Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4164 E. 2018/6711 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı çevresi↗ zimmet↗ sözleşmeden doğan dava↗ hizmet sözleşmesi↗ kamu düzeni↗ görevsizlik kararı↗ yasal faiz↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan ... ve ...’ın banka müşterilerinin hesaplarında usulsüz işlemler yapmak suretiyle zimmetlerine para geçirdikleri, olayın ceza yargılamasına konu olduğu, ceza yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla banka zararının 77.480,00 TL olduğunun tespit edildiği ve yargılama sonucunda bankacılık zimmeti suçundan mahkum olan adı geçenlerin
bu miktarı bankaya ödemesine karar verildiği adı geçenler hakkındaki alacak davasının konusuz kaldığı, ancak davacının faiz talebinin de olduğu, Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararla faiz talebi karşılanmadığından tespit edilen alacak miktarı olan 77.480,00 TL üzerinden suç tarihi olan 16.08.2016'dan itibaren yasal faize hükmetmek gerektiği, davalı şirketin hesabına usulsüz olarak aktarılan 47.500,00 TL’yi davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 77.480,00 TL üzerinden 16.08.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin davalılardan tahsiline, davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile, 47.500,00 TL’nin 05.05.2008 tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalılar ... ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, davacı bankanın çalışanları olan davalılar ... ve ... tarafından zimmete geçirildiği ve usulsüz olarak davalı şirketin hesabına aktarıldığı iddia edilen paranın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen ele alınması gereken bir husustur. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, iş mahkemeleri, İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarını çözümlemekle görevlidir. 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı HSYK kararı ile, müstakil iş mahkemeleri kurulmamış olan il merkezleri ile ağır ceza mahkemesi bulunan ve bulunmayan yerlerde (büyük şehir belediye sınırları dışında kalan mülhakatlarda dahil olmak üzere) iş davalarının yargı çevreleri asliye hukuk mahkemesinin yargı çevresi ile aynı kalmak üzere; bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemede, birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi kararlaştırılmıştır.
Somut olayda, davacı bankaya ait iş yerinde hizmet sözleşmesi kapsamında çalışan davalılardan ... ve ... aleyhindeki dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İşçi-işveren arasındaki sözleşmeden doğan davalarda İş Mahkemesi görevli olup, diğer davalı ... Ltd. Şti. hakkındaki davanın da adı geçen diğer davalılara bağlı olarak özel yetkili mahkemede görülmesi gerekmektedir. Belirtilen nedenlerle, uyuşmazlığın İş Kanunu, ilgili sair mevzuat hükümleri ve iş hukuku ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/150 E. 2016/5010 K.
Ortak:yargı çevresi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · dahili dava · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… akil iş mahkemeleri kurulmamış olan il merkezleri ile ağır ceza mahkemesi bulunan ve bulunmayan yerlerde (büyük şehir belediye sınırları dışında kalan mülhakatlarda «dahil» olmak üzere) iş davalarının yargı çevreleri asliye hukuk mahkemesinin «yargı çevresi» ile aynı kalmak üzere; bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemede, birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkeme …
Görev konusu «kamu düzeni» ile ilgili olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen ele alınması gereken bir husustur.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, iş mahkemeleri, İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarını çözümlemekle «görevlidir».
Benzer bu kararda… akil iş mahkemeleri kurulmamış olan il merkezleri ile ağır ceza mahkemesi bulunan ve bulunmayan yerlerde (büyük şehir belediye sınırları dışında kalan mülhakatlarda «dahil» olmak üzere) iş davalarının yargı çevreleri asliye hukuk mahkemesinin «yargı çevresi» ile aynı kalmak üzere; bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemede, birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkeme …
Görev konusu «kamu düzeni» ile ilgili olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen ele alınması gereken bir husustur.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'na göre, iş mahkemeleri, İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarını çözümlemekle «görevlidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçi-işveren ilişkisi · kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · borçlu olunmadığının tespiti · malvarlığına ilişkin dava · depo kararı · şirket zararı · tazminat davası · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda… , 1996-2008 yılları arasında şirket bünyesinde işçi olarak çalışan asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... ...'nın usulsüz iş ve işlemleri ile şirket aleyhine «sebepsiz zenginleştiği» ve «şirketi zarara» uğrattığı iddia edildiğine ve taraflar arasında «işçi-işveren ilişkisi» bulunduğu sabit olduğuna göre, uyuşmazlığın İş Kanunu, ilgili sair mevzuat hükümleri ve iş hukuku ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre, …
… ketteki çalışma süresinin 13 yıl gibi uzun bir süre devam etmesi de nazara alındığında, şirket adına gerçekleştirilen faaliyetlere dair kayıtların davacı tüzel kişi «tacirin» bilgisi dahilinde olmadığı şeklindeki bir savunmanın hayatın olağan akışına aykırı ve ticari işlerdeki genel hayat tecrübelerine ve güvenilirliğe aykırı olduğu, ayrıca davalı hakkındaki ceza soruşturmasında verilen «kovuşturmaya yer olmadığına» dair kararın kesinleştiği, davalının «malvarlığındaki» artışın asıl nedeninin, davalının çiftçilikten elde ettiği gelire bağlı olduğu gerekçesi ile asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı şirket vekili temyiz etmiştir. (1) Asıl dava, davacı şirket çalışanı olan davalının davacı şirket aleyhine sebepsiz olarak zenginleşmesi iddiasına dayalı olarak açtığı alacak ve «tazminat davası», birleşen dava ise davalı şirkete «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Mahkemece, şirket «defterlerinin» usulünce tutulmadığı, davalı tarafça tutulan günlük kasa defteri, «depo» defteri ve ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2946 E. 2020/1979 K.
Ortak:zimmet · yasal faiz · karar verilmesine yer olmadığına · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan ... ve ...’ın banka müşterilerinin hesaplarında usulsüz işlemler yapmak suretiyle «zimmetlerine» para geçirdikleri, olayın ceza yargılamasına konu olduğu, ceza yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla banka zararının 77.480,00 TL olduğunun tespit edildiği ve yargılama sonucunda bankacılık zimmeti suçundan mahkum olan adı geçenlerin bu miktarı bankaya ödemesine karar verildiği adı geçenler hakkındaki alacak davasının konusuz kaldığı, ancak davacının faiz talebinin de olduğu, Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararla faiz talebi karşılanmadığından tespit edilen alacak miktarı olan 77.480,00 TL üzerinden suç tarihi olan 16.08.2016'dan itibaren «yasal faize» hükmetmek gerektiği, davalı şirketin hesabına usulsüz olarak aktarılan 47.500,00 TL’yi davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 77.480,00 TL üzerinden 16.08.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin davalılardan tahsiline, davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile, 47.500,00 TL’ …
1-) Dava, davacı bankanın çalışanları olan davalılar ... ve ... tarafından «zimmete» geçirildiği ve usulsüz olarak davalı şirketin hesabına aktarıldığı iddia edilen paranın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, iş mahkemeleri, İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarını çözümlemekle «görevlidir».
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ... ve ...’ın banka müşterilerinin hesaplarında usulsüz işlemler yapmak suretiyle «zimmetlerine» para geçirdikleri, olayın ceza yargılamasına konu olduğu, ceza yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla banka zararının 77.480,00 TL olduğunun tespit edildiği ve yargılama sonucunda bankacılık zimmeti suçundan mahkum olan adı geçenlerin bu miktarı bankaya ödemesine karar verildiği adı geçenler hakkındaki alacak davasının konusuz kaldığı, ancak davacının faiz talebinin de olduğu, Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararla faiz talebi karşılanmadığından tespit edilen alacak miktarı olan 77.480,00 TL üzerinden suç tarihi olan 16.08.2008 tarihinden itibaren «yasal faize» hükmetmek gerektiği, davalı şirketin hesabına usulsüz olarak aktarılan 47.500,00 TL’yi davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 77.480,00 TL üzerinden 16.08.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin davalılardan tahsiline, davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile, 47.500,00 TL’ …
2-Dava, davacı banka «görevlileri» olan davalı gerçek kişilerin, «zimmetlerine» geçirdikleri paradan iade etmedikleri 156.500.00 TL'nin davalı gerçek kişilerden, 47.500.00 TL'nin de davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
Dosya içeriğine göre, 16.06.2008 dava tarihi itibariyle davalı gerçek kişilerin «zimmetlerindeki» para tutarı 156.500.00 TL olup, dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler nedeniyle bu miktar 77.480.00 TL olarak kalmış, ceza mahkemesince 77.480.00 TL'nin davalı gerçek kişilerden tazminine karar verilmiş, yerel mahkemece de ceza mahkemesinin tazmin kararı dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · tahsilde tekerrür · mükerrerlik · yargılama giderleri · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaUyuşmazlıkta davanın reddini gerektirir bir durum bulunmamasına rağmen mahkemece davalı gerçek kişiler yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi, red nedeniyle «yargılama giderlerinin» oranlanması suretiyle davacı aleyhine, davalı gerçek kişiler lehine «yargılama giderleri» ile davalı ... lehine 9.042.20 TL «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönlerden davacı lehine bozulması gerekmiştir.
3-Ceza mahkemesince tazminin hükmolunan 77.480.00 TL içerisinde, davalı şirket aleyhinde hükmolunan 47.500.00 TL de mevcut olup, ceza mahkemesi kararının gerçek kişilerden tazmin edilmesi durumunda davalı şirket yönünden «mükerrer tahsilata» neden olacaktır.
Bu halde davalı şirket hakkında, ceza mahkemesi kararı ile «tahsilde tekerrür» etmemek üzere hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinde de isabet görülmemiş, kararın bu yönden de davalı şirket lehine bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4639 E. 2019/3830 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, 480.370,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 26/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16306 E. 2012/6350 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, olayda bankanın kusurlu bulunduğu sonucuna varılarak, 6.480,00 TL'nin 14/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15567 E. 2012/16405 K.
Ortak:zimmet · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan ... ve ...’ın banka müşterilerinin hesaplarında usulsüz işlemler yapmak suretiyle «zimmetlerine» para geçirdikleri, olayın ceza yargılamasına konu olduğu, ceza yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla banka zararının 77.480,00 TL olduğunun tespit edildiği ve yargılama sonucunda bankacılık zimmeti suçundan mahkum olan adı geçenlerin bu miktarı bankaya ödemesine karar verildiği adı geçenler hakkındaki alacak davasının konusuz kaldığı, ancak davacının faiz talebinin de olduğu, Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararla faiz talebi karşılanmadığından tespit edilen alacak miktarı olan 77.480,00 TL üzerinden suç tarihi olan 16.08.2016'dan itibaren «yasal faize» hükmetmek gerektiği, davalı şirketin hesabına usulsüz olarak aktarılan 47.500,00 TL’yi davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 77.480,00 TL üzerinden 16.08.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin davalılardan tahsiline, davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile, 47.500,00 TL’ …
1-) Dava, davacı bankanın çalışanları olan davalılar ... ve ... tarafından «zimmete» geçirildiği ve usulsüz olarak davalı şirketin hesabına aktarıldığı iddia edilen paranın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Belirtilen nedenlerle, uyuşmazlığın İş Kanunu, ilgili sair mevzuat hükümleri ve iş hukuku ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının sigortalının haklarına halef olduğu, sigortalı, davalı hakkında hangi mahkemede dava açacaksa sigorta şirketinin de o mahkemede dava açması gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın Kadıköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, sigortadan kaynaklanan rucu istemine ilişkin olup, davacı taraf para paket «sigorta poliçesi» ile sigortalı iş yerinde davalının mağaza koordinatörü olarak çalıştığını, paraları «zimmetine» geçirmesi nedeniyle sigortalıya ödemede bulunduklarını ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Mahkemece, yukarıda anılan gerekçelerle İş Mahkemesine «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, sigortadan kaynaklanan rucu istemine ilişkin olup, davacı taraf para paket «sigorta poliçesi» ile sigortalı iş yerinde davalının mağaza koordinatörü olarak çalıştığını, paraları «zimmetine» geçirmesi nedeniyle sigortalıya ödemede bulunduklarını ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Somut olayda, davacı taraf «sigorta poliçesine» dayanarak talepte bulunmuş olup, dava konusu olay işçi ile işveren arası ilişkiden de kaynaklanmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4164 E. , 2018/6711 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2015 tarih ve 2008/114-2015/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankanın çalışanı olan davalılardan ... ve ...'ın kredi müşterilerden alınan teminatların izlenmekte olduğu nazım hesapta bulunan 6.000.00,00 TL tutarındaki parayı değişik hesaplar üzerinden usulsuz olarak ve kendilerine menfaat temin etmek amacı ile zimmetlerine geçirdiğini, olayın tespit edilmesi üzerine paranın aktarıldığı hesap sahipleriyle görüşülerek büyük bir kısmının iadesinin sağlandığını; ancak 156.500,00 TL tutarındaki kısmın bankaya iade edilmediğini, bu miktardan davalılar ... ve ...'ın sorumlu olduğunu, banka çalışanı olan davalılarca hesabına usulsuz olarak para aktarılan müşterilerden birinin de davalı şirket olduğunu, davalı şirketin, hesabına usulsüz olarak aktarılan 47.500,00 TL’yi iade etmediğini ileri sürerek, 156.500 TL'nin 12.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...
ve ...'dan, 47.500,00 TL’nin ise 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı ...’den tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, kendilerine usulsüz olarak para aktarımının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan ... ve ...’ın banka müşterilerinin hesaplarında usulsüz işlemler yapmak suretiyle zimmetlerine para geçirdikleri, olayın ceza yargılamasına konu olduğu, ceza yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla banka zararının 77.480,00 TL olduğunun tespit edildiği ve yargılama sonucunda bankacılık zimmeti suçundan mahkum olan adı geçenlerin
bu miktarı bankaya ödemesine karar verildiği adı geçenler hakkındaki alacak davasının konusuz kaldığı, ancak davacının faiz talebinin de olduğu, Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararla faiz talebi karşılanmadığından tespit edilen alacak miktarı olan 77.480,00 TL üzerinden suç tarihi olan 16.08.2016'dan itibaren yasal faize hükmetmek gerektiği, davalı şirketin hesabına usulsüz olarak aktarılan 47.500,00 TL’yi davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 77.480,00 TL üzerinden 16.08.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin davalılardan tahsiline, davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile, 47.500,00 TL’nin 05.05.2008 tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalılar ... ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, davacı bankanın çalışanları olan davalılar ... ve ... tarafından zimmete geçirildiği ve usulsüz olarak davalı şirketin hesabına aktarıldığı iddia edilen paranın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen ele alınması gereken bir husustur. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, iş mahkemeleri, İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarını çözümlemekle görevlidir.
24. 03.2005 tarih ve 188 sayılı HSYK kararı ile, müstakil iş mahkemeleri kurulmamış olan il merkezleri ile ağır ceza mahkemesi bulunan ve bulunmayan yerlerde (büyük şehir belediye sınırları dışında kalan mülhakatlarda dahil olmak üzere) iş davalarının yargı çevreleri asliye hukuk mahkemesinin yargı çevresi ile aynı kalmak üzere; bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemede, birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi kararlaştırılmıştır.
Somut olayda, davacı bankaya ait iş yerinde hizmet sözleşmesi kapsamında çalışan davalılardan ... ve ... aleyhindeki dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İşçi-işveren arasındaki sözleşmeden doğan davalarda İş Mahkemesi görevli olup, diğer davalı ... Ltd. Şti. hakkındaki davanın da adı geçen diğer davalılara bağlı olarak özel yetkili mahkemede görülmesi gerekmektedir. Belirtilen nedenlerle, uyuşmazlığın İş Kanunu, ilgili sair mevzuat hükümleri ve iş hukuku ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün re'sen BOZULMASINA, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452626900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz