Haksız tahsil edilen ücretin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6173 E. 2016/8206 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emsal banka uygulaması↗ genel işlem şartı↗ genel işlem koşulu↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyada mevcut taraflar arasında imzalanan sözleşmenin matbu olarak hazırlandığı, davalı tarafın bu sözleşmeyi müzakere etme imkanının bulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede masraf alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin genel işlem şartı olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.400,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle komisyon adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında 27.10.2010 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı görülmüştür. Bu kredi sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır. Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, masraf ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin bulunması durumunda bu ücret, bulunmaması halinde ise emsal banka uygulamaları da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6174 E. 2016/8375 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin bulunması durumunda bu ücret, bulunmaması halinde ise «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamıştır.
… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.400,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Bu «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmeleri» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
… ığı ve davacının bu sözleşmeleri okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.380,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle «masraf» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde sözleşmelerde masraf alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teamül · uyuşmazlık konusu · ek tasfiye · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra bu filli ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir." hükmü düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmeleri» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
… ığı ve davacının bu sözleşmeleri okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.380,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8754 E. 2017/5189 K.
Ortak:genel işlem şartı · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.400,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin bulunması durumunda bu ücret, bulunmaması halinde ise «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… dia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğünden önce yapılan sözleşme yönünden, sözleşmede dosya, «masraf»-«komisyon» oranlarına ilişkin açıklama yapılmadığı, asgari ve azami oranların belirlenmediği ve masrafın hangi hizmetin karşılığı olarak alındığının belgelendirilmemesi nedeniyle yapılan kesintinin davacıya iadesinin gerektiği, 6098 sayılı TBK'nun yürürlüğünden sonra yapılan sözleşme açısından ise, sözleşmenin matbu olarak hazırlandığı, davacının sözleşmeyi müzakere etme ve okuyup, kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının bulunmadığı, bu haliyle sözleşmede masraf alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.092,07 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsi …
Ancak «kredi sözleşmelerinin» tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde «masraf», «komisyon» vb. ad altında kesinti yapılabileceğine dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise, anı …
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve TTK hükümleri ile ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «masraf», «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı bilirkişi mütalaasına dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye · dava sebebi · temerrüt
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve TTK hükümleri ile ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «masraf», «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı bilirkişi mütalaasına dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13264 E. 2018/605 K.
Ortak:genel işlem şartı · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.400,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin bulunması durumunda bu ücret, bulunmaması halinde ise «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır.
Benzer bu karardaAyrıca sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintilerin haksız olup olmadığının belirlenmesi amacıyla taraflar arasında düzenlenen «kredi sözleşmesinin» getirtilerek, sözleşmede davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine ilişkin hüküm olup olmadığı, varsa miktar ve oran belirtilip belirtilmediği ile sair kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere o tarihdeki kredi türü ve miktarı bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. adı altında kesilen masraf miktar yada oranları sorulup karşılaştırılarak, davalı tarafından tahsil edilen dosya masrafının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu sebeple davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 3.«167»,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan zirai krediler nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · istirdat · avans faizi
Benzer bu kararda… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 3.«167»,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan zirai krediler nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4768 E. 2017/6862 K.
Ortak:genel işlem şartı · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.400,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır.
Benzer bu kararda… esintilerin dava dışı kooperatif adına banka tarafından yapıldığını, yapılacak kesintiye dair sözleşme öncesi bilgi formunda oran belirtildiğini, davacı ile yapılan «kredi sözleşmesinde» «komisyon», vergi ve «masraf» alınacağının düzenlendiğini savunmuş ve buna dair davacı ile yaptığı 02.08.2013 tarihli kredi sözleşmesine, sözleşme öncesi bilgilendirme formuna ve davacı ile dav …
… sas alındığında kişinin bu sözleşmeyi okuyup çekilen kredi dışındaki borç altına girdiği hususları tespit edebilmesine olanak bulunmadığı nazara alındığında TBK’nin «genel işlem şartlarını» düzenleyen maddelerine aykırı olması nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.150,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında akdedilen «esnaf» «kredi sözleşmesi» kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esnaf · istirdat · geçersizlik · taahhütname · yasal faiz
Benzer bu kararda… sas alındığında kişinin bu sözleşmeyi okuyup çekilen kredi dışındaki borç altına girdiği hususları tespit edebilmesine olanak bulunmadığı nazara alındığında TBK’nin «genel işlem şartlarını» düzenleyen maddelerine aykırı olması nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.150,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında akdedilen «esnaf» «kredi sözleşmesi» kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece anılan sözleşme ve ekleri ile «taahhütname» hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14051 E. 2018/5747 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin bulunması durumunda bu ücret, bulunmaması halinde ise «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır.
Benzer bu kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden ise «komisyon» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, «kredi sözleşmesinin» matbu olarak düzenlendiği, sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… öre, davaya konu sözleşmenin matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. ... maddesine uygun olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 7.695,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · teamül · ticari kredi · uyuşmazlık konusu · yasal faiz
Benzer bu kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden ise «komisyon» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… öre, davaya konu sözleşmenin matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. ... maddesine uygun olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 7.695,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan 03.05.2010, ........2010 ve 20.07.2012 tarihlerinde «ticari kredi» kullanmış olup, taraflar arasında imzalanan dava konusu «kredi sözleşmelerinin» TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12702 E. 2017/6946 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin bulunması durumunda bu ücret, bulunmaması halinde ise «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır.
… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.400,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece bütün «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümler belirlernerek, 6098 sayılı TBK'nun yürürlüğünden önceki sözleşmeye göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle dosya «masrafı» vs. adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının davalı bankada kullanmış olduğu kredilerin «ticari kredi» olduğu, şartların karşılıklı müzakere edildiği, 6502 sayılı yasa hükümleri uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 2005 yılından itibaren muhtelif tarihlerde «kredi sözleşmesi» imzalanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teamül · ticari kredi · uyuşmazlık konusu · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının davalı bankada kullandığı kredinin «ticari kredi» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın somut olayda uygulanamayacağı, kullanılan kredi ticari kredi olduğundan şartların karşılıklı olarak müzakere edildiği, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket etmesi gerektiği, ticari kredi ile ilgili uyuşmazlıklarda Tüketici Kanununa ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı gerekçesiyle açılan davanın reddine ka …
Bu durumda, mahkemece bütün «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümler belirlernerek, 6098 sayılı TBK'nun yürürlüğünden önceki sözleşmeye göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle dosya «masrafı» vs. adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının davalı bankada kullanmış olduğu kredilerin «ticari kredi» olduğu, şartların karşılıklı müzakere edildiği, 6502 sayılı yasa hükümleri uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13077 E. 2016/9331 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin bulunması durumunda bu ücret, bulunmaması halinde ise «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasında 06.06.2008 tarihinde imzalanan «genel kredi sözleşmesi» 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
Bu durumda, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu kredi yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teamül · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaBu durumda, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu kredi yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6173 E. , 2016/8206 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2015 tarih ve 2015/276-2015/526 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan zirai kredi kullandığını, müvekkilinden dosya masrafı adı altında haksız olarak ücret tahsil edildiğini ileri sürerek, müvekkilinden masraf adı altında kesilen miktarın tespiti ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10,00TL'nin kesilme tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle toplam 2.400,00TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı ve alacak belirlenebilir olduğu için belirsiz alacak davası açılamayacağına dair itirazlarda bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da 6098 sayılı BK'nun yürürlüğe girmeden önceki tarihlere ilişkin sözleşmelere uygulanamayacağını, adı geçen yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra imzalanan sözleşmelerin için bilgilendirme formu imzalandığını, sözleşme maddelerinin müzakere edildiğini, sözleşme hükümlerine göre müvekkilinin komisyon tahsil etme hakkı bulunduğunu, muhtelif tarihlerden beri uygulanagelen sözleşmelere bir itirazda bulunmayan davacının kötü niyeti olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyada mevcut taraflar arasında imzalanan sözleşmenin matbu olarak hazırlandığı, davalı tarafın bu sözleşmeyi müzakere etme imkanının bulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede masraf alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin genel işlem şartı olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.400,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle komisyon adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında 27.10.2010 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı görülmüştür. Bu kredi sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır. Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, masraf ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin bulunması durumunda bu ücret, bulunmaması halinde ise emsal banka uygulamaları da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/329480600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz