Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13193 E. 2016/1257 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap işletim ücreti↗ kkdf (kaynak kullanımını destekleme fonu)↗ genel işlem şartı↗ erken kapama komisyonu↗ teamül↗ ticari kredi↗ bsmv↗ ipotek↗ dürüstlük kuralı↗ muvafakat↗ ifa↗ mahsup↗ tbk 99↗ komisyon↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan 05/07/2012 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmesi ve sonrasında kullanılan kredilerin ticari kredi oldukları, kredilerin kapanması sırasında alınan 11.914,35 TL'nin ticari kredilerin kapanması nedeniyle erken ödeme ücreti olarak alındığı, dava konusu bu tutarın iadesi talebinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilebileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu ve sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif masraflar, erken kapama komisyonu, ipotek fek ücretinin yazılmamış sayılacağı ve bankaca tahsil edilen tutarların iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.914,35 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan ticari kredilerin kapatılması esnasında, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonu ve BSMV'nin istirdatı istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı olduğu şekilde TBK'nın 20. maddesi değerlendirilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesi 05.07.2012 tarihinde imzalanmış olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Söz konusu kredi sözleşmesinin erken ödeme başlıklı 2.6.1. maddesi ve 2.7.1. maddesinde “...her nevi komisyon, kesinti, masraf, hesap işletim ücretlerini, fon ve BSMV, KKDF gibi yasal ve banka düzenlemelerine ve teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi vesair giderleri ve bunların gider vergilerini, müşteri, Bankaya derhal ödemekle yükümlüdür.” şeklinde yer alan düzenleme, mahkemenin de tespit ettiği gibi, davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğinden genel işlem şartı niteliği taşımaktadır. Ancak 6098 sayılı TBK'nın 21. maddesine göre, genel işlem şartı niteliği taşıyan düzenlemelerin yazılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için, sözleşmenin bu hükmünün karşı tarafın menfaatine aykırı olması gerekir. Aynı Yasa'nın 25. maddesine göre ise, genel işlem şartına dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.
Yine aynı Yasa'nın 96. madde düzenlemesine göre ise, borçlu edimini sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça süresinden önce ifa edebilir, ancak kanun ya da sözleşme ya da adet gereği olmadıkça borçlunun erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapılmaz. Mahkemece, komisyon ve masraflara ilişkin tek taraflı düzenlemeler içerdiği için yazılmamış sayılmasına karar verilen sözleşmenin 2.6.1. madde hükmünde de “Müşterinin bakiye borcunu kısmen veya tamamen vadesinden önce ödemesi Bankanın kabulüne bağlıdır. Bankanın kabulü olmaksızın yapılan ödeme, kredi vadesinde krediye mahsup edilir. Müşteri Bankanın muvafakine dayanmayan erken ödeme nedeniyle faiz indirimi dahil Bankadan herhangi bir talepte bulunulamaz.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece 6098 sayılı TBK'nun 96, 21, ve 25. maddeleri hep birlikte değerlendirilmek suretiyle, erken kapama komisyonu, masraf ve BSMV'ye ilişkin düzenlemeler içeren ve genel işlem şartı niteliğinde kabul edilen sözleşmenin ilgili maddelerinin yazılmamış sayılmasına karar verilip verilemeyeceğinin tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken, davacı müşterinin menfaatleri yönünden yeterli değerlendirme yapılmaksızın karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10074 E. 2015/9585 K.
Ortak:genel işlem şartı · erken kapama komisyonu · teamül · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaSöz konusu «kredi sözleşmesinin» erken ödeme başlıklı 2.6.1. maddesi ve 2.7.1. maddesinde “...her nevi «komisyon», kesinti, «masraf», «hesap işletim ücretlerini», fon ve BSMV, KKDF gibi yasal ve banka düzenlemelerine ve «teamüllerine» göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi vesair giderleri ve bunların gider vergilerini, müşteri, Bankaya derhal ödemekle yükümlüdür.” şeklinde yer alan düzenleme, mahkemenin de tespit ettiği gibi, davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğinden «genel işlem şartı» niteliği taşımaktadır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan 05/07/2012 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı «kredi sözleşmesi» ve sonrasında kullanılan kredilerin «ticari kredi» oldukları, kredilerin kapanması sırasında alınan 11.914,35 TL'nin ticari kredilerin kapanması nedeniyle erken ödeme ücreti olarak alındığı, dava konusu bu tutarın iadesi talebinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilebileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu ve sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu», «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılacağı ve bankaca tahsil edilen tutarların iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.914,35 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece 6098 sayılı TBK'nun 96, 21, ve 25. maddeleri hep birlikte değerlendirilmek suretiyle, «erken kapama komisyonu», «masraf» ve BSMV'ye ilişkin düzenlemeler içeren ve «genel işlem şartı» niteliğinde kabul edilen sözleşmenin ilgili maddelerinin yazılmamış sayılmasına karar verilip verilemeyeceğinin tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken, davacı müş …
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcun erken kapatılması nedeniyle alınan «erken kapama komisyonuna» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu «komisyonu» kabul ettiğine dair herhangi bir belgenin «ibraz» edilmediği, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» kredinin yapılandırılması halinde alınacak bedellerin veya oranların belirtilmediği, dava konusu komisyonun alınmasının «hakkın kötüye kullanımı» niteliğinde olup kredi kullanan davacının taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmsine» dayalı olarak dava konusu borçtan sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı, ayrıca sözleşme hükümlerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerine düze …
Ancak, mahkemece bu yönde bir bedel tahsil edileceğine dair taraflar arasındaki sözleşmede bulunan hükmün TBK'nın 20-25. madde hükümleri gereğince «genel işlem şartlarına» aykırı bulunduğu belirtilmiş ise de, dava konusu «genel kredi sözleşmesi» 04/06/2009 tarihli olup TBK'nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olmakla somut olaya TBK hükümlerinin uygulanması doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · hakkın kötüye kullanılması · genel kredi sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · harç · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu «komisyonu» kabul ettiğine dair herhangi bir belgenin «ibraz» edilmediği, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» kredinin yapılandırılması halinde alınacak bedellerin veya oranların belirtilmediği, dava konusu komisyonun alınmasının «hakkın kötüye kullanımı» niteliğinde olup kredi kullanan davacının taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmsine» dayalı olarak dava konusu borçtan sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı, ayrıca sözleşme hükümlerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerine düze …
Ayrıca, taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinde» kredinin vadesinden önce kapatılması halinde erken ödemeden doğan her türlü vergi, resim, «harç», vesair «masrafların» ve bankanın zararının müşteri tarafından karşılanacağı yazılı ise de, hangi oranların uygulanacağı belirlenmemiştir.
Bu durumda, mahkemece bu husustaki «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» hazine maliyeti adı altında erken kapama nedeniyle tahsil edilen bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı konularında bankacılı …
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcun erken kapatılması nedeniyle alınan «erken kapama komisyonuna» dayalı alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17391 E. 2015/2480 K.
Ortak:erken kapama komisyonu · ticari kredi · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan 05/07/2012 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı «kredi sözleşmesi» ve sonrasında kullanılan kredilerin «ticari kredi» oldukları, kredilerin kapanması sırasında alınan 11.914,35 TL'nin ticari kredilerin kapanması nedeniyle erken ödeme ücreti olarak alındığı, dava konusu bu tutarın iadesi talebinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilebileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu ve sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu», «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılacağı ve bankaca tahsil edilen tutarların iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.914,35 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan ticari kredilerin kapatılması esnasında, davalı banka tarafından tahsil edilen «erken kapama komisyonu» ve BSMV'nin «istirdatı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı olduğu şekilde TBK'nın 20. maddesi değerlendirilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Söz konusu «kredi sözleşmesinin» erken ödeme başlıklı 2.6.1. maddesi ve 2.7.1. maddesinde “...her nevi «komisyon», kesinti, «masraf», «hesap işletim ücretlerini», fon ve BSMV, KKDF gibi yasal ve banka düzenlemelerine ve «teamüllerine» göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi vesair giderleri ve bunların gider vergilerini, müşteri, Bankaya derhal ödemekle yükümlüdür.” şeklinde yer alan düzenleme, mahkemenin de tespit ettiği gibi, davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğinden «genel işlem şartı» niteliği taşımaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki tarafın «tacir» oldukları ve dava konusu kredinin de «ticari kredi» olduğu, davacı tarafın «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu, ayrıca taraflar arasında düzenlenen «kredi sözleşmesinde» kredinin vadesinden önce ödenmek istenmesi halinde bankaca serbestçe belirlenecek erken ödeme işlem «masrafı»/«komisyonu» ve bunun vergi, fon ve diğer giderlerini nakden ve «def»'aten ödemeyi davacının «taahhüt» ettiği, bu düzenlemeye ilişkin madde altında davacı şirket «temsilcisinin» imzasının bulunduğu, bu durumda davacının işbu davayı açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, işyeri «kredi sözleşmesine» dayalı olarak alınan «erken kapama komisyonunun» «istirdadı» istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, mahkemece diğer bankalardan aynı tür «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ticari kredi» borcunun aynı koşullarla erken ödenmesi halinde uyguladıkları faiz oranları sorulmak suretiyle makul oran tespit edilerek, davalı bankanın uyguladığı «erken kapama komisyonu» oranının fahiş olup olmadığı hususunda «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · basiretli tacir · def'i · bilirkişi incelemesi · taahhütname · tacir · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki tarafın «tacir» oldukları ve dava konusu kredinin de «ticari kredi» olduğu, davacı tarafın «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu, ayrıca taraflar arasında düzenlenen «kredi sözleşmesinde» kredinin vadesinden önce ödenmek istenmesi halinde bankaca serbestçe belirlenecek erken ödeme işlem «masrafı»/«komisyonu» ve bunun vergi, fon ve diğer giderlerini nakden ve «def»'aten ödemeyi davacının «taahhüt» ettiği, bu düzenlemeye ilişkin madde altında davacı şirket «temsilcisinin» imzasının bulunduğu, bu durumda davacının işbu davayı açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» “Erken Ödeme Komisyonu” başlıklı 4.VI.b maddesinde erken ödeme talebinin bankaca kabul edilmesi durumunda, vadesinden önce ödenen ana para tutarları için, «erken ödeme komisyonu» ve diğer «masrafların» bankaca serbestçe belirleneceği düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, mahkemece diğer bankalardan aynı tür «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ticari kredi» borcunun aynı koşullarla erken ödenmesi halinde uyguladıkları faiz oranları sorulmak suretiyle makul oran tespit edilerek, davalı bankanın uyguladığı «erken kapama komisyonu» oranının fahiş olup olmadığı hususunda «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13193 E. , 2016/1257 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada...Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/02/2015 tarih ve 2014/219-2015/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 2005 yılından itibaren farklı tarihlerde tüketici kredisi kullanmış olduğunu ve bunun akabinde davalı banka tarafından kendisinden fahiş miktarlarda komisyon bedeli ve dosya masrafı adı altında para tahsil edildiğini, sözleşmede yer alsa dahi masraf adı altında yapılan tahsilatların haksız oluğunu ve genel işlem şartı niteliği taşıdığını ileri sürerek davalı bankanın dosya masrafı adı altında tahsil etmiş olduğu 13.069,35 TL tutarındaki bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faili ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının ticari kredi nedeniyle alınan masraf ve komisyonların iadesini isteyemeyeceğini, bankaların gördükleri hizmetin karşılığında ücret isteme hakkı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan 05/07/2012 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmesi ve sonrasında kullanılan kredilerin ticari kredi oldukları, kredilerin kapanması sırasında alınan 11.914,35 TL'nin ticari kredilerin kapanması nedeniyle erken ödeme ücreti olarak alındığı, dava konusu bu tutarın iadesi talebinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilebileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu ve sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif masraflar, erken kapama komisyonu, ipotek fek ücretinin yazılmamış sayılacağı ve bankaca tahsil edilen tutarların iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.914,35 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan ticari kredilerin kapatılması esnasında, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonu ve BSMV'nin istirdatı istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı olduğu şekilde TBK'nın 20. maddesi değerlendirilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesi 05.07.2012 tarihinde imzalanmış olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Söz konusu kredi sözleşmesinin erken ödeme başlıklı 2.6.1. maddesi ve 2.7.1. maddesinde “...her nevi komisyon, kesinti, masraf, hesap işletim ücretlerini, fon ve BSMV, KKDF gibi yasal ve banka düzenlemelerine ve teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi vesair giderleri ve bunların gider vergilerini, müşteri, Bankaya derhal ödemekle yükümlüdür.” şeklinde yer alan düzenleme, mahkemenin de tespit ettiği gibi, davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğinden genel işlem şartı niteliği taşımaktadır. Ancak 6098 sayılı TBK'nın 21. maddesine göre, genel işlem şartı niteliği taşıyan düzenlemelerin yazılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için, sözleşmenin bu hükmünün karşı tarafın menfaatine aykırı olması gerekir.
Aynı Yasa'nın 25. maddesine göre ise, genel işlem şartına dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.
Yine aynı Yasa'nın 96. madde düzenlemesine göre ise, borçlu edimini sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça süresinden önce ifa edebilir, ancak kanun ya da sözleşme ya da adet gereği olmadıkça borçlunun erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapılmaz. Mahkemece, komisyon ve masraflara ilişkin tek taraflı düzenlemeler içerdiği için yazılmamış sayılmasına karar verilen sözleşmenin 2.6.1. madde hükmünde de “Müşterinin bakiye borcunu kısmen veya tamamen vadesinden önce ödemesi Bankanın kabulüne bağlıdır. Bankanın kabulü olmaksızın yapılan ödeme, kredi vadesinde krediye mahsup edilir. Müşteri Bankanın muvafakine dayanmayan erken ödeme nedeniyle faiz indirimi dahil Bankadan herhangi bir talepte bulunulamaz.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece 6098 sayılı TBK'nun 96, 21, ve 25. maddeleri hep birlikte değerlendirilmek suretiyle, erken kapama komisyonu, masraf ve BSMV'ye ilişkin düzenlemeler içeren ve genel işlem şartı niteliğinde kabul edilen sözleşmenin ilgili maddelerinin yazılmamış sayılmasına karar verilip verilemeyeceğinin tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken, davacı müşterinin menfaatleri yönünden yeterli değerlendirme yapılmaksızın karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215778300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz