Hava taşıması zararı | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12049 E. 2014/19118 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hava taşıyıcısının sorumluluğu↗ bagaj kaybı↗ sorumluluk üst sınırı (sdr)↗ montreal protokolü↗ montreal konvansiyonu↗ kişilik haklarının ihlali↗ hava taşıması↗ varşova konvansiyonu↗ sorumluluk sınırlaması↗ sdr↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ kişilik hakları↗ gerçek zarar↗ malvarlığına ilişkin dava↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ kâr kaybı↗ protokol↗ taşıyıcı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın uluslararası olması nedeniyle uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu'nu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, davacının bagajının kaybolmasından anılan Konvansiyon'un 19. maddesi uyarınca davalı taşıyıcının sorumlu bulunduğu, bu sorumluluğun aynı Konvansiyon'un 22-b maddesi gereğince sınırlı olduğu, davalının dosyaya sunduğu kayıp bagaj formunda, kayıp için ödenecek tutarın 1.131 SDR olarak belirlendiği, diğer bir deyişle davalının, sorumluluğunun üst sınırı üzerinden davacı için tazminat tahakkuk ettirdiği, dolayısıyla davacının bu miktarda maddi tazminat talep edebileceği, manevi tazminat koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.905,56 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hava taşıması sırasında bagajın kaybolması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu bagaj kaybı, 26.03.2011 tarihinden önce gerçekleştiğinden somut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması yada hasara uğraması halinde hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk olup bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle gerçek zararının belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekmektedir. Somut olayda mahkemece, bagajın kaybı nedeniyle oluşan gerçek zarar tespit edilmeden doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece davacının çantasının kaybolması nedeniyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Manevi zarar malvarlığında bir azalmayı değil ve fakat kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. Zaman itibariyle somut uyuşmazlığa uygulanması gerekli mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre, kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir. Borçlar Kanunu'nun 98. maddesinin ikinci fıkrasında "haksız fiillerden mütevellit mesuliyete müteallik hükümler kıyasen akde muhalif hareketlere de tatbik olunur" tarzında yapılan yollamanın kapsamına manevi tazminat da girmektedir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) kişilik haklarını ihlal ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir. Ancak her borca aykırılık da kişilik haklarını zedelemez. Yapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda, bagajın kaybı nedeniyle davacının kişilik haklarının ihlal edildiği sonucuna varılamayacağı ve bu nedenle manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde davacı lehine yerinde olmayan gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5282 E. 2011/15663 K.
Ortak:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaDavaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden önce gerçekleştiğinden somut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata …
Somut olayda mahkemece, «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağı ve bu nedenle manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde davacı lehine yerinde olmayan gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4163 E. 2010/10055 K.
Ortak:hava taşıması · sınırlı sorumluluk · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaDavaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden önce gerçekleştiğinden somut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata …
2- Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece, «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ı bulunduğuna ve ek bir ücret ödendiğine dair belge bulunmadığı, Varşova Konvansiyonu Lahey Protokolü ve onu değiştiren 4 nolu Montreal Protokolü uyarınca davalının «sınırlı sorumlu» olduğu,buna göre 770,54 YTL maddi ve 2.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ve …
2-Dava «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Türk Sivil Havacılık Kanunu ve Varşova Konvansiyonu' nda bagajın ziyan ve «kaybı» halinde manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği bakımından herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu konuda Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Hava taşıması zararı | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15640 E. 2016/4224 K.
Ortak:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı · Hava taşıması zararı | Tazminat
İncelediğiniz karardaDavaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden önce gerçekleştiğinden somut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata …
Somut olayda mahkemece, «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağı ve bu nedenle manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde davacı lehine yerinde olmayan gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaKonvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
Somut olayda, mahkemece «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden ve «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6575 E. 2014/12690 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · hava taşıması · sınırlı sorumluluk · kişilik hakları · malvarlığına ilişkin dava · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaManevi zarar «malvarlığında» bir azalmayı değil ve fakat «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) «kişilik haklarını ihlal» ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir.
Yapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağı ve bu nedenle manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde davacı lehine yerinde olmayan gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaManevi zarar «malvarlığında» bir azalmayı değil ve fakat «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) «kişilik haklarını ihlal» ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir.
Ağırlığında, eşyaların değerinin de 8.490 Dolar olduğunun belirtildiği, davalının ise, davacıya «geç teslim» edilen 3 adet bagajın toplam ağırlığının 74 kg. ve sorumluluğun üst sınırının Varşova Konvansiyonu, Lahey Konvansiyonu ve 4 sayılı Montreal Protokolüne göre kg. başına 17 SDR ile sınırlı olup, hesaplama formülü uyarınca 20 USD üzerinden 1.480 USD ile sınırlı olduğunun savunulduğu, «bilirkişi incelemesi» sonucu davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1480 USD olarak saptandığı, karar davalı vekilince temyiz edilmediğinden, ilk kararda 74 kg. üzerinden hesaplanan tazminat tutarının davacı lehine «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 1.480,00 ABD Doları «maddi tazminat» ile çantanın kaybolması nedeniyle duyulan üzüntü ve aranması sırasında çekilen sıkıntı nedeniyle taktiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlay …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · ağır kusur · bilirkişi raporuna itiraz · usuli kazanılmış hak · taşıma sözleşmesi · kazanılmış hak · bilirkişi incelemesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaAğırlığında, eşyaların değerinin de 8.490 Dolar olduğunun belirtildiği, davalının ise, davacıya «geç teslim» edilen 3 adet bagajın toplam ağırlığının 74 kg. ve sorumluluğun üst sınırının Varşova Konvansiyonu, Lahey Konvansiyonu ve 4 sayılı Montreal Protokolüne göre kg. başına 17 SDR ile sınırlı olup, hesaplama formülü uyarınca 20 USD üzerinden 1.480 USD ile sınırlı olduğunun savunulduğu, «bilirkişi incelemesi» sonucu davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1480 USD olarak saptandığı, karar davalı vekilince temyiz edilmediğinden, ilk kararda 74 kg. üzerinden hesaplanan tazminat tutarının davacı lehine «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 1.480,00 ABD Doları «maddi tazminat» ile çantanın kaybolması nedeniyle duyulan üzüntü ve aranması sırasında çekilen sıkıntı nedeniyle taktiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlay …
Ancak, davacı 2 valizin gecikmeyle «teslim» edildiğini, bundan dolayı «masraf» yaptığını, el çantası bagaj fişinde ise gidecek yerin FNA yerine ROB olarak yazılması nedeniyle kaybolduğunu bu nedenle davalının ağır kusurlu olduğunu iddia etmiş, «bilirkişi raporuna itirazlarında» da bu iddialarını yinelemiştir.
2-Dava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davalı havayolu şirketinin «sınırlı sorumluluğu» kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir.
Bu durum karşısında «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak gecikme ve el çantası fişinin yanlış düzenlenmesinde davalının sorumluluğunun tartışılarak, davacının «ağır kusur» iddiasının da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken mali müşavir bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Havayolu taşıma sözleşmesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5385 E. 2019/6709 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · sınırlı sorumluluk · kişilik hakları · kâr kaybı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaYapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağı ve bu nedenle manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde davacı lehine yerinde olmayan gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Davaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden önce gerçekleştiğinden somut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata …
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) «kişilik haklarını ihlal» ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Montreal Konvansiyonu’nun 22-b maddesinde yer alan «sınırlı sorumluluk» hali davacı tarafın özel bildirim yapmadığı gözetilerek 15kg kayıp yük x 19 SDR=285 SDR olup davacının somut olay için davalıdan karşılığı karar tarihine mümkün olan en yakın tarihli SDR/TL kuru ile belirlenmek üzere, 285 SDR'ye tekabül eden TL tutarı kadar «maddi tazminat» talep edebileceği, buna göre karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak toplam maddi tazminatın 1.683,86TL olduğu ve faizin de dava tarihinden itibaren işletilmesi g …
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın «kişilik haklarını ihlal» eder nitelikte olması gerekmektedir.
Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil sorumluluğu · sözleşmeye aykırılık · taşıma sözleşmesi · haksız fiil · teslim
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 114/2. maddesinde ise, «haksız fiil sorumluluğuna» ilişkin hükümlerin kıyasen «sözleşmeye aykırılık» hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir.
2- Dava, havayolu ile yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıya ait ve «teslimi» gerçekleşmeyen bagajdan dolayı davalının maddi sorumluluğun Varşova Konvansiyonu ve bazı maddeleri tadil eden 4 no'lu Montreal Protokolü gereği üst tutarı oranında sınırlandırılması gerektiği, kaybolan eşyaların da davacıda elem, keder ve yoksunluk yarattığı gerekçesiyle; maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12049 E. , 2014/19118 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/03/2014
NUMARASI 2013/373-2014/166
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/03/2014 tarih ve 2013/373-2014/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davacı şirkete ait uçakla Kopenhag İstanbul arasında yolculuk yaptığını, varış yerinde çantasının bagajdan çıkmadığını, bunun üzerine havaalanında kayıp eşya müracaat tutanağı düzenlendiğini, daha sonra da davalı şirketçe bagajının bulunamadığını, söz konusu çanta içinde aile yadigarı olan altın kalem ve özel taşlı kutusu ile birlikte müvekkiline ait birçok özel eşyanın olduğunu, bu eşyaların kaybının müvekkilini oldukça üzdüğünü, ayrıca çanta içinde bulunan cüzdan ve banka kasa anahtarının kaybı nedeniyle de müvekkilinin bir takım ödemelerini aksattığını, davalı şirket çalışanlarının umarsız davranışları nedeniyle uzunca bir süre müvekkilinin bagajını aramak için havaalanlarına gidip geldiğini ileri sürerek, 20.000 TL maddi, 30.000 Tl manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşımanın tabi bulunduğu Montreal Konvansiyonu uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının bagajın içinde bulunduğunu iddia ettiği eşyalara ilişkin hiçbir ispat vesikası sunmadığını, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın uluslararası olması nedeniyle uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu'nu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, davacının bagajının kaybolmasından anılan Konvansiyon'un 19. maddesi uyarınca davalı taşıyıcının sorumlu bulunduğu, bu sorumluluğun aynı Konvansiyon'un 22-b maddesi gereğince sınırlı olduğu, davalının dosyaya sunduğu kayıp bagaj formunda, kayıp için ödenecek tutarın 1.131 SDR olarak belirlendiği, diğer bir deyişle davalının, sorumluluğunun üst sınırı üzerinden davacı için tazminat tahakkuk ettirdiği, dolayısıyla davacının bu miktarda maddi tazminat talep edebileceği, manevi tazminat koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.905,56 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hava taşıması sırasında bagajın kaybolması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu bagaj kaybı, 26.03.2011 tarihinden önce gerçekleştiğinden somut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması yada hasara uğraması halinde hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk olup bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle gerçek zararının belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekmektedir. Somut olayda mahkemece, bagajın kaybı nedeniyle oluşan gerçek zarar tespit edilmeden doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece davacının çantasının kaybolması nedeniyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Manevi zarar malvarlığında bir azalmayı değil ve fakat kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. Zaman itibariyle somut uyuşmazlığa uygulanması gerekli mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre, kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir. Borçlar Kanunu'nun 98. maddesinin ikinci fıkrasında "haksız fiillerden mütevellit mesuliyete müteallik hükümler kıyasen akde muhalif hareketlere de tatbik olunur" tarzında yapılan yollamanın kapsamına manevi tazminat da girmektedir.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) kişilik haklarını ihlal ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir. Ancak her borca aykırılık da kişilik haklarını zedelemez. Yapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda, bagajın kaybı nedeniyle davacının kişilik haklarının ihlal edildiği sonucuna varılamayacağı ve bu nedenle manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde davacı lehine yerinde olmayan gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102069900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz