Icra takibinin kesinleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2502 E. 2013/9032 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra takibinin kesinleşmesi↗ takibin kesinleşmesi↗ münfesihlik↗ peşin karar harcı↗ tasfiye memuru atanması↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ ihbar↗ limited şirket↗ kâr payı↗ tebligat↗ haciz↗ ek tasfiye↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı icra takibinin kesinleştiği, anılan ortağın davalı şirketlerdeki tasfiye payının haczedildiği, davalıların fesih ihbarına rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan limited şirketin fesih ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine haciz konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi ihbar tebligatlarının yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ayrıca fesih davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da limited şirketin yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır. O halde, mahkemece davacı alacaklıya şirketlerin ortaklarına karşı da dava açması ve bu dava ile birleştirilmesini talep etmesi hususunda süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu eksiklik giderilmeden işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6595 E. 2014/12659 K.
Ortak:münfesihlik · fesih · ihbar · limited şirket · tebligat · haciz · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır.
Mahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi «ihbar» yapması, «limited şirketin» «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi · ihtar · ihtarname
Benzer bu kararda… emece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının «şirketin feshini» isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine «haciz» konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen «ihtarname» ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin «ihtar» edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3910 E. 2011/14694 K.
Ortak:münfesihlik · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · ihbar · tebligat · haciz · ek tasfiye · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Mahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır.
Benzer bu karardaMaddesi uyarınca feshine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Davalı şirketin iki ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçluların şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara T.T.K.nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içerisinde bu davanın açılmış olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah · şirketin feshi · ihtar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılara ve dava dışı ortaklara TTK 522 maddesi uyarınca «ihtar» yapıldığı, ancak gerek davalı şirket gerekse davalılar ile dava dışı ortaklar tarafından takip borcunun 6 aylık yasal süre içerisinde ödenmediği ve «son» ihtar tarihi ile dava tarihi arasında yasada belirtilen 6 aylık sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı Doğalkaya Maden İnşaat Nakliyat Taahüt Hayva …
1-Dava, T.T.K.nun 522. maddesine dayalı olarak davalı «şirketin feshini» «ihbar» ve «infisah» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5480 E. 2013/9011 K.
Ortak:icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · münfesihlik · peşin karar harcı · fesih · ihbar · kâr payı · haciz · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır.
Benzer bu kararda… e tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine «haciz» konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin «tasfiye» edilerek hisselerine düşen tasfiye «payının» icra dosyasına yatırılmaması halinde «şirketin feshinin» isteneceğinin «ihtar» edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
1-Dava, TTK'nın 522. maddesine dayalı olarak davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi · ihtar · ihtarname
Benzer bu kararda… e tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine «haciz» konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin «tasfiye» edilerek hisselerine düşen tasfiye «payının» icra dosyasına yatırılmaması halinde «şirketin feshinin» isteneceğinin «ihtar» edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından gönderilen «ihtarnamelerin» yasal koşulları taşımadıklarını, şirket ortaklarının yaptıkları ödemelerin dikkate alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12100 E. 2010/3065 K.
Ortak:icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · münfesihlik · tasfiye memuru · fesih · ihbar · tebligat · haciz · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır.
Benzer bu karardaDavalı şirket ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçlunun şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara TTK.’nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak, süresi içerisinde işbu davanın açılmış olduğu hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının feshi «ihbar» etmesi, limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.Ancak bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir «fesih» davası açması gerekIr.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava dışı ortak ...'nün «ortaklıktan çıkarılması» amacıyla açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, henüz dava konusu borcun ödenmediği gibi ...' nün hissesinin diğer ortaklarca alınmadığı veya 3.bir şahsa devredilmediği, davalı şirket ortağının borcu nedeniyle girişilen icra takibinin de kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Metin Yalın'ın atanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma · depo kararı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava dışı ortak ...'nün «ortaklıktan çıkarılması» amacıyla açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, henüz dava konusu borcun ödenmediği gibi ...' nün hissesinin diğer ortaklarca alınmadığı veya 3.bir şahsa devredilmediği, davalı şirket ortağının borcu nedeniyle girişilen icra takibinin de kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Metin Yalın'ın atanmasına karar verilmiştir.
Ayrıca davalı vekilince borçlu ortak ...’nün pay bedelinin icra dosyasına «depo» edildiği savunması da yeterince araştırılıp değerlendirilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2502 E. , 2013/9032 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.10.2012 tarih ve 2011/335-2012/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirketlerin ortağı ...'den olan alacağının tahsili için icra takibi yaptığını, borçlunun itirazı üzerine açılan dava sonucu 59.885 TL üzerinden takibin devamına karar verildiğini, takibin kesinleşmesi ile borçlunun davalı şirketlerdeki ortaklık payı üzerine haciz konulduğunu, davalı şirketlere ve diğer ortaklarına fesih ihbarında bulunulmasına rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, TTK 522 maddesi uyarınca davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, davacının alacağının gerçek olmadığını, davacı ile borçlu ortağın işbirliği içerisinde olduklarını savunmuştur.
Mahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı icra takibinin kesinleştiği, anılan ortağın davalı şirketlerdeki tasfiye payının haczedildiği, davalıların fesih ihbarına rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan limited şirketin fesih ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine haciz konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi ihbar tebligatlarının yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ayrıca fesih davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da limited şirketin yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır.
O halde, mahkemece davacı alacaklıya şirketlerin ortaklarına karşı da dava açması ve bu dava ile birleştirilmesini talep etmesi hususunda süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu eksiklik giderilmeden işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451106700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz