Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/57 E. 2018/6214 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
doğrudan zarar↗ dolaylı zarar↗ anonim şirket yönetim kurulu↗ kötüleme↗ pasif husumet ehliyeti↗ ticari defter kayıtları↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ ticari faiz↗ mirasçılık↗ pasif husumet↗ uyuşmazlık konusu↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ ticari defter↗ yönetim kurulu kararı↗ kusur↗ husumet↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı ... ’nun dava dışı şirketten alacaklı olarak açtığı bu davada asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediği, zararın oluşmasında dava tarihi itibari ile dava dışı şirket yöneticisi davalı ...’nın bu zarardan sorumlu olduğu, usulüne uygun olarak ticari defter ve kayıtları tutmamış olması, alınan paraların usulüne uygun olarak harcanmaması ve
kârlılığı artıracak önlemlerin alınmaması, şirketin kapalı kalması yönündeki fiili durumlara göre adı geçen davalının kusurunun da bulunduğu, buna göre davalı ... hakkındaki davanın yerinde olduğu, diğer davalıların ise dava tarihi itibari ile şirket yöneticisi olmadıklarından ötürü davada pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı, ayrıca ... ve ...’nun kendi adlarına açmış oldukları davada şirketten alacaklılık sıfatını doğurur durumların bulunmaması nedeniyle aktif husumetin bulunmadığı ancak ... varisleri olarak davada sıfatlarının bulunduğu gerekçesiyle davacı ... ... varisleri ... ve ... davalı ... hakkındaki davasının kısmen kabulü ile; 503.323.68 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacılar ... ve ...'nun kendi adlarına açtıkları davalarının aktif husumet eksikliği nedeniyle reddine, davacı ... ... varisleri ... ve ...'nun mirasçı sıfatıyla açtıkları davanın davalılar ..., ... bakımından davanın pasif husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu üyesi ve ortaklarına karşı açılan sorumluluk davasıdır.
... hükümleri uyarınca anonim şirketlerde yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Bu sorumluluk, kusur ilkesine dayanmaktadır. Başka bir anlatımla, kusur yoksa yönetim ve denetim kurulunun da bir sorumluluğu söz konusu değildir. Sorumluluğun söz konusu olabilmesi için de öncelikle bir zararın doğması şarttır.
Yöneticiler ve denetçiler aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı, ortaklığa aittir. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler ve denetçiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik içerir. Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Bu tür davalarda, hükmolunacak tazminatın da şirkete verilmek üzere istenmesi ve hükmedilmesi gerekmektedir. İkinci durum ise, doğrudan zarar halidir. Bu ihtimalde yöneticilerin veya denetçilerin eylemleri sonucunda ortakların ortaklığın zararından müstakil olarak gördükleri zararlar söz konusudur.
Uyuşmazlık konusu olayda yönetim kurulu üyesinin dava dışı anonim şirketi zararlandırıcı eylemleri söz konusu olup, açıklanan zararlar, dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacılar murisinin ise, dolaylı zararı kapsamındadır. Bu durum karşısında, davacılar murisi ortağın dolaylı zarar talebi nedeniyle hükmolunacak tazminatın dava dışı anonim şirkete verilmesinin istenmesi gerektiği halde davacıların kendilerine verilmesini istemeleri nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6052 E. 2013/21951 K.
Ortak:doğrudan zarar · dolaylı zarar · kötüleme · anonim şirket · kusur · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaDava, dava dışı «anonim şirketin yönetim kurulu» üyesi ve ortaklarına karşı açılan sorumluluk davasıdır. ... hükümleri uyarınca anonim şirketlerde yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Uyuşmazlık konusu olayda «yönetim kurulu» üyesinin dava dışı «anonim şirketi» zararlandırıcı eylemleri söz konusu olup, açıklanan zararlar, dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacılar murisinin ise, «dolaylı zararı» kapsamındadır.
Benzer bu karardaSomut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK hükümleri uyarınca «anonim şirketlerde» yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığının azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Başka bir anlatımla, açıklanan zararlar, dava dışı «anonim şirketin» doğrudan, davacı ortakların ise, «dolaylı zararı» kapsamındadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · kar payı dağıtımı · kâr payı dağıtımı · kar payı · sermaye artırımı · şirket zararı · kesinlik sınırı · üçüncü kişi
Benzer bu karardaHer ne kadar davacılar davalarını mülga 6762 sayılı TTK'nın 336/2. maddesine dayandırdığını açıklamışlar ise de dava dışı «anonim şirket» genel kurulunda esasen «kar payı dağıtılmasına» da karar verilmiş değildir.
Örneğin, bir kişinin bilançoya dayalı olarak pay sahibi olması, «sermaye artırımında» yeni pay alınmasının önlenmesi, yanıltıcı bilgi verilerek ortağın veya «üçüncü kişinin» ortaklığa borç vermesi gibi hallerdir.
… , eksik beyan edilen tutarın davacılara düşen kısının 41.103,48 TL olduğu, davalının, dava dışı şirket hesabından 2.461.21 TL kredi kartı borcunu ödediği, dava dışı «şirketin zararının» 181.064.69 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, her bir davacı için ayrı ayrı 500.00 TL olmak üzere, 1.000.00 TL'nin davalıdan ticari faiziyle tahsiline karar …
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde, 1.000 TL'lik «kesinlik sınırı» alacağın tamamına göre belirlenecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/282 E. 2010/530 K.
Ortak:doğrudan zarar · dolaylı zarar · kötüleme · uyuşmazlık konusu · kusur · husumet · e-defter · görevli mahkeme · dava şartı
İncelediğiniz kararda… alacağın tahsil edilemediği, zararın oluşmasında dava tarihi itibari ile dava dışı şirket yöneticisi davalı ...’nın bu zarardan sorumlu olduğu, usulüne uygun olarak «ticari defter» ve kayıtları tutmamış olması, alınan paraların usulüne uygun olarak harcanmaması ve kârlılığı artıracak önlemlerin alınmaması, şirketin kapalı kalması yönündeki fiili durumlara göre adı geçen davalının kusurunun da bulunduğu, buna göre davalı ... hakkındaki davanın yerinde olduğu, diğer davalıların ise dava tarihi itibari ile şirket yöneticisi olmadıklarından ötürü davada «pasif husumet ehliyetlerinin» bulunmadığı, ayrıca ... ve ...’nun kendi adlarına açmış oldukları davada şirketten alacaklılık sıfatını doğurur durumların bulunmaması nedeniyle «aktif husumetin» bulunmadığı ancak ... varisleri olarak davada sıfatlarının bulunduğu gerekçesiyle davacı ... ... varisleri ... ve ... davalı ... hakkındaki davasının kısmen kabulü ile; 503.323.68 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte bu davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacılar ... ve ...'nun kendi adlarına açtıkları davalarının aktif husumet eksikliği nedeniyle reddine, davacı ... ... varisleri ... ve ...'nun «mirasçı» sıfatıyla açtıkları davanın davalılar ..., ... bakımından davanın pasif husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Dava, dava dışı «anonim şirketin yönetim kurulu» üyesi ve ortaklarına karşı açılan sorumluluk davasıdır. ... hükümleri uyarınca anonim şirketlerde yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Benzer bu karardaO halde, öncelikle davalı gerçek kişilerin doğrudan ve dolaylı olarak zarara neden olabilecek eylemlerinin neler olduğu ve tazminat tutarının ne kadarının «doğrudan zarar» olarak kendisi adına ne kadarının ise «dolaylı zarar» olarak davalı şirkete verilmesini istediği yönünde davacı vekiline HUMK’nun 75 nci maddesi uyarınca dava dilekçesinin açıklattırılması, bu davanın sonucunu etkileyebilecek olan davalılar hakkındaki ceza dosyasının sonucunun beklenilmesi, Şirketler Hukuku alanında uzmanın ve muhasebecinin bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturularak davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması, denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken üstelik gerekçe çelişecek şekilde davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… ahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ortağı bulunduğu, bu nedenle şirkete ödeme yaptığı, kendisine «hisse senedi» verildiği, ortaklar «pay defterine» adının yazıldığı, davalı şirketin şimdiye kadar hiç «kar payı» dağıtmadığı, diğer davalıların «şirkete zarara» uğrattıklarının yazılı olarak kanıtlanmadığı, ortaklığın davalı tarafından kabul edildiği, esasen ortaklık payının da «kaydının» yapıldığı gerekçesiyle davacının davalıda ortak olduğunun, 700 hissesinin bulunduğunun ve hisse tutarının 1.400.00 YTL olduğunun tespitine, şirkete karşı açılan alacak ve tescile yönelik taleplerin reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.05.2009 tarihli kararı ile davacının temyiz isteminin süre yönünden reddine …
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığının azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · kar payı · sermaye artırımı · şirket zararı · hisse senedi · pay defteri · üçüncü kişi · kâr payı
Benzer bu kararda… ahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ortağı bulunduğu, bu nedenle şirkete ödeme yaptığı, kendisine «hisse senedi» verildiği, ortaklar «pay defterine» adının yazıldığı, davalı şirketin şimdiye kadar hiç «kar payı» dağıtmadığı, diğer davalıların «şirkete zarara» uğrattıklarının yazılı olarak kanıtlanmadığı, ortaklığın davalı tarafından kabul edildiği, esasen ortaklık payının da «kaydının» yapıldığı gerekçesiyle davacının davalıda ortak olduğunun, 700 hissesinin bulunduğunun ve hisse tutarının 1.400.00 YTL olduğunun tespitine, şirkete karşı açılan alacak ve tescile yönelik taleplerin reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.05.2009 tarihli kararı ile davacının temyiz isteminin süre yönünden reddine …
Örneğin, bir kişinin bilançoya dayalı olarak pay sahibi olması, «sermaye artırımında» yeni pay alınmasının önlenmesi, yanıltıcı bilgi verilerek ortağın veya «üçüncü kişinin» ortaklığa borç vermesi gibi hallerdir.
2- Dava, ortaklığın ve ortaklık «payının» tespiti, tescili ile senetlerin verilmesi, yöneticiler ve denetçilerin eylemleri dolayısıyla uğranılan doğrudan ve «dolaylı zararın» tahsili istemine ilişkindir.
Zarar meydana gelmiş ise, yöneticiler veya denetçiler «kusursuzluğunu ispat» etmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1412 E. 2010/12708 K.
Ortak:doğrudan zarar · dolaylı zarar · kötüleme · uyuşmazlık konusu · kusur · husumet · e-defter · görevli mahkeme · dava şartı
İncelediğiniz kararda… alacağın tahsil edilemediği, zararın oluşmasında dava tarihi itibari ile dava dışı şirket yöneticisi davalı ...’nın bu zarardan sorumlu olduğu, usulüne uygun olarak «ticari defter» ve kayıtları tutmamış olması, alınan paraların usulüne uygun olarak harcanmaması ve kârlılığı artıracak önlemlerin alınmaması, şirketin kapalı kalması yönündeki fiili durumlara göre adı geçen davalının kusurunun da bulunduğu, buna göre davalı ... hakkındaki davanın yerinde olduğu, diğer davalıların ise dava tarihi itibari ile şirket yöneticisi olmadıklarından ötürü davada «pasif husumet ehliyetlerinin» bulunmadığı, ayrıca ... ve ...’nun kendi adlarına açmış oldukları davada şirketten alacaklılık sıfatını doğurur durumların bulunmaması nedeniyle «aktif husumetin» bulunmadığı ancak ... varisleri olarak davada sıfatlarının bulunduğu gerekçesiyle davacı ... ... varisleri ... ve ... davalı ... hakkındaki davasının kısmen kabulü ile; 503.323.68 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte bu davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacılar ... ve ...'nun kendi adlarına açtıkları davalarının aktif husumet eksikliği nedeniyle reddine, davacı ... ... varisleri ... ve ...'nun «mirasçı» sıfatıyla açtıkları davanın davalılar ..., ... bakımından davanın pasif husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Dava, dava dışı «anonim şirketin yönetim kurulu» üyesi ve ortaklarına karşı açılan sorumluluk davasıdır. ... hükümleri uyarınca anonim şirketlerde yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Benzer bu karardaO halde, öncelikle davalı gerçek kişilerin doğrudan ve dolaylı olarak zarara neden olabilecek eylemlerinin neler olduğu ve tazminat tutarının ne kadarının «doğrudan zarar» olarak kendisi adına ne kadarının ise «dolaylı zarar» olarak davalı şirkete verilmesini istediği yönünde davacı vekiline HUMK'nun 75 nci maddesi uyarınca dava dilekçesinin açıklattırılması, bu davanın sonucunu etkileyebilecek olan davalılar hakkındaki ceza dosyasının sonucunun beklenilmesi, şirketler hukuku alanında bir uzmanın ve muhasebecinin bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturularak davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması, denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken üstelik gerekçe çelişecek şekilde davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… rket dışında Kombassan İnşaat Tarım Sanayi işletmeleri Ticaret A.Ş. ortağı olup 5140 adet hissesinin bulunduğu ve tutarının 30.840,00 YTL olduğu, hisse senetlerinin «hamiline» yazılı olarak gözüktüğü, davalı şirketin ortaklarına kâr «payı» dağıtmadığı, kâr «payı dağıtılacağına» dair genel kurul kararının bulunmadığı, senetlerin hissedarlardan geri alındığına dair ortaklık «pay defterinde» böyle bir «kayda» rastlanmadığı, dava dilekçesinde birden fazla talep de bulunmuş ise de, dava dilekçesinin hukuki niteliğine göre «hisse senedi» karşılığında yatırılan paranın tahsili istemine ilişkin bir dava olduğu, TTK'nun 329. maddesinde açıklandığı üzere, şirket kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da kabul edemeyeceği gerekçesiyle davalılardan Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığın azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · sorumluluktan kurtulma · kâr payı dağıtımı · sermaye artırımı · rehin · hisse senedi · pay defteri · üçüncü kişi
Benzer bu kararda… rket dışında Kombassan İnşaat Tarım Sanayi işletmeleri Ticaret A.Ş. ortağı olup 5140 adet hissesinin bulunduğu ve tutarının 30.840,00 YTL olduğu, hisse senetlerinin «hamiline» yazılı olarak gözüktüğü, davalı şirketin ortaklarına kâr «payı» dağıtmadığı, kâr «payı dağıtılacağına» dair genel kurul kararının bulunmadığı, senetlerin hissedarlardan geri alındığına dair ortaklık «pay defterinde» böyle bir «kayda» rastlanmadığı, dava dilekçesinde birden fazla talep de bulunmuş ise de, dava dilekçesinin hukuki niteliğine göre «hisse senedi» karşılığında yatırılan paranın tahsili istemine ilişkin bir dava olduğu, TTK'nun 329. maddesinde açıklandığı üzere, şirket kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da kabul edemeyeceği gerekçesiyle davalılardan Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Zarar meydana gelmiş ise, «sorumluluktan kurtulabilmek» için yöneticiler veya denetçilerin «kusursuzluğunu ispat» etmesi gerekir.
Örneğin, bir kişinin bilançoya dayalı olarak pay sahibi olması; «sermaye artırımında» yeni pay alınmasının önlenmesi, yanıltıcı bilgi verilerek ortağın veya «üçüncü kişinin» ortaklığa borç vermesi gibi hallerdir.
Esasen, bu zararın «üçüncü kişinin» gördüğü zarardan tek farkı, ortak olmanın sonucu olmasıdır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5057 E. 2014/10946 K.
Ortak:doğrudan zarar · dolaylı zarar · anonim şirket yönetim kurulu · kötüleme · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · kusur · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaDava, dava dışı «anonim şirketin yönetim kurulu» üyesi ve ortaklarına karşı açılan sorumluluk davasıdır. ... hükümleri uyarınca anonim şirketlerde yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Uyuşmazlık konusu olayda «yönetim kurulu» üyesinin dava dışı «anonim şirketi» zararlandırıcı eylemleri söz konusu olup, açıklanan zararlar, dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacılar murisinin ise, «dolaylı zararı» kapsamındadır.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Benzer bu karardaVUK'nun 10. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyelerinin şirketin vergi ve buna bağlı borçları yönünden sorumluluğu fer'i niteliktedir.Yani borcun asıl yükümlüsü olan şirkete başvurulmadan ve başvurunun sonuçsuz kaldığı anlaşılmadan «yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna» gidilemez.
Mülga 6762 sayılı TTK hükümleri uyarınca «anonim şirketlerde» yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermaye koyma borcu · yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu · kusursuzluk ispatı · idari para cezası · sermaye taahhüdü · ortaklık sıfatı · yönetim kurulu üyeliği · el koyma
Benzer bu karardaD.. ve davacı, aynı tarihli genel kurul toplantısında üç yıllığına «yönetim kurulu üyeliğine» seçilmiş, diğer davalı ise «ortaklık sıfatı» dışında bir faaliyette bulunmamış, her iki davalı da bilahare 06.07.2007 tarihinde hisselerini devrederek dava dışı şirketten ayrılmıştır.
D..'un «sermaye koyma borcu» dışında bir borcunun bulunmadığı ve bu borcunu da yerine getirdiği gözetildiğinde şirkete tahakkuk ettirilen idari para cezasından sorumlu tutulması olanaksızdır.
A.Ş.'nin ortağı oldukları, davalıların şirketin ½ hissesine sahip bulundukları bu dönemde EPDK tarafından şirkete 57.156.00 TL «idari para cezası» verildiği, kesinleşen para cezasının davacı tarafından 25.03.2011 tarihinde ödendiği, ödenen miktardan davalıların hisseleri oranında sorumlu oldukları gerekçesiyl …
Bir ortak şirkete karşı asli borcu olan «sermaye taahhüdünü» «ifa» etmiş ise «sınırlı sorumluluğu» da sona ermiş olur.
-
Şirket yöneticisinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7730 E. 2016/8878 K.
Ortak:doğrudan zarar · dolaylı zarar · kötüleme · uyuşmazlık konusu · anonim şirket · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaDava, dava dışı «anonim şirketin yönetim kurulu» üyesi ve ortaklarına karşı açılan sorumluluk davasıdır. ... hükümleri uyarınca anonim şirketlerde yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Uyuşmazlık konusu olayda «yönetim kurulu» üyesinin dava dışı «anonim şirketi» zararlandırıcı eylemleri söz konusu olup, açıklanan zararlar, dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacılar murisinin ise, «dolaylı zararı» kapsamındadır.
Benzer bu karardaSomut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı .... hükümleri uyarınca «anonim şirketlerde» yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Başka bir anlatımla, açıklanan zararlar, dava dışı «anonim şirketin» doğrudan, davacının ise, «dolaylı zararı» kapsamındadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket yöneticisinin sorumluluğu · aciz vesikası · güveni kötüye kullanma · yönetici sorumluluğu · acentelik sözleşmesi · şirket zararı · acentelik · iflas
Benzer bu karardaAŞ arasındaki «acentelik sözleşmesinin» feshedildiği, davacının şirket aleyhine icra takipleri yapıp «aciz vesikası» aldığı, T.H. ......
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların dava dışı şirket «temsilcileri» oldukları, «iflas» ve «güveni kötüye kullanmak» suçlarından mahkumiyet kararlarının bulunduğu, dava dışı şirketin iflası sonucu davacının alacağını alamaması nedeniyle ...
Dava, «anonim şirket» alacaklısının «şirket yöneticilerinin sorumluluğu» esasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2009/8671 K. sayılı ilamı ile onandığı, davacının davalılar aleyhine hizmet nedeniyle «güveni kötüye kullanmak» ve davalı ... hakkında hileli «iflas» suçundan dolayı suç duyurusunda bulunduğu, davacının T.H. ......
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/57 E. , 2018/6214 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2015 tarih ve 2014/419-2015/1061 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıların ve davalıların, ... Grup Laboratuar AŞ'nin ortakları olduğunu, ortaklığın imza ile yetkilisinin davalı ..., diğer davalıların şirket ortağı ve şirket çalışanı olduğunu, davacıların murisi ... ’nun şirketin nakit para ihtiyacını karşılamak için borç verdiğini, borç tutarının takip tarihi itibari ile 508.323,68 TL'ye ulaştığını, borç ödenmeyince ... . İcra Müdürlüğünün 2011/3379 sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine hacze gidildiğinde şirket binasının boşaltılmış olması nedeni ile haczi kabil mal bulunamadığını, haciz zabtının İİY. 105. madde anlamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle eldeki davanın, davalı şirket ortakları aleyhinde açıldığını ileri sürerek 508.323,68 TL'nin takip tarihi olan 22/08/2011 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların aktif dava ehliyeti olmadığını, müteveffa ... ’nun şirkete borç verdiğini, haciz işlemlerinin gereği gibi yerine getirilmediğini, bu nedenle alacağın öncelikle şirketten tahsilinin gerektiğini, müvekkillerinden ... ve ...’ün şirketi temsile yetkili olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı ... ’nun dava dışı şirketten alacaklı olarak açtığı bu davada asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediği, zararın oluşmasında dava tarihi itibari ile dava dışı şirket yöneticisi davalı ...’nın bu zarardan sorumlu olduğu, usulüne uygun olarak ticari defter ve kayıtları tutmamış olması, alınan paraların usulüne uygun olarak harcanmaması ve
kârlılığı artıracak önlemlerin alınmaması, şirketin kapalı kalması yönündeki fiili durumlara göre adı geçen davalının kusurunun da bulunduğu, buna göre davalı ... hakkındaki davanın yerinde olduğu, diğer davalıların ise dava tarihi itibari ile şirket yöneticisi olmadıklarından ötürü davada pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı, ayrıca ... ve ...’nun kendi adlarına açmış oldukları davada şirketten alacaklılık sıfatını doğurur durumların bulunmaması nedeniyle aktif husumetin bulunmadığı ancak ... varisleri olarak davada sıfatlarının bulunduğu gerekçesiyle davacı ... ... varisleri ... ve ... davalı ... hakkındaki davasının kısmen kabulü ile; 503.323.68 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacılar ...
ve ...'nun kendi adlarına açtıkları davalarının aktif husumet eksikliği nedeniyle reddine, davacı ... ... varisleri ... ve ...'nun mirasçı sıfatıyla açtıkları davanın davalılar ..., ... bakımından davanın pasif husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu üyesi ve ortaklarına karşı açılan sorumluluk davasıdır.
... hükümleri uyarınca anonim şirketlerde yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Bu sorumluluk, kusur ilkesine dayanmaktadır. Başka bir anlatımla, kusur yoksa yönetim ve denetim kurulunun da bir sorumluluğu söz konusu değildir. Sorumluluğun söz konusu olabilmesi için de öncelikle bir zararın doğması şarttır.
Yöneticiler ve denetçiler aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı, ortaklığa aittir. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler ve denetçiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik içerir. Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Bu tür davalarda, hükmolunacak tazminatın da şirkete verilmek üzere istenmesi ve hükmedilmesi gerekmektedir. İkinci durum ise, doğrudan zarar halidir. Bu ihtimalde yöneticilerin veya denetçilerin eylemleri sonucunda ortakların ortaklığın zararından müstakil olarak gördükleri zararlar söz konusudur.
Uyuşmazlık konusu olayda yönetim kurulu üyesinin dava dışı anonim şirketi zararlandırıcı eylemleri söz konusu olup, açıklanan zararlar, dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacılar murisinin ise, dolaylı zararı kapsamındadır. Bu durum karşısında, davacılar murisi ortağın dolaylı zarar talebi nedeniyle hükmolunacak tazminatın dava dışı anonim şirkete verilmesinin istenmesi gerektiği halde davacıların kendilerine verilmesini istemeleri nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçen yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452045000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz