Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12491 E. 2018/5907 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken ifa↗ hesap işletim ücreti↗ genel işlem şartları↗ kkdf (kaynak kullanımını destekleme fonu)↗ 2006/1 sayılı tebliğ↗ kesin hükümsüzlük↗ erken ödeme komisyonu↗ emsal banka uygulaması↗ kar mahrumiyeti↗ ticari kredi sözleşmesi↗ erken kapama komisyonu↗ tüketici kredisi↗ ödeme planı↗ genel işlem koşulu↗ kabul beyanı↗ teamül↗ ticari kredi↗ bsmv↗ ticari dava niteliği↗ emredici hüküm↗ kâr mahrumiyeti↗ ara karar↗ hakkaniyet↗ ek prim↗ ipotek↗ denetime elverişlilik↗ muvafakat↗ genel kredi sözleşmesi↗ ifa↗ tbk 99↗ komisyon↗ vade↗ istirdat↗ bilirkişi incelemesi↗ yetki↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ harç↗ dosya masrafı↗ ilan↗ dahili dava↗ teminat↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilrikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 05.12.2012 tarihli ve 15.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeden erken kapama komisyonuna ilişkin hükümlere yer verilmesine rağmen oranının açıkça belirtilmediği, emsal banka uygulamaları sorularak yaptırılan ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı banka tarafından %2 erken kapama komisyonu alınmasının makul olacağı, bu nedenle 271.550,54 TL fazladan tahsil edilen erken kapama komisyonu ve 18.270.00 TL ipotek fek bedeli olmak üzere toplam 289.820,54 TL'nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 289.820,54 TL'nin ödeme tarihi 03/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, ticari kredi sözleşmesinin erken kapatılması nedeni ile erken ödeme komisyonu ve ipotek fek ücreti adı altında haksız tahsil edildiği iddia edilen kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve hükme esas alınan 29.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davalı bankanın kredinin erken kapatılması sebebiyle maruz kalacağı risklerin belirli ölçüde karşılanması amacına hizmet eden erken kapatma komisyonu uygulamasının
gerek sözleşme ile kararlaştırılması, gerekse hakkaniyete uygun olması sebebiyle isabetli gözüktüğü ancak, nihayetinde standart sözleşme olarak düzenlenen ve genel işlem şartları niteliğinde değerlendirilebilen kredi sözleşmesi hükmünün verdiği bu yetkinin makul sınırlar içinde ve piyasa koşullarına uygun olarak kullanılması, uygulanacak oranın davacı müşteriye bildirilmesi ve müşteriyi haksız surette zarara sokacak şekilde uygulanmaması gerektiği oysa, oran hususunda davacının bilgilendirilmediği, oranın bilinmediği, davalı bankanın tek taraflı olarak bu oranı belirlediği ve uyguladığı, kullanılan kredinin yüksekliği, piyasa koşulları ve ilk bilirkişi raporunda yer alan faiz hesaplamaları dikkate alındığında %5 oranının bir hayli yüksek olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un konut finansmanı sözleşmeleriyle ilgili olarak 37. maddesinde yer alan %2 erken kapatma tazminat oranının makul olacağı, ipotek fek ücretleri ile ilgili olarak ise hiçbir hukuki dayanağın bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 05.12.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nin ''Erken Ödeme ve Temdit Komisyonu'' başlıklı 7.9.1 maddesi “BCH şeklinde kullandırılmayan kredilerde, müşterinin bakiye borcunu kısmen veya tamamen vadesinden önce ödemesi bankanın kabulüne bağlıdır. Müşteri; Bankanın söz konusu talebi kabul edip etmeme hususunda tek taraflı olarak yetkili olduğunu, Bankanın kabul etmemesi halinde yapılan ödemenin vadesinde tahsil edileceğini, bankanın muvafakatine dayanmayan erken ödeme nedeniyle faiz ve indirim dahil bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağını, söz konusu talebi Bankaya ödeme yapmak istediği tarihten iki iş günü önce ve yazılı olarak tebliğ etmeyi, Bankanın erken ödeme isteğini kabul etmesi durumunda maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebileceğini, bankaca serbestçe belirlenecek erken ödeme işlem masrafı/komisyonu ve bunun vergi, fon vs. giderlerini nakden ve defaten ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt eder.”, 7.9.2 maddesi, “Yukarıda belirtilen madde hükümleri geçerli olmak üzere;
a)Müşteri krediden doğan bakiye borcun bir bölümünü vadesinden önce ödemeyi talep ettiği takdirde; mevcut anapara borcuna son taksit ödeme tarihinden ara ödeme yapılan tarih arasında geçen gün için sözleşmede belirtilen cari faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz, KKDF, BSMV tutarlarını Bankaya ödedikten sonra Bankanın erken yatırılan anaparayı toplam anaparadan indirerek çıkaracağı yeni ödeme planı doğrultusunda borcunu ödeyeceğini,
b) Müşteri krediden doğan bakiye borcun tamamını vadesinden önce ödemeyi talep ettiği takdirde; mevcut anapara borcunu son taksit ödeme tarihinden kredinin erken kapatıldığı tarih arasında geçen gün için sözleşmede belirtilen faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz, BSMV ve KKDF tutarlarını ödemeyi,
c) Müşteri bir veya birkaç taksit bedelini vadesinden önce ödemek istediğinde, erken ödenecek taksitlere ait faiz (orijinal vadeye göre hesaplanmış faiz reeskontunun tamamının) BSMV ve KKDF tutarlarını da ödeyeceğini kabul beyan ve taahhüt eder”, ''Komisyon ve Masraf Karşılıkları'' başlıklı 7.4.1 maddesinde de “Müşteri, Bankanın Sözleşme ile ekleri uyarınca açtığı ve açacağı her türlü krediler ile hesaplar ve aldığı teminatlar (Teminatlarla ilgili tesis, muhafaza, fek ve bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü işlemlerin gerektirdiği tüm vergi, resim, harç, tarh edilebilecek cezaları, sigorta prim, noter masrafları ve sair masraflar) ile ilgili olarak iktisadi koşullar çerçevesinde Bankanın belirlediği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileride saptanacak oranları geçmemek üzere, her nevi komisyon, masraf, hesap işletim ücretlerini, fon veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi ve sair giderleri ve bunların gider vergilerini, Bankaya derhal ödemekle yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlığa kredi sözleşmesinin akdedildiği tarih itibariyle uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 96. maddesi "Sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir. Ancak, kanun veya sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz." hükmünü içermektedir. Şu halde, borçlunun borcunun erken ifasına engel bir durum söz konusu olmasa dahi, bu sebeple sözleşme ile kararlaştırılmış toplam borçtan indirim yapılabilmesi ancak, maddede öngörülen ve istisnai nitelikteki hallerin varlığı halinde mümkündür.Erken ifa durumunda, tüketici kredilerine ilişkin 4077 ve 6502 sayılı kanunlarda öngörüldüğü üzere, emredici nitelikte bir kanun hükmü ve bu hükme dayalı olarak çıkarılan ikincil mevzuat hükümleri ile indirim yapılmasının ve bunun koşullarının belirlenmiş olması halinde, sözleşen taraflarca söz konusu mevzuat hükmüne uyulması gerektiği, tarafların bu hususta sözleşme ile aksine bir düzenleme yapamayacakları, yapılmış olması halinde ise bunun TBK'nın 27. maddesi uyarınca kesin hükümsüzlük sonucunu doğuracağı kuşkusuzdur. Bu durumda, TBK'nın genel işlem koşullarına ilişkin 20 vd. maddelerinin tatbikini gerektirir bir yön bulunmamaktadır.
Şu halde, TBK'nın 96. maddesinde erken ifa halinde indirim yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnasını teşkil edecek şekilde yapılacak indirimin ve bunun koşullarının sözleşmede belirlenmesi ve söz konusu sözleşmenin TBK'nın 20. maddesi kapsamında kalan bir niteliği olması halinde, sözleşmede borçtan indirim yapılacağının kararlaştırılmış olması ve buna bağlı olarak yapılacak indirimin yine sözleşme ile belirlenen koşullarının, kural olarak borçlunun lehine yapılmış istisnai bir düzenleme niteliğinde olup olmadığının, yapılan sözleşmesel düzenleme ile karşı taraf borçlunun menfaatine aykırı bir durum oluşturulup oluşturulmadığının, somut olaya özgü nedenler de gözetilmek suretiyle, anılan temel kural çerçevesinde irdelenmesi ve bunun sonucuna göre TBK'nın 21. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanacak ise ne şekilde uygulanması gerektiği hususları karar yerinde tartışılarak sonuca varılmak gerekir.
Mahkemece, yukarıda sayılan hususlarda tatminkar ve denetime elverişli bir inceleme, değerlendirme ve tartışma yapılmaksızın, taraflar arasındaki ticari nitelikte bulunduğu kuşkusuz olan ve bu nedenle 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan kredi sözleşmelerinde kararlaştırılan indirim ve koşullarının, borçlu aleyhine sonuç doğuracak nitelikte olduğu kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, 15.11.2014 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (SAYI: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi “Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” şeklinde değiştirilmiştir. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan komisyon ve masrafların hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden komisyon, masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa emsal banka uygulamalarının araştırılması, alınan komisyon ve masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13193 E. 2016/1257 K.
Ortak:hesap işletim ücreti · erken kapama komisyonu · teamül · ticari kredi · ipotek · muvafakat · ifa · komisyon · Alacak
İncelediğiniz kararda… nusu talebi kabul edip etmeme hususunda tek taraflı olarak yetkili olduğunu, Bankanın kabul etmemesi halinde yapılan ödemenin vadesinde tahsil edileceğini, bankanın «muvafakatine» dayanmayan erken ödeme nedeniyle faiz ve indirim «dahil» bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağını, söz konusu talebi Bankaya ödeme yapmak istediği tarihten iki iş günü önce ve yazılı olarak tebliğ etmeyi, Bankanın erken ödeme isteğini kabul etmesi durumunda maruz kalacağı «kar mahrumiyeti», zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebileceğini, bankaca serbestçe belirlenecek erken ödeme işlem «masrafı»/«komisyonu» ve bunun vergi, fon vs. giderlerini nakden ve defaten ödemeyi beyan, kabul ve «taahhüt» eder.”, 7.9.2 maddesi, “Yukarıda belirtilen madde hükümleri geçerli olmak üzere; a)Müşteri krediden doğan bakiye borcun bir bölümünü vadesinden önce ödemeyi talep ettiği takdirde; mevcut anapara borcuna «son» taksit ödeme tarihinden «ara» ödeme yapılan tarih arasında geçen gün için sözleşmede belirtilen cari faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz, KKDF, BSMV tutarlarını Bankaya ödedikten sonra Bankanın erken yatırılan anaparayı toplam anaparadan indirerek çıkaracağı yeni «ödeme planı» doğrultusunda borcunu ödeyeceğini, b) Müşteri krediden doğan bakiye borcun tamamını vadesinden önce ödemeyi talep ettiği takdirde; mevcut anapara borcunu son taksit ödeme tarihinden kredinin erken kapatıldığı tarih arasında geçen gün için sözleşmede belirtilen faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz, BSMV ve KKDF tutarlarını ödemeyi, c) Müşteri bir veya birkaç taksit bedelini vadesinden önce ödemek istediğinde, erken ödenecek taksitlere ait faiz (orijinal «vadeye» göre hesaplanmış faiz reeskontunun tamamının) BSMV ve KKDF tutarlarını da ödeyeceğini «kabul beyan» ve taahhüt eder”, ''Komisyon ve Masraf Karşılıkları'' başlıklı 7.4.1 maddesinde de “Müşteri, Bankanın Sözleşme ile ekleri uyarınca açtığı ve açacağı her türlü krediler ile hesaplar ve aldığı «teminatlar» (Teminatlarla ilgili tesis, muhafaza, fek ve bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü işlemlerin gerektirdiği tüm vergi, resim, «harç», tarh edilebilecek cezaları, sigorta «prim», noter masrafları ve sair masraflar) ile ilgili olarak iktisadi koşullar çerçevesinde Bankanın belirlediği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileride saptanacak oranları geçmemek üzere, her nevi komisyon, masraf, «hesap işletim ücretlerini», fon veya «teamüllerine» göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi ve sair giderleri ve bunların gider vergilerini, Bankaya derhal ödemekle yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilrikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 05.12.2012 tarihli ve 15.000.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, sözleşmeden «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlere yer verilmesine rağmen oranının açıkça belirtilmediği, «emsal banka uygulamaları» sorularak yaptırılan ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı banka tarafından %2 erken kapama komisyonu alınmasının makul olacağı, bu nedenle 271.550,54 TL fazladan tahsil edilen erken kapama komisyonu ve 18.270.00 TL «ipotek» fek bedeli olmak üzere toplam 289.820,54 TL'nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 289.820,54 TL'nin ödeme tarihi 03/04/2013 tarihi …
2- Dava, «ticari kredi sözleşmesinin» erken kapatılması nedeni ile «erken ödeme komisyonu» ve «ipotek» fek ücreti adı altında haksız tahsil edildiği iddia edilen kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan 05/07/2012 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı «kredi sözleşmesi» ve sonrasında kullanılan kredilerin «ticari kredi» oldukları, kredilerin kapanması sırasında alınan 11.914,35 TL'nin ticari kredilerin kapanması nedeniyle erken ödeme ücreti olarak alındığı, dava konusu bu tutarın iadesi talebinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilebileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu ve sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu», «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılacağı ve bankaca tahsil edilen tutarların iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.914,35 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Söz konusu «kredi sözleşmesinin» erken ödeme başlıklı 2.6.1. maddesi ve 2.7.1. maddesinde “...her nevi «komisyon», kesinti, «masraf», «hesap işletim ücretlerini», fon ve BSMV, KKDF gibi yasal ve banka düzenlemelerine ve «teamüllerine» göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi vesair giderleri ve bunların gider vergilerini, müşteri, Bankaya derhal ödemekle yükümlüdür.” şeklinde yer alan düzenleme, mahkemenin de tespit ettiği gibi, davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğinden «genel işlem şartı» niteliği taşımaktadır.
Dava, davacı tarafından kullanılan ticari kredilerin kapatılması esnasında, davalı banka tarafından tahsil edilen «erken kapama komisyonu» ve BSMV'nin «istirdatı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı olduğu şekilde TBK'nın 20. maddesi değerlendirilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · dürüstlük kuralı · mahsup · taşıyan · yasal faiz
Benzer bu karardaAncak 6098 sayılı TBK'nın 21. maddesine göre, «genel işlem şartı» niteliği «taşıyan» düzenlemelerin yazılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için, sözleşmenin bu hükmünün karşı tarafın menfaatine aykırı olması gerekir.
Aynı Yasa'nın 25. maddesine göre ise, «genel işlem şartına» «dürüstlük kurallarına» aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan 05/07/2012 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı «kredi sözleşmesi» ve sonrasında kullanılan kredilerin «ticari kredi» oldukları, kredilerin kapanması sırasında alınan 11.914,35 TL'nin ticari kredilerin kapanması nedeniyle erken ödeme ücreti olarak alındığı, dava konusu bu tutarın iadesi talebinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilebileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu ve sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu», «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılacağı ve bankaca tahsil edilen tutarların iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.914,35 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Söz konusu «kredi sözleşmesinin» erken ödeme başlıklı 2.6.1. maddesi ve 2.7.1. maddesinde “...her nevi «komisyon», kesinti, «masraf», «hesap işletim ücretlerini», fon ve BSMV, KKDF gibi yasal ve banka düzenlemelerine ve «teamüllerine» göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi vesair giderleri ve bunların gider vergilerini, müşteri, Bankaya derhal ödemekle yükümlüdür.” şeklinde yer alan düzenleme, mahkemenin de tespit ettiği gibi, davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğinden «genel işlem şartı» niteliği taşımaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17588 E. 2015/5608 K.
Ortak:erken ödeme komisyonu · emsal banka uygulaması · kar mahrumiyeti · erken kapama komisyonu · ticari dava niteliği · kâr mahrumiyeti · komisyon · istirdat · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilrikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 05.12.2012 tarihli ve 15.000.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, sözleşmeden «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlere yer verilmesine rağmen oranının açıkça belirtilmediği, «emsal banka uygulamaları» sorularak yaptırılan ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı banka tarafından %2 erken kapama komisyonu alınmasının makul olacağı, bu nedenle 271.550,54 TL fazladan tahsil edilen erken kapama komisyonu ve 18.270.00 TL «ipotek» fek bedeli olmak üzere toplam 289.820,54 TL'nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 289.820,54 TL'nin ödeme tarihi 03/04/2013 tarihi …
2- Dava, «ticari kredi sözleşmesinin» erken kapatılması nedeni ile «erken ödeme komisyonu» ve «ipotek» fek ücreti adı altında haksız tahsil edildiği iddia edilen kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
… nusu talebi kabul edip etmeme hususunda tek taraflı olarak yetkili olduğunu, Bankanın kabul etmemesi halinde yapılan ödemenin vadesinde tahsil edileceğini, bankanın «muvafakatine» dayanmayan erken ödeme nedeniyle faiz ve indirim «dahil» bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağını, söz konusu talebi Bankaya ödeme yapmak istediği tarihten iki iş günü önce ve yazılı olarak tebliğ etmeyi, Bankanın erken ödeme isteğini kabul etmesi durumunda maruz kalacağı «kar mahrumiyeti», zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebileceğini, bankaca serbestçe belirlenecek erken ödeme işlem «masrafı»/«komisyonu» ve bunun vergi, fon vs. giderlerini nakden ve defaten ödemeyi beyan, kabul ve «taahhüt» eder.”, 7.9.2 maddesi, “Yukarıda belirtilen madde hükümleri geçerli olmak üzere; a)Müşteri krediden doğan bakiye borcun bir bölümünü vadesinden önce ödemeyi talep ettiği takdirde; mevcut anapara borcuna «son» taksit ödeme tarihinden «ara» ödeme yapılan tarih arasında geçen gün için sözleşmede belirtilen cari faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz, KKDF, BSMV tutarlarını Bankaya ödedikten sonra Bankanın erken yatırılan anaparayı toplam anaparadan indirerek çıkaracağı yeni «ödeme planı» doğrultusunda borcunu ödeyeceğini, b) Müşteri krediden doğan bakiye borcun tamamını vadesinden önce ödemeyi talep ettiği takdirde; mevcut anapara borcunu son taksit ödeme tarihinden kredinin erken kapatıldığı tarih arasında geçen gün için sözleşmede belirtilen faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz, BSMV ve KKDF tutarlarını ödemeyi, c) Müşteri bir veya birkaç taksit bedelini vadesinden önce ödemek istediğinde, erken ödenecek taksitlere ait faiz (orijinal «vadeye» göre hesaplanmış faiz reeskontunun tamamının) BSMV ve KKDF tutarlarını da ödeyeceğini «kabul beyan» ve taahhüt eder”, ''Komisyon ve Masraf Karşılıkları'' başlıklı 7.4.1 maddesinde de “Müşteri, Bankanın Sözleşme ile ekleri uyarınca açtığı ve açacağı her türlü krediler ile hesaplar ve aldığı «teminatlar» (Teminatlarla ilgili tesis, muhafaza, fek ve bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü işlemlerin gerektirdiği tüm vergi, resim, «harç», tarh edilebilecek cezaları, sigorta «prim», noter masrafları ve sair masraflar) ile ilgili olarak iktisadi koşullar çerçevesinde Bankanın belirlediği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileride saptanacak oranları geçmemek üzere, her nevi komisyon, masraf, «hesap işletim ücretlerini», fon veya «teamüllerine» göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi ve sair giderleri ve bunların gider vergilerini, Bankaya derhal ödemekle yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaDava, «ticari nitelikteki» kredinin erken kapatılması nedeniyle bankaca tahsil edilen «erken kapama komisyon bedelinin» haksız olarak tahsili nedeniyle «istirdadına» ilişkin olup, mahkemece tahsil edilen komisyonun yasa ve sözleşme maddelerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Banka erken ödeme isteğini kabul ederse bunun şartlarını bildirir ve erken ödeme nedeniyle maruz kalacağı, «kar mahrumiyeti», zarar maliyetleri, doğabilecek vergi, kkdf gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep eder." ve 6.3 maddesinde "Banka, bu kredilerle ilgili işlemler dolayısıyla «komisyon» ücret ve «masrafları» müşteriden talep etme «yetkisine» sahiptir." şeklinde düzenlemeler yer almakla beraber, sözleşmede krediyi kapatma halinde alınacak komisyon ücretinin oranı kararlaştırılmamış bu konuda davalı bank …
Bu durumda Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» «erken kapama komisyonunun» diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon bedeli · uyuşmazlık konusu · yetkisizlik kararı · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» «erken kapama komisyonunun» diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, «ticari nitelikteki» kredinin erken kapatılması nedeniyle bankaca tahsil edilen «erken kapama komisyon bedelinin» haksız olarak tahsili nedeniyle «istirdadına» ilişkin olup, mahkemece tahsil edilen komisyonun yasa ve sözleşme maddelerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Banka erken ödeme isteğini kabul ederse bunun şartlarını bildirir ve erken ödeme nedeniyle maruz kalacağı, «kar mahrumiyeti», zarar maliyetleri, doğabilecek vergi, kkdf gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep eder." ve 6.3 maddesinde "Banka, bu kredilerle ilgili işlemler dolayısıyla «komisyon» ücret ve «masrafları» müşteriden talep etme «yetkisine» sahiptir." şeklinde düzenlemeler yer almakla beraber, sözleşmede krediyi kapatma halinde alınacak komisyon ücretinin oranı kararlaştırılmamış bu konuda davalı bank …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16410 E. 2014/4505 K.
Ortak:erken kapama komisyonu · kabul beyanı · ticari kredi · hakkaniyet · genel kredi sözleşmesi · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilrikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 05.12.2012 tarihli ve 15.000.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, sözleşmeden «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlere yer verilmesine rağmen oranının açıkça belirtilmediği, «emsal banka uygulamaları» sorularak yaptırılan ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı banka tarafından %2 erken kapama komisyonu alınmasının makul olacağı, bu nedenle 271.550,54 TL fazladan tahsil edilen erken kapama komisyonu ve 18.270.00 TL «ipotek» fek bedeli olmak üzere toplam 289.820,54 TL'nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 289.820,54 TL'nin ödeme tarihi 03/04/2013 tarihi …
2- Dava, «ticari kredi sözleşmesinin» erken kapatılması nedeni ile «erken ödeme komisyonu» ve «ipotek» fek ücreti adı altında haksız tahsil edildiği iddia edilen kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve hükme esas alınan 29.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davalı bankanın kredinin erken kapatılması sebebiyle maruz kalacağı risklerin belirli ölçüde karşılanması amacına hizmet eden erken kapatma «komisyonu» uygulamasının gerek sözleşme ile kararlaştırılması, gerekse «hakkaniyete» uygun olması sebebiyle isabetli gözüktüğü ancak, nihayetinde standart sözleşme olarak düzenlenen ve «genel işlem şartları» niteliğinde değerlendirilebilen «kredi sözleşmesi» hükmünün verdiği bu «yetkinin» makul sınırlar içinde ve piyasa koşullarına uygun olarak kullanılması, uygulanacak oranın davacı müşteriye bildirilmesi ve müşteriyi haksız surette zarara sokacak şekilde uygulanmaması gerektiği oysa, oran hususunda davacının bilgilendirilmediği, oranın bilinmediği, davalı bankanın tek taraflı olarak bu oranı belirlediği ve uyguladığı, kullanılan kredinin yüksekliği, piyasa koşulları ve ilk bilirkişi raporunda yer alan faiz hesaplamaları dikkate alındığında %5 oranının bir hayli yüksek olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un konut finansmanı sözleşmeleriyle ilgili olarak 37. maddesinde yer alan %2 erken kapatma tazminat oranının makul olacağı, «ipotek» fek ücretleri ile ilgili olarak ise hiçbir hukuki dayanağın bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava «ticari kredinin» erken kapatılması nedeniyle ödenen «komisyon» ücretinin «istirdadına» ilişkin olup, mahkemece bilirkişiden rapor alınarak tahsil edilen komisyon ve ücretin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı banka arasındakı «genel kredi sözleşmesinin» 34/9. maddesinde yer alan “müsteri işbu kredinin bakiye borcunun vadesinden önce kapatmak istediği takdirde bu hususun kabul edilip edilmemesinin bankanın «yetkisinde» olduğu, kredi borcunun vadesinden önce kapatılmasını ancak ödeme vadesinde «işlemiş faiz» içeren taksit ödendikten sonra kalan ana para ile birlikte, bankanın belirleyeceği erken kapama ücretinin de ödenmesi ile mümkün olacağını kabul ve beyan eder” hükmünü taşıdığı,davacının «tacir sıfatı» ile işbu «sözleşmeyi serbest» iradesi ile imzaladığı, sözleşmenin bu hükmü aynı zamanda akti «cezai şart» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirlenen miktarın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece alınan bilirkişi raporunda da bu konuda bir değerlendirme yapılmadığından, bu hususun diğer bankalardan da sorularak tespiti ve bundan sonra davalı bankanın uyguladığı «erken kapama komisyonu» oranının fahiş olup olmadığı hususunda ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme serbestisi · tacir sıfatı · cezai şart · işlemiş faiz · tacir · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı banka arasındakı «genel kredi sözleşmesinin» 34/9. maddesinde yer alan “müsteri işbu kredinin bakiye borcunun vadesinden önce kapatmak istediği takdirde bu hususun kabul edilip edilmemesinin bankanın «yetkisinde» olduğu, kredi borcunun vadesinden önce kapatılmasını ancak ödeme vadesinde «işlemiş faiz» içeren taksit ödendikten sonra kalan ana para ile birlikte, bankanın belirleyeceği erken kapama ücretinin de ödenmesi ile mümkün olacağını kabul ve beyan eder” hükmünü taşıdığı,davacının «tacir sıfatı» ile işbu «sözleşmeyi serbest» iradesi ile imzaladığı, sözleşmenin bu hükmü aynı zamanda akti «cezai şart» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirlenen miktarın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… sındaki sözleşmenin 34/9. maddesinde “müşteri işbu kredinin bakiye borcunu vadesinden önce kapatmak istediği takdirde bu hususun kabul edilip edilmemesinin bankanın «yetkisinde» olduğu, kredi borcunun vadesinden önce kapatılmasını ancak ödeme vadesinde «işlemiş faiz» içeren taksit ödendikten sonra kalan ana para ile birlikte, bankanın belirleyeceği erken kapama ücretinin de ödenmesi ile mümkün olacağını kabul ve beyan eder” hükmü bulunmakta ise de, sözleşmede erken kapatma halinde alınacak «komisyon» ücretinin oranı kararlaştırılmamış bu konuda davalı bankaya tek taraflı belirleme yetkisi tanınmıştır.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9712 E. 2015/12010 K.
Ortak:erken kapama komisyonu · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · harç · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilrikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 05.12.2012 tarihli ve 15.000.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, sözleşmeden «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlere yer verilmesine rağmen oranının açıkça belirtilmediği, «emsal banka uygulamaları» sorularak yaptırılan ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı banka tarafından %2 erken kapama komisyonu alınmasının makul olacağı, bu nedenle 271.550,54 TL fazladan tahsil edilen erken kapama komisyonu ve 18.270.00 TL «ipotek» fek bedeli olmak üzere toplam 289.820,54 TL'nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 289.820,54 TL'nin ödeme tarihi 03/04/2013 tarihi …
2- Dava, «ticari kredi sözleşmesinin» erken kapatılması nedeni ile «erken ödeme komisyonu» ve «ipotek» fek ücreti adı altında haksız tahsil edildiği iddia edilen kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
… nusu talebi kabul edip etmeme hususunda tek taraflı olarak yetkili olduğunu, Bankanın kabul etmemesi halinde yapılan ödemenin vadesinde tahsil edileceğini, bankanın «muvafakatine» dayanmayan erken ödeme nedeniyle faiz ve indirim «dahil» bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağını, söz konusu talebi Bankaya ödeme yapmak istediği tarihten iki iş günü önce ve yazılı olarak tebliğ etmeyi, Bankanın erken ödeme isteğini kabul etmesi durumunda maruz kalacağı «kar mahrumiyeti», zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebileceğini, bankaca serbestçe belirlenecek erken ödeme işlem «masrafı»/«komisyonu» ve bunun vergi, fon vs. giderlerini nakden ve defaten ödemeyi beyan, kabul ve «taahhüt» eder.”, 7.9.2 maddesi, “Yukarıda belirtilen madde hükümleri geçerli olmak üzere; a)Müşteri krediden doğan bakiye borcun bir bölümünü vadesinden önce ödemeyi talep ettiği takdirde; mevcut anapara borcuna «son» taksit ödeme tarihinden «ara» ödeme yapılan tarih arasında geçen gün için sözleşmede belirtilen cari faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz, KKDF, BSMV tutarlarını Bankaya ödedikten sonra Bankanın erken yatırılan anaparayı toplam anaparadan indirerek çıkaracağı yeni «ödeme planı» doğrultusunda borcunu ödeyeceğini, b) Müşteri krediden doğan bakiye borcun tamamını vadesinden önce ödemeyi talep ettiği takdirde; mevcut anapara borcunu son taksit ödeme tarihinden kredinin erken kapatıldığı tarih arasında geçen gün için sözleşmede belirtilen faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz, BSMV ve KKDF tutarlarını ödemeyi, c) Müşteri bir veya birkaç taksit bedelini vadesinden önce ödemek istediğinde, erken ödenecek taksitlere ait faiz (orijinal «vadeye» göre hesaplanmış faiz reeskontunun tamamının) BSMV ve KKDF tutarlarını da ödeyeceğini «kabul beyan» ve taahhüt eder”, ''Komisyon ve Masraf Karşılıkları'' başlıklı 7.4.1 maddesinde de “Müşteri, Bankanın Sözleşme ile ekleri uyarınca açtığı ve açacağı her türlü krediler ile hesaplar ve aldığı «teminatlar» (Teminatlarla ilgili tesis, muhafaza, fek ve bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü işlemlerin gerektirdiği tüm vergi, resim, «harç», tarh edilebilecek cezaları, sigorta «prim», noter masrafları ve sair masraflar) ile ilgili olarak iktisadi koşullar çerçevesinde Bankanın belirlediği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileride saptanacak oranları geçmemek üzere, her nevi komisyon, masraf, «hesap işletim ücretlerini», fon veya «teamüllerine» göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi ve sair giderleri ve bunların gider vergilerini, Bankaya derhal ödemekle yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında davacı tarafından kullanılan «ticari kredinin» erken kapatılması üzerine, davalı tarafından «erken kapama komisyonu» adı altında 50.000,00 TL kesinti yapıldığı, ticari kredi için alınan erken kapama komisyonu ücretinin yazılmamış sayılması ve bu tür kesintinin «genel işlem şartına» aykırı olarak yazıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 36/6 maddesinde, müşterinin talebi halinde Banka'nın kendi mevzuatı ve belirleyeceği esaslar çerçevesinde borcun tamamının vadeden önce kapatılmasını kabul edebileceği, Banka'nın borcun tamamının ödeneceği tarihteki ana «para borcu» ile o tarihe kadar «işlemiş faizini», KKDF, BSMV, gider vs. toplamını ayrıca ödeme tarihindeki kalan anaparanın yüzde 2'si oranında cezai faizi hesaplayarak tahsil edebileceği sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece sözleşmedeki «erken kapama komisyonu» ücretine dair hükmün «genel işlem şartına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları», ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacak olup taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 15.06.2011 tarihinde akdedildiği göz önüne alındığında mahkemenin yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · para borcu · genel işlem şartı · nispi vekalet ücreti · ticari işletme · maktu vekalet ücreti · işlemiş faiz · tacir
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 36/6 maddesinde, müşterinin talebi halinde Banka'nın kendi mevzuatı ve belirleyeceği esaslar çerçevesinde borcun tamamının vadeden önce kapatılmasını kabul edebileceği, Banka'nın borcun tamamının ödeneceği tarihteki ana «para borcu» ile o tarihe kadar «işlemiş faizini», KKDF, BSMV, gider vs. toplamını ayrıca ödeme tarihindeki kalan anaparanın yüzde 2'si oranında cezai faizi hesaplayarak tahsil edebileceği sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece sözleşmedeki «erken kapama komisyonu» ücretine dair hükmün «genel işlem şartına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları», ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacak olup taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 15.06.2011 tarihinde akdedildiği göz önüne alındığında mahkemenin yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
20) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1181 E. 2019/2034 K.
Ortak:erken ödeme komisyonu · genel işlem koşulu · hakkaniyet · genel kredi sözleşmesi · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilrikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 05.12.2012 tarihli ve 15.000.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, sözleşmeden «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlere yer verilmesine rağmen oranının açıkça belirtilmediği, «emsal banka uygulamaları» sorularak yaptırılan ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı banka tarafından %2 erken kapama komisyonu alınmasının makul olacağı, bu nedenle 271.550,54 TL fazladan tahsil edilen erken kapama komisyonu ve 18.270.00 TL «ipotek» fek bedeli olmak üzere toplam 289.820,54 TL'nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 289.820,54 TL'nin ödeme tarihi 03/04/2013 tarihi …
2- Dava, «ticari kredi sözleşmesinin» erken kapatılması nedeni ile «erken ödeme komisyonu» ve «ipotek» fek ücreti adı altında haksız tahsil edildiği iddia edilen kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve hükme esas alınan 29.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davalı bankanın kredinin erken kapatılması sebebiyle maruz kalacağı risklerin belirli ölçüde karşılanması amacına hizmet eden erken kapatma «komisyonu» uygulamasının gerek sözleşme ile kararlaştırılması, gerekse «hakkaniyete» uygun olması sebebiyle isabetli gözüktüğü ancak, nihayetinde standart sözleşme olarak düzenlenen ve «genel işlem şartları» niteliğinde değerlendirilebilen «kredi sözleşmesi» hükmünün verdiği bu «yetkinin» makul sınırlar içinde ve piyasa koşullarına uygun olarak kullanılması, uygulanacak oranın davacı müşteriye bildirilmesi ve müşteriyi haksız surette zarara sokacak şekilde uygulanmaması gerektiği oysa, oran hususunda davacının bilgilendirilmediği, oranın bilinmediği, davalı bankanın tek taraflı olarak bu oranı belirlediği ve uyguladığı, kullanılan kredinin yüksekliği, piyasa koşulları ve ilk bilirkişi raporunda yer alan faiz hesaplamaları dikkate alındığında %5 oranının bir hayli yüksek olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un konut finansmanı sözleşmeleriyle ilgili olarak 37. maddesinde yer alan %2 erken kapatma tazminat oranının makul olacağı, «ipotek» fek ücretleri ile ilgili olarak ise hiçbir hukuki dayanağın bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme TBK'nın yürürlüğünden önce imzalanmış olsa da, «genel işlem koşullarının» 6101 sayılı Yasa'nın 3.m. gereğince geçmiş hukuki gelişmelere uygulanacağı ancak somut uyuşmazlıkta tek başına «genel kredi sözleşmesinde» kullanılan kredinin vadesinden önce erken ödeme suretiyle kapatılması halinde erken ödeme ücreti veya «komisyonu» altında bir ödeme kararlaştırılmasının genel işlem koşullarına aykırılık teşkil etmediği, nitekim 6502 sayılı Yasa'da erken ödeme konusunun düzenlendiği, bankanın %13,4 oranında uyguladığı «erken ödeme komisyonunun» iyi niyet ve «hakkaniyet» esaslarına aykırı, bankacılık uygulamalarına ve sözleşmede kendisine verilen yetkiyi açıkça kötüye kullanma niteliğinde olduğu, özel hukukta kıyas yapılması mümkün olduğundan Tüketici Kanununda öngörülen erken kapatma oranları gözönünde bulundurulduğunda %2 oranında erken kapatma komisyonu alınmasının uygun bulunduğu, sözleşmenin 15/6.m. erken ödeme taksit vadelerinden birinde ve ödeme vadesinde «işlemiş faizin» ve kalan ana paranın bankanın belirleyeceği miktarda bir erken kapatma ücreti ile erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülüklerin nakden ve defaten ödenmesi mümkün olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alınarak «vadeye» kadar faiz ve KKDF de «mahsup» edilmek suretiyle ve %2 erken ödeme tazminatı almaya davalının hakkı bulunduğu gözönünde bulundurularak davacının ihtirazi kayıtla fazladan yatırdığı 25.642.703,90 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mahsup · işlemiş faiz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme TBK'nın yürürlüğünden önce imzalanmış olsa da, «genel işlem koşullarının» 6101 sayılı Yasa'nın 3.m. gereğince geçmiş hukuki gelişmelere uygulanacağı ancak somut uyuşmazlıkta tek başına «genel kredi sözleşmesinde» kullanılan kredinin vadesinden önce erken ödeme suretiyle kapatılması halinde erken ödeme ücreti veya «komisyonu» altında bir ödeme kararlaştırılmasının genel işlem koşullarına aykırılık teşkil etmediği, nitekim 6502 sayılı Yasa'da erken ödeme konusunun düzenlendiği, bankanın %13,4 oranında uyguladığı «erken ödeme komisyonunun» iyi niyet ve «hakkaniyet» esaslarına aykırı, bankacılık uygulamalarına ve sözleşmede kendisine verilen yetkiyi açıkça kötüye kullanma niteliğinde olduğu, özel hukukta kıyas yapılması mümkün olduğundan Tüketici Kanununda öngörülen erken kapatma oranları gözönünde bulundurulduğunda %2 oranında erken kapatma komisyonu alınmasının uygun bulunduğu, sözleşmenin 15/6.m. erken ödeme taksit vadelerinden birinde ve ödeme vadesinde «işlemiş faizin» ve kalan ana paranın bankanın belirleyeceği miktarda bir erken kapatma ücreti ile erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülüklerin nakden ve defaten ödenmesi mümkün olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alınarak «vadeye» kadar faiz ve KKDF de «mahsup» edilmek suretiyle ve %2 erken ödeme tazminatı almaya davalının hakkı bulunduğu gözönünde bulundurularak davacının ihtirazi kayıtla fazladan yatırdığı 25.642.703,90 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1624 E. 2024/192 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ödeme planı · ticari kredi · hakkaniyet · genel kredi sözleşmesi · komisyon · vade · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilrikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 05.12.2012 tarihli ve 15.000.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, sözleşmeden «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlere yer verilmesine rağmen oranının açıkça belirtilmediği, «emsal banka uygulamaları» sorularak yaptırılan ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı banka tarafından %2 erken kapama komisyonu alınmasının makul olacağı, bu nedenle 271.550,54 TL fazladan tahsil edilen erken kapama komisyonu ve 18.270.00 TL «ipotek» fek bedeli olmak üzere toplam 289.820,54 TL'nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 289.820,54 TL'nin ödeme tarihi 03/04/2013 tarihi …
2- Dava, «ticari kredi sözleşmesinin» erken kapatılması nedeni ile «erken ödeme komisyonu» ve «ipotek» fek ücreti adı altında haksız tahsil edildiği iddia edilen kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve hükme esas alınan 29.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davalı bankanın kredinin erken kapatılması sebebiyle maruz kalacağı risklerin belirli ölçüde karşılanması amacına hizmet eden erken kapatma «komisyonu» uygulamasının gerek sözleşme ile kararlaştırılması, gerekse «hakkaniyete» uygun olması sebebiyle isabetli gözüktüğü ancak, nihayetinde standart sözleşme olarak düzenlenen ve «genel işlem şartları» niteliğinde değerlendirilebilen «kredi sözleşmesi» hükmünün verdiği bu «yetkinin» makul sınırlar içinde ve piyasa koşullarına uygun olarak kullanılması, uygulanacak oranın davacı müşteriye bildirilmesi ve müşteriyi haksız surette zarara sokacak şekilde uygulanmaması gerektiği oysa, oran hususunda davacının bilgilendirilmediği, oranın bilinmediği, davalı bankanın tek taraflı olarak bu oranı belirlediği ve uyguladığı, kullanılan kredinin yüksekliği, piyasa koşulları ve ilk bilirkişi raporunda yer alan faiz hesaplamaları dikkate alındığında %5 oranının bir hayli yüksek olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un konut finansmanı sözleşmeleriyle ilgili olarak 37. maddesinde yer alan %2 erken kapatma tazminat oranının makul olacağı, «ipotek» fek ücretleri ile ilgili olarak ise hiçbir hukuki dayanağın bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça ödenen «komisyon» ve «masraf», kâr «payı», KKDF, BSMV kesintilerinin iadesi ve konut finansmanı kredisi yerine «ticari kredi» kullandırılmasından ... davacının maddi zararının tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça ödenen «komisyon» ve «masraf», kâr «payı», KKDF, BSMV kesintilerinin iadesi ve konut finansmanı kredisi yerine «ticari kredi» kullandırılmasından ... davacının maddi zararının tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12794 E. 2017/6290 K.
Ortak:erken ödeme komisyonu · erken kapama komisyonu · genel işlem koşulu · ticari kredi · ticari dava niteliği · hakkaniyet · genel kredi sözleşmesi · komisyon · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilrikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 05.12.2012 tarihli ve 15.000.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, sözleşmeden «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlere yer verilmesine rağmen oranının açıkça belirtilmediği, «emsal banka uygulamaları» sorularak yaptırılan ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı banka tarafından %2 erken kapama komisyonu alınmasının makul olacağı, bu nedenle 271.550,54 TL fazladan tahsil edilen erken kapama komisyonu ve 18.270.00 TL «ipotek» fek bedeli olmak üzere toplam 289.820,54 TL'nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 289.820,54 TL'nin ödeme tarihi 03/04/2013 tarihi …
2- Dava, «ticari kredi sözleşmesinin» erken kapatılması nedeni ile «erken ödeme komisyonu» ve «ipotek» fek ücreti adı altında haksız tahsil edildiği iddia edilen kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve hükme esas alınan 29.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davalı bankanın kredinin erken kapatılması sebebiyle maruz kalacağı risklerin belirli ölçüde karşılanması amacına hizmet eden erken kapatma «komisyonu» uygulamasının gerek sözleşme ile kararlaştırılması, gerekse «hakkaniyete» uygun olması sebebiyle isabetli gözüktüğü ancak, nihayetinde standart sözleşme olarak düzenlenen ve «genel işlem şartları» niteliğinde değerlendirilebilen «kredi sözleşmesi» hükmünün verdiği bu «yetkinin» makul sınırlar içinde ve piyasa koşullarına uygun olarak kullanılması, uygulanacak oranın davacı müşteriye bildirilmesi ve müşteriyi haksız surette zarara sokacak şekilde uygulanmaması gerektiği oysa, oran hususunda davacının bilgilendirilmediği, oranın bilinmediği, davalı bankanın tek taraflı olarak bu oranı belirlediği ve uyguladığı, kullanılan kredinin yüksekliği, piyasa koşulları ve ilk bilirkişi raporunda yer alan faiz hesaplamaları dikkate alındığında %5 oranının bir hayli yüksek olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un konut finansmanı sözleşmeleriyle ilgili olarak 37. maddesinde yer alan %2 erken kapatma tazminat oranının makul olacağı, «ipotek» fek ücretleri ile ilgili olarak ise hiçbir hukuki dayanağın bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, sözleşme TBK'nun yürürlüğünden önce imzalanmış olsa dahi, «genel işlem koşullarının» 6101 sayılı Yürürlük Kanunu'nun 3.maddesi gereğince geçmiş hukuki gelişmelere uygulanacağı, ancak somut uyuşmazlıkta tek başına «genel kredi sözleşmesinde» kullanılan kredinin vadesinden önce erken ödeme suretiyle kapatılması halinde erken ödeme ücreti veya «komisyonu» altında bir ödeme kararlaştırılmasının genel işlem koşullarına aykırılık teşkil etmediği, nitekim 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişik maddelerinde erken ödeme konusunun düzenlendiği, özel hukukta yasa hükümlerinin ve sözleşme hükümlerinin yorumlanmasında kıyas yapmanın mümkün olduğu gözetilerek yapılan değerlendirmede, 6502 sayılı Yasa'da yasa koyucu kredi veren kuruluşların kredi alan kişiler aleyhine fahiş miktarlarda ve yüksek oranlı erken kapatma tazminatı almalarını engellemek amacıyla ve tüketicileri korumak amaçlı yasal «kısıtlamalar» getirildiği, bu kapsamda kredinin vadesine göre %1 ile %2 oranında erken kapatma komisyonu alınabileceği, kredinin vadesinde ödenmesi halinde bankanın elde edeceği faiz gelirleri ile kredinin erken ödenmesi halinde banka kaynaklarına giren paranın normal bir «tacire» oranla daha yüksek özen görevi bulunan ve daha basiretli davranması gereken bankanın rasyonel yatırım araçlarına göre kaynaklarına giren parayı değerlendirerek elde edeceği faiz gelirleri hesaplandığında banka lehine gelir oluştuğu, bankanın %13,4 oranında uyguladığı «erken ödeme komisyonunun» iyi niyet ve «hakkaniyet» esaslarına aykırı, bankacılık uygulamalarına ve sözleşmede kendisine verilen yetkiyi açıkça kötüye kullanma niteliğinde olduğu, özel hukukta kıyas yapılması mümkün olduğundan Tüketici Kanununda öngörülen erken kapatma tazminat oranları gözönünde bulundurulduğunda mahkememizce de %2 oranında erken kapatma komisyonu alınmasının karşılıklı hak ve menfaatler dengesine uygun bulunduğu, sözleşmenin 15/6.maddesinde erken ödeme taksit vadelerinden birinde ve ödeme vadesinde «işlemiş faizin» ve kalan ana paranın bankanın belirleyeceği miktarda bir erken kapatma ücreti ile erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülüklerin nakden ve defaten ödenmesi mümkün olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alınarak «vadeye» kadar faiz ve KKDF de «mahsup» edilmek suretiyle ve %2 erken ödeme tazminatı almaya davalının hakkı bulunduğu gözönünde bulundurularak davacının ihtirazi kayıtla fazladan yatırdığı 25.642.703,90 USD'nin içinde dan kredinin kapatıldığı tarihe kadar işlemiş faiz ve BSMV de dikkate alınarak davacının 3.350.227,88 USD'den %2 erken kapatma komisyonu olan 500.000,00 USD'nin mahsubu ile bakiye 2.850.227,88 USD'yi iade almaya hak kazandığı, fazla yatırılan kısmın yukarıda belirtildiği üzere vadeye olan faiz ve giderlere ilişkin olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ilk dava ve «ıslah» talepleri dikkate alınarak 2.850.227,88 USD alacağın 19/07/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca USD cinsinden aç …
Dava, taraflar arasında 11.02.2010 tarihinde akdedilen «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcun erken kapatılması nedeniyle «erken kapama komisyonu» adı altında alınan ücret ile kredi borcunun ödenme tarihiyle erken kapama komisyonunun ödenme tarihi arasındaki döneme ilişkin kredi faizi ve BSMV tutarının iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, «genel kredi sözleşmesi» TBK' nun yürürlüğünden önce imzalanmış olsa dahi, 6101 sayılı Yürürlük Kanunu'nun 3.maddesi gereğince «genel işlem koşullarının» geçmiş hukuki işlemlere de uygulanacağı, ancak somut uyuşmazlıkta, tek başına genel kredi sözleşmesinde kullanılan kredinin vadesinden önce erken ödeme suretiyle kapatılması halinde erken ödeme ücreti veya «komisyonu» altında bir ödeme kararlaştırılmasının genel işlem koşullarına aykırılık teşkil etmediği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · genel işlem şartı · kısıtlılık · mahsup · işlemiş faiz · ıslah · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, sözleşme TBK'nun yürürlüğünden önce imzalanmış olsa dahi, «genel işlem koşullarının» 6101 sayılı Yürürlük Kanunu'nun 3.maddesi gereğince geçmiş hukuki gelişmelere uygulanacağı, ancak somut uyuşmazlıkta tek başına «genel kredi sözleşmesinde» kullanılan kredinin vadesinden önce erken ödeme suretiyle kapatılması halinde erken ödeme ücreti veya «komisyonu» altında bir ödeme kararlaştırılmasının genel işlem koşullarına aykırılık teşkil etmediği, nitekim 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişik maddelerinde erken ödeme konusunun düzenlendiği, özel hukukta yasa hükümlerinin ve sözleşme hükümlerinin yorumlanmasında kıyas yapmanın mümkün olduğu gözetilerek yapılan değerlendirmede, 6502 sayılı Yasa'da yasa koyucu kredi veren kuruluşların kredi alan kişiler aleyhine fahiş miktarlarda ve yüksek oranlı erken kapatma tazminatı almalarını engellemek amacıyla ve tüketicileri korumak amaçlı yasal «kısıtlamalar» getirildiği, bu kapsamda kredinin vadesine göre %1 ile %2 oranında erken kapatma komisyonu alınabileceği, kredinin vadesinde ödenmesi halinde bankanın elde edeceği faiz gelirleri ile kredinin erken ödenmesi halinde banka kaynaklarına giren paranın normal bir «tacire» oranla daha yüksek özen görevi bulunan ve daha basiretli davranması gereken bankanın rasyonel yatırım araçlarına göre kaynaklarına giren parayı değerlendirerek elde edeceği faiz gelirleri hesaplandığında banka lehine gelir oluştuğu, bankanın %13,4 oranında uyguladığı «erken ödeme komisyonunun» iyi niyet ve «hakkaniyet» esaslarına aykırı, bankacılık uygulamalarına ve sözleşmede kendisine verilen yetkiyi açıkça kötüye kullanma niteliğinde olduğu, özel hukukta kıyas yapılması mümkün olduğundan Tüketici Kanununda öngörülen erken kapatma tazminat oranları gözönünde bulundurulduğunda mahkememizce de %2 oranında erken kapatma komisyonu alınmasının karşılıklı hak ve menfaatler dengesine uygun bulunduğu, sözleşmenin 15/6.maddesinde erken ödeme taksit vadelerinden birinde ve ödeme vadesinde «işlemiş faizin» ve kalan ana paranın bankanın belirleyeceği miktarda bir erken kapatma ücreti ile erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülüklerin nakden ve defaten ödenmesi mümkün olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alınarak «vadeye» kadar faiz ve KKDF de «mahsup» edilmek suretiyle ve %2 erken ödeme tazminatı almaya davalının hakkı bulunduğu gözönünde bulundurularak davacının ihtirazi kayıtla fazladan yatırdığı 25.642.703,90 USD'nin içinde dan kredinin kapatıldığı tarihe kadar işlemiş faiz ve BSMV de dikkate alınarak davacının 3.350.227,88 USD'den %2 erken kapatma komisyonu olan 500.000,00 USD'nin mahsubu ile bakiye 2.850.227,88 USD'yi iade almaya hak kazandığı, fazla yatırılan kısmın yukarıda belirtildiği üzere vadeye olan faiz ve giderlere ilişkin olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ilk dava ve «ıslah» talepleri dikkate alınarak 2.850.227,88 USD alacağın 19/07/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca USD cinsinden aç …
Davacının kredi borcunun ödenme tarihiyle «erken kapama komisyonunun» ödenme tarihi arasındaki döneme ilişkin kredi faizi ve BSMV tutarının iadesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, öncelikle bankaca tahsil edilebilecek erken kapama komisyon oranının ve tutarının belirlenmesi ve bu belirlemeden sonra ihtirazi kayıtla yapılan ödeme tarihine kadar olan dönem için bir hesaplama yapılması gerekirken, '' ..sözleşmenin 15/6.maddesinde erken ödeme taksit vadelerinden birinde ve ödeme vadesinde «işlemiş faizin» ve kalan ana paranın bankanın belirleyeceği miktarda bir erken kapatma ücreti ile erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülüklerin nakden ve defaten ödenmesi mümkün olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alınarak «vadeye» kadar faiz ve KKDF de «mahsup» edilmek suretiyle ve %2 erken ödeme tazminatı almaya davalının hakkı bulunduğu gözönünde bulundurularak davacının ihtirazi kayıtla fazladan yatırdığı 25.642.703,90 …
Her ne kadar mahkemenin bu gerekçesi «genel işlem koşullarına» aykırılık bulunmadığının belirtilmesi bakımından varılan sonuca etkili değil ise de, sözleşmenin imzalandığı tarihte henüz yürürlüğe girmemiş olan 6098 sayılı TBK ve bu Kanunda düzenlenen «genel işlem şartlarının» da somut olay bakımından uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, mahkemenin sözleşmenin 15/6. maddesi üzerinde «genel işlem koşulları» bakımından bir denetim yapması doğru olmadığı gibi, kullanılan kredinin «ticari kredi» olması hasebiyle somut uyuşmazlıkta uygulanma olanağı bulunmayan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 5582 sayılı Konut Finansmanı Sistemine İliş …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12491 E. , 2018/5907 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.06.2016 tarih ve 2014/10-2016/402 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 02.10.2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 05/12/2012 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı bankadan kredi kullandığını, krediden kaynaklanan borcunun tamamını ödemek istediğini, davalının %5 erken ödeme komisyonu ve BSMV olarak 452.584,23 TL ve ayrıca kredi nedeniyle müvekkili gayrimenkulleri üzerinde bulunan ipoteğin fekki için de 18.270,00 TL ödenmesi halinde kredinin kapatılacağını bildirdiğini ve müvekkilinin ihtirazi kayıtla talep edilen bedeli ödediğini ancak, taraflar arasında akdedilen sözleşmede kredinin erken ödenmesi halinde %5 erken ödeme komisyonu ve 100,00 TL ipotek fek ücreti alınacağına dair bir hüküm bulunmadığını, yapılan işlemin sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürülerek, toplam 470.854,23 TL haksız kesintinin ödeme tarihi olan 03/04/2013 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan işlemin taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olduğu gibi, yasa ve bankacılık teamülüne de uygun olup, davacıya iadesi gereken bir miktar olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilrikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 05.12.2012 tarihli ve 15.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeden erken kapama komisyonuna ilişkin hükümlere yer verilmesine rağmen oranının açıkça belirtilmediği, emsal banka uygulamaları sorularak yaptırılan ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı banka tarafından %2 erken kapama komisyonu alınmasının makul olacağı, bu nedenle 271.550,54 TL fazladan tahsil edilen erken kapama komisyonu ve 18.270.00 TL ipotek fek bedeli olmak üzere toplam 289.820,54 TL'nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 289.820,54 TL'nin ödeme tarihi 03/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, ticari kredi sözleşmesinin erken kapatılması nedeni ile erken ödeme komisyonu ve ipotek fek ücreti adı altında haksız tahsil edildiği iddia edilen kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve hükme esas alınan 29.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davalı bankanın kredinin erken kapatılması sebebiyle maruz kalacağı risklerin belirli ölçüde karşılanması amacına hizmet eden erken kapatma komisyonu uygulamasının
gerek sözleşme ile kararlaştırılması, gerekse hakkaniyete uygun olması sebebiyle isabetli gözüktüğü ancak, nihayetinde standart sözleşme olarak düzenlenen ve genel işlem şartları niteliğinde değerlendirilebilen kredi sözleşmesi hükmünün verdiği bu yetkinin makul sınırlar içinde ve piyasa koşullarına uygun olarak kullanılması, uygulanacak oranın davacı müşteriye bildirilmesi ve müşteriyi haksız surette zarara sokacak şekilde uygulanmaması gerektiği oysa, oran hususunda davacının bilgilendirilmediği, oranın bilinmediği, davalı bankanın tek taraflı olarak bu oranı belirlediği ve uyguladığı, kullanılan kredinin yüksekliği, piyasa koşulları ve ilk bilirkişi raporunda yer alan faiz hesaplamaları dikkate alındığında %5 oranının bir hayli yüksek olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un konut finansmanı sözleşmeleriyle ilgili olarak 37.
maddesinde yer alan %2 erken kapatma tazminat oranının makul olacağı, ipotek fek ücretleri ile ilgili olarak ise hiçbir hukuki dayanağın bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 05.12.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nin ''Erken Ödeme ve Temdit Komisyonu'' başlıklı 7.9.1 maddesi “BCH şeklinde kullandırılmayan kredilerde, müşterinin bakiye borcunu kısmen veya tamamen vadesinden önce ödemesi bankanın kabulüne bağlıdır. Müşteri; Bankanın söz konusu talebi kabul edip etmeme hususunda tek taraflı olarak yetkili olduğunu, Bankanın kabul etmemesi halinde yapılan ödemenin vadesinde tahsil edileceğini, bankanın muvafakatine dayanmayan erken ödeme nedeniyle faiz ve indirim dahil bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağını, söz konusu talebi Bankaya ödeme yapmak istediği tarihten iki iş günü önce ve yazılı olarak tebliğ etmeyi, Bankanın erken ödeme isteğini kabul etmesi durumunda maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebileceğini, bankaca serbestçe belirlenecek erken ödeme işlem masrafı/komisyonu ve bunun vergi, fon vs.
giderlerini nakden ve defaten ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt eder.”, 7.9.2 maddesi, “Yukarıda belirtilen madde hükümleri geçerli olmak üzere;
a)Müşteri krediden doğan bakiye borcun bir bölümünü vadesinden önce ödemeyi talep ettiği takdirde; mevcut anapara borcuna son taksit ödeme tarihinden ara ödeme yapılan tarih arasında geçen gün için sözleşmede belirtilen cari faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz, KKDF, BSMV tutarlarını Bankaya ödedikten sonra Bankanın erken yatırılan anaparayı toplam anaparadan indirerek çıkaracağı yeni ödeme planı doğrultusunda borcunu ödeyeceğini,
b) Müşteri krediden doğan bakiye borcun tamamını vadesinden önce ödemeyi talep ettiği takdirde; mevcut anapara borcunu son taksit ödeme tarihinden kredinin erken kapatıldığı tarih arasında geçen gün için sözleşmede belirtilen faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz, BSMV ve KKDF tutarlarını ödemeyi,
c) Müşteri bir veya birkaç taksit bedelini vadesinden önce ödemek istediğinde, erken ödenecek taksitlere ait faiz (orijinal vadeye göre hesaplanmış faiz reeskontunun tamamının) BSMV ve KKDF tutarlarını da ödeyeceğini kabul beyan ve taahhüt eder”, ''Komisyon ve Masraf Karşılıkları'' başlıklı 7.4.1 maddesinde de “Müşteri, Bankanın Sözleşme ile ekleri uyarınca açtığı ve açacağı her türlü krediler ile hesaplar ve aldığı teminatlar (Teminatlarla ilgili tesis, muhafaza, fek ve bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü işlemlerin gerektirdiği tüm vergi, resim, harç, tarh edilebilecek cezaları, sigorta prim, noter masrafları ve sair masraflar) ile ilgili olarak iktisadi koşullar çerçevesinde Bankanın belirlediği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileride saptanacak oranları geçmemek üzere, her nevi komisyon, masraf, hesap işletim ücretlerini, fon veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi ve sair giderleri ve bunların gider vergilerini, Bankaya derhal ödemekle yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlığa kredi sözleşmesinin akdedildiği tarih itibariyle uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 96. maddesi "Sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir. Ancak, kanun veya sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz." hükmünü içermektedir. Şu halde, borçlunun borcunun erken ifasına engel bir durum söz konusu olmasa dahi, bu sebeple sözleşme ile kararlaştırılmış toplam borçtan indirim yapılabilmesi ancak, maddede öngörülen ve istisnai nitelikteki hallerin varlığı halinde mümkündür.Erken ifa durumunda, tüketici kredilerine ilişkin 4077 ve 6502 sayılı kanunlarda öngörüldüğü üzere, emredici nitelikte bir kanun hükmü ve bu hükme dayalı olarak çıkarılan ikincil mevzuat hükümleri ile indirim yapılmasının ve bunun koşullarının belirlenmiş olması halinde, sözleşen taraflarca söz konusu mevzuat hükmüne uyulması gerektiği, tarafların bu hususta sözleşme ile aksine bir düzenleme yapamayacakları, yapılmış olması halinde ise bunun TBK'nın 27.
maddesi uyarınca kesin hükümsüzlük sonucunu doğuracağı kuşkusuzdur. Bu durumda, TBK'nın genel işlem koşullarına ilişkin 20 vd. maddelerinin tatbikini gerektirir bir yön bulunmamaktadır.
Şu halde, TBK'nın 96. maddesinde erken ifa halinde indirim yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnasını teşkil edecek şekilde yapılacak indirimin ve bunun koşullarının sözleşmede belirlenmesi ve söz konusu sözleşmenin TBK'nın 20. maddesi kapsamında kalan bir niteliği olması halinde, sözleşmede borçtan indirim yapılacağının kararlaştırılmış olması ve buna bağlı olarak yapılacak indirimin yine sözleşme ile belirlenen koşullarının, kural olarak borçlunun lehine yapılmış istisnai bir düzenleme niteliğinde olup olmadığının, yapılan sözleşmesel düzenleme ile karşı taraf borçlunun menfaatine aykırı bir durum oluşturulup oluşturulmadığının, somut olaya özgü nedenler de gözetilmek suretiyle, anılan temel kural çerçevesinde irdelenmesi ve bunun sonucuna göre TBK'nın 21.
maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanacak ise ne şekilde uygulanması gerektiği hususları karar yerinde tartışılarak sonuca varılmak gerekir.
Mahkemece, yukarıda sayılan hususlarda tatminkar ve denetime elverişli bir inceleme, değerlendirme ve tartışma yapılmaksızın, taraflar arasındaki ticari nitelikte bulunduğu kuşkusuz olan ve bu nedenle 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan kredi sözleşmelerinde kararlaştırılan indirim ve koşullarının, borçlu aleyhine sonuç doğuracak nitelikte olduğu kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, 15.11.2014 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (SAYI: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi “Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan komisyon ve masrafların hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden komisyon, masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa emsal banka uygulamalarının araştırılması, alınan komisyon ve masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451846600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz