İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2068 E. 2017/4703 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari kredi↗ tbk 99↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı Kanuna göre bankaların tacir olması nedeniyle yaptığı iş veya verdiği hizmet karşılığı münasip bir ücret alma hakkının olduğu ancak 'ticari kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu' adı altında Merkez Bankası'na gönderilen masraf ve komisyon listesi bulunmadığı, davaya konu sözleşmede de bu hususların açıkça belirlenmediği, matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. 2 maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Her ne kadar, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu kredi sözleşmeleri 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 21-25-26. maddeleri gereğince hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemenin kabulüne göre de; dava konusu kredi sözleşmelerinin dava dosyası arasına getirtilip, bu sözleşmelerde bankanın isteyebileceği masraflara ilişkin miktar veya oranların bulunup bulunmadığı belirlenmeden, bulunmadığı takdirde diğer bankaların emsal işlerde uyguladıkları uygulamalar değerlendirilmeksizin karar verilmesi de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15755 E. 2015/1068 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı Kanuna göre bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı iş veya verdiği hizmet karşılığı münasip bir ücret alma hakkının olduğu ancak '«ticari kredi» tahsis ve değerlendirme «komisyonu»' adı altında Merkez Bankası'na gönderilen «masraf» ve komisyon listesi bulunmadığı, davaya konu sözleşmede de bu hususların açıkça belirlenmediği, matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve …
Her ne kadar, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu «kredi sözleşmeleri» 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 21-25-26. maddeleri gereğince hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemenin kabulüne göre de; dava konusu kredi sözleşmelerinin dava dosyası arasına getirtilip, bu sözleşmelerde bankanın isteyebileceği «masraflara» ilişkin miktar veya oranların bulunup bulunmadığı belirlenmeden, bulunmadığı takdirde diğer bankaların emsal işlerde uyguladıkları uygulamalar değerlendirilmeksizi …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart sözleşme niteliğinde olduğu, sözleşmenin 10. maddesinde «masraf» alınacağına dair düzenlemenin bulunduğu, sözleşmenin matbu olan bu kısmına davacının müdahale imkanının olmadığı, ücret ve masrafların hangi hizmetin karşılığı olarak alındığına ilişkin sözleşmede hükmün bulunmadığı, bu masrafların zorunlu masraflardan olup olmadığının davalı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle sözleşme hükümlerinin «haksız şart» niteliğinde olduğu gerekçesiyle 1.932,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı», «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» 10. maddesinde sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceğine değinilmiş ancak bu masraf ve giderlerin ne oldukları ve oranları belirtilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · ticari işletme · ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · harç · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart sözleşme niteliğinde olduğu, sözleşmenin 10. maddesinde «masraf» alınacağına dair düzenlemenin bulunduğu, sözleşmenin matbu olan bu kısmına davacının müdahale imkanının olmadığı, ücret ve masrafların hangi hizmetin karşılığı olarak alındığına ilişkin sözleşmede hükmün bulunmadığı, bu masrafların zorunlu masraflardan olup olmadığının davalı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle sözleşme hükümlerinin «haksız şart» niteliğinde olduğu gerekçesiyle 1.932,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmıyan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret istiyebilir.Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir.Dava konusu kredi taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı olup bu sözleşme uyarınca davacı tüketici konumunda da kabul edilemez.
Dava konusu kredinin «ticari nitelikli» olması nedeniyle sözleşmenin bu maddesi «haksız şart» niteliğinde kabul edilemez.
Taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» 10. maddesinde sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceğine değinilmiş ancak bu masraf ve giderlerin ne oldukları ve oranları belirtilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14051 E. 2018/5747 K.
Ortak:ticari kredi · komisyon · kredi sözleşmesi · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı Kanuna göre bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı iş veya verdiği hizmet karşılığı münasip bir ücret alma hakkının olduğu ancak '«ticari kredi» tahsis ve değerlendirme «komisyonu»' adı altında Merkez Bankası'na gönderilen «masraf» ve komisyon listesi bulunmadığı, davaya konu sözleşmede de bu hususların açıkça belirlenmediği, matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve …
Her ne kadar, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu «kredi sözleşmeleri» 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 21-25-26. maddeleri gereğince hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemenin kabulüne göre de; dava konusu kredi sözleşmelerinin dava dosyası arasına getirtilip, bu sözleşmelerde bankanın isteyebileceği «masraflara» ilişkin miktar veya oranların bulunup bulunmadığı belirlenmeden, bulunmadığı takdirde diğer bankaların emsal işlerde uyguladıkları uygulamalar değerlendirilmeksizi …
Benzer bu karardaMahkemece, «kredi sözleşmesinin» matbu olarak düzenlendiği, sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan 03.05.2010, ........2010 ve 20.07.2012 tarihlerinde «ticari kredi» kullanmış olup, taraflar arasında imzalanan dava konusu «kredi sözleşmelerinin» TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır.
… öre, davaya konu sözleşmenin matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. ... maddesine uygun olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 7.695,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · emsal banka uygulaması · teamül · uyuşmazlık konusu · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden ise «komisyon» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… öre, davaya konu sözleşmenin matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. ... maddesine uygun olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 7.695,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2068 E. , 2017/4703 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2015 tarih ve 2014/798-2015/673 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan ticari krediler kullandığını, kredilerden haksız kesinti yapıldığını, toplamda 3.516,75 TL tutarında zorunlu, makul ve belgelendirilebilir olmayan kesintiler yapıldığını beyanla değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili; söz konusu kredilerin ticari kredi olduğunu, alınan ücret ve masrafların iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizlik yaratmadığını, mevzuata aykırılık da teşkil etmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı Kanuna göre bankaların tacir olması nedeniyle yaptığı iş veya verdiği hizmet karşılığı münasip bir ücret alma hakkının olduğu ancak 'ticari kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu' adı altında Merkez Bankası'na gönderilen masraf ve komisyon listesi bulunmadığı, davaya konu sözleşmede de bu hususların açıkça belirlenmediği, matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. 2 maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Her ne kadar, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu kredi sözleşmeleri 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 21-25-26. maddeleri gereğince hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemenin kabulüne göre de; dava konusu kredi sözleşmelerinin dava dosyası arasına getirtilip, bu sözleşmelerde bankanın isteyebileceği masraflara ilişkin miktar veya oranların bulunup bulunmadığı belirlenmeden, bulunmadığı takdirde diğer bankaların emsal işlerde uyguladıkları uygulamalar değerlendirilmeksizin karar verilmesi de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/387040700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz