Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2946 E. 2020/1979 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrer tahsilat↗ zimmet↗ tahsilde tekerrür↗ mükerrerlik↗ yargılama giderleri↗ yargılama gideri↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ... ve ...’ın banka müşterilerinin hesaplarında usulsüz işlemler yapmak suretiyle zimmetlerine para geçirdikleri, olayın ceza yargılamasına konu olduğu, ceza yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla banka zararının 77.480,00 TL olduğunun tespit edildiği ve yargılama sonucunda bankacılık zimmeti suçundan mahkum olan adı geçenlerin bu miktarı bankaya ödemesine karar verildiği adı geçenler hakkındaki alacak davasının konusuz kaldığı, ancak davacının faiz talebinin de olduğu, Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararla faiz talebi karşılanmadığından tespit edilen alacak miktarı olan 77.480,00 TL üzerinden suç tarihi olan 16.08.2008 tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerektiği, davalı şirketin hesabına usulsüz olarak aktarılan 47.500,00 TL’yi davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 77.480,00 TL üzerinden 16.08.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin davalılardan tahsiline, davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile, 47.500,00 TL’nin 05.05.2008 tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı ... ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilam gereğince karar verilmiş olmasına, bilirkişi raporları ve kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre davalı ...'ın tüm, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı banka görevlileri olan davalı gerçek kişilerin, zimmetlerine geçirdikleri paradan iade etmedikleri 156.500.00 TL'nin davalı gerçek kişilerden, 47.500.00 TL'nin de davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
Dosya içeriğine göre, 16.06.2008 dava tarihi itibariyle davalı gerçek kişilerin zimmetlerindeki para tutarı 156.500.00 TL olup, dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler nedeniyle bu miktar 77.480.00 TL olarak kalmış, ceza mahkemesince 77.480.00 TL'nin davalı gerçek kişilerden tazminine karar verilmiş, yerel mahkemece de ceza mahkemesinin tazmin kararı dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir.
Uyuşmazlıkta davanın reddini gerektirir bir durum bulunmamasına rağmen mahkemece davalı gerçek kişiler yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi, red nedeniyle yargılama giderlerinin oranlanması suretiyle davacı aleyhine, davalı gerçek kişiler lehine yargılama giderleri ile davalı ... lehine 9.042.20 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönlerden davacı lehine bozulması gerekmiştir.
3-Ceza mahkemesince tazminin hükmolunan 77.480.00 TL içerisinde, davalı şirket aleyhinde hükmolunan 47.500.00 TL de mevcut olup, ceza mahkemesi kararının gerçek kişilerden tazmin edilmesi durumunda davalı şirket yönünden mükerrer tahsilata neden olacaktır. Bu halde davalı şirket hakkında, ceza mahkemesi kararı ile tahsilde tekerrür etmemek üzere hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinde de isabet görülmemiş, kararın bu yönden de davalı şirket lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4639 E. 2019/3830 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, 480.370,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 26/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16306 E. 2012/6350 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, olayda bankanın kusurlu bulunduğu sonucuna varılarak, 6.480,00 TL'nin 14/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4164 E. 2018/6711 K.
Ortak:zimmet · yasal faiz · karar verilmesine yer olmadığına · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ... ve ...’ın banka müşterilerinin hesaplarında usulsüz işlemler yapmak suretiyle «zimmetlerine» para geçirdikleri, olayın ceza yargılamasına konu olduğu, ceza yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla banka zararının 77.480,00 TL olduğunun tespit edildiği ve yargılama sonucunda bankacılık zimmeti suçundan mahkum olan adı geçenlerin bu miktarı bankaya ödemesine karar verildiği adı geçenler hakkındaki alacak davasının konusuz kaldığı, ancak davacının faiz talebinin de olduğu, Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararla faiz talebi karşılanmadığından tespit edilen alacak miktarı olan 77.480,00 TL üzerinden suç tarihi olan 16.08.2008 tarihinden itibaren «yasal faize» hükmetmek gerektiği, davalı şirketin hesabına usulsüz olarak aktarılan 47.500,00 TL’yi davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 77.480,00 TL üzerinden 16.08.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin davalılardan tahsiline, davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile, 47.500,00 TL’ …
2-Dava, davacı banka «görevlileri» olan davalı gerçek kişilerin, «zimmetlerine» geçirdikleri paradan iade etmedikleri 156.500.00 TL'nin davalı gerçek kişilerden, 47.500.00 TL'nin de davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
Dosya içeriğine göre, 16.06.2008 dava tarihi itibariyle davalı gerçek kişilerin «zimmetlerindeki» para tutarı 156.500.00 TL olup, dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler nedeniyle bu miktar 77.480.00 TL olarak kalmış, ceza mahkemesince 77.480.00 TL'nin davalı gerçek kişilerden tazminine karar verilmiş, yerel mahkemece de ceza mahkemesinin tazmin kararı dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan ... ve ...’ın banka müşterilerinin hesaplarında usulsüz işlemler yapmak suretiyle «zimmetlerine» para geçirdikleri, olayın ceza yargılamasına konu olduğu, ceza yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla banka zararının 77.480,00 TL olduğunun tespit edildiği ve yargılama sonucunda bankacılık zimmeti suçundan mahkum olan adı geçenlerin bu miktarı bankaya ödemesine karar verildiği adı geçenler hakkındaki alacak davasının konusuz kaldığı, ancak davacının faiz talebinin de olduğu, Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararla faiz talebi karşılanmadığından tespit edilen alacak miktarı olan 77.480,00 TL üzerinden suç tarihi olan 16.08.2016'dan itibaren «yasal faize» hükmetmek gerektiği, davalı şirketin hesabına usulsüz olarak aktarılan 47.500,00 TL’yi davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 77.480,00 TL üzerinden 16.08.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin davalılardan tahsiline, davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile, 47.500,00 TL’ …
1-) Dava, davacı bankanın çalışanları olan davalılar ... ve ... tarafından «zimmete» geçirildiği ve usulsüz olarak davalı şirketin hesabına aktarıldığı iddia edilen paranın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, iş mahkemeleri, İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarını çözümlemekle «görevlidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı çevresi · sözleşmeden doğan dava · hizmet sözleşmesi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · dahili dava
Benzer bu kararda… akil iş mahkemeleri kurulmamış olan il merkezleri ile ağır ceza mahkemesi bulunan ve bulunmayan yerlerde (büyük şehir belediye sınırları dışında kalan mülhakatlarda «dahil» olmak üzere) iş davalarının yargı çevreleri asliye hukuk mahkemesinin «yargı çevresi» ile aynı kalmak üzere; bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemede, birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkeme …
Görev konusu «kamu düzeni» ile ilgili olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen ele alınması gereken bir husustur.
Somut olayda, davacı bankaya ait iş yerinde «hizmet sözleşmesi» kapsamında çalışan davalılardan ... ve ... aleyhindeki dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
İşçi-işveren arasındaki «sözleşmeden doğan» davalarda İş Mahkemesi «görevli» olup, diğer davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2946 E. , 2020/1979 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞMAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasındaki davada Çay Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26/03/2019 tarih ve 2019/8-2019/230 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili ile davalı ... ve davalı şirket vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankanın çalışanı olan davalılardan ... ve ...'ın kredi müşterilerden alınan teminatların izlenmekte olduğu nazım hesapta bulunan 600.000TL tutarındaki parayı değişik hesaplar üzerinden usulsuz olarak ve kendilerine menfaat temin etmek amacı ile zimmetlerine geçirdiğini, olayın tespit edilmesi üzerine paranın aktarıldığı hesap sahipleriyle görüşülerek büyük bir kısmının iadesinin sağlandığını; ancak 156.500,00 TL tutarındaki kısmın bankaya iade edilmediğini, bu miktardan davalılar ... ve ...'ın sorumlu olduğunu, banka çalışanı olan davalılarca hesabına usulsuz olarak para aktarılan müşterilerden birinin de davalı şirket olduğunu, davalı şirketin, hesabına usulsüz olarak aktarılan 47.500,00 TL’yi iade etmediğini ileri sürerek, 156.500 TL'nin 12.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...
ve ...'dan, 47.500,00 TL’nin ise 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, kendilerine usulsüz olarak para aktarımının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ... ve ...’ın banka müşterilerinin hesaplarında usulsüz işlemler yapmak suretiyle zimmetlerine para geçirdikleri, olayın ceza yargılamasına konu olduğu, ceza yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla banka zararının 77.480,00 TL olduğunun tespit edildiği ve yargılama sonucunda bankacılık zimmeti suçundan mahkum olan adı geçenlerin bu miktarı bankaya ödemesine karar verildiği adı geçenler hakkındaki alacak davasının konusuz kaldığı, ancak davacının faiz talebinin de olduğu, Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararla faiz talebi karşılanmadığından tespit edilen alacak miktarı olan 77.480,00 TL üzerinden suç tarihi olan 16.08.2008 tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerektiği, davalı şirketin hesabına usulsüz olarak aktarılan 47.500,00 TL’yi davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davalılar ...
ve ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 77.480,00 TL üzerinden 16.08.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin davalılardan tahsiline, davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile, 47.500,00 TL’nin 05.05.2008 tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı ... ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilam gereğince karar verilmiş olmasına, bilirkişi raporları ve kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre davalı ...'ın tüm, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı banka görevlileri olan davalı gerçek kişilerin, zimmetlerine geçirdikleri paradan iade etmedikleri 156.500.00 TL'nin davalı gerçek kişilerden, 47.500.00 TL'nin de davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
Dosya içeriğine göre, 16.06.2008 dava tarihi itibariyle davalı gerçek kişilerin zimmetlerindeki para tutarı 156.500.00 TL olup, dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler nedeniyle bu miktar 77.480.00 TL olarak kalmış, ceza mahkemesince 77.480.00 TL'nin davalı gerçek kişilerden tazminine karar verilmiş, yerel mahkemece de ceza mahkemesinin tazmin kararı dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir.
Uyuşmazlıkta davanın reddini gerektirir bir durum bulunmamasına rağmen mahkemece davalı gerçek kişiler yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi, red nedeniyle yargılama giderlerinin oranlanması suretiyle davacı aleyhine, davalı gerçek kişiler lehine yargılama giderleri ile davalı ... lehine 9.042.20 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönlerden davacı lehine bozulması gerekmiştir.
3-Ceza mahkemesince tazminin hükmolunan 77.480.00 TL içerisinde, davalı şirket aleyhinde hükmolunan 47.500.00 TL de mevcut olup, ceza mahkemesi kararının gerçek kişilerden tazmin edilmesi durumunda davalı şirket yönünden mükerrer tahsilata neden olacaktır. Bu halde davalı şirket hakkında, ceza mahkemesi kararı ile tahsilde tekerrür etmemek üzere hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinde de isabet görülmemiş, kararın bu yönden de davalı şirket lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ...'ın tüm, diğer davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacının, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçenler lehine bozulmasına, davalı ve davalı şirket tarafından yatırılan temyiz peşin harçlarının istek halinde adın geçenlere iadesine, peşin harcın onama harcına mahsubu ile bakiye 10.00 TL harcın davalı ...'tan tahsiline, 24.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587393500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz