3.500 USD para, 10 adet cep telefonu, 1 adet Laptop, 1 adet bilgisayar ekranı, klavye mouse ve 2 adet hard disk bulunduğu, çantanın 16 kg. Ağırlığında, eşyaların değerinin de 8.490 Dolar olduğunun belirtildiği, davalının ise, davacıya geç teslim edilen 3 adet bagajın toplam ağırlığının 74 kg. ve sorumluluğun üst sınırının Varşova Konvansiyonu, Lahey Konvansiyonu ve 4 sayılı Montreal Protokolüne göre kg. başına 17 SDR ile sınırlı olup, hesaplama formülü uyarınca 20 USD üzerinden 1.480 USD ile sınırlı olduğunun savunulduğu, bilirkişi incelemesi sonucu davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1480 USD olarak saptandığı, karar davalı vekilince temyiz edilmediğinden, ilk kararda 74 kg.
üzerinden hesaplanan tazminat tutarının davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 1.480,00 ABD Doları maddi tazminat ile çantanın kaybolması nedeniyle duyulan üzüntü ve aranması sırasında çekilen sıkıntı nedeniyle taktiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ile davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davalı havayolu şirketinin sınırlı sorumluluğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. Ancak, davacı 2 valizin gecikmeyle teslim edildiğini, bundan dolayı masraf yaptığını, el çantası bagaj fişinde ise gidecek yerin FNA yerine ROB olarak yazılması nedeniyle kaybolduğunu bu nedenle davalının ağır kusurlu olduğunu iddia etmiş, bilirkişi raporuna itirazlarında da bu iddialarını yinelemiştir. Ancak, mahkemece bu iddia ve itirazlar üzerinde durulmamıştır. Bu durum karşısında hava taşıması konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak gecikme ve el çantası fişinin yanlış düzenlenmesinde davalının sorumluluğunun tartışılarak, davacının ağır kusur iddiasının da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken mali müşavir bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, mahkemece davacının çantasının kaybolması nedeniyle duyulan üzüntü ve aranması sırasında çekilen sıkıntı gerekçe gösterilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Manevi zarar malvarlığında bir azalmayı değil ve fakat kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre, kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir. Borçlar Kanunu'nun 98. maddesinin ikinci fıkrasında "haksız fiillerden mütevellit mesuliyete müteallik hükümler kıyasen akde muhalif hareketlere de tatbik olunur" tarzında yapılan yollamanın kapsamına manevi tazminat da girmektedir.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) kişilik haklarını ihlal ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir. Ancak her borca aykırılık da kişilik haklarını zedelemez. Yapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde ve davacının iddia ettiği olayların kişilik hakkını (örneğin hayatını, sağlığını, vücut bütünlüğünü, şeref ve haysiyetini) nasıl ihlal ettiği hususu açıklanmadan davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101880400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz