Münfesihlik
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6595 E. 2014/12659 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münfesihlik↗ şirketin feshi↗ fesih↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ ihtar↗ limited şirket↗ tebligat↗ haciz↗ ihtarname↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının şirketin feshini isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine haciz konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen ihtarname ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin ihtar edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve fer'i müdahil vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan limited şirketin fesih ve tasfiyesi davasıdır.
Davalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine haciz konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi ihbar tebligatlarının yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ayrıca fesih davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da limited şirketin yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir.
Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirkete yöneltilmiş, şirketin ortakları davada yer almamıştır. O halde, mahkemece davacı alacaklıya şirketlerin ortaklarına karşı da dava açması ve bu dava ile birleştirilmesini talep etmesi hususunda süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu eksiklik giderilmeden işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ve fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2502 E. 2013/9032 K.
Ortak:münfesihlik · fesih · ihbar · limited şirket · tebligat · haciz · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi «ihbar» yapması, «limited şirketin» «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır.
Mahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · peşin karar harcı · tasfiye memuru · kâr payı · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
… kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11706 E. 2011/4249 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin feshi · ihbar · ihtar · limited şirket · haciz
İncelediğiniz kararda… emece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının «şirketin feshini» isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine «haciz» konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen «ihtarname» ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin «ihtar» edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi «ihbar» yapması, «limited şirketin» «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Davalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortakları olan ...ve ... hakkında yapılan icra takibinde davalı şirketteki paylarına «haciz» konulduğu, davalı şirkete «kar payının» ödenmesi için TTK’nun 522. maddesine göre «ihtar» gönderildiği halde borcun ödenmediği ve ortakların ihraç edilmedikleri gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı «şirketin feshine» karar verilmiştir.
2-Dava, «limited şirket ortağının» alacaklısı tarafından ortaklık «payının» haczi nedeniyle TTK’nun 522. maddesine dayalı alacaklının açtığı «limited şirketin feshi» davasıdır.
TTK'nun 522. maddesinde ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının en az altı ay önce «ihbar» etmek şartıyla «şirketin feshini» isteyebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin kesinleşmesi · limited şirketin feshi · limited şirket ortağı · takibin kesinleşmesi · kar payı · kâr payı · eksik inceleme
Benzer bu kararda2-Dava, «limited şirket ortağının» alacaklısı tarafından ortaklık «payının» haczi nedeniyle TTK’nun 522. maddesine dayalı alacaklının açtığı «limited şirketin feshi» davasıdır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortakları olan ...ve ... hakkında yapılan icra takibinde davalı şirketteki paylarına «haciz» konulduğu, davalı şirkete «kar payının» ödenmesi için TTK’nun 522. maddesine göre «ihtar» gönderildiği halde borcun ödenmediği ve ortakların ihraç edilmedikleri gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı «şirketin feshine» karar verilmiştir.
Ancak limited ortaklıkta bir ortağın aleyhindeki «icra takibinin kesinleşmesi» ile limited ortaklık «münfesih» duruma gelmez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan hususlara göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3910 E. 2011/14694 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin feshi · fesih · ihbar · ihtar · tebligat · haciz · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… emece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının «şirketin feshini» isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine «haciz» konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen «ihtarname» ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin «ihtar» edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Davalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi «ihbar» yapması, «limited şirketin» «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Benzer bu karardaDavalı şirketin iki ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçluların şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara T.T.K.nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içerisinde bu davanın açılmış olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
1-Dava, T.T.K.nun 522. maddesine dayalı olarak davalı «şirketin feshini» «ihbar» ve «infisah» istemine ilişkindir.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · ek tasfiye · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMaddesi uyarınca feshine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılara ve dava dışı ortaklara TTK 522 maddesi uyarınca «ihtar» yapıldığı, ancak gerek davalı şirket gerekse davalılar ile dava dışı ortaklar tarafından takip borcunun 6 aylık yasal süre içerisinde ödenmediği ve «son» ihtar tarihi ile dava tarihi arasında yasada belirtilen 6 aylık sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı Doğalkaya Maden İnşaat Nakliyat Taahüt Hayva …
1-Dava, T.T.K.nun 522. maddesine dayalı olarak davalı «şirketin feshini» «ihbar» ve «infisah» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6595 E. , 2014/12659 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/02/2014
NUMARASI 2012/343-2014/36
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/02/2014 tarih ve 2012/343-2014/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalı şirketin hissedarı olan İ.. T..'nin kefil olduğu P... San. ve Tic. Ltd. Şti'den olan 40.331,68 TL alacağının tahsili için başlattıkları icra takibinin kesinleştiğini, davalı şirket ortaklarına borcun ödenmemesi halinde şirketteki hisselerinin haczedileceği ve şirketin feshinin isteneceğine dair ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca, davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Fer'i müdahil vekili, TTK'nın 522. maddesi uyarınca gönderilen ihtarnamelerin, davacı tarafından gönderildiğini, ihtarnamelerde borç miktarının gösterilmemiş olduğunu davacı alacaklının icra dosyasından davalı şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin herhangi bir talebinin olmadığını, bu nedenle şirketin feshini talep edemeyeceği, borçlunun yaklaşık olarak 36.000,00 TL'lik menkul malları ile 25.000,00 TL değerinde motorlu aracının haciz edildiği, davacı alacaklının bunların satışını isteyebilecekken şirketin feshini istemesinin kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının şirketin feshini isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine haciz konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen ihtarname ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin ihtar edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve fer'i müdahil vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan limited şirketin fesih ve tasfiyesi davasıdır.
Davalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine haciz konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi ihbar tebligatlarının yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ayrıca fesih davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da limited şirketin yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir.
Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirkete yöneltilmiş, şirketin ortakları davada yer almamıştır. O halde, mahkemece davacı alacaklıya şirketlerin ortaklarına karşı da dava açması ve bu dava ile birleştirilmesini talep etmesi hususunda süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu eksiklik giderilmeden işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ve fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ve fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101874800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz