Takibin kesinleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14078 E. 2013/16472 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takibin kesinleşmesi↗ münfesihlik↗ fesih↗ uyuşmazlık konusu↗ bono↗ ihbar↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, limited şirketin ortaklarının kişisel borcu nedeniyle takip yapılması sonucu hissenin haczedilmesinin tek başına şirketi münfesih duruma sokmayacağı, fesih ihbarının tüm ortaklara ayrı ayrı tebliğinin de zorunlu olduğu, dava dışı ortaklara bu tebliğin yapılmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davacının, bonoya dayalı alacağından bahisle davalı şirketin dava dışı iki ortağı hakkında icra takibi başlattığı, bu takibin kesinleştiği, borçlu ortaklarının paylarını haczettirdiği, somut olaya tatbik edilmesi gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile dava dışı borçlu ortaklarının tasfiye payının icra dosyasına gönderilmesi amacıyla işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca alacaklının, feshi ihbarı yapması limited şirketi kendiliğinden münfesih duruma sokmaz. Ayrıca, limited şirketin tüm ortaklarının da fesihin ihbar edilmesi gerektiği gibi tüm ortaklar ile limited şirketin hasım gösterilerek fesih davası açılması zorunludur. Dairemizin öteden beri yerleşik uygulaması da bu yöndedir (Bkz.; 03.05.2013 Tarih, 2012/5480 Esas-2013/9011 Karar - 22.06.2009 Tarih, 2008/3767 Esas- 2009/7598 Karar sayılı ilamları). Somut uyuşmazlıkta husumet salt limited şirkete yöneltilmiş olup, şirketin ortakları bu davada yer almamıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece davacı vekiline davalı şirketin tüm ortaklarına karşı da dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi ve tarafların tüm kanıtlarının toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6595 E. 2014/12659 K.
Ortak:münfesihlik · fesih · ihbar · limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirketin» ortaklarının kişisel borcu nedeniyle takip yapılması sonucu hissenin haczedilmesinin tek başına şirketi «münfesih» duruma sokmayacağı, «fesih» «ihbarının» tüm ortaklara ayrı ayrı tebliğinin de zorunlu olduğu, dava dışı ortaklara bu tebliğin yapılmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca alacaklının, feshi «ihbarı» yapması «limited şirketi» kendiliğinden «münfesih» duruma sokmaz.
Ayrıca, «limited şirketin» tüm ortaklarının da «fesihin» «ihbar» edilmesi gerektiği gibi tüm ortaklar ile limited şirketin hasım gösterilerek fesih davası açılması zorunludur.
Benzer bu karardaBu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi «ihbar» yapması, «limited şirketin» «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.
Somut davada «husumet» yalnızca «fesih» ve tasfiyesi istenen «limited şirkete» yöneltilmiş, şirketin ortakları davada yer almamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi · ihtar · tebligat · haciz · ihtarname
Benzer bu kararda… emece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının «şirketin feshini» isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine «haciz» konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen «ihtarname» ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin «ihtar» edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Davalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5480 E. 2013/9011 K.
Ortak:takibin kesinleşmesi · münfesihlik · fesih · ihbar · kâr payı · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavacının, «bonoya» dayalı alacağından bahisle davalı şirketin dava dışı iki ortağı hakkında icra takibi başlattığı, bu «takibin kesinleştiği», borçlu ortaklarının paylarını haczettirdiği, somut olaya tatbik edilmesi gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile dava dışı borçlu ortaklarının «tasfiye» «payının» icra dosyasına gönderilmesi amacıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirketin» ortaklarının kişisel borcu nedeniyle takip yapılması sonucu hissenin haczedilmesinin tek başına şirketi «münfesih» duruma sokmayacağı, «fesih» «ihbarının» tüm ortaklara ayrı ayrı tebliğinin de zorunlu olduğu, dava dışı ortaklara bu tebliğin yapılmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca alacaklının, feshi «ihbarı» yapması «limited şirketi» kendiliğinden «münfesih» duruma sokmaz.
Benzer bu kararda… e tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine «haciz» konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin «tasfiye» edilerek hisselerine düşen tasfiye «payının» icra dosyasına yatırılmaması halinde «şirketin feshinin» isteneceğinin «ihtar» edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Bu «fesih» davasında, davacı alacaklı olup davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca şirkete yöneltilmiş olup, şirketin ortakları bu davada yer almamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin kesinleşmesi · peşin karar harcı · şirketin feshi · ihtar · haciz · ihtarname
Benzer bu kararda… e tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine «haciz» konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin «tasfiye» edilerek hisselerine düşen tasfiye «payının» icra dosyasına yatırılmaması halinde «şirketin feshinin» isteneceğinin «ihtar» edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından gönderilen «ihtarnamelerin» yasal koşulları taşımadıklarını, şirket ortaklarının yaptıkları ödemelerin dikkate alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve …
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2502 E. 2013/9032 K.
Ortak:takibin kesinleşmesi · münfesihlik · fesih · ihbar · limited şirket · kâr payı · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirketin» ortaklarının kişisel borcu nedeniyle takip yapılması sonucu hissenin haczedilmesinin tek başına şirketi «münfesih» duruma sokmayacağı, «fesih» «ihbarının» tüm ortaklara ayrı ayrı tebliğinin de zorunlu olduğu, dava dışı ortaklara bu tebliğin yapılmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının, «bonoya» dayalı alacağından bahisle davalı şirketin dava dışı iki ortağı hakkında icra takibi başlattığı, bu «takibin kesinleştiği», borçlu ortaklarının paylarını haczettirdiği, somut olaya tatbik edilmesi gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile dava dışı borçlu ortaklarının «tasfiye» «payının» icra dosyasına gönderilmesi amacıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca alacaklının, feshi «ihbarı» yapması «limited şirketi» kendiliğinden «münfesih» duruma sokmaz.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin kesinleşmesi · peşin karar harcı · tasfiye memuru · tebligat · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
… kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11706 E. 2011/4249 K.
Ortak:takibin kesinleşmesi · münfesihlik · ihbar · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirketin» ortaklarının kişisel borcu nedeniyle takip yapılması sonucu hissenin haczedilmesinin tek başına şirketi «münfesih» duruma sokmayacağı, «fesih» «ihbarının» tüm ortaklara ayrı ayrı tebliğinin de zorunlu olduğu, dava dışı ortaklara bu tebliğin yapılmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca alacaklının, feshi «ihbarı» yapması «limited şirketi» kendiliğinden «münfesih» duruma sokmaz.
Davacının, «bonoya» dayalı alacağından bahisle davalı şirketin dava dışı iki ortağı hakkında icra takibi başlattığı, bu «takibin kesinleştiği», borçlu ortaklarının paylarını haczettirdiği, somut olaya tatbik edilmesi gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile dava dışı borçlu ortaklarının «tasfiye» «payının» icra dosyasına gönderilmesi amacıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu kararda2-Dava, «limited şirket ortağının» alacaklısı tarafından ortaklık «payının» haczi nedeniyle TTK’nun 522. maddesine dayalı alacaklının açtığı «limited şirketin feshi» davasıdır.
Ancak limited ortaklıkta bir ortağın aleyhindeki «icra takibinin kesinleşmesi» ile limited ortaklık «münfesih» duruma gelmez.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortakları olan ...ve ... hakkında yapılan icra takibinde davalı şirketteki paylarına «haciz» konulduğu, davalı şirkete «kar payının» ödenmesi için TTK’nun 522. maddesine göre «ihtar» gönderildiği halde borcun ödenmediği ve ortakların ihraç edilmedikleri gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı «şirketin feshine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin kesinleşmesi · limited şirketin feshi · limited şirket ortağı · şirketin feshi · kar payı · ihtar · haciz · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortakları olan ...ve ... hakkında yapılan icra takibinde davalı şirketteki paylarına «haciz» konulduğu, davalı şirkete «kar payının» ödenmesi için TTK’nun 522. maddesine göre «ihtar» gönderildiği halde borcun ödenmediği ve ortakların ihraç edilmedikleri gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı «şirketin feshine» karar verilmiştir.
2-Dava, «limited şirket ortağının» alacaklısı tarafından ortaklık «payının» haczi nedeniyle TTK’nun 522. maddesine dayalı alacaklının açtığı «limited şirketin feshi» davasıdır.
TTK'nun 522. maddesinde ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının en az altı ay önce «ihbar» etmek şartıyla «şirketin feshini» isteyebileceği düzenlenmiştir.
Ancak limited ortaklıkta bir ortağın aleyhindeki «icra takibinin kesinleşmesi» ile limited ortaklık «münfesih» duruma gelmez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14078 E. , 2013/16472 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.09.2011 tarih ve 2011/436-2011/509 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.09.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin iki ortağından bonoya dayalı alacağının bulunduğunu, icra takibi başlatılmasına rağmen bir ödeme yapılmadığını, hisselerinin haczedildiğini, durumun davalıya bildirildiğini, haczin pay defterine işlendiğini, tasfiye payının icra dosyasına ödenmediğini, TTK'nın 522. maddesi uyarınca davalının feshini talep etme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortaklarının tasfiye paylarının icra dosyasına gönderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, limited şirketin ortaklarının kişisel borcu nedeniyle takip yapılması sonucu hissenin haczedilmesinin tek başına şirketi münfesih duruma sokmayacağı, fesih ihbarının tüm ortaklara ayrı ayrı tebliğinin de zorunlu olduğu, dava dışı ortaklara bu tebliğin yapılmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davacının, bonoya dayalı alacağından bahisle davalı şirketin dava dışı iki ortağı hakkında icra takibi başlattığı, bu takibin kesinleştiği, borçlu ortaklarının paylarını haczettirdiği, somut olaya tatbik edilmesi gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile dava dışı borçlu ortaklarının tasfiye payının icra dosyasına gönderilmesi amacıyla işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca alacaklının, feshi ihbarı yapması limited şirketi kendiliğinden münfesih duruma sokmaz. Ayrıca, limited şirketin tüm ortaklarının da fesihin ihbar edilmesi gerektiği gibi tüm ortaklar ile limited şirketin hasım gösterilerek fesih davası açılması zorunludur. Dairemizin öteden beri yerleşik uygulaması da bu yöndedir (Bkz.;
03. 05.2013 Tarih, 2012/5480 Esas-2013/9011 Karar - 22.06.2009 Tarih, 2008/3767 Esas- 2009/7598 Karar sayılı ilamları). Somut uyuşmazlıkta husumet salt limited şirkete yöneltilmiş olup, şirketin ortakları bu davada yer almamıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece davacı vekiline davalı şirketin tüm ortaklarına karşı da dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi ve tarafların tüm kanıtlarının toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041500800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz