Kredi sözleşmesi kapsamında
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9712 E. 2015/12010 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kkdf (kaynak kullanımını destekleme fonu)↗ genel işlem koşulları↗ para borcu↗ genel işlem şartı↗ erken kapama komisyonu↗ nispi vekalet ücreti↗ ticari kredi↗ bsmv↗ ticari işletme↗ maktu vekalet ücreti↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ işlemiş faiz↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ harç↗ tacir↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından kullanılan ticari kredinin erken kapatılması üzerine, davalı tarafından erken kapama komisyonu adı altında 50.000,00 TL kesinti yapıldığı, ticari kredi için alınan erken kapama komisyonu ücretinin yazılmamış sayılması ve bu tür kesintinin genel işlem şartına aykırı olarak yazıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı Banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle kapama komisyonu adı altında tahsil edilen ücretin istirdadı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 36/6 maddesinde, müşterinin talebi halinde Banka'nın kendi mevzuatı ve belirleyeceği esaslar çerçevesinde borcun tamamının vadeden önce kapatılmasını kabul edebileceği, Banka'nın borcun tamamının ödeneceği tarihteki ana para borcu ile o tarihe kadar işlemiş faizini, KKDF, BSMV, gider vs. toplamını ayrıca ödeme tarihindeki kalan anaparanın yüzde 2'si oranında cezai faizi hesaplayarak tahsil edebileceği sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü masraf, vergi harç ve sair giderleri tahsil edebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece sözleşmedeki erken kapama komisyonu ücretine dair hükmün genel işlem şartına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşulları, ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacak olup taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 15.06.2011 tarihinde akdedildiği göz önüne alındığında mahkemenin yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
6762 sayılı TTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın m. 20) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Yukarıda da bahsedildiği üzere taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 36/6. maddesinde sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü masraf, vergi harç ve sair giderleri tahsil edebileceğine değinilmiştir. Somut olayda; davalı tarafından verilen kredi nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de mahkemece, kredi sözleşmesi, banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Kabule göre, mahkemece, davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3837 E. 2017/6508 K.
Ortak:genel işlem şartı · erken kapama komisyonu · komisyon
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında davacı tarafından kullanılan «ticari kredinin» erken kapatılması üzerine, davalı tarafından «erken kapama komisyonu» adı altında 50.000,00 TL kesinti yapıldığı, ticari kredi için alınan erken kapama komisyonu ücretinin yazılmamış sayılması ve bu tür kesintinin «genel işlem şartına» aykırı olarak yazıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece sözleşmedeki «erken kapama komisyonu» ücretine dair hükmün «genel işlem şartına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları», ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacak olup taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 15.06.2011 tarihinde akdedildiği göz önüne alındığında mahkemenin yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
1-Dava, davalı Banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle kapama «komisyonu» adı altında tahsil edilen ücretin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» dair hükümleri açısından değerlendirme yapıldığında sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu sonucuna varıldığı takdirde «erken kapama komisyonunun sözleşme» hükümlerine göre değerlendirilecek olmasına göre, davacı «temsilcisinin» HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon sözleşmesi · temsil
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» dair hükümleri açısından değerlendirme yapıldığında sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu sonucuna varıldığı takdirde «erken kapama komisyonunun sözleşme» hükümlerine göre değerlendirilecek olmasına göre, davacı «temsilcisinin» HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı «temsilcisince» temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı «temsilcisi» bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10117 E. 2018/2567 K.
Ortak:erken kapama komisyonu · ticari kredi · ticari işletme · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında davacı tarafından kullanılan «ticari kredinin» erken kapatılması üzerine, davalı tarafından «erken kapama komisyonu» adı altında 50.000,00 TL kesinti yapıldığı, ticari kredi için alınan erken kapama komisyonu ücretinin yazılmamış sayılması ve bu tür kesintinin «genel işlem şartına» aykırı olarak yazıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece sözleşmedeki «erken kapama komisyonu» ücretine dair hükmün «genel işlem şartına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları», ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacak olup taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 15.06.2011 tarihinde akdedildiği göz önüne alındığında mahkemenin yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 36/6 maddesinde, müşterinin talebi halinde Banka'nın kendi mevzuatı ve belirleyeceği esaslar çerçevesinde borcun tamamının vadeden önce kapatılmasını kabul edebileceği, Banka'nın borcun tamamının ödeneceği tarihteki ana «para borcu» ile o tarihe kadar «işlemiş faizini», KKDF, BSMV, gider vs. toplamını ayrıca ödeme tarihindeki kalan anaparanın yüzde 2'si oranında cezai faizi hesaplayarak tahsil edebileceği sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiğini iddia ettiği «erken kapama komisyon» ücretinin ve «masrafların» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşme ile kredi işlemlerine ilişkin olarak «komisyon» ve işlem ücretlerinin alınacağı konusunda anlaşma sağlandığı, davalı bankaca alınan «erken kapama komisyonu» haricindeki «masrafların» mevzuata ve «emsal banka uygulamalarına» uygun olduğu, erken kapama komisyonunun ise fahiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.460,42 TL erken kapama komisyonunun tahsiline fazlaya ilişkin tal …
Tacir olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan «tacir», münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · emsal banka uygulaması · denetime elverişli rapor · denetime elverişlilik · alacak davası
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» «erken ödeme komisyon» oranı açıkça belirtilmediğine göre, mahkemece, sözleşme tarihi itibariyle bu tür kredilerin erken kapatılması halinde alınan komisyon ücretinin oranları konusunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden Yargıtay «denetimine elverişli rapor» alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, emsal banka uygulamaları araştırılmaksızın soyut değerlendirmelere dayalı bilirkişi raporuna göre hük …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşme ile kredi işlemlerine ilişkin olarak «komisyon» ve işlem ücretlerinin alınacağı konusunda anlaşma sağlandığı, davalı bankaca alınan «erken kapama komisyonu» haricindeki «masrafların» mevzuata ve «emsal banka uygulamalarına» uygun olduğu, erken kapama komisyonunun ise fahiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.460,42 TL erken kapama komisyonunun tahsiline fazlaya ilişkin tal …
HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar kesindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9712 E. , 2015/12010 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2015 tarih ve 2014/476-2015/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka nezdinde genel kredi sözleşmesine binaen kredi kullandığını, erken ödeme yaparak krediyi kapattığı halde, hukuka aykırı olarak kapama komisyonu adı altında kesinti yapıldığını ileri sürerek, 50.000,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemin kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından kullanılan ticari kredinin erken kapatılması üzerine, davalı tarafından erken kapama komisyonu adı altında 50.000,00 TL kesinti yapıldığı, ticari kredi için alınan erken kapama komisyonu ücretinin yazılmamış sayılması ve bu tür kesintinin genel işlem şartına aykırı olarak yazıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı Banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle kapama komisyonu adı altında tahsil edilen ücretin istirdadı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 36/6 maddesinde, müşterinin talebi halinde Banka'nın kendi mevzuatı ve belirleyeceği esaslar çerçevesinde borcun tamamının vadeden önce kapatılmasını kabul edebileceği, Banka'nın borcun tamamının ödeneceği tarihteki ana para borcu ile o tarihe kadar işlemiş faizini, KKDF, BSMV, gider vs. toplamını ayrıca ödeme tarihindeki kalan anaparanın yüzde 2'si oranında cezai faizi hesaplayarak tahsil edebileceği sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü masraf, vergi harç ve sair giderleri tahsil edebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece sözleşmedeki erken kapama komisyonu ücretine dair hükmün genel işlem şartına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşulları, ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacak olup taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 15.06.2011 tarihinde akdedildiği göz önüne alındığında mahkemenin yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
6762 sayılı TTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın m.
20) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Yukarıda da bahsedildiği üzere taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 36/6. maddesinde sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü masraf, vergi harç ve sair giderleri tahsil edebileceğine değinilmiştir. Somut olayda; davalı tarafından verilen kredi nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de mahkemece, kredi sözleşmesi, banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Kabule göre, mahkemece, davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170032400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz