Şirketin feshi ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5480 E. 2013/9011 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra takibinin kesinleşmesi↗ takibin kesinleşmesi↗ münfesihlik↗ peşin karar harcı↗ şirketin feshi↗ fesih↗ ihbar↗ ihtar↗ kâr payı↗ haciz↗ ek tasfiye↗ ihtarname↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/5480 E. , 2013/9011 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 38. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.02.2012 tarih ve 2011/227-2012/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı icra takibinin kesinleştiğini, anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine haciz konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin tasfiye edilerek hisselerine düşen tasfiye payının icra dosyasına yatırılmaması halinde şirketin feshinin isteneceğinin ihtar edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından gönderilen ihtarnamelerin yasal koşulları taşımadıklarını, şirket ortaklarının yaptıkları ödemelerin dikkate alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yapı Kredi Bankası tarafından davacının kredi borçlusu olarak gözüktüğü hesaba yapılan ödemelere ilişkin dekont örneklerinin gönderildiği, davacı tarafça bu ödemelerin takibe konulan ve kesinleşen borçla ilgisi olmadığı, başka bir alacak için ödemelerin yapıldığı ileri sürülmüş ise de başka alacağın ne olduğunun açıklanmadığı, davacının 24.02.2011 tarihinde kredi kullandığı ve borcun kapatıldığı, dekontların ise iki tanesinin kredinin kullanıldığı tarihe ait olduğu, diğerlerinin ise daha önceki tarihlere ilişkin bulundukları, bu durumda yapılan ödemelerin icra dosyasına yönelik olduğu ve başka bir alacağın varlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TTK'nın 522. maddesine dayalı olarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi ihbar yapması limited ortaklığın münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ancak, bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir fesih davası açması gerekir. Bu fesih davasında, davacı alacaklı olup davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca şirkete yöneltilmiş olup, şirketin ortakları bu davada yer almamıştır. O halde mahkemece davacı alacaklıya şirketin tüm ortaklarına karşı da dava açılıp bu dava ile birleştirilmesi hususunda süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2502 E. 2013/9032 K.
Ortak:icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · münfesihlik · peşin karar harcı · fesih · ihbar · kâr payı · haciz · dava şartı
İncelediğiniz kararda… e tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine «haciz» konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin «tasfiye» edilerek hisselerine düşen tasfiye «payının» icra dosyasına yatırılmaması halinde «şirketin feshinin» isteneceğinin «ihtar» edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
1-Dava, TTK'nın 522. maddesine dayalı olarak davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · limited şirket · tebligat
Benzer bu kararda1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Mahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3910 E. 2011/14694 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin feshi · fesih · ihbar · ihtar · haciz · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… e tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine «haciz» konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin «tasfiye» edilerek hisselerine düşen tasfiye «payının» icra dosyasına yatırılmaması halinde «şirketin feshinin» isteneceğinin «ihtar» edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Bu «fesih» davasında, davacı alacaklı olup davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca şirkete yöneltilmiş olup, şirketin ortakları bu davada yer almamıştır.
Benzer bu kararda1-Dava, T.T.K.nun 522. maddesine dayalı olarak davalı «şirketin feshini» «ihbar» ve «infisah» istemine ilişkindir.
Davalı şirketin iki ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçluların şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara T.T.K.nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içerisinde bu davanın açılmış olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · tebligat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMaddesi uyarınca feshine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılara ve dava dışı ortaklara TTK 522 maddesi uyarınca «ihtar» yapıldığı, ancak gerek davalı şirket gerekse davalılar ile dava dışı ortaklar tarafından takip borcunun 6 aylık yasal süre içerisinde ödenmediği ve «son» ihtar tarihi ile dava tarihi arasında yasada belirtilen 6 aylık sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı Doğalkaya Maden İnşaat Nakliyat Taahüt Hayva …
1-Dava, T.T.K.nun 522. maddesine dayalı olarak davalı «şirketin feshini» «ihbar» ve «infisah» istemine ilişkindir.
Davalı şirketin iki ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçluların şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara T.T.K.nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içerisinde bu davanın açılmış olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12100 E. 2010/3065 K.
Ortak:icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · münfesihlik · fesih · ihbar · haciz · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… e tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine «haciz» konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin «tasfiye» edilerek hisselerine düşen tasfiye «payının» icra dosyasına yatırılmaması halinde «şirketin feshinin» isteneceğinin «ihtar» edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Bu «fesih» davasında, davacı alacaklı olup davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca şirkete yöneltilmiş olup, şirketin ortakları bu davada yer almamıştır.
Benzer bu karardaBu tür uyuşmazlıklarda alacaklının feshi «ihbar» etmesi, limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.Ancak bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir «fesih» davası açması gerekIr.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava dışı ortak ...'nün «ortaklıktan çıkarılması» amacıyla açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, henüz dava konusu borcun ödenmediği gibi ...' nün hissesinin diğer ortaklarca alınmadığı veya 3.bir şahsa devredilmediği, davalı şirket ortağının borcu nedeniyle girişilen icra takibinin de kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Metin Yalın'ın atanmasına karar verilmiştir.
Davalı şirket ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçlunun şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara TTK.’nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak, süresi içerisinde işbu davanın açılmış olduğu hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma · depo kararı · tasfiye memuru · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava dışı ortak ...'nün «ortaklıktan çıkarılması» amacıyla açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, henüz dava konusu borcun ödenmediği gibi ...' nün hissesinin diğer ortaklarca alınmadığı veya 3.bir şahsa devredilmediği, davalı şirket ortağının borcu nedeniyle girişilen icra takibinin de kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Metin Yalın'ın atanmasına karar verilmiştir.
Davalı şirket ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçlunun şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara TTK.’nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak, süresi içerisinde işbu davanın açılmış olduğu hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Ayrıca davalı vekilince borçlu ortak ...’nün pay bedelinin icra dosyasına «depo» edildiği savunması da yeterince araştırılıp değerlendirilmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6595 E. 2014/12659 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin feshi · fesih · ihbar · ihtar · haciz · ihtarname · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… e tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine «haciz» konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin «tasfiye» edilerek hisselerine düşen tasfiye «payının» icra dosyasına yatırılmaması halinde «şirketin feshinin» isteneceğinin «ihtar» edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Bu «fesih» davasında, davacı alacaklı olup davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca şirkete yöneltilmiş olup, şirketin ortakları bu davada yer almamıştır.
Benzer bu kararda… emece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının «şirketin feshini» isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine «haciz» konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen «ihtarname» ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin «ihtar» edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Davalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi «ihbar» yapması, «limited şirketin» «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket · tebligat
Benzer bu kararda1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.
Davalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi «ihbar» yapması, «limited şirketin» «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14078 E. 2013/16472 K.
Ortak:takibin kesinleşmesi · münfesihlik · fesih · ihbar · kâr payı · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… e tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine «haciz» konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin «tasfiye» edilerek hisselerine düşen tasfiye «payının» icra dosyasına yatırılmaması halinde «şirketin feshinin» isteneceğinin «ihtar» edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Bu «fesih» davasında, davacı alacaklı olup davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca şirkete yöneltilmiş olup, şirketin ortakları bu davada yer almamıştır.
Benzer bu karardaDavacının, «bonoya» dayalı alacağından bahisle davalı şirketin dava dışı iki ortağı hakkında icra takibi başlattığı, bu «takibin kesinleştiği», borçlu ortaklarının paylarını haczettirdiği, somut olaya tatbik edilmesi gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile dava dışı borçlu ortaklarının «tasfiye» «payının» icra dosyasına gönderilmesi amacıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirketin» ortaklarının kişisel borcu nedeniyle takip yapılması sonucu hissenin haczedilmesinin tek başına şirketi «münfesih» duruma sokmayacağı, «fesih» «ihbarının» tüm ortaklara ayrı ayrı tebliğinin de zorunlu olduğu, dava dışı ortaklara bu tebliğin yapılmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca alacaklının, feshi «ihbarı» yapması «limited şirketi» kendiliğinden «münfesih» duruma sokmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · bono · limited şirket
Benzer bu karardaDavacının, «bonoya» dayalı alacağından bahisle davalı şirketin dava dışı iki ortağı hakkında icra takibi başlattığı, bu «takibin kesinleştiği», borçlu ortaklarının paylarını haczettirdiği, somut olaya tatbik edilmesi gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile dava dışı borçlu ortaklarının «tasfiye» «payının» icra dosyasına gönderilmesi amacıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirketin» ortaklarının kişisel borcu nedeniyle takip yapılması sonucu hissenin haczedilmesinin tek başına şirketi «münfesih» duruma sokmayacağı, «fesih» «ihbarının» tüm ortaklara ayrı ayrı tebliğinin de zorunlu olduğu, dava dışı ortaklara bu tebliğin yapılmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca alacaklının, feshi «ihbarı» yapması «limited şirketi» kendiliğinden «münfesih» duruma sokmaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5480 E. , 2013/9011 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
38. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.02.2012 tarih ve 2011/227-2012/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı icra takibinin kesinleştiğini, anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine haciz konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin tasfiye edilerek hisselerine düşen tasfiye payının icra dosyasına yatırılmaması halinde şirketin feshinin isteneceğinin ihtar edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından gönderilen ihtarnamelerin yasal koşulları taşımadıklarını, şirket ortaklarının yaptıkları ödemelerin dikkate alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yapı Kredi Bankası tarafından davacının kredi borçlusu olarak gözüktüğü hesaba yapılan ödemelere ilişkin dekont örneklerinin gönderildiği, davacı tarafça bu ödemelerin takibe konulan ve kesinleşen borçla ilgisi olmadığı, başka bir alacak için ödemelerin yapıldığı ileri sürülmüş ise de başka alacağın ne olduğunun açıklanmadığı, davacının 24.02.2011 tarihinde kredi kullandığı ve borcun kapatıldığı, dekontların ise iki tanesinin kredinin kullanıldığı tarihe ait olduğu, diğerlerinin ise daha önceki tarihlere ilişkin bulundukları, bu durumda yapılan ödemelerin icra dosyasına yönelik olduğu ve başka bir alacağın varlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TTK'nın 522. maddesine dayalı olarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi ihbar yapması limited ortaklığın münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ancak, bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir fesih davası açması gerekir. Bu fesih davasında, davacı alacaklı olup davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca şirkete yöneltilmiş olup, şirketin ortakları bu davada yer almamıştır. O halde mahkemece davacı alacaklıya şirketin tüm ortaklarına karşı da dava açılıp bu dava ile birleştirilmesi hususunda süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451098700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz