Şirketin tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12100 E. 2010/3065 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra takibinin kesinleşmesi↗ takibin kesinleşmesi↗ münfesihlik↗ ortaklıktan çıkarılma↗ depo kararı↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ ihbar↗ tebligat↗ haciz↗ ek tasfiye↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava dışı ortak ...'nün ortaklıktan çıkarılması amacıyla açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, henüz dava konusu borcun ödenmediği gibi ...' nün hissesinin diğer ortaklarca alınmadığı veya 3.bir şahsa devredilmediği, davalı şirket ortağının borcu nedeniyle girişilen icra takibinin de kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile davalı şirkete tasfiye memuru olarak mali müşavir Metin Yalın'ın atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TTK.’nun 522. maddesine dayalı olarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı şirket ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçlunun şirketteki hisselerine haciz konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara TTK.’nun 522. maddesine göre feshi ihbar tebligatlarının yapılarak, süresi içerisinde işbu davanın açılmış olduğu hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının feshi ihbar etmesi, limited ortaklığın münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.Ancak bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir fesih davası açması gerekIr. Bu fesih davasında davacı alacaklı olup, davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta husumet yalnızca şirkete yöneltilmiş olup, şirket ortakları mahkemeye bir dilekçe sunmuşlarsa da anılan ortaklar işbu davada usulünce yer almamıştır.
Ayrıca davalı vekilince borçlu ortak ...’nün pay bedelinin icra dosyasına depo edildiği savunması da yeterince araştırılıp değerlendirilmemiştir.
O halde mahkemece davacı alacaklıya şirket ortaklarına karşı dava açılıp bu dava ile birleştirilmesi hususunda süre verilmesi ve davalının borçlu ortak pay bedelini icra dosyasına yatırıp yatırmadığı tespit edilerek, eğer yatırılmışsa bu durumun somut uyuşmazlığa etkisinin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3910 E. 2011/14694 K.
Ortak:münfesihlik · tasfiye memuru · fesih · ihbar · tebligat · haciz · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava dışı ortak ...'nün «ortaklıktan çıkarılması» amacıyla açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, henüz dava konusu borcun ödenmediği gibi ...' nün hissesinin diğer ortaklarca alınmadığı veya 3.bir şahsa devredilmediği, davalı şirket ortağının borcu nedeniyle girişilen icra takibinin de kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Metin Yalın'ın atanmasına karar verilmiştir.
Davalı şirket ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçlunun şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara TTK.’nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak, süresi içerisinde işbu davanın açılmış olduğu hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının feshi «ihbar» etmesi, limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.Ancak bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir «fesih» davası açması gerekIr.
Benzer bu karardaDavalı şirketin iki ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçluların şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara T.T.K.nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içerisinde bu davanın açılmış olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Maddesi uyarınca feshine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah · şirketin feshi · tasfiye memuru atanması · ihtar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılara ve dava dışı ortaklara TTK 522 maddesi uyarınca «ihtar» yapıldığı, ancak gerek davalı şirket gerekse davalılar ile dava dışı ortaklar tarafından takip borcunun 6 aylık yasal süre içerisinde ödenmediği ve «son» ihtar tarihi ile dava tarihi arasında yasada belirtilen 6 aylık sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı Doğalkaya Maden İnşaat Nakliyat Taahüt Hayva …
1-Dava, T.T.K.nun 522. maddesine dayalı olarak davalı «şirketin feshini» «ihbar» ve «infisah» istemine ilişkindir.
Maddesi uyarınca feshine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6595 E. 2014/12659 K.
Ortak:münfesihlik · fesih · ihbar · tebligat · haciz · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavalı şirket ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçlunun şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara TTK.’nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak, süresi içerisinde işbu davanın açılmış olduğu hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının feshi «ihbar» etmesi, limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.Ancak bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir «fesih» davası açması gerekIr.
Bu «fesih» davasında davacı alacaklı olup, davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaDavalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
… emece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının «şirketin feshini» isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine «haciz» konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen «ihtarname» ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin «ihtar» edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi «ihbar» yapması, «limited şirketin» «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi · ihtar · limited şirket · ihtarname
Benzer bu kararda… emece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının «şirketin feshini» isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine «haciz» konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen «ihtarname» ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin «ihtar» edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi «ihbar» yapması, «limited şirketin» «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2502 E. 2013/9032 K.
Ortak:icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · münfesihlik · tasfiye memuru · fesih · ihbar · tebligat · haciz · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavalı şirket ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçlunun şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara TTK.’nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak, süresi içerisinde işbu davanın açılmış olduğu hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının feshi «ihbar» etmesi, limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.Ancak bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir «fesih» davası açması gerekIr.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava dışı ortak ...'nün «ortaklıktan çıkarılması» amacıyla açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, henüz dava konusu borcun ödenmediği gibi ...' nün hissesinin diğer ortaklarca alınmadığı veya 3.bir şahsa devredilmediği, davalı şirket ortağının borcu nedeniyle girişilen icra takibinin de kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Metin Yalın'ın atanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · limited şirket · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır.
… kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5480 E. 2013/9011 K.
Ortak:icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · münfesihlik · fesih · ihbar · haciz · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu tür uyuşmazlıklarda alacaklının feshi «ihbar» etmesi, limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.Ancak bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir «fesih» davası açması gerekIr.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava dışı ortak ...'nün «ortaklıktan çıkarılması» amacıyla açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, henüz dava konusu borcun ödenmediği gibi ...' nün hissesinin diğer ortaklarca alınmadığı veya 3.bir şahsa devredilmediği, davalı şirket ortağının borcu nedeniyle girişilen icra takibinin de kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Metin Yalın'ın atanmasına karar verilmiştir.
Davalı şirket ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçlunun şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara TTK.’nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak, süresi içerisinde işbu davanın açılmış olduğu hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… e tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine «haciz» konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin «tasfiye» edilerek hisselerine düşen tasfiye «payının» icra dosyasına yatırılmaması halinde «şirketin feshinin» isteneceğinin «ihtar» edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Bu «fesih» davasında, davacı alacaklı olup davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca şirkete yöneltilmiş olup, şirketin ortakları bu davada yer almamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · şirketin feshi · ihtar · kâr payı · ihtarname
Benzer bu kararda… e tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine «haciz» konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin «tasfiye» edilerek hisselerine düşen tasfiye «payının» icra dosyasına yatırılmaması halinde «şirketin feshinin» isteneceğinin «ihtar» edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından gönderilen «ihtarnamelerin» yasal koşulları taşımadıklarını, şirket ortaklarının yaptıkları ödemelerin dikkate alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve …
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/12100 E. , 2010/3065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.07.2008 tarih ve 2004/282-2008/444 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirket ortağı olan dava dışı ... aleyhine girişilen icra takibinin kesinleştiğini, ...' nün davalı şirketteki hissesi üzerine ticaret sicil kayıtlarında haciz işlemi uygulanıp davalı şirkete ve ortaklarına TTK.'nun 522.maddesi uyarınca gerekli ihtarın yapıldığını ileri sürerek, davalı şirketin tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ...'nün hisse bedelinin karşılığı olan (1.250.000.000) TL.'nın diğer ortaklarca ödenerek veya TTK.'nun 523.maddesi uyarınca ...'nün şirket ortaklığından çıkarılarak tasfiyenin önlenmesi için süre verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava dışı ortak ...'nün ortaklıktan çıkarılması amacıyla açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, henüz dava konusu borcun ödenmediği gibi ...' nün hissesinin diğer ortaklarca alınmadığı veya 3.bir şahsa devredilmediği, davalı şirket ortağının borcu nedeniyle girişilen icra takibinin de kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile davalı şirkete tasfiye memuru olarak mali müşavir Metin Yalın'ın atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TTK.’nun 522. maddesine dayalı olarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı şirket ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçlunun şirketteki hisselerine haciz konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara TTK.’nun 522. maddesine göre feshi ihbar tebligatlarının yapılarak, süresi içerisinde işbu davanın açılmış olduğu hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının feshi ihbar etmesi, limited ortaklığın münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.Ancak bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir fesih davası açması gerekIr. Bu fesih davasında davacı alacaklı olup, davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta husumet yalnızca şirkete yöneltilmiş olup, şirket ortakları mahkemeye bir dilekçe sunmuşlarsa da anılan ortaklar işbu davada usulünce yer almamıştır.
Ayrıca davalı vekilince borçlu ortak ...’nün pay bedelinin icra dosyasına depo edildiği savunması da yeterince araştırılıp değerlendirilmemiştir.
O halde mahkemece davacı alacaklıya şirket ortaklarına karşı dava açılıp bu dava ile birleştirilmesi hususunda süre verilmesi ve davalının borçlu ortak pay bedelini icra dosyasına yatırıp yatırmadığı tespit edilerek, eğer yatırılmışsa bu durumun somut uyuşmazlığa etkisinin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015193800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz