Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2590 E. 2015/7639 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem şartları↗ genel işlem şartı↗ genel işlem koşulu↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ istirdat↗ ek tasfiye↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin matbu ve standart olup, boşluk olan kısımların el yazısı ile doldurulduğu, sözleşme matbu olduğundan düzenlenmesine müşterinin bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan ücret ve masrafların hangi hizmet karşılığı veya yapılan hangi masrafa karşılık alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmadığı gibi, davalı tarafından da hangi şartlarda masraf alındığına dair somut bir delil sunulmadığı, bu nedenle sözleşmede masraf alınacağına dair hükümlerin 6098 sayılı TBK'nın 20. maddesine göre genel işlem koşulu olarak kabulü gerektiği, dosya kapsamı ve sözleşme içeriğinden davalı bankanın davacıların murisinin menfaatine aykırı olan masraf alınacağına ilişkin hüküm ile alınacak masrafların miktarı konusunda açıkça bilgi verip, bilgilendirdiği ve davacılar murisinin de kabul ettiği anlaşılamadığından 6098 sayılı TBK'nın 21. maddesine göre sözleşmedeki masraf alınacağına ilişkin genel işlem koşulunun yazılmamış olarak kabulü gerekeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 36.902,97 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafça davalı bankadan kullanılan kredi nedeniyle yapılan kesintinin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesinde ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. '' hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece dava konusu kredi sözleşmesinin 24.11.2007 tarihli olduğu ve somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın 6098 sayılı TBK'da düzenlenmiş olan genel işlem şartları uygulanmak suretiyle davanın, sadece taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki masraf alınacağına ilişkin hükmün genel işlem şartlarına uygun olmadığı gerekçesiyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6174 E. 2016/8375 K.
Ortak:genel işlem şartı · genel işlem koşulu · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart olup, boşluk olan kısımların el yazısı ile doldurulduğu, sözleşme matbu olduğundan düzenlenmesine müşterinin bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan ücret ve «masrafların» hangi hizmet karşılığı veya yapılan hangi masrafa karşılık alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmadığı gibi, davalı tarafından da hangi şartlarda masraf alındığına dair somut bir delil sunulmadığı, bu nedenle sözleşmede masraf alınacağına dair hükümlerin 6098 sayılı TBK'nın 20. maddesine göre «genel işlem koşulu» olarak kabulü gerektiği, dosya kapsamı ve sözleşme içeriğinden davalı bankanın davacıların murisinin menfaatine aykırı olan masraf alınacağına ilişkin hüküm ile al …
Bu durumda, mahkemece dava konusu «kredi sözleşmesinin» 24.11.2007 tarihli olduğu ve somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın 6098 sayılı TBK'da düzenlenmiş olan «genel işlem şartları» uygulanmak suretiyle davanın, sadece taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki «masraf» alınacağına ilişkin hükmün «genel işlem şartlarına» uygun olmadığı gerekçesiyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. '' hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… ığı ve davacının bu sözleşmeleri okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.380,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle «masraf» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde sözleşmelerde masraf alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında imzalanan 31.10.2007, 28.04.2010, 27.04.2011 ve 09.05.2012 tarihli «kredi sözleşmeleri» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması · teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmeleri» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
… ığı ve davacının bu sözleşmeleri okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.380,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14213 E. 2017/1839 K.
Ortak:ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart olup, boşluk olan kısımların el yazısı ile doldurulduğu, sözleşme matbu olduğundan düzenlenmesine müşterinin bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan ücret ve «masrafların» hangi hizmet karşılığı veya yapılan hangi masrafa karşılık alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmadığı gibi, davalı tarafından da hangi şartlarda masraf alındığına dair somut bir delil sunulmadığı, bu nedenle sözleşmede masraf alınacağına dair hükümlerin 6098 sayılı TBK'nın 20. maddesine göre «genel işlem koşulu» olarak kabulü gerektiği, dosya kapsamı ve sözleşme içeriğinden davalı bankanın davacıların murisinin menfaatine aykırı olan masraf alınacağına ilişkin hüküm ile al …
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. '' hükmü düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece dava konusu «kredi sözleşmesinin» 24.11.2007 tarihli olduğu ve somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın 6098 sayılı TBK'da düzenlenmiş olan «genel işlem şartları» uygulanmak suretiyle davanın, sadece taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki «masraf» alınacağına ilişkin hükmün «genel işlem şartlarına» uygun olmadığı gerekçesiyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca; somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin u …
Bu bakımdan, mahkemece «kredi sözleşmelerinin» tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde «komisyon» alınmasına dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise; anılan hükmün sözleşmenin tarafı olan davacıyı kural olarak bağlayıcı nitelikte olduğu, miktar ya da oran belirtilmemiş ise; kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, komisyon adı altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» tümü 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu bakımdan, mahkemece «kredi sözleşmelerinin» tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde «komisyon» alınmasına dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise; anılan hükmün sözleşmenin tarafı olan davacıyı kural olarak bağlayıcı nitelikte olduğu, miktar ya da oran belirtilmemiş ise; kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, komisyon adı altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… hususların açıkça belirlenmediği, matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK’nın 2. m. uygun olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 2.350,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz …
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
… özleşmede bu hususun açıkça belirlenmediği, matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK’nın 2. maddesine uygun olmadığı gibi, sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8754 E. 2017/5189 K.
Ortak:genel işlem şartı · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece dava konusu «kredi sözleşmesinin» 24.11.2007 tarihli olduğu ve somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın 6098 sayılı TBK'da düzenlenmiş olan «genel işlem şartları» uygulanmak suretiyle davanın, sadece taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki «masraf» alınacağına ilişkin hükmün «genel işlem şartlarına» uygun olmadığı gerekçesiyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart olup, boşluk olan kısımların el yazısı ile doldurulduğu, sözleşme matbu olduğundan düzenlenmesine müşterinin bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan ücret ve «masrafların» hangi hizmet karşılığı veya yapılan hangi masrafa karşılık alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmadığı gibi, davalı tarafından da hangi şartlarda masraf alındığına dair somut bir delil sunulmadığı, bu nedenle sözleşmede masraf alınacağına dair hükümlerin 6098 sayılı TBK'nın 20. maddesine göre «genel işlem koşulu» olarak kabulü gerektiği, dosya kapsamı ve sözleşme içeriğinden davalı bankanın davacıların murisinin menfaatine aykırı olan masraf alınacağına ilişkin hüküm ile al …
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. '' hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve TTK hükümleri ile ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «masraf», «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı bilirkişi mütalaasına dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… dia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğünden önce yapılan sözleşme yönünden, sözleşmede dosya, «masraf»-«komisyon» oranlarına ilişkin açıklama yapılmadığı, asgari ve azami oranların belirlenmediği ve masrafın hangi hizmetin karşılığı olarak alındığının belgelendirilmemesi nedeniyle yapılan kesintinin davacıya iadesinin gerektiği, 6098 sayılı TBK'nun yürürlüğünden sonra yapılan sözleşme açısından ise, sözleşmenin matbu olarak hazırlandığı, davacının sözleşmeyi müzakere etme ve okuyup, kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının bulunmadığı, bu haliyle sözleşmede masraf alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.092,07 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsi …
Ancak «kredi sözleşmelerinin» tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde «masraf», «komisyon» vb. ad altında kesinti yapılabileceğine dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise, anı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve TTK hükümleri ile ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «masraf», «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı bilirkişi mütalaasına dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… dia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğünden önce yapılan sözleşme yönünden, sözleşmede dosya, «masraf»-«komisyon» oranlarına ilişkin açıklama yapılmadığı, asgari ve azami oranların belirlenmediği ve masrafın hangi hizmetin karşılığı olarak alındığının belgelendirilmemesi nedeniyle yapılan kesintinin davacıya iadesinin gerektiği, 6098 sayılı TBK'nun yürürlüğünden sonra yapılan sözleşme açısından ise, sözleşmenin matbu olarak hazırlandığı, davacının sözleşmeyi müzakere etme ve okuyup, kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının bulunmadığı, bu haliyle sözleşmede masraf alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.092,07 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsi …
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon», «masraf» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Ancak «kredi sözleşmelerinin» tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde «masraf», «komisyon» vb. ad altında kesinti yapılabileceğine dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise, anı …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14051 E. 2018/5747 K.
Ortak:kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart olup, boşluk olan kısımların el yazısı ile doldurulduğu, sözleşme matbu olduğundan düzenlenmesine müşterinin bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan ücret ve «masrafların» hangi hizmet karşılığı veya yapılan hangi masrafa karşılık alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmadığı gibi, davalı tarafından da hangi şartlarda masraf alındığına dair somut bir delil sunulmadığı, bu nedenle sözleşmede masraf alınacağına dair hükümlerin 6098 sayılı TBK'nın 20. maddesine göre «genel işlem koşulu» olarak kabulü gerektiği, dosya kapsamı ve sözleşme içeriğinden davalı bankanın davacıların murisinin menfaatine aykırı olan masraf alınacağına ilişkin hüküm ile al …
Bu durumda, mahkemece dava konusu «kredi sözleşmesinin» 24.11.2007 tarihli olduğu ve somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın 6098 sayılı TBK'da düzenlenmiş olan «genel işlem şartları» uygulanmak suretiyle davanın, sadece taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki «masraf» alınacağına ilişkin hükmün «genel işlem şartlarına» uygun olmadığı gerekçesiyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «kredi sözleşmesinin» matbu olarak düzenlendiği, sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan 03.05.2010, ........2010 ve 20.07.2012 tarihlerinde «ticari kredi» kullanmış olup, taraflar arasında imzalanan dava konusu «kredi sözleşmelerinin» TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmeleri» dosyaya getirtilmek suretiyle sözleşmelerin tarihleri göz önüne alınarak değerlendirme yapılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · emsal banka uygulaması · teamül · ticari kredi · komisyon · uyuşmazlık konusu · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden ise «komisyon» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… öre, davaya konu sözleşmenin matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. ... maddesine uygun olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 7.695,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, «kredi sözleşmesinin» matbu olarak düzenlendiği, sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6872 E. 2017/4789 K.
Ortak:genel işlem şartı · genel kredi sözleşmesi · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart olup, boşluk olan kısımların el yazısı ile doldurulduğu, sözleşme matbu olduğundan düzenlenmesine müşterinin bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan ücret ve «masrafların» hangi hizmet karşılığı veya yapılan hangi masrafa karşılık alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmadığı gibi, davalı tarafından da hangi şartlarda masraf alındığına dair somut bir delil sunulmadığı, bu nedenle sözleşmede masraf alınacağına dair hükümlerin 6098 sayılı TBK'nın 20. maddesine göre «genel işlem koşulu» olarak kabulü gerektiği, dosya kapsamı ve sözleşme içeriğinden davalı bankanın davacıların murisinin menfaatine aykırı olan masraf alınacağına ilişkin hüküm ile al …
Bu durumda, mahkemece dava konusu «kredi sözleşmesinin» 24.11.2007 tarihli olduğu ve somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın 6098 sayılı TBK'da düzenlenmiş olan «genel işlem şartları» uygulanmak suretiyle davanın, sadece taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki «masraf» alınacağına ilişkin hükmün «genel işlem şartlarına» uygun olmadığı gerekçesiyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. '' hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» 29/12/2006 ve 31/01/2008 tarihli olduğu, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği ve «ticari kredi» mahiyetindeki kredi sözleşmeleri hakkında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı nazara alınmaksızın, sözleşmelerin standart sözleşme niteliğinde bulunduğu, bu sözleşmede dosya «masrafı» ve «komisyon» ücreti olarak yazılan hükümlerin yazılmamış sayılacağı, dolayısıyla bu yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartlarına» açıkça aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme tip sözleşme olduğunu, bu sözleşmede dosya «masrafı» ve «komisyon» ücreti olarak yazılan hükümlerin yazılmamış sayılacağını, dolayısıyla bu yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edileceğini, davacıdan 29/12/2006 tarihinde tahsil edilen 2.000,00 TL'nin, 31/08/2008 tarihinde tahsil edilen 800,00 TL'nin ve 05/05/2014 tarih …
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon bedeli · ticari kredi · komisyon
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında imzalanan 29/12/2006 ve 31/01/2008 tarihli Ticari Kredi Sözleşmeleri uyarınca davalı banka tarafından kesilen «masraf» ve «komisyon bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» 29/12/2006 ve 31/01/2008 tarihli olduğu, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği ve «ticari kredi» mahiyetindeki kredi sözleşmeleri hakkında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı nazara alınmaksızın, sözleşmelerin standart sözleşme niteliğinde bulunduğu, bu sözleşmede dosya «masrafı» ve «komisyon» ücreti olarak yazılan hükümlerin yazılmamış sayılacağı, dolayısıyla bu yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartlarına» açıkça aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme tip sözleşme olduğunu, bu sözleşmede dosya «masrafı» ve «komisyon» ücreti olarak yazılan hükümlerin yazılmamış sayılacağını, dolayısıyla bu yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edileceğini, davacıdan 29/12/2006 tarihinde tahsil edilen 2.000,00 TL'nin, 31/08/2008 tarihinde tahsil edilen 800,00 TL'nin ve 05/05/2014 tarih …
Davacı, davalı bankadan «ticari kredi» kullandığını, bu krediler uyarınca banka tarafından yapılan kesintilerin haksız olduğunu ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12678 E. 2017/7238 K.
Ortak:genel işlem şartı · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece dava konusu «kredi sözleşmesinin» 24.11.2007 tarihli olduğu ve somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın 6098 sayılı TBK'da düzenlenmiş olan «genel işlem şartları» uygulanmak suretiyle davanın, sadece taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki «masraf» alınacağına ilişkin hükmün «genel işlem şartlarına» uygun olmadığı gerekçesiyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart olup, boşluk olan kısımların el yazısı ile doldurulduğu, sözleşme matbu olduğundan düzenlenmesine müşterinin bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan ücret ve «masrafların» hangi hizmet karşılığı veya yapılan hangi masrafa karşılık alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmadığı gibi, davalı tarafından da hangi şartlarda masraf alındığına dair somut bir delil sunulmadığı, bu nedenle sözleşmede masraf alınacağına dair hükümlerin 6098 sayılı TBK'nın 20. maddesine göre «genel işlem koşulu» olarak kabulü gerektiği, dosya kapsamı ve sözleşme içeriğinden davalı bankanın davacıların murisinin menfaatine aykırı olan masraf alınacağına ilişkin hüküm ile al …
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. '' hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve «masraf» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; «komisyon» ve «masraf» kesintileri adı altında davacıdan alınan 6.757,99 TL'nin davalı banka tarafından her hangi bir gider karşılığı tahsil edildiği hususunun belgelendirilmediği, başka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması · ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · komisyon · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve «masraf» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; «komisyon» ve «masraf» kesintileri adı altında davacıdan alınan 6.757,99 TL'nin davalı banka tarafından her hangi bir gider karşılığı tahsil edildiği hususunun belgelendirilmediği, başka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2590 E. , 2015/7639 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ GEBZE 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 12/11/2014
NUMARASI 2013/876-2014/722
Taraflar arasında görülen davada Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2014 tarih ve 2013/876-2014/722 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vasisi, davacıların murisinin davalı bankanın İ. Şubesi'nden kullanmış olduğu kredi nedeniyle 38.748,11 TL dosya masrafı kesintisi yapıldığını, davalının davacıdan tahsil ettiği masrafların haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 38.748,11 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka işleminin davacıların murisi ile müvekkili arasında akdedilen kredi sözleşmesine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin matbu ve standart olup, boşluk olan kısımların el yazısı ile doldurulduğu, sözleşme matbu olduğundan düzenlenmesine müşterinin bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan ücret ve masrafların hangi hizmet karşılığı veya yapılan hangi masrafa karşılık alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmadığı gibi, davalı tarafından da hangi şartlarda masraf alındığına dair somut bir delil sunulmadığı, bu nedenle sözleşmede masraf alınacağına dair hükümlerin 6098 sayılı TBK'nın 20. maddesine göre genel işlem koşulu olarak kabulü gerektiği, dosya kapsamı ve sözleşme içeriğinden davalı bankanın davacıların murisinin menfaatine aykırı olan masraf alınacağına ilişkin hüküm ile alınacak masrafların miktarı konusunda açıkça bilgi verip, bilgilendirdiği ve davacılar murisinin de kabul ettiği anlaşılamadığından 6098 sayılı TBK'nın 21.
maddesine göre sözleşmedeki masraf alınacağına ilişkin genel işlem koşulunun yazılmamış olarak kabulü gerekeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 36.902,97 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafça davalı bankadan kullanılan kredi nedeniyle yapılan kesintinin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesinde ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.
'' hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece dava konusu kredi sözleşmesinin 24.11.2007 tarihli olduğu ve somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın 6098 sayılı TBK'da düzenlenmiş olan genel işlem şartları uygulanmak suretiyle davanın, sadece taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki masraf alınacağına ilişkin hükmün genel işlem şartlarına uygun olmadığı gerekçesiyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/132985100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz