Havayolu taşıma sözleşmesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5385 E. 2019/6709 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal protokolü↗ montreal konvansiyonu↗ sdr kuru↗ kişilik haklarının ihlali↗ varşova konvansiyonu↗ sdr↗ sınırlı sorumluluk↗ haksız fiil sorumluluğu↗ kişilik hakları↗ sözleşmeye aykırılık↗ taşıma sözleşmesi↗ tbk 99↗ kâr kaybı↗ protokol↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Montreal Konvansiyonu’nun 22-b maddesinde yer alan sınırlı sorumluluk hali davacı tarafın özel bildirim yapmadığı gözetilerek 15kg kayıp yük x 19 SDR=285 SDR olup davacının somut olay için davalıdan karşılığı karar tarihine mümkün olan en yakın tarihli SDR/TL kuru ile belirlenmek üzere, 285 SDR'ye tekabül eden TL tutarı kadar maddi tazminat talep edebileceği, buna göre karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak toplam maddi tazminatın 1.683,86TL olduğu ve faizin de dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği, ayrıca kayıp nedeniyle davacı tarafın duyduğu elem, keder, yoksunluktan kaynaklanan kaygı, hak ve nesafet kuralları gereğince duyulan manevi üzüntünün bir nebze de olsa giderilmesi maksadıyla takdiren 3.000,00 TL manevi tazminatın davalı taşıma şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, havayolu ile yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacıya ait ve teslimi gerçekleşmeyen bagajdan dolayı davalının maddi sorumluluğun Varşova Konvansiyonu ve bazı maddeleri tadil eden 4 no'lu Montreal Protokolü gereği üst tutarı oranında sınırlandırılması gerektiği, kaybolan eşyaların da davacıda elem, keder ve yoksunluk yarattığı gerekçesiyle; maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, uğradığı manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Aynı Yasa'nın 114/2. maddesinde ise, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyasen sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, sözleşmeye aykırı bir davranış sebebiyle kişilik hakları zarar gören kişinin manevi tazminat talep etme hakkı mevcuttur. Ancak, her borca aykırı davranışın da kişilik haklarını zedeleyecek nitelikte olduğundan söz edilemez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olması gerekmektedir. Somut olayda, bagajda bulunan eşyaların günlük kıyafetler olduğunun anlaşılması karşısında bu eşyaların kaybı nedeniyle davacının nasıl manevi zarara uğradığı açıklanmadan manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hava taşıması zararı | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12049 E. 2014/19118 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · sınırlı sorumluluk · kişilik hakları · kâr kaybı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Montreal Konvansiyonu’nun 22-b maddesinde yer alan «sınırlı sorumluluk» hali davacı tarafın özel bildirim yapmadığı gözetilerek 15kg kayıp yük x 19 SDR=285 SDR olup davacının somut olay için davalıdan karşılığı karar tarihine mümkün olan en yakın tarihli SDR/TL kuru ile belirlenmek üzere, 285 SDR'ye tekabül eden TL tutarı kadar «maddi tazminat» talep edebileceği, buna göre karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak toplam maddi tazminatın 1.683,86TL olduğu ve faizin de dava tarihinden itibaren işletilmesi g …
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın «kişilik haklarını ihlal» eder nitelikte olması gerekmektedir.
Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Benzer bu karardaYapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağı ve bu nedenle manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde davacı lehine yerinde olmayan gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Davaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden önce gerçekleştiğinden somut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata …
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) «kişilik haklarını ihlal» ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · malvarlığına ilişkin dava · taşıyıcı
Benzer bu karardaDavaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden önce gerçekleştiğinden somut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata …
… yle uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu'nu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, davacının bagajının kaybolmasından anılan Konvansiyon'un 19. maddesi uyarınca davalı «taşıyıcının sorumlu» bulunduğu, bu sorumluluğun aynı Konvansiyon'un 22-b maddesi gereğince sınırlı olduğu, davalının dosyaya sunduğu kayıp bagaj formunda, kayıp için ödenecek tutarın 1.131 SDR olarak belirlendiği, diğer bir deyişle davalının, sorumluluğunun üst sınırı üzerinden davacı için tazminat tahakkuk ettirdiği, dolayısıyla davacının bu miktarda «maddi tazminat» talep edebileceği, manevi tazminat koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.905,56 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece, «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2866 E. 2018/6801 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · haksız fiil sorumluluğu · kişilik hakları · sözleşmeye aykırılık · kâr kaybı · haksız fiil · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaAynı Yasa'nın 114/2. maddesinde ise, «haksız fiil sorumluluğuna» ilişkin hükümlerin kıyasen «sözleşmeye aykırılık» hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın «kişilik haklarını ihlal» eder nitelikte olması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Montreal Konvansiyonu’nun 22-b maddesinde yer alan «sınırlı sorumluluk» hali davacı tarafın özel bildirim yapmadığı gözetilerek 15kg kayıp yük x 19 SDR=285 SDR olup davacının somut olay için davalıdan karşılığı karar tarihine mümkün olan en yakın tarihli SDR/TL kuru ile belirlenmek üzere, 285 SDR'ye tekabül eden TL tutarı kadar «maddi tazminat» talep edebileceği, buna göre karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak toplam maddi tazminatın 1.683,86TL olduğu ve faizin de dava tarihinden itibaren işletilmesi g …
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 114/2. maddesinde ise, «haksız fiil sorumluluğuna» ilişkin hükümlerin kıyasen «sözleşmeye aykırılık» hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağından koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın «kişilik haklarını ihlal» eder nitelikte olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bagaj kaybı · havale · yasal faiz
Benzer bu kararda… mekte haklı olduğu ancak talep edilen tutar fahiş olduğu için talebin kısmen kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi ve 3.075,86 TL «maddi tazminatın» 06.11.2013 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından 17/02/2016 «havale» tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş ise de, gerekçeli kararın kendisine 01/02/2017 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, vaki temyiz isteminin, anılan Yasa hükmüyle belirlenen süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağından koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16906 E. 2013/14684 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · taşıma sözleşmesi · kâr kaybı · protokol · haksız fiil · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Montreal Konvansiyonu’nun 22-b maddesinde yer alan «sınırlı sorumluluk» hali davacı tarafın özel bildirim yapmadığı gözetilerek 15kg kayıp yük x 19 SDR=285 SDR olup davacının somut olay için davalıdan karşılığı karar tarihine mümkün olan en yakın tarihli SDR/TL kuru ile belirlenmek üzere, 285 SDR'ye tekabül eden TL tutarı kadar «maddi tazminat» talep edebileceği, buna göre karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak toplam maddi tazminatın 1.683,86TL olduğu ve faizin de dava tarihinden itibaren işletilmesi g …
2- Dava, havayolu ile yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Aynı Yasa'nın 114/2. maddesinde ise, «haksız fiil sorumluluğuna» ilişkin hükümlerin kıyasen «sözleşmeye aykırılık» hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… irket tarafından ödendiği,...'in davacı şirkete ait fuarda kullanılacak eşyaları taşıdığı, kaybolan bagaj her ne kadar... adına kayıtlı ve taşınan kişide... ise de, «taşıma sözleşmesinin» direk tarafı olmayan davacı şirketin eşyaların kaybından dolayı zarara uğrayan olması nedeniyle, davalı şirketin «haksız fiil» hükümlerine göre, bu zararı karşılamakla yükümlü olduğu, taşıma sözleşmesini içeren bilet üzerinde, «taşıyıcının» bagaj kaybından dolayı sorumluluğunu 20 Kilogram ve kg başına 20 USD ile sınırladığı, ancak uluslararası «hava taşımalarına» ilişkin Varşova Sözleşmesi'nin uygulanması gerektiği, 15.02.1993 gün ve 93/4166 karar sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Varşova Konvansiyonu'nun ve buna ilişkin Guatemale City Protokolu, 3 sayılı Montreal Ek Protokolü ve 4 sayılı Montreal Protokolü'nün onaylandığı, böylece milletlerarası bir sözleşmenin ve buna bağlı «protokollerin» Türkiye'de uygulanabilirliğinin kabul edildiği, 3 sayılı Montreal Ek Protokolünden bagaj taşıması sırasında «taşıyıcının sorumluluğunun» 1.000 özel çekme hakkı SDR ile sınırlandırıldığı, 4 sayılı Montreal Ek Protokolünde ise 22. maddede ki yük taşınmasında sorumluluğun 17 SDR ile sınırlandırıldığı, ancak madde XXIV ile Guatemala City Protokolü veya 3 sayılı Montreal Ek Protokolünde tesis olunan hükümlerin 4 sayılı protokol ile tesis olunan hükümlerden üstün olacağının kabul edildiği, bu nedenle de olayımızda, 3 sayılı Montreal Ek Protokolünün uygulanması gerektiği, bagajın kaybolduğunun sabit olduğu, bagaj kaybından dolayı «taşıyan» davalı şirketin sorumlu olduğu, davalı taşıyan şirketin veya elemanlarının kastı veya ağır kusurundan bahsedilemeyeceği, davacının taşınan bagajın daha fazla değerde olduğuna dair taşıyıcıya bir bildiriminin bulunmadığı, davacının «gerçek zararının» daha fazla olduğu ancak, sınırlayıcı hükümler nedeniyle ve Montreal Protokolü göz önüne alınarak «taşıyıcının sınırlı sorumluluğundan» dolayı hüküm tarihindeki 1.000 SDR karşılığının davalıdan tahsilinin gerektiği, davacının bagaj kaybından dolayı manevi zarara uğradığını ve bu «kaybın» kendisinde büyük bir elem ve ızdıraba sebep olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebinin reddine, «maddi tazminat» talebinin kubulü ile 1.000 SDR karşılığı 2.862,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, bu miktara 17/06/2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizinin» uygulanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · hava taşıması · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıyıcı · taşıyan · avans faizi
Benzer bu kararda… irket tarafından ödendiği,...'in davacı şirkete ait fuarda kullanılacak eşyaları taşıdığı, kaybolan bagaj her ne kadar... adına kayıtlı ve taşınan kişide... ise de, «taşıma sözleşmesinin» direk tarafı olmayan davacı şirketin eşyaların kaybından dolayı zarara uğrayan olması nedeniyle, davalı şirketin «haksız fiil» hükümlerine göre, bu zararı karşılamakla yükümlü olduğu, taşıma sözleşmesini içeren bilet üzerinde, «taşıyıcının» bagaj kaybından dolayı sorumluluğunu 20 Kilogram ve kg başına 20 USD ile sınırladığı, ancak uluslararası «hava taşımalarına» ilişkin Varşova Sözleşmesi'nin uygulanması gerektiği, 15.02.1993 gün ve 93/4166 karar sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Varşova Konvansiyonu'nun ve buna ilişkin Guatemale City Protokolu, 3 sayılı Montreal Ek Protokolü ve 4 sayılı Montreal Protokolü'nün onaylandığı, böylece milletlerarası bir sözleşmenin ve buna bağlı «protokollerin» Türkiye'de uygulanabilirliğinin kabul edildiği, 3 sayılı Montreal Ek Protokolünden bagaj taşıması sırasında «taşıyıcının sorumluluğunun» 1.000 özel çekme hakkı SDR ile sınırlandırıldığı, 4 sayılı Montreal Ek Protokolünde ise 22. maddede ki yük taşınmasında sorumluluğun 17 SDR ile sınırlandırıldığı, ancak madde XXIV ile Guatemala City Protokolü veya 3 sayılı Montreal Ek Protokolünde tesis olunan hükümlerin 4 sayılı protokol ile tesis olunan hükümlerden üstün olacağının kabul edildiği, bu nedenle de olayımızda, 3 sayılı Montreal Ek Protokolünün uygulanması gerektiği, bagajın kaybolduğunun sabit olduğu, bagaj kaybından dolayı «taşıyan» davalı şirketin sorumlu olduğu, davalı taşıyan şirketin veya elemanlarının kastı veya ağır kusurundan bahsedilemeyeceği, davacının taşınan bagajın daha fazla değerde olduğuna dair taşıyıcıya bir bildiriminin bulunmadığı, davacının «gerçek zararının» daha fazla olduğu ancak, sınırlayıcı hükümler nedeniyle ve Montreal Protokolü göz önüne alınarak «taşıyıcının sınırlı sorumluluğundan» dolayı hüküm tarihindeki 1.000 SDR karşılığının davalıdan tahsilinin gerektiği, davacının bagaj kaybından dolayı manevi zarara uğradığını ve bu «kaybın» kendisinde büyük bir elem ve ızdıraba sebep olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebinin reddine, «maddi tazminat» talebinin kubulü ile 1.000 SDR karşılığı 2.862,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, bu miktara 17/06/2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizinin» uygulanmasına karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1589 E. 2013/2442 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · sözleşmeye aykırılık · kâr kaybı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaManevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın «kişilik haklarını ihlal» eder nitelikte olması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Montreal Konvansiyonu’nun 22-b maddesinde yer alan «sınırlı sorumluluk» hali davacı tarafın özel bildirim yapmadığı gözetilerek 15kg kayıp yük x 19 SDR=285 SDR olup davacının somut olay için davalıdan karşılığı karar tarihine mümkün olan en yakın tarihli SDR/TL kuru ile belirlenmek üzere, 285 SDR'ye tekabül eden TL tutarı kadar «maddi tazminat» talep edebileceği, buna göre karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak toplam maddi tazminatın 1.683,86TL olduğu ve faizin de dava tarihinden itibaren işletilmesi g …
Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Ancak, «sözleşmeye aykırılık» nedeni ile manevi tazminat istenebilmesi için davalının eylemi sonucunda davacının «kişilik haklarının ihlal» edilmesi gerekmektedir.
SDR'den 510 SDR (Özel Çekme Hakkı) olduğu, öte yandan tatil için seyahat eden davacının «bagajının kaybı» dolayısıyla üzüntü de duyduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 510 SDR'nin karar tarihindeki SDR kuru karşılığı 1.489,91 TL «maddi tazminat» ile, 500 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, aşan istemlerin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı valizinin kaybolması nedeni ile tatilinin kabusa dönüştüğünü ileri sürmüş ise de bu kayıplar sonrası yaşandığı ileri sürülen davacı iddialarının MK ... ve BK 49. maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bagaj kaybı · yasal faiz
Benzer bu karardaSDR'den 510 SDR (Özel Çekme Hakkı) olduğu, öte yandan tatil için seyahat eden davacının «bagajının kaybı» dolayısıyla üzüntü de duyduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 510 SDR'nin karar tarihindeki SDR kuru karşılığı 1.489,91 TL «maddi tazminat» ile, 500 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, aşan istemlerin reddine karar verilmiştir.
-
Havayolu taşıma sözleşmesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4837 E. 2019/6257 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · taşıma sözleşmesi · kâr kaybı · maddi tazminat · Havayolu taşıma sözleşmesinden tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Montreal Konvansiyonu’nun 22-b maddesinde yer alan «sınırlı sorumluluk» hali davacı tarafın özel bildirim yapmadığı gözetilerek 15kg kayıp yük x 19 SDR=285 SDR olup davacının somut olay için davalıdan karşılığı karar tarihine mümkün olan en yakın tarihli SDR/TL kuru ile belirlenmek üzere, 285 SDR'ye tekabül eden TL tutarı kadar «maddi tazminat» talep edebileceği, buna göre karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak toplam maddi tazminatın 1.683,86TL olduğu ve faizin de dava tarihinden itibaren işletilmesi g …
2- Dava, havayolu ile yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, bagajda bulunan eşyaların günlük kıyafetler olduğunun anlaşılması karşısında bu eşyaların «kaybı» nedeniyle davacının nasıl manevi zarara uğradığı açıklanmadan manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda1- Dava, havayolu ile yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup Mahkemece «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu’nun 106. maddesi yollamasıyla somut olayda, davaya konu «bagaj kaybının» 26.03.2011 tarihinden sonra gerçekleştiği ve bu nedenle Varşova Konvansiyonu'nun 26.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde hava «taşıyıcısının sınırlı sorumlu» olduğuna dair hükümlerinin uygulanması yerinde ise de; havayolu taşıyıcısının bagajdan doğan sorumluluğunun üst sınırının 1131 SDR olduğu kabul edilip, öncelikle davacının «gerçek zararının» hesaplanıp, bu zararın 1131 SDR’nin altında kalması halinde gerçek zarara, üstünde çıkması halinde ise 1131 SDR ile sınırlı sorumluluğa karar verilmesi, hesaplama yapılırken SDR kurunun karar tarihinde TCMB nezdinde «ilan» edilen karşılığının dikkate alınması gerekirken, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, kg başına 17 SDR’den 14 kg bagaj karşılığı 238 SDR’nin …
2- Davacı vekilinin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin temyiz istemlerine gelince, Varşova Konvansiyonu'nun 26.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesi uyarınca havayolu «taşıyıcısının sorumluluğunu sınırlandıran» hükümler sadece «maddi tazminat» istemlere ilişkin olduğundan, manevi tazminata dair istemlerin «sınırlı sorumluluk» miktarı gözetilerek reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bagaj kaybı · taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluk sınırlaması · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · emredici hüküm · taşıyıcı · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu’nun 106. maddesi yollamasıyla somut olayda, davaya konu «bagaj kaybının» 26.03.2011 tarihinden sonra gerçekleştiği ve bu nedenle Varşova Konvansiyonu'nun 26.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde hava «taşıyıcısının sınırlı sorumlu» olduğuna dair hükümlerinin uygulanması yerinde ise de; havayolu taşıyıcısının bagajdan doğan sorumluluğunun üst sınırının 1131 SDR olduğu kabul edilip, öncelikle davacının «gerçek zararının» hesaplanıp, bu zararın 1131 SDR’nin altında kalması halinde gerçek zarara, üstünde çıkması halinde ise 1131 SDR ile sınırlı sorumluluğa karar verilmesi, hesaplama yapılırken SDR kurunun karar tarihinde TCMB nezdinde «ilan» edilen karşılığının dikkate alınması gerekirken, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, kg başına 17 SDR’den 14 kg bagaj karşılığı 238 SDR’nin …
2- Davacı vekilinin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin temyiz istemlerine gelince, Varşova Konvansiyonu'nun 26.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesi uyarınca havayolu «taşıyıcısının sorumluluğunu sınırlandıran» hükümler sadece «maddi tazminat» istemlere ilişkin olduğundan, manevi tazminata dair istemlerin «sınırlı sorumluluk» miktarı gözetilerek reddine karar verilmesi doğru değildir.
… nırlı olacağı; kaybolan bagajdaki eşyaların maddi değerinin 1.017,02 TL 'nin üstünde bulunmasına rağmen ayrıca manevi tazminata hükmedilemediği gerekçesiyle davanın «maddi tazminat» talebi açısından kısmen kabulü ile kayıp bavul bedeli 1.017,02 TL ve «ihtarname» «masrafı» 154,16 TL olmak üzere toplam 1.171,18 TL maddi tazminatın 13.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; manevi tazminat talebinin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Ancak, her «bagaj kaybı» manevi tazminatı gerektirmeyip, davacının kaybolan eşyasının manevi zararına sebebiyet verip vermeyeceği değerlendirilmelidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5385 E. , 2019/6709 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 24/04/2018 tarih ve 2016/864-2018/488 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 19/02/2013 tarihinde davalıya ait uçak ile Diyarbakır'dan Ankara'ya yolculuk ettiğini, ancak müvekkilinin 5.000,00 TL'yi aşkın değerindeki eşyasının bavulu ile birlikte uçağın bagajında kaybolduğunu, bu olay üzerine müvekkilinin davalı kuruma başvurarak kaybolan bavul ile birlikte içindeki eşyaların bedeli olan 4.730,00 TL'nin kendisine ödenmesini istediğini, ancak davalı kurumun müvekkiline çok düşük bir bedel ödemeyi teklif ettiğini, kaybolan eşyaların bazılarının müvekkiline hediye edilen eşyalar olması nedeniyle müvekkilinin manevi yönden derin acı ve ıstırap duyduğunu ileri sürerek şimdilik 4.000,00 TL maddi tazminat ile 4.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ortaklık tarafından davacı yolcuya sınırlı sorumluluk kapsamında serbest bagaj taşıma hakkı olan 15 kg üzerinden, 15 kg x 20 USD = 300 USD karşılığı 540,00 TL teklif edildiğini, ancak bu teklifin davacı/yolcu tarafından kabul edilmediğini, davacının geriye dönük olay tarihinden itibaren faiz talep etmesinin hukuken yerinde olmadığını, davacının ancak karar tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini, Varşova Konvansiyonunda kayıp bagaj nedeniyle yolcunun uğradığı zararın tazmininde belirlenen prensibin, maddi zararları kapsayan ve taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu öngören bir prensip olduğunu, mevzuatta yolcunun manevi zararının ayrıca tazmin edileceğinin kabul edilmediğini, bu olay nedeniyle davacının kişilik haklarına yöneltilen bir saldırının varlığından söz etmek mümkün olmadığından davacının hukuki mesnedi olmayan manevi tazminat talebinin reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Montreal Konvansiyonu’nun 22-b maddesinde yer alan sınırlı sorumluluk hali davacı tarafın özel bildirim yapmadığı gözetilerek 15kg kayıp yük x 19 SDR=285 SDR olup davacının somut olay için davalıdan karşılığı karar tarihine mümkün olan en yakın tarihli SDR/TL kuru ile belirlenmek üzere, 285 SDR'ye tekabül eden TL tutarı kadar maddi tazminat talep edebileceği, buna göre karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak toplam maddi tazminatın 1.683,86TL olduğu ve faizin de dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği, ayrıca kayıp nedeniyle davacı tarafın duyduğu elem, keder, yoksunluktan kaynaklanan kaygı, hak ve nesafet kuralları gereğince duyulan manevi üzüntünün bir nebze de olsa giderilmesi maksadıyla takdiren 3.000,00 TL manevi tazminatın davalı taşıma şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, havayolu ile yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacıya ait ve teslimi gerçekleşmeyen bagajdan dolayı davalının maddi sorumluluğun Varşova Konvansiyonu ve bazı maddeleri tadil eden 4 no'lu Montreal Protokolü gereği üst tutarı oranında sınırlandırılması gerektiği, kaybolan eşyaların da davacıda elem, keder ve yoksunluk yarattığı gerekçesiyle; maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
6098 sayılı TBK’nın 58. maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, uğradığı manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Aynı Yasa'nın 114/2. maddesinde ise, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyasen sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, sözleşmeye aykırı bir davranış sebebiyle kişilik hakları zarar gören kişinin manevi tazminat talep etme hakkı mevcuttur. Ancak, her borca aykırı davranışın da kişilik haklarını zedeleyecek nitelikte olduğundan söz edilemez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olması gerekmektedir.
Somut olayda, bagajda bulunan eşyaların günlük kıyafetler olduğunun anlaşılması karşısında bu eşyaların kaybı nedeniyle davacının nasıl manevi zarara uğradığı açıklanmadan manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 35,58 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/555164100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz