Infisah
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3910 E. 2011/14694 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infisah↗ münfesihlik↗ şirketin feshi↗ tasfiye memuru atanması↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ ihbar↗ ihtar↗ tebligat↗ haciz↗ ek tasfiye↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılara ve dava dışı ortaklara TTK 522 maddesi uyarınca ihtar yapıldığı, ancak gerek davalı şirket gerekse davalılar ile dava dışı ortaklar tarafından takip borcunun 6 aylık yasal süre içerisinde ödenmediği ve son ihtar tarihi ile dava tarihi arasında yasada belirtilen 6 aylık sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı Doğalkaya Maden İnşaat Nakliyat Taahüt Hayvancılık İthalat İhracat Sanayi ve Tic. Ltd.Şti' nin TTK' nun 522/1. Maddesi uyarınca feshine ve şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmişlerdir.
1-Dava, T.T.K.nun 522. maddesine dayalı olarak davalı şirketin feshini ihbar ve infisah istemine ilişkindir.
Davalı şirketin iki ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçluların şirketteki hisselerine haciz konulmasının ardından şirkete ve tüm
ortaklara T.T.K.nun 522. maddesine göre feshi ihbar tebligatlarının yapılarak süresi içerisinde bu davanın açılmış olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi ihbar yapması limited ortaklığın münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ancak, bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir fesih davası açması gerekir. Bu fesih davasında, davacı alacaklı olup davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir.
Somut davada husumet yalnızca şirkete ve iki ortağına yöneltilmiş olup, şirketin diğer ortakları olan ... ile ... bu davada yer almamıştır. O halde mahkemece davacı alacaklıya şirketin diğer ortaklarına karşı da dava açılıp bu dava ile birleştirilmesi hususunda süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12100 E. 2010/3065 K.
Ortak:münfesihlik · tasfiye memuru · fesih · ihbar · tebligat · haciz · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavalı şirketin iki ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçluların şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara T.T.K.nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içerisinde bu davanın açılmış olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Maddesi uyarınca feshine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava dışı ortak ...'nün «ortaklıktan çıkarılması» amacıyla açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, henüz dava konusu borcun ödenmediği gibi ...' nün hissesinin diğer ortaklarca alınmadığı veya 3.bir şahsa devredilmediği, davalı şirket ortağının borcu nedeniyle girişilen icra takibinin de kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Metin Yalın'ın atanmasına karar verilmiştir.
Davalı şirket ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçlunun şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara TTK.’nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak, süresi içerisinde işbu davanın açılmış olduğu hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının feshi «ihbar» etmesi, limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.Ancak bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir «fesih» davası açması gerekIr.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma · depo kararı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava dışı ortak ...'nün «ortaklıktan çıkarılması» amacıyla açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, henüz dava konusu borcun ödenmediği gibi ...' nün hissesinin diğer ortaklarca alınmadığı veya 3.bir şahsa devredilmediği, davalı şirket ortağının borcu nedeniyle girişilen icra takibinin de kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Metin Yalın'ın atanmasına karar verilmiştir.
Ayrıca davalı vekilince borçlu ortak ...’nün pay bedelinin icra dosyasına «depo» edildiği savunması da yeterince araştırılıp değerlendirilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6595 E. 2014/12659 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin feshi · fesih · ihbar · ihtar · tebligat · haciz · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavalı şirketin iki ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçluların şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara T.T.K.nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içerisinde bu davanın açılmış olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
1-Dava, T.T.K.nun 522. maddesine dayalı olarak davalı «şirketin feshini» «ihbar» ve «infisah» istemine ilişkindir.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Benzer bu kararda… emece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının «şirketin feshini» isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine «haciz» konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen «ihtarname» ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin «ihtar» edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Davalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi «ihbar» yapması, «limited şirketin» «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket · ihtarname
Benzer bu kararda… emece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının «şirketin feshini» isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine «haciz» konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen «ihtarname» ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin «ihtar» edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi «ihbar» yapması, «limited şirketin» «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2502 E. 2013/9032 K.
Ortak:münfesihlik · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · ihbar · tebligat · haciz · ek tasfiye · dava şartı
İncelediğiniz karardaMaddesi uyarınca feshine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Davalı şirketin iki ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçluların şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara T.T.K.nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içerisinde bu davanın açılmış olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Benzer bu kararda1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Mahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · peşin karar harcı · limited şirket · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiği», anılan ortağın davalı şirketlerdeki «tasfiye» «payının» haczedildiği, davalıların «fesih» «ihbarına» rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır.
… kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5480 E. 2013/9011 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin feshi · fesih · ihbar · ihtar · haciz · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda1-Dava, T.T.K.nun 522. maddesine dayalı olarak davalı «şirketin feshini» «ihbar» ve «infisah» istemine ilişkindir.
Davalı şirketin iki ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçluların şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından şirkete ve tüm ortaklara T.T.K.nun 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içerisinde bu davanın açılmış olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Benzer bu kararda… e tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine «haciz» konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin «tasfiye» edilerek hisselerine düşen tasfiye «payının» icra dosyasına yatırılmaması halinde «şirketin feshinin» isteneceğinin «ihtar» edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi «ihbar» yapması limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Bu «fesih» davasında, davacı alacaklı olup davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca şirkete yöneltilmiş olup, şirketin ortakları bu davada yer almamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · peşin karar harcı · kâr payı · ihtarname
Benzer bu kararda… e tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları ..., ... ve ... hakkında başlattığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan kişilerin davalı şirketteki payları üzerine «haciz» konulduğunu, TTK'nın 522. ve 523. maddeleri uyarınca dosya borcunun 6 ay içinde ödenmesinin, ödenmemesi veya şirketin «tasfiye» edilerek hisselerine düşen tasfiye «payının» icra dosyasına yatırılmaması halinde «şirketin feshinin» isteneceğinin «ihtar» edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından gönderilen «ihtarnamelerin» yasal koşulları taşımadıklarını, şirket ortaklarının yaptıkları ödemelerin dikkate alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve …
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11436 E. 2012/17871 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · yetki itirazı · cari hesap · ticari defter kayıtları · ticari defter · yetki · taahhütname · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların «cari hesap» şeklinde çalıştıkları, aralarındaki gönderi «taahhütnamelerine» göre davalının «taşıma senedi» ile Almanya’ya dava dışı firmaya gönderi gönderdiği, davalıya taşıma hizmeti ile ilgili gönderilen faturalarda alıcının ödeme yapmadığının belirtildiği, gönderi taahhütnamesi gereğince davalının müşterisine gönderdiği gönderilerin ilgili kişi tarafından ödenmemesi halinde bedelini ödemeyi taahhüt ettiği, faturaların davacının «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve icra takip tarihi itibari ile davalının 5.522.85 TL borcu bulunduğu gerekçesiyle 5.522.85 TL üzerinden yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, bu miktar üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1) Dava, İİK’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkindir İİK’nun 50. maddesi gereğince «yetki itirazı» esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır ve öncelikle yetki itirazı incelenip sonuca bağlanır.
Somut olayda davalının «yetki itirazı» üzerine, mahkemenin özellikle icra müdürlüğünün «yetkisine» ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili icra müdürlüğünde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi, daha sonra mahkemenin yetkisine de itiraz …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3910 E. , 2011/14694 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2009 tarih ve 2009/32-2009/698 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar ... ile ...'nun müvekkiline borçlu olduklarını, tüm uyarılara rağmen borçlarını ödemediklerini, davalıların diğer davalı Doğalkaya Madencilik. Tic. San. Ltd. Şti.'nin ortağı olup bu şirketteki hisselerine haciz konulduğunu, şirkete ve ortaklarına TTK'nın 522. md. si uyarınca fesih ihbarında bulunulduğunu, ihbardan itibaren 6 ay zaman geçtiğini ve borcun ödenmediğini, alacaklarına yeter miktarda mal varlıklarına ulaşamadıklarından davalıların ortağı oldukları şirketin işletmekte olduğu taş ocağı ve burada kullandıkları iş makinelerinin satışından alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla şirketin feshini talep etmek zorunda kaldıklarını belirterek davalıların ortağı oldukları davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar duruşmalara katılmamış ve yanıt da vermemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılara ve dava dışı ortaklara TTK 522 maddesi uyarınca ihtar yapıldığı, ancak gerek davalı şirket gerekse davalılar ile dava dışı ortaklar tarafından takip borcunun 6 aylık yasal süre içerisinde ödenmediği ve son ihtar tarihi ile dava tarihi arasında yasada belirtilen 6 aylık sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı Doğalkaya Maden İnşaat Nakliyat Taahüt Hayvancılık İthalat İhracat Sanayi ve Tic. Ltd.Şti' nin TTK' nun 522/1. Maddesi uyarınca feshine ve şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmişlerdir.
1-Dava, T.T.K.nun 522. maddesine dayalı olarak davalı şirketin feshini ihbar ve infisah istemine ilişkindir.
Davalı şirketin iki ortağının davacıya olan borçlarından dolayı başlatılan icra takibinde anılan borçluların şirketteki hisselerine haciz konulmasının ardından şirkete ve tüm
ortaklara T.T.K.nun 522. maddesine göre feshi ihbar tebligatlarının yapılarak süresi içerisinde bu davanın açılmış olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının, feshi ihbar yapması limited ortaklığın münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ancak, bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir fesih davası açması gerekir. Bu fesih davasında, davacı alacaklı olup davalı olarak da limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir.
Somut davada husumet yalnızca şirkete ve iki ortağına yöneltilmiş olup, şirketin diğer ortakları olan ... ile ... bu davada yer almamıştır. O halde mahkemece davacı alacaklıya şirketin diğer ortaklarına karşı da dava açılıp bu dava ile birleştirilmesi hususunda süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödenilen temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033726000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz