Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1624 E. 2024/192 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tcmb 2006/1 sayılı tebliğ↗ kredi kullandırım komisyonu↗ kkdf (kaynak kullanımını destekleme fonu)↗ 2006/1 sayılı tebliğ↗ taksitli ticari kredi↗ emsal banka uygulaması↗ ödeme planı↗ belirsiz alacak davası↗ i̇i̇k 167↗ ticari kredi↗ muafiyet↗ bsmv↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hakkaniyet↗ zayi↗ iş bölümü↗ olumsuz oy↗ genel kredi sözleşmesi↗ alacak davası↗ komisyon↗ vade↗ usulden reddi↗ kâr payı↗ görevsizlik kararı↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca davacı tarafça ödenen komisyon ve masraf, kâr payı, KKDF, BSMV kesintilerinin iadesi ve konut finansmanı kredisi yerine ticari kredi kullandırılmasından ... davacının maddi zararının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5817 E. 2011/5155 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · ibraz
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça ödenen «komisyon» ve «masraf», kâr «payı», KKDF, BSMV kesintilerinin iadesi ve konut finansmanı kredisi yerine «ticari kredi» kullandırılmasından ... davacının maddi zararının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı bankaya ihracatın kapatılmasından sonra verilecek ihracat «taahhüdüne» ait kapatma belgelerinin davalılar tarafından verilmemesinden dolayı davacı tarafından davalı ...- Tur Ltd.Şti. adına ödenen BSMV ve KKDF’den kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında imzalanmış bulunan «genel kredi sözleşmesinin» 38. maddesinde döviz belgelerinin gecikmeden yerine getirileceği ve davacıya «ibraz» edileceği, aksi halde gecikmeden doğacak cezai müeyyidenin davalılarda olacağı belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · uyuşmazlık konusu · temerrüt faizi · taahhütname · kusur · temerrüt
Benzer bu kararda… cezanın davacının kusuruna dayanması nedeniyle davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 2.897,36.YTL alacağın 18.12.2003 «temerrüt» tarihinden itibaren %100 «temerrüt faizi» ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, bir kısım davalılar tarafından açılan karşı davada istenen manevi tazminat yönünden Borçlar Kanunu 4 …
Bu durumda yasal mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de nazara alınmak suretiyle «uyuşmazlık konusu» alacak kalemlerinden davacı banka tarafından ödenen KKDF aslı ve cezasının davalılardan tahsiline ilişkin istemle ilgili olarak açılan davada anılan vergiyi ödemekle mükellef olan tarafın kim olduğu, buna bağlı cezanın ödenmemesinden doğan sorumluluğun kime ait bulunduğu, davalıların KKDF’nin ve buna bağlı cezanın ödenmemesinden dolayı sorumlu olup olmadığının ve varsa «müterafik kusur» durumunun incelenmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan Dairemizin BSMV ile ilgili olarak verdiği karar esas alınmak suretiyle davaya konu istemlerden KKD …
3- Ayrıca istemde bulunulmuş olmasına rağmen hüküm altına alınan «temerrüt faizinin» % 5 gider vergisine karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, davalıların ihracat kapatma «taahhüdünü» yerine getirmemelerinden dolayı ödemeleri gereken vergilerin davacı banka tarafından vergi asılları ve cezalarıyla birlikte ödenmesi nedeniyle ödenen miktarların faiz ve faizin gider vergisiyle birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8006 E. 2023/2024 K.
Ortak:ticari kredi · komisyon · tacir
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça ödenen «komisyon» ve «masraf», kâr «payı», KKDF, BSMV kesintilerinin iadesi ve konut finansmanı kredisi yerine «ticari kredi» kullandırılmasından ... davacının maddi zararının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «tacir» olduğunu ve «ticari kredi» kullandığını, davalı bankadan «tüketici kredisi» kullanılmadığını, buna rağmen KKDF kesintisinin yapılmasının doğru olmadığını, ayrıca erken kapama işleminin de bulunmamasına rağmen «erken ödeme komisyonu» adı altında haksız tahsilatlar yapıldığını, bu hususların ancak banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak açığa çıkacağını, eksik belgelerin toplanmadığını, «eksik inceleme» yapıldığını, hesaplanacak tutar dışında bankaca tahsil edilen tutarların haksız olduğunun, «erken kapama komisyonu» olarak tahsil edildiğinin kabulünün gerektiğini, bilirkişi raporlarının arasında çelişki olduğunu, uzman görüşünün dikkate alınmadığını savunarak kararın kaldırılm …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının «tacir» olduğunu ve davalı bankadan çeşitli tarihlerde krediler kullandığını, kullandığı tüm kredi hesaplarını 08.10.2014 tarihinde kapattığını ancak davalı banka tarafından kullandığı ticari kredilerin yalnızca «tüketici kredilerine» uygulanan Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu(KKDF) kesintisinin uygulandığını, ayrıca kullandığı kredilerde usulsüz olarak «erken ödeme komisyonunun» da tahsil edildiğini, banka kayıtları üzerinde yapılacak inceleme sonucunda haksız olarak tahsil edilen KKDF ve erken ödeme komisyonu tutarının açığa çıkacağını id …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı bankadan 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisi, 3 adet «ticari kredi» kullandığını, ticari kredilerine KKDF kesintisinin yapılmadığını, 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisine ise usul ve yasaya uygun olarak KKDF kesintisinin yapıldığını, «erken ödeme komisyonu» tahsilatının ise sözleşme, usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek kişi tacir · erken ödeme komisyonu · tüketici kredisi · erken kapama komisyonu · işlemiş faiz · eksik inceleme
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «tacir» olduğunu ve «ticari kredi» kullandığını, davalı bankadan «tüketici kredisi» kullanılmadığını, buna rağmen KKDF kesintisinin yapılmasının doğru olmadığını, ayrıca erken kapama işleminin de bulunmamasına rağmen «erken ödeme komisyonu» adı altında haksız tahsilatlar yapıldığını, bu hususların ancak banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak açığa çıkacağını, eksik belgelerin toplanmadığını, «eksik inceleme» yapıldığını, hesaplanacak tutar dışında bankaca tahsil edilen tutarların haksız olduğunun, «erken kapama komisyonu» olarak tahsil edildiğinin kabulünün gerektiğini, bilirkişi raporlarının arasında çelişki olduğunu, uzman görüşünün dikkate alınmadığını savunarak kararın kaldırılm …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının «tacir» olduğunu ve davalı bankadan çeşitli tarihlerde krediler kullandığını, kullandığı tüm kredi hesaplarını 08.10.2014 tarihinde kapattığını ancak davalı banka tarafından kullandığı ticari kredilerin yalnızca «tüketici kredilerine» uygulanan Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu(KKDF) kesintisinin uygulandığını, ayrıca kullandığı kredilerde usulsüz olarak «erken ödeme komisyonunun» da tahsil edildiğini, banka kayıtları üzerinde yapılacak inceleme sonucunda haksız olarak tahsil edilen KKDF ve erken ödeme komisyonu tutarının açığa çıkacağını id …
… pıldığı, bu nedenlerle KKDF kesintisine ilişkin istemin reddinin gerektiği, davacı tarafın ikinci isteminin ise ticari kredilerin erken kapatılması sırasında alınan «erken kapama komisyonlarının» iadesine ilişkin olduğu, her iki bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davacının kullandığı ticari kredilerin erken kapatılması sırasında erken kapama komisyonu alındığı hususunun ispatlanmadığı, erken kapama sırasında banka tarafından alınan miktarın kapatılan «ticari kredinin» bakiye asıl alacağı, «işlemiş faizi» ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ile gecikme faizinden oluştuğu, bunlar dışında erken kapama komisyonu alındığına ilişkin davacı tarafından da bir belge sun …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı bankadan 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisi, 3 adet «ticari kredi» kullandığını, ticari kredilerine KKDF kesintisinin yapılmadığını, 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisine ise usul ve yasaya uygun olarak KKDF kesintisinin yapıldığını, «erken ödeme komisyonu» tahsilatının ise sözleşme, usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3495 E. 2015/10093 K.
Ortak:dosya masrafı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça ödenen «komisyon» ve «masraf», kâr «payı», KKDF, BSMV kesintilerinin iadesi ve konut finansmanı kredisi yerine «ticari kredi» kullandırılmasından ... davacının maddi zararının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, kredinin iş yeri için kullanıldığı, sözleşme hükümleri de nazara alındığında KKDF, BSMV ve «masraf» tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine akrar verilmiştir.
2- Ancak, davacı kredinin kullandırımı sırasında kendisinden «masraf» adı altında para tahsil edildiğini ileri sürerek, bu tutarın da davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · teamül
Benzer bu karardaDavalı banka tarafından tahsil edilen bu kalemin neden alındığı davalıya açıklattırılmadan, ticari «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9712 E. 2015/12010 K.
Ortak:ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça ödenen «komisyon» ve «masraf», kâr «payı», KKDF, BSMV kesintilerinin iadesi ve konut finansmanı kredisi yerine «ticari kredi» kullandırılmasından ... davacının maddi zararının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında davacı tarafından kullanılan «ticari kredinin» erken kapatılması üzerine, davalı tarafından «erken kapama komisyonu» adı altında 50.000,00 TL kesinti yapıldığı, ticari kredi için alınan erken kapama komisyonu ücretinin yazılmamış sayılması ve bu tür kesintinin «genel işlem şartına» aykırı olarak yazıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 36/6 maddesinde, müşterinin talebi halinde Banka'nın kendi mevzuatı ve belirleyeceği esaslar çerçevesinde borcun tamamının vadeden önce kapatılmasını kabul edebileceği, Banka'nın borcun tamamının ödeneceği tarihteki ana «para borcu» ile o tarihe kadar «işlemiş faizini», KKDF, BSMV, gider vs. toplamını ayrıca ödeme tarihindeki kalan anaparanın yüzde 2'si oranında cezai faizi hesaplayarak tahsil edebileceği sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece sözleşmedeki «erken kapama komisyonu» ücretine dair hükmün «genel işlem şartına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları», ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacak olup taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 15.06.2011 tarihinde akdedildiği göz önüne alındığında mahkemenin yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · para borcu · genel işlem şartı · erken kapama komisyonu · nispi vekalet ücreti · ticari işletme · maktu vekalet ücreti · işlemiş faiz
Benzer bu karardaMahkemece sözleşmedeki «erken kapama komisyonu» ücretine dair hükmün «genel işlem şartına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları», ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacak olup taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 15.06.2011 tarihinde akdedildiği göz önüne alındığında mahkemenin yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında davacı tarafından kullanılan «ticari kredinin» erken kapatılması üzerine, davalı tarafından «erken kapama komisyonu» adı altında 50.000,00 TL kesinti yapıldığı, ticari kredi için alınan erken kapama komisyonu ücretinin yazılmamış sayılması ve bu tür kesintinin «genel işlem şartına» aykırı olarak yazıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 36/6 maddesinde, müşterinin talebi halinde Banka'nın kendi mevzuatı ve belirleyeceği esaslar çerçevesinde borcun tamamının vadeden önce kapatılmasını kabul edebileceği, Banka'nın borcun tamamının ödeneceği tarihteki ana «para borcu» ile o tarihe kadar «işlemiş faizini», KKDF, BSMV, gider vs. toplamını ayrıca ödeme tarihindeki kalan anaparanın yüzde 2'si oranında cezai faizi hesaplayarak tahsil edebileceği sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceği düzenlenmiştir.
2-Kabule göre, mahkemece, davacı lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi de isabetli görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/662 E. 2015/1546 K.
Ortak:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından davacıya verilen «teminat mektubunda» lehine «garanti» verilen şirketin KDV, KDV faizi, KKDF ve KKDF faizinin garanti altına alındığı, davacının «teminat mektubunun tazmini» talep ettiğinden davalı bankanın bu alacak kalemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, KDV olarak 41.729,47 TL, KDV faizi olarak 247.944 TL, KKDF olarak 7.«257» TL ve KKDF ceza faizi 52.164 TL olmak üzere toplam 349.094,47 TL'nin değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu tazmini · bilirkişi raporuna itiraz · i̇i̇k 257 · teminat mektubu · denetime elverişlilik · garantörlük · havale · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından davacıya verilen «teminat mektubunda» lehine «garanti» verilen şirketin KDV, KDV faizi, KKDF ve KKDF faizinin garanti altına alındığı, davacının «teminat mektubunun tazmini» talep ettiğinden davalı bankanın bu alacak kalemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, KDV olarak 41.729,47 TL, KDV faizi olarak 247.944 TL, KKDF olarak 7.«257» TL ve KKDF ceza faizi 52.164 TL olmak üzere toplam 349.094,47 TL'nin değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı ve fer'i müdahil vekili, rapora itirazlarını bildirir 07.01.2014 «havale» tarihli dilekçesinde «teminat mektubunda» «garanti» edilen miktarın 80.000,00 TL olduğu, hesaplamada teminat miktarının aşıldığı, KKDF'nin ve KKDF ceza faizinin teminata «dahil» olmadığı, riskin gerçekleşme tarihi, faizin oranı ve hangi dönemleri kapsadığının belirsiz olduğu hususlarında «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği halde, mahkemece davalının ciddi itirazlarını karşılamak için ek rapor alınmadığı gibi kararın gerekçesinde de itirazlar değerlendirilmemiştir.
Bu durumda, davalının ciddi itirazlarının karşılanması ve hesap şekli bakımından «denetime elverişli» ek rapor alınması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. (2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (3) Davacı, davalıyı 15.08.2011 tarihinde «temerrüde» düşürmüş olduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Kararı, davacı, davalı ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir. (1) Dava, «teminat mektubu» bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece 03.10.2013 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1624 E. , 2024/192 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/930 Esas, 2022/158 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadan 20.12.2010 tarihinde 60 ay vadeli 480.000,00 TL bedelli konut finansman kredisi kullandığını, kredinin kullandırılması için davacıdan 6.000,00 TL proje komisyonu ve 600,00 TL diğer masraflar adı altında olmak üzere toplam 6.600,00 TL tahsil edildiğini, yapılan tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu krediden ayrıca ... Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) adı altında kesintiler yapıldığını, bu kesinti kalemlerinin de haksız olduğunu, bu kesintilerin yapılmaması için davalıya başvurduğunu, davalı bankanın olumsuz cevabı üzerine başka bir bankadan kredi çekerek işbu kredinin vadesinden önce kapatıldığını, davalı bankanın vadesi gelmemiş taksitlerden de faiz tahsil ettiğini, başka bir bankadan çekilen kredi için de masraf yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile komisyon ve masraf adı altında yapılan kesintiler için 1.000,00 TL'nin, ...
kapama nedeniyle usul ve yasaya aykırı şekilde tahsil edilen kâr payı için 1.000,00 TL'nin, KKDF adı altında yapılan kesintiler için 1.000,00 TL'nin, BSMV adı altında yapılan kesintiler için 1.000,00 TL'nin ve çekilen ikinci kredi nedeniyle uğranılan zarara karşılık 1.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline;
13. 10.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL kredi masraf kalemini 6.236,00 TL, toplamda 3.000,00 TL olarak talep edilen kâr payı, KKDF ve BSMV kalemlerini yine toplam 37.699,13 TL olarak ıslah ederek yazılı kalemlerin bankaca tahsil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bahse konu kredinin genel kredi olması nedeniyle tüketici mahkemesinin görevli olmadığını, alınan gider kalemlerinin kanuna uygun olduğunu ve ödeme planı ile hangi kalemler içerdiğinin gösterildiğini, KKDF'ye ilişkin ... belirleme yetkisinin kendilerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.İstanbul 4. Tüketici Mahkemesinin 01.12.2015 tarih ve 2013/1607 E., 2015/1859 K. sayılı kararı ile dava konusu kredi sözleşmesinin genel kredi sözleşmesi olması nedeniyle görevsiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilinin temyizi üzerince Dairemizce onanmıştır.
2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayıp, kısmi dava olarak açıldığından davacı vekilinin 22.06.2020 tarihli talep artırım dilekçesinin kabulünün mümkün olmadığı, davada ıslah bir kez yapılabileceğinden ikinci ıslah niteliğinde olan bu dilekçeye değer verilemeyeceğinden 13.10.2015 tarihinde sunulan ve harcı yatırılmakla geçerli bir şekilde yapılan ıslah dilekçesi nazara alınarak dava değerinin belirlenmesi gerektiği, davaya dayanak genel kredi sözleşmesinin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde akdedildiği, genel kredi sözleşmesinin ilk ve son sayfaları dışında sözleşmenin tam metni zayi olduğu gerekçesi ile davalı bankaca dosyaya sunulamadığı, davalı vekilince dosyaya örnek olarak 2010 yılında kullanılan matbu genel kredi sözleşmesi sunulmuş ise de bu sözleşmenin dava konusu genel kredi sözleşmesinin ilk ve son sayfaları ile örtüşmediği, bu metne göre inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, ayrıca sunulan örnek genel kredi sözleşmesinde yapılacak kesintilerin miktarlarına yer verilmediği, davalı bankaca davacıdan tahsil edilen komisyon, masraf ile ...
kapama kâr payı kesintilerinin Türkiye Cumhuriyeti ...'nın (TCMB) 2006/1 sayılı tebliğ uyarınca ilan edilmediği, böylece emsal banka uygulamalarına bakılarak davacı talebinin haklılığının araştırılmasının gerektiği, bu kapsamda dava dışı bankaların emsal uygulamalara göre yapılan hesaplamada, ... kapama kâr payı yönünden; ortalamanın %4,75 olduğu ancak davalı bankanın %13,12 oranında fazla tahsilat yaptığı, emsal banka uygulamalarına göre 13.249,93 TL tahsil edilmesi gerekirken 23.354,34 TL kâr payı ve 1.167,72 TL BSMV fazla tahsil edildiğinden fazla bedelin davacı tarafa iadesinin gerektiği, kredi kullanma komisyon ve masrafı yönünden; emsal banka uygulamalarının ortalamasına göre yapılan hesaplama ile 741,67 TL olduğu ancak davalı bankanın 5.939,05 TL tahsil ettiği, böylece 5.197,38 TL komisyon ve masraf ile 259,87 TL BSMV'nin davacıya iadesinin gerektiği, KKDF bakımından yapılan incelemede;
tüketici kredilerinde %15 KKDF tahsil ediliyor ise de, dava konusu kredinin arsa vasfındaki taşınmaz alım finansmanı amacıyla kullandırılan taksitli ticari kredi olduğu, ticari kredilerde KKDF kesintisinin yapılamayacağı, nitekim tüketicilere kullandırılan konut finansmanı kredilerinin de KKDF kapsamı dışında olduğu, davalı bankanın davacıya daha önce konut finansmanı kredileri kullandırdıktan sonra taşınmazın vasfı sebebiyle bu defa ticari kredi kullandırarak KKDF kesintisi yaptığı, bu şekilde tahsil edilen KKDF'nin iadesi için gayrimenkullerin ticari ve mesleki amaçla kullanılacağınının belgelendirilmesi gerektiğine dair düşüncenin hakkaniyete aykırı olduğu, zira kredi kullanımına dayanak taşınmazların mesken vasfında bağımsız bölüm oldukları, ticari vasıflarının bulunmadığı, bu sebeple davacıdan haksız alınan KKDF bedellerinin de iadesinin gerektiği, bilirkişi raporundaki davacının vergi dairesinden iadeyi istemesi gerektiğine dair görüşe haksız yere KKDF kesintisi yapılmasının davalı bankanın eyleminden kaynaklanması nedeniyle katılınmadığı, davacı yanın maddi zarara uğradığına ilişkin iddiası ise ispata muhtaç kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.197,38 TL komisyon ve masraf, 23.354,34 TL kâr payı, 1.427,59 TL BSMV bedelinin kısmen, 5.434,25 TL KKDF bedelinin talep nazara alınarak kabulü ile toplam 35.413,56 TL'nin 04.07.2013 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sair tazminat ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu kredinin ticari kredi olduğuna ilişkin kararın Yargıtay ilamı ile onandığını, bu sözleşme ve eklerinin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede davacıya ... kapama indirimi uygulanmayacağına yönelik açık hüküm bulunduğunu, bu nedenle emsal ... incelemesine gerek bulunmadığını, ... kapama ücreti bakımından esas alınan ortalamanın gerçeği yansıtmadığını, bankalardan alınan oranların dava konusu kredilere ilişkin olmayan ... oranlar olduğunu, emsal araştırmasının dosyadaki biçimde yapılamayacağını, somut olaydaki kredinin ayrıntılarının gözetilmesi gerektiğini, benzer mahiyetteki dosyalara sunulan emsal oranlarının aynı bankalarca dahi değişkenlik gösterdiğini, yerinde inceleme ile diğer bankalarda aynı nitelikteki işlem için uygulanan oranların tespitinin gerektiğini, müvekkili bankanın bir katılım bankası olduğunu ve mevduat bankacılığından farklı uygulamalara haiz olduğunu, dosyadaki hesaplamaların mevduat bankalarının uygulamaları esas alınarak yapıldığını, KKDF, kredi kullandırım komisyonu ve masraflar yönünden ise bu kalemlerin açıkça belirtildiği ödeme planında tacir davacının imzasının bulunduğunu, KKDF'ye ilişkin inceleme yapmak üzere vergi uzmanının dosyada görevlendirilmesi gerektiğini, bu kaleme ilişkin değerlendirmenin uzman bilirkişilerce yapılmadığını, davacı tarafın KKDF muafiyeti kullanabilmek için gerekli belgeleri müvekkili bankaya sunmadıklarını, bu ibraz şartının mevzuattan kaynaklandığını, anılan kalemin müvekkilince tahsil edilmediğini, iadesinin şartları dahilinde vergi dairesince iade edilebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca davacı tarafça ödenen komisyon ve masraf, kâr payı, KKDF, BSMV kesintilerinin iadesi ve konut finansmanı kredisi yerine ticari kredi kullandırılmasından ... davacının maddi zararının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993688800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz