İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14051 E. 2018/5747 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulları↗ emsal banka uygulaması↗ teamül↗ ticari kredi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ tbk 99↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ kredi sözleşmesi↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu sözleşmenin matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. ... maddesine uygun olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin komisyon ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 7.695,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle komisyon adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, kredi sözleşmesinin matbu olarak düzenlendiği, sözleşmenin komisyon ile ilgili maddelerinin açık olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda davacı, davalı bankadan 03.05.2010, ........2010 ve 20.07.2012 tarihlerinde ticari kredi kullanmış olup, taraflar arasında imzalanan dava konusu kredi sözleşmelerinin TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmeleri dosyaya getirtilmek suretiyle sözleşmelerin tarihleri göz önüne alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Mahkemece, TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra akdedilen 20.07.2012 tarihli sözleşme yönünden TBK m. 20 vd. düzenlenen genel işlem koşulları bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden ise komisyon oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda emsal banka uygulamaları araştırılıp, uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız tahsil edilen ücretin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6173 E. 2016/8206 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden ise «komisyon» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, «kredi sözleşmesinin» matbu olarak düzenlendiği, sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… öre, davaya konu sözleşmenin matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. ... maddesine uygun olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 7.695,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin bulunması durumunda bu ücret, bulunmaması halinde ise «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · genel işlem koşulu · dosya masrafı
Benzer bu kararda… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.400,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Bu «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin bulunması durumunda bu ücret, bulunmaması halinde ise «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13077 E. 2016/9331 K.
Ortak:genel işlem koşulları · emsal banka uygulaması · teamül · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · İstirdat
İncelediğiniz kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden ise «komisyon» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, «kredi sözleşmesinin» matbu olarak düzenlendiği, sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan 03.05.2010, ........2010 ve 20.07.2012 tarihlerinde «ticari kredi» kullanmış olup, taraflar arasında imzalanan dava konusu «kredi sözleşmelerinin» TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBu durumda, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu kredi yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında 06.06.2008 tarihinde imzalanan «genel kredi sözleşmesi» 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasında 06.06.2008 tarihinde imzalanan «genel kredi sözleşmesi» 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2590 E. 2015/7639 K.
Ortak:kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «kredi sözleşmesinin» matbu olarak düzenlendiği, sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan 03.05.2010, ........2010 ve 20.07.2012 tarihlerinde «ticari kredi» kullanmış olup, taraflar arasında imzalanan dava konusu «kredi sözleşmelerinin» TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmeleri» dosyaya getirtilmek suretiyle sözleşmelerin tarihleri göz önüne alınarak değerlendirme yapılmalıdır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart olup, boşluk olan kısımların el yazısı ile doldurulduğu, sözleşme matbu olduğundan düzenlenmesine müşterinin bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan ücret ve «masrafların» hangi hizmet karşılığı veya yapılan hangi masrafa karşılık alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmadığı gibi, davalı tarafından da hangi şartlarda masraf alındığına dair somut bir delil sunulmadığı, bu nedenle sözleşmede masraf alınacağına dair hükümlerin 6098 sayılı TBK'nın 20. maddesine göre «genel işlem koşulu» olarak kabulü gerektiği, dosya kapsamı ve sözleşme içeriğinden davalı bankanın davacıların murisinin menfaatine aykırı olan masraf alınacağına ilişkin hüküm ile al …
Bu durumda, mahkemece dava konusu «kredi sözleşmesinin» 24.11.2007 tarihli olduğu ve somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın 6098 sayılı TBK'da düzenlenmiş olan «genel işlem şartları» uygulanmak suretiyle davanın, sadece taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki «masraf» alınacağına ilişkin hükmün «genel işlem şartlarına» uygun olmadığı gerekçesiyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartları · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · genel kredi sözleşmesi · istirdat · ek tasfiye · dosya masrafı · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart olup, boşluk olan kısımların el yazısı ile doldurulduğu, sözleşme matbu olduğundan düzenlenmesine müşterinin bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan ücret ve «masrafların» hangi hizmet karşılığı veya yapılan hangi masrafa karşılık alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmadığı gibi, davalı tarafından da hangi şartlarda masraf alındığına dair somut bir delil sunulmadığı, bu nedenle sözleşmede masraf alınacağına dair hükümlerin 6098 sayılı TBK'nın 20. maddesine göre «genel işlem koşulu» olarak kabulü gerektiği, dosya kapsamı ve sözleşme içeriğinden davalı bankanın davacıların murisinin menfaatine aykırı olan masraf alınacağına ilişkin hüküm ile al …
Bu durumda, mahkemece dava konusu «kredi sözleşmesinin» 24.11.2007 tarihli olduğu ve somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın 6098 sayılı TBK'da düzenlenmiş olan «genel işlem şartları» uygulanmak suretiyle davanın, sadece taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki «masraf» alınacağına ilişkin hükmün «genel işlem şartlarına» uygun olmadığı gerekçesiyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. '' hükmü düzenlenmiştir.
Dava, davacı tarafça davalı bankadan kullanılan kredi nedeniyle yapılan kesintinin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2068 E. 2017/4703 K.
Ortak:ticari kredi · komisyon · kredi sözleşmesi · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, «kredi sözleşmesinin» matbu olarak düzenlendiği, sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan 03.05.2010, ........2010 ve 20.07.2012 tarihlerinde «ticari kredi» kullanmış olup, taraflar arasında imzalanan dava konusu «kredi sözleşmelerinin» TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır.
… öre, davaya konu sözleşmenin matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. ... maddesine uygun olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 7.695,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı Kanuna göre bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı iş veya verdiği hizmet karşılığı münasip bir ücret alma hakkının olduğu ancak '«ticari kredi» tahsis ve değerlendirme «komisyonu»' adı altında Merkez Bankası'na gönderilen «masraf» ve komisyon listesi bulunmadığı, davaya konu sözleşmede de bu hususların açıkça belirlenmediği, matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve …
Her ne kadar, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu «kredi sözleşmeleri» 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 21-25-26. maddeleri gereğince hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemenin kabulüne göre de; dava konusu kredi sözleşmelerinin dava dosyası arasına getirtilip, bu sözleşmelerde bankanın isteyebileceği «masraflara» ilişkin miktar veya oranların bulunup bulunmadığı belirlenmeden, bulunmadığı takdirde diğer bankaların emsal işlerde uyguladıkları uygulamalar değerlendirilmeksizi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı Kanuna göre bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı iş veya verdiği hizmet karşılığı münasip bir ücret alma hakkının olduğu ancak '«ticari kredi» tahsis ve değerlendirme «komisyonu»' adı altında Merkez Bankası'na gönderilen «masraf» ve komisyon listesi bulunmadığı, davaya konu sözleşmede de bu hususların açıkça belirlenmediği, matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve …
Her ne kadar, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu «kredi sözleşmeleri» 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 21-25-26. maddeleri gereğince hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemenin kabulüne göre de; dava konusu kredi sözleşmelerinin dava dosyası arasına getirtilip, bu sözleşmelerde bankanın isteyebileceği «masraflara» ilişkin miktar veya oranların bulunup bulunmadığı belirlenmeden, bulunmadığı takdirde diğer bankaların emsal işlerde uyguladıkları uygulamalar değerlendirilmeksizi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15755 E. 2015/1068 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, «kredi sözleşmesinin» matbu olarak düzenlendiği, sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden ise «komisyon» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… öre, davaya konu sözleşmenin matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. ... maddesine uygun olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 7.695,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ından verilen kredi nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece, «kredi sözleşmesi», banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart sözleşme niteliğinde olduğu, sözleşmenin 10. maddesinde «masraf» alınacağına dair düzenlemenin bulunduğu, sözleşmenin matbu olan bu kısmına davacının müdahale imkanının olmadığı, ücret ve masrafların hangi hizmetin karşılığı olarak alındığına ilişkin sözleşmede hükmün bulunmadığı, bu masrafların zorunlu masraflardan olup olmadığının davalı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle sözleşme hükümlerinin «haksız şart» niteliğinde olduğu gerekçesiyle 1.932,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı», «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · ticari işletme · ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · harç · tacir · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart sözleşme niteliğinde olduğu, sözleşmenin 10. maddesinde «masraf» alınacağına dair düzenlemenin bulunduğu, sözleşmenin matbu olan bu kısmına davacının müdahale imkanının olmadığı, ücret ve masrafların hangi hizmetin karşılığı olarak alındığına ilişkin sözleşmede hükmün bulunmadığı, bu masrafların zorunlu masraflardan olup olmadığının davalı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle sözleşme hükümlerinin «haksız şart» niteliğinde olduğu gerekçesiyle 1.932,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmıyan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret istiyebilir.Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir.Dava konusu kredi taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı olup bu sözleşme uyarınca davacı tüketici konumunda da kabul edilemez.
Taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» 10. maddesinde sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceğine değinilmiş ancak bu masraf ve giderlerin ne oldukları ve oranları belirtilmemiştir.
Dava konusu kredinin «ticari nitelikli» olması nedeniyle sözleşmenin bu maddesi «haksız şart» niteliğinde kabul edilemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14051 E. , 2018/5747 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/06/2016 tarih ve 2014/273-2016/444 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı bankanın ... şubesinden 2010 ve 2012 yıllarında ticari kredi kullanıldığını, bu kredilerden banka tarafından 7.695,00 TL peşin komisyon tutarı adı altında haksız ücretler alındığını, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşmeler olarak kabul görüp müvekkilinin aleyhine konulan peşin komisyon adı altında alınan ücretlerin iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek 7.695,00 TL bedelin, müvekkilinin hesabından bankanın hesabına geçtiği tarihten itibaren hesap edilecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinde davalının dosya masrafı ödemeyi açıkça kabul ettiğini, sözleşmede yer alan masraf alınmasına ilişkin hükmün incelemesi için süre verdiğini, böylece sözleşmenin şekillenmesine ilişkin etki sahibi olma imkanı sağladığını, davacının sözleşmeyi incelediğini ve şartlar konusunda herhangi bir itirazının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu sözleşmenin matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. ... maddesine uygun olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin komisyon ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 7.695,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle komisyon adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, kredi sözleşmesinin matbu olarak düzenlendiği, sözleşmenin komisyon ile ilgili maddelerinin açık olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda davacı, davalı bankadan 03.05.2010, ........2010 ve 20.07.2012 tarihlerinde ticari kredi kullanmış olup, taraflar arasında imzalanan dava konusu kredi sözleşmelerinin TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmeleri dosyaya getirtilmek suretiyle sözleşmelerin tarihleri göz önüne alınarak değerlendirme yapılmalıdır.
Mahkemece, TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra akdedilen 20.07.2012 tarihli sözleşme yönünden TBK m. 20 vd. düzenlenen genel işlem koşulları bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden ise komisyon oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda emsal banka uygulamaları araştırılıp, uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451770600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz