6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14451 E. 2018/5742 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmesiz yargı ön inceleme aşaması rücuen alacak hırsızlık ticari dava niteliği sigorta sözleşmesi zayi kamu düzeni sigorta poliçesi kusur

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 1HMK 114 · TTK — TTK 5

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile sigortalısı olan şirket arasında inşaat bütün riskler sigorta poliçesinin düzenlendiği, davalı şirketin ise inşaatın yapıldığı yerde güvenlik işini sözleşme ile üstlendiği, şantiye sahasında meydana gelen hırsızlık olayı sonrasında zayi olan inşaat malzemelerinin bedelinin davacı şirket tarafından sigortalısına ödendiği, davalı güvenlik firmasına kusur verilemeyeceği, davacı ... şirketinin, olayın meydana gelmesinde kusuru ispatlanamayan davalı güvenlik şirketinden, ödediği tazminat bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, inşaat all risk sigorta sözleşmesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı, sigortalısının halefi olarak işbu davayı açmıştır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yine, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1-a maddesi uyarınca, ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılır. Bu durumda mahkemece görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

...- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14297 E. 2018/5353 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4760 E. 2021/4460 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çekin iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11469 E. 2014/1490 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13981 E. 2018/5105 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3318 E. 2012/10308 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/14451 E.  ,  2018/5742 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2016 tarih ve 2014/174-2016/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş.- Kuruluş İnşaat ve Dış Tic. Ltd. Şti. adi ortaklığı ile müvekkili arasında inşaat bütün riskler ve sigorta poliçesi ile poliçe düzenlendiğini, bu poliçeyle dava dışı şirketin toplu konut işinin gelebilecek her türlü zararlara karşı güvence altına alındığını, sözü edilen ve sigorta güvencesi altına alınan inşaat işinin koruma, denetim ve güvenlik hizmetlerinin ise davalı şirkete verildiğini, bu kapsamda sigorta ettiren ve davalı şirket arasında taşeron sözleşmesi imzalandığını, 09/08/2012 tarihinde sigorta güvencesi altındaki dava dışı sigortalının şantiye sahasında oluşan hırsızlığa bağlı 63.175,34 TL'lik inşaat malzemesi çalındığını, poliçe uyarınca 5.000 TL'lik muafiyetin düşülmesinden sonra sigorta ettiren şirkete hasar bedeli olarak 58.175,34 TL ödendiğini ileri sürerek bu miktarın ödeme tarihi 27/03/2013 tarihinden avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin güvenlik hizmetlerini gerekli denetim ve rutin kontrollere bağlı aksatmadan yerine getirdiğini, dava konusu olaya ilişkin yüklenecek kusur olmadığını, inşaat şantiyesinde pencere bulunmadığını, ayrıca hırsızlığa konu mallar yönünden bunların müvekkiline zimmetle teslim edilmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile sigortalısı olan şirket arasında inşaat bütün riskler sigorta poliçesinin düzenlendiği, davalı şirketin ise inşaatın yapıldığı yerde güvenlik işini sözleşme ile üstlendiği, şantiye sahasında meydana gelen hırsızlık olayı sonrasında zayi olan inşaat malzemelerinin bedelinin davacı şirket tarafından sigortalısına ödendiği, davalı güvenlik firmasına kusur verilemeyeceği, davacı ... şirketinin, olayın meydana gelmesinde kusuru ispatlanamayan davalı güvenlik şirketinden, ödediği tazminat bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, inşaat all risk sigorta sözleşmesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı, sigortalısının halefi olarak işbu davayı açmıştır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yine, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1-a maddesi uyarınca, ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılır. Bu durumda mahkemece görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

...- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452036900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.