Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3318 E. 2012/10308 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak ticari dava↗ bankacılık işlemi↗ ticari dava niteliği↗ sulh hukuk mahkemesi↗ sulh↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne, 5.302 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz edilmiştir.
1-Dava, bankacılık işlemine dayalı alacak istemine ilişkindir.
HUMK’nun 1/1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. TTK’nun 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, mutlak ticari dava sayılır. Ticari davalar, TTK’nun 5/1 maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine göre Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür.
Somut olayda, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat isteminin ticari dava niteliğinde bulunmasına ve bu davaya Tüketici Mahkemesi tarafından bakılacağına dair bir düzenleme mevcut olmamasına göre, işbu ticari davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekmektedir. Bu durumda, görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden mahkemece davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1722 E. 2011/11617 K.
Ortak:mutlak ticari dava · bankacılık işlemi · sulh hukuk mahkemesi · sulh · Alacak
İncelediğiniz kararda1-Dava, «bankacılık işlemine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
TTK’nun 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, «mutlak ticari» dava sayılır.
Benzer bu karardaSomut olayda, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemi ticari dava niteliğinden olduğuna ve bu davaya Tüketici Mahkemesi tarafından bakılacağına dair bir düzenleme mevcut olmadığına göre, miktar itibariyle işbu ticari davanın «sulh hukuk» mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
1-Dava, «bankacılık işlemine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
TTK’nun 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, «mutlak ticari» dava sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/893 E. 2010/6835 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre davada tüketici mahkemesini «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», talep ve kesinleşme halinde dosyanın görevli Ankara Tüketici Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, TTK 1301 maddesi uyarınca «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Somut olayda, TTK’nun beşinci kitabında yer alan sigorta hukukundan kaynaklanan tazminat istemi ticari dava niteliğinde olduğuna ve bu davaya Tüketici Mahkemesi tarafından bakılacağına dair bir düzenleme de mevcut olmadığına göre, miktar itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi dışında kalan işbu ticari davanın Asliye Mahkemesinde görülmesi gerektiği halde yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14458 E. 2013/11977 K.
Ortak:mutlak ticari dava · bankacılık işlemi · Alacak
İncelediğiniz kararda1-Dava, «bankacılık işlemine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
TTK’nun 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, «mutlak ticari» dava sayılır.
Benzer bu kararda1-Dava, «bankacılık işlemine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
6762 sayılı TTK’nun 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, «mutlak ticari» dava sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaŞti. için 2.950 TL olmak üzere toplam 11.699 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3924 E. 2013/22052 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · yargı yolu · tespit davası · tüzel kişilik · usulden reddi · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… davada amaçlan şeyin davalı tarafın, davacı tarafın varlıklarının satışına ilişkin karar ve işlemlerinin durdurulmasının sağlanması olduğu, davalı ...'nin bir kamu «tüzel kişiliği» olup, yapmış olduğu işlemler ve aldığı kararların «idari işlem» ve idari karar niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle, mahkemelerinin «görevsizliği» nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, kamu «tüzel kişiliğini» haiz Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun idari eylem ya da işleminden kaynaklanmayıp, taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmeye ilişkin «tespit davası» niteliğinde bulunduğundan, davalı aleyhine idari yargıda dava açılması mümkün olmayıp açılan davanın adli yargı yerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
Bu durumda, mahkemece davalı bakımından «yargı yolu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna yönelik temyiz itirazının kabulü ile kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3318 E. , 2012/10308 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/11/2010 tarih ve 2010/61-2010/549 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, dava dışı ...'ın davalı bankanın Kastamonu Şubesi'nden kullandığı ticari krediye kefil olduğunu, asıl borçlunun kredi borcunu ödememesi nedeniyle müvekkilinin davalı bankaya ödeme yaparak borcu kapattığını, ancak davalı bankanın, müvekkilinin kefil olmadığı aynı borçlunun taşıt kredisinin son beş taksitini de müvekkilinden tahsil ettiğini, müvekkilinin, taşıt kredisine kefil olmadığını öğrenmesi üzerine davalıdan bu paranın geri ödenmesini istediğini, davalının müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek, 5.302 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK'nun 66. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kendi rızası ile ödeme yaptığını ve yaptığı ödemeye karşılık rehin temlik aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne, 5.302 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz edilmiştir.
1-Dava, bankacılık işlemine dayalı alacak istemine ilişkindir.
HUMK’nun 1/1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. TTK’nun 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, mutlak ticari dava sayılır. Ticari davalar, TTK’nun 5/1 maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine göre Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür.
Somut olayda, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat isteminin ticari dava niteliğinde bulunmasına ve bu davaya Tüketici Mahkemesi tarafından bakılacağına dair bir düzenleme mevcut olmamasına göre, işbu ticari davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekmektedir. Bu durumda, görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden mahkemece davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061246000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz