6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Takibin kesinleşmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14078 E. 2013/16472 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takibin kesinleşmesi münfesihlik fesih uyuşmazlık konusu bono ihbar limited şirket kâr payı ek tasfiye husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 522

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, limited şirketin ortaklarının kişisel borcu nedeniyle takip yapılması sonucu hissenin haczedilmesinin tek başına şirketi münfesih duruma sokmayacağı, fesih ihbarının tüm ortaklara ayrı ayrı tebliğinin de zorunlu olduğu, dava dışı ortaklara bu tebliğin yapılmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.

Davacının, bonoya dayalı alacağından bahisle davalı şirketin dava dışı iki ortağı hakkında icra takibi başlattığı, bu takibin kesinleştiği, borçlu ortaklarının paylarını haczettirdiği, somut olaya tatbik edilmesi gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile dava dışı borçlu ortaklarının tasfiye payının icra dosyasına gönderilmesi amacıyla işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca alacaklının, feshi ihbarı yapması limited şirketi kendiliğinden münfesih duruma sokmaz. Ayrıca, limited şirketin tüm ortaklarının da fesihin ihbar edilmesi gerektiği gibi tüm ortaklar ile limited şirketin hasım gösterilerek fesih davası açılması zorunludur. Dairemizin öteden beri yerleşik uygulaması da bu yöndedir (Bkz.; 03.05.2013 Tarih, 2012/5480 Esas-2013/9011 Karar - 22.06.2009 Tarih, 2008/3767 Esas- 2009/7598 Karar sayılı ilamları). Somut uyuşmazlıkta husumet salt limited şirkete yöneltilmiş olup, şirketin ortakları bu davada yer almamıştır.

Bu durum karşısında, mahkemece davacı vekiline davalı şirketin tüm ortaklarına karşı da dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi ve tarafların tüm kanıtlarının toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Münfesihlik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6595 E. 2014/12659 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5480 E. 2013/9011 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Icra takibinin kesinleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2502 E. 2013/9032 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11706 E. 2011/4249 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/14078 E.  ,  2013/16472 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.09.2011 tarih ve 2011/436-2011/509 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.09.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin iki ortağından bonoya dayalı alacağının bulunduğunu, icra takibi başlatılmasına rağmen bir ödeme yapılmadığını, hisselerinin haczedildiğini, durumun davalıya bildirildiğini, haczin pay defterine işlendiğini, tasfiye payının icra dosyasına ödenmediğini, TTK'nın 522. maddesi uyarınca davalının feshini talep etme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortaklarının tasfiye paylarının icra dosyasına gönderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, limited şirketin ortaklarının kişisel borcu nedeniyle takip yapılması sonucu hissenin haczedilmesinin tek başına şirketi münfesih duruma sokmayacağı, fesih ihbarının tüm ortaklara ayrı ayrı tebliğinin de zorunlu olduğu, dava dışı ortaklara bu tebliğin yapılmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.

Davacının, bonoya dayalı alacağından bahisle davalı şirketin dava dışı iki ortağı hakkında icra takibi başlattığı, bu takibin kesinleştiği, borçlu ortaklarının paylarını haczettirdiği, somut olaya tatbik edilmesi gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile dava dışı borçlu ortaklarının tasfiye payının icra dosyasına gönderilmesi amacıyla işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca alacaklının, feshi ihbarı yapması limited şirketi kendiliğinden münfesih duruma sokmaz. Ayrıca, limited şirketin tüm ortaklarının da fesihin ihbar edilmesi gerektiği gibi tüm ortaklar ile limited şirketin hasım gösterilerek fesih davası açılması zorunludur. Dairemizin öteden beri yerleşik uygulaması da bu yöndedir (Bkz.;

03. 05.2013 Tarih, 2012/5480 Esas-2013/9011 Karar - 22.06.2009 Tarih, 2008/3767 Esas- 2009/7598 Karar sayılı ilamları). Somut uyuşmazlıkta husumet salt limited şirkete yöneltilmiş olup, şirketin ortakları bu davada yer almamıştır.

Bu durum karşısında, mahkemece davacı vekiline davalı şirketin tüm ortaklarına karşı da dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi ve tarafların tüm kanıtlarının toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041500800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.