Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14451 E. 2018/5742 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmesiz yargı↗ ön inceleme aşaması↗ rücuen alacak↗ hırsızlık↗ ticari dava niteliği↗ sigorta sözleşmesi↗ zayi↗ kamu düzeni↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile sigortalısı olan şirket arasında inşaat bütün riskler sigorta poliçesinin düzenlendiği, davalı şirketin ise inşaatın yapıldığı yerde güvenlik işini sözleşme ile üstlendiği, şantiye sahasında meydana gelen hırsızlık olayı sonrasında zayi olan inşaat malzemelerinin bedelinin davacı şirket tarafından sigortalısına ödendiği, davalı güvenlik firmasına kusur verilemeyeceği, davacı ... şirketinin, olayın meydana gelmesinde kusuru ispatlanamayan davalı güvenlik şirketinden, ödediği tazminat bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, inşaat all risk sigorta sözleşmesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı, sigortalısının halefi olarak işbu davayı açmıştır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yine, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1-a maddesi uyarınca, ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılır. Bu durumda mahkemece görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14297 E. 2018/5353 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · kamu düzeni · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, «kamu düzenine» ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.
Benzer bu karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, «kamu düzenine» ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · görevsizlik kararı · hasar
Benzer bu kararda1-) Dava, davacı tarafından nakliyat poliçesi ile sigortalanan emtianın davalılarca taşınması esnasında meydana gelen «hasarın» «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı, sigortalısının halefi olarak işbu davayı açmıştır.
Bu durumda mahkemece «görevsizlik» kararı verilerek dosyanın ticaret mahkemesine gönderilmesine hükmetmek gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4760 E. 2021/4460 K.
Ortak:sigorta poliçesi · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile sigortalısı olan şirket arasında inşaat bütün riskler «sigorta poliçesinin» düzenlendiği, davalı şirketin ise inşaatın yapıldığı yerde güvenlik işini sözleşme ile üstlendiği, şantiye sahasında meydana gelen «hırsızlık» olayı sonrasında «zayi» olan inşaat malzemelerinin bedelinin davacı şirket tarafından sigortalısına ödendiği, davalı güvenlik firmasına «kusur» verilemeyeceği, davacı ... şirketinin, olayın meydana gelmesinde kusuru ispatlanamayan davalı güvenlik şirketinden, ödediği tazminat bedelini talep edemeyeceği ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet · ziya · teminat kapsamı · hasar · avans faizi · teminat
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, dava konusu trafik kazasının, meydana geldiği mahallin, şantiye alanı ve/veya şantiye sahası içinde kaldığı, bu nedenle, dava konusu tazminat «hasarının» davalı ...Ş.’nin düzenlediği İnşaat Ali Risk Sigorta Poliçesi «teminatı» altında olduğu, davacının bilirkişilerce hesaplanan sigorta hasar tazminat miktarını davalı ...Ş.’den talep edebileceği, ancak bilirkişilerce «muafiyet» tutarının hatalı hesaplandığı, yapılan hesaplama ile zararın 55.895.-TL olarak bulunduğu, davacının, diğer davalı ...Ş.'nin, dava dışı sigortalısı Yapı ve Kredi Finansal Kiralama A.O. olan Elektronik Cihaz Sigorta Poliçesi kapsamında, sigorta hasar tazminat miktarını bu davalıdan talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı ...Ş. yönünden kısmen kabulüne, 55.895.- TL tazminatın 10.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...Ş.’den tahsiline, davalı ...Ş. yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı Allianz Sigorta A.Ş. (Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) yönünden açıl …
2- Dava, sigorta «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkin olup davalı ...Ş., şantiye sahası dışında hasar gören emtianın poliçe «teminatı kapsamı» dışında kaldığını savunmuştur.
… rı ve poliçede yazılı özel şartlara göre temin ettiği belirtilmiş, İnşaat Sigortaları Genel Şartlarının A.1. maddesi de "Bu sigorta, konusunu teşkil eden değerlerin «teminat» müddeti içinde, inşaat sahasında bulunduğu sırada, inşaat süresinde bu poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir «ziya» ve «hasara» uğraması halini temin eder" şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre, sigortalı emtianın poliçe «teminatında» olabilmesi için «hasarın» şantiye/ inşaat sahasında meydana gelmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11469 E. 2014/1490 K.
Ortak:zayi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile sigortalısı olan şirket arasında inşaat bütün riskler «sigorta poliçesinin» düzenlendiği, davalı şirketin ise inşaatın yapıldığı yerde güvenlik işini sözleşme ile üstlendiği, şantiye sahasında meydana gelen «hırsızlık» olayı sonrasında «zayi» olan inşaat malzemelerinin bedelinin davacı şirket tarafından sigortalısına ödendiği, davalı güvenlik firmasına «kusur» verilemeyeceği, davacı ... şirketinin, olayın meydana gelmesinde kusuru ispatlanamayan davalı güvenlik şirketinden, ödediği tazminat bedelini talep edemeyeceği ger …
Benzer bu karardaDava, «zayi» nedeni ile iptal kararı verilmesi talebine ilişkin olup, davacı «hamili» olduğunu iddia ettiği çeki zayi ettiğini bildirerek dava açmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · keşide tarihi · kıymetli evrak · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «keşide tarihi», talep ve davaya konu belgenin «kıymetli evrak vasfını» taşıması ile, yasal düzenlemede ki hüküm ve kıymeti nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeni ile iptal kararı verilmesi talebine ilişkin olup, davacı «hamili» olduğunu iddia ettiği çeki zayi ettiğini bildirerek dava açmıştır.
Mahkemece karar gerekçesinde dava konusu çekin «kıymetli evrak» niteliği taşıdığının kabul edilmiş olmasına rağmen istemin içeriği anlaşılamayan gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazı yerinde görülerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13981 E. 2018/5105 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · kamu düzeni · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, «kamu düzenine» ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.
Benzer bu karardaDava tarihi olan 31.07.2012 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, «kamu düzenine» ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · bono · anonim şirket · görevsizlik kararı · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu «bonolar» «zamanaşımına» uğradığından alacaklının temel ilişkiye dayanarak genel hükümler uyarınca alacağını talep edebileceği, icra takibine konu bonoların şirket «hisse devrine» binaen verildiği, davacı ile davalılardan ... arasında «temel ilişki» bulunmadığı, 30.05.2008 tanzim tarihli senedin davacı ile davalı ... arasındaki hisse devrine konu edilmediğinden bu senet yönünden davanın reddinin gerektiği, 30.04.2008 tarihli ....000 TL bedelli senedin ise «hisse devir sözleşmesine» istinaden davalı ... tarafından davacıya verilip ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ...'a karşı açılan davanın reddine, davalı ...'e karşı açılan davanın kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin ....000 TL «asıl alacak», ....900,38 TL faiz olmak üzere toplam ....900,38 TL üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %20 oranındaki «icra inkar tazminatının» tahsiline, yargılama sırasında ödendiği belirtilen tutarın kapak hesabında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalılardan ...'e devredilen «anonim şirket» hisselerinin karşılığında müvekkiline verilen iki adet «bononun» ödenmediğini ileri sürmüş, mahkemece de takibe ve davaya konu bonolardan birinin «hisse devir sözleşmesine» istinaden verildiği, bedelinin ödendiğinin ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-) Dava, «hisse devir sözleşmeleri» karşılığında verilen bonoların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece «görevsizlik» kararı verilerek dosyanın ticaret mahkemesine gönderilmesine hükmetmek gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3318 E. 2012/10308 K.
Ortak:ticari dava niteliği
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · bankacılık işlemi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne, 5.302 TL'nin «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «bankacılık işlemine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
TTK’nun 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, «mutlak ticari» dava sayılır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14451 E. , 2018/5742 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2016 tarih ve 2014/174-2016/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş.- Kuruluş İnşaat ve Dış Tic. Ltd. Şti. adi ortaklığı ile müvekkili arasında inşaat bütün riskler ve sigorta poliçesi ile poliçe düzenlendiğini, bu poliçeyle dava dışı şirketin toplu konut işinin gelebilecek her türlü zararlara karşı güvence altına alındığını, sözü edilen ve sigorta güvencesi altına alınan inşaat işinin koruma, denetim ve güvenlik hizmetlerinin ise davalı şirkete verildiğini, bu kapsamda sigorta ettiren ve davalı şirket arasında taşeron sözleşmesi imzalandığını, 09/08/2012 tarihinde sigorta güvencesi altındaki dava dışı sigortalının şantiye sahasında oluşan hırsızlığa bağlı 63.175,34 TL'lik inşaat malzemesi çalındığını, poliçe uyarınca 5.000 TL'lik muafiyetin düşülmesinden sonra sigorta ettiren şirkete hasar bedeli olarak 58.175,34 TL ödendiğini ileri sürerek bu miktarın ödeme tarihi 27/03/2013 tarihinden avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin güvenlik hizmetlerini gerekli denetim ve rutin kontrollere bağlı aksatmadan yerine getirdiğini, dava konusu olaya ilişkin yüklenecek kusur olmadığını, inşaat şantiyesinde pencere bulunmadığını, ayrıca hırsızlığa konu mallar yönünden bunların müvekkiline zimmetle teslim edilmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile sigortalısı olan şirket arasında inşaat bütün riskler sigorta poliçesinin düzenlendiği, davalı şirketin ise inşaatın yapıldığı yerde güvenlik işini sözleşme ile üstlendiği, şantiye sahasında meydana gelen hırsızlık olayı sonrasında zayi olan inşaat malzemelerinin bedelinin davacı şirket tarafından sigortalısına ödendiği, davalı güvenlik firmasına kusur verilemeyeceği, davacı ... şirketinin, olayın meydana gelmesinde kusuru ispatlanamayan davalı güvenlik şirketinden, ödediği tazminat bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, inşaat all risk sigorta sözleşmesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı, sigortalısının halefi olarak işbu davayı açmıştır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yine, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1-a maddesi uyarınca, ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılır. Bu durumda mahkemece görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452036900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz