6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin tasfiyesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12100 E. 2010/3065 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra takibinin kesinleşmesi takibin kesinleşmesi münfesihlik ortaklıktan çıkarılma depo kararı tasfiye memuru fesih ihbar tebligat haciz ek tasfiye husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava dışı ortak ...'nün ortaklıktan çıkarılması amacıyla açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, henüz dava konusu borcun ödenmediği gibi ...' nün hissesinin diğer ortaklarca alınmadığı veya 3.bir şahsa devredilmediği, davalı şirket ortağının borcu nedeniyle girişilen icra takibinin de kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile davalı şirkete tasfiye memuru olarak mali müşavir Metin Yalın'ın atanmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, TTK.’nun 522. maddesine dayalı olarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davalı şirket ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçlunun şirketteki hisselerine haciz konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara TTK.’nun 522. maddesine göre feshi ihbar tebligatlarının yapılarak, süresi içerisinde işbu davanın açılmış olduğu hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının feshi ihbar etmesi, limited ortaklığın münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.Ancak bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir fesih davası açması gerekIr. Bu fesih davasında davacı alacaklı olup, davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta husumet yalnızca şirkete yöneltilmiş olup, şirket ortakları mahkemeye bir dilekçe sunmuşlarsa da anılan ortaklar işbu davada usulünce yer almamıştır.

Ayrıca davalı vekilince borçlu ortak ...’nün pay bedelinin icra dosyasına depo edildiği savunması da yeterince araştırılıp değerlendirilmemiştir.

O halde mahkemece davacı alacaklıya şirket ortaklarına karşı dava açılıp bu dava ile birleştirilmesi hususunda süre verilmesi ve davalının borçlu ortak pay bedelini icra dosyasına yatırıp yatırmadığı tespit edilerek, eğer yatırılmışsa bu durumun somut uyuşmazlığa etkisinin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Infisah

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3910 E. 2011/14694 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Münfesihlik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6595 E. 2014/12659 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Icra takibinin kesinleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2502 E. 2013/9032 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5480 E. 2013/9011 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/12100 E.  ,  2010/3065 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.07.2008 tarih ve 2004/282-2008/444 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirket ortağı olan dava dışı ... aleyhine girişilen icra takibinin kesinleştiğini, ...' nün davalı şirketteki hissesi üzerine ticaret sicil kayıtlarında haciz işlemi uygulanıp davalı şirkete ve ortaklarına TTK.'nun 522.maddesi uyarınca gerekli ihtarın yapıldığını ileri sürerek, davalı şirketin tasfiyesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ...'nün hisse bedelinin karşılığı olan (1.250.000.000) TL.'nın diğer ortaklarca ödenerek veya TTK.'nun 523.maddesi uyarınca ...'nün şirket ortaklığından çıkarılarak tasfiyenin önlenmesi için süre verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava dışı ortak ...'nün ortaklıktan çıkarılması amacıyla açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, henüz dava konusu borcun ödenmediği gibi ...' nün hissesinin diğer ortaklarca alınmadığı veya 3.bir şahsa devredilmediği, davalı şirket ortağının borcu nedeniyle girişilen icra takibinin de kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile davalı şirkete tasfiye memuru olarak mali müşavir Metin Yalın'ın atanmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, TTK.’nun 522. maddesine dayalı olarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davalı şirket ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçlunun şirketteki hisselerine haciz konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara TTK.’nun 522. maddesine göre feshi ihbar tebligatlarının yapılarak, süresi içerisinde işbu davanın açılmış olduğu hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının feshi ihbar etmesi, limited ortaklığın münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.Ancak bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir fesih davası açması gerekIr. Bu fesih davasında davacı alacaklı olup, davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta husumet yalnızca şirkete yöneltilmiş olup, şirket ortakları mahkemeye bir dilekçe sunmuşlarsa da anılan ortaklar işbu davada usulünce yer almamıştır.

Ayrıca davalı vekilince borçlu ortak ...’nün pay bedelinin icra dosyasına depo edildiği savunması da yeterince araştırılıp değerlendirilmemiştir.

O halde mahkemece davacı alacaklıya şirket ortaklarına karşı dava açılıp bu dava ile birleştirilmesi hususunda süre verilmesi ve davalının borçlu ortak pay bedelini icra dosyasına yatırıp yatırmadığı tespit edilerek, eğer yatırılmışsa bu durumun somut uyuşmazlığa etkisinin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015193800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.