6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8292 E. 2013/8910 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmelerin nisbiliği ilkesi sözleşmenin nisbiliği tek satıcılık sözleşmesi tekel hakkı tek satıcılık peşin karar harcı kısıtlılık kâr kaybı maddi ve manevi tazminat ıslah maddi tazminat haksız rekabet husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2012/8292 E.  ,  2013/8910 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/03/2012 tarih ve 2005/283-2012/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ... markalı biraların ... ve yöresinde pazarlama ve satışında tek yetkili olduğunu, davalıların bu yönde bir yetkileri olmadığı halde 01/01/2005 tarihinden bu yana ... bölgesinde haksız rekabet yaptıklarını, depolarında 1.224 koli ... markalı kutu bira tespit edildiğini, bu şekilde davalıların kendilerine haksız kazanç elde ettiklerini ve müvekkilini maddi kayba uğrattıklarını, davalı ...’in diğer davalının eşi olup aldığı vekalet ile diğer davalının işlerini takip ettiğini ileri sürerek, her iki davalının haksız rekabetinin tespitine ve önlenmesine, 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı ...’den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 53.467,74 TL’ye yükseltmiştir.Davalılar vekili, müvekkili ...’nin Tekel bayii olarak toptan satıcılara ait belgeye sahip olduğunu ve ... marka ürünleri davacıdan kısıtlı olarak temin edebileceğinden ... marka bira satışı yaptığını, davacının yeterli ürün vermemesi sebebiyle müvekkilinin haksız rekabete maruz kaldığını, müvekkili ...’e husumet düşmesinin mümkün olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın 2005 yıla ait toptan satış belgesi ve iki adet perakende alkollü içki satış belgesi bulunduğu ancak toptan satış belgesi ile hangi üretici ve ithalatçı ile sözleşme yaptı ise o sözleşmedeki ürünlerin toptan satışını yapabileceği, spot piyasadan temin ettiği ürünleri pazarlanmasının mümkün olmadığı, davalıların yetkili olduğu ürünlerin bazı şarap markalarına ilişkin olduğu, davacının ise ... marka biraların ... bölgesindeki pazarlama ve satışında tek yetkili olduğunun anlaşıldığı, bu haliyle davalıların yetkilisi olmadığı ... biralarının toptan satışını yaptığı, davalıların deposunda perakende satış yapılmasına yetecek miktarın çok üzerinde kutu bira bulundurduğu ve eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların haksız rekabetlerinin önlenmesine, 6.011,35 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmiştir.Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, tek satıcılık sözleşmesinin ihlalinden kaynaklanan haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin ... markalı biraların ... ve yöresinde pazarlama ve satışında tek yetkili olduğunu, davalıların yetkisi olmadığı halde ... bölgesinde haksız rekabet yaptıklarını, depolarında 1.224 koli ... markalı kutu bira tespit edildiğini, bu şekilde davalıların haksız kazanç elde ettiklerini ve müvekkilini maddi kayba uğrattıklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizin 12.03.1999 tarih ve 7997/2098 sayılı kararında da açıklandığı üzere, tek satıcılık sözleşmesi, sağlayıcı ile tek satıcı arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen çerçeve niteliğinde ve sürekli bir sözleşmedir. Bu sözleşmeyle yapımcı ürünlerinin tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede tekele sahip olarak satmak üzere tek satıcıya bedeli karşılığında göndermeyi buna karşılık tek satıcı da sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına satarak malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunmayı yüklenir (Bkz. Prof. dr. Haluk Tandoğan Borçlar Hukuku Özel Borç […] I ... 1985 sayfa 27 vd). Tek satıcılık sözleşmesinde, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi uyarınca kural olarak edimler ve yükümlülükler bu sözleşmenin taraflar arasında yani yapımcı ile tek satıcı arasında karşılıklı olup, üçüncü kişilere herhangi bir yükümlülük getirmez, zira tek satıcıya bu bölgedeki tekel hakkını tanımak ve bu olanağı sağlamak yapımcıya düşen akdi bir edim olmaktadır. O halde tek satıcının bu hakkını üçüncü kişilere karşı haksız rekabet yolu ile koruması ilke olarak mümkün değildir.Somut olayda davacı, davalıların herhangi bir yetkisi olmadığı halde ... bölgesinde toptan satış yapmak suretiyle haksız rekabet yarattığını ileri sürmüşse de, dosya kapsamı itibariyle davalıların toptan satış yaptıkları ürünlerin dava dışı tedarikçi firmaya ait ve yasal yolla temin edilen orjinal ürünler oldukları anlaşılmaktadır. Bu haliyle davalıların eylemleri, ücretini ödemek suretiyle bir başka bölgedeki tek satıcıdan toplu halde aldıkları biraları ... bölgesinde bulunan bayilere toptan fiyatı üzerinden satmaktan ibaret olup, yukarda değinilen ilkeler ve açıklamalar ışığında, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununun haksız rekabete ilişkin hükümlerini ihlal eder nitelikte fiilleri mevcut değildir. Bu haliyle mahkemece davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmek gerekirken, davalıların eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğunun kabulü ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sözleşmelerin nisbiliği ilkesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9402 E. 2016/4290 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmelerin nisbiliği ilkesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4373 E. 2019/5710 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12523 E. 2010/4542 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13800 E. 2014/19920 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2403 E. 2013/3053 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/8292 E.  ,  2013/8910 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/03/2012 tarih ve 2005/283-2012/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ... markalı biraların ... ve yöresinde pazarlama ve satışında tek yetkili olduğunu, davalıların bu yönde bir yetkileri olmadığı halde 01/01/2005 tarihinden bu yana ... bölgesinde haksız rekabet yaptıklarını, depolarında 1.224 koli ...

markalı kutu bira tespit edildiğini, bu şekilde davalıların kendilerine haksız kazanç elde ettiklerini ve müvekkilini maddi kayba uğrattıklarını, davalı ...’in diğer davalının eşi olup aldığı vekalet ile diğer davalının işlerini takip ettiğini ileri sürerek, her iki davalının haksız rekabetinin tespitine ve önlenmesine, 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı ...’den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 53.467,74 TL’ye yükseltmiştir.Davalılar vekili, müvekkili ...’nin Tekel bayii olarak toptan satıcılara ait belgeye sahip olduğunu ve ...

marka ürünleri davacıdan kısıtlı olarak temin edebileceğinden ... marka bira satışı yaptığını, davacının yeterli ürün vermemesi sebebiyle müvekkilinin haksız rekabete maruz kaldığını, müvekkili ...’e husumet düşmesinin mümkün olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın 2005 yıla ait toptan satış belgesi ve iki adet perakende alkollü içki satış belgesi bulunduğu ancak toptan satış belgesi ile hangi üretici ve ithalatçı ile sözleşme yaptı ise o sözleşmedeki ürünlerin toptan satışını yapabileceği, spot piyasadan temin ettiği ürünleri pazarlanmasının mümkün olmadığı, davalıların yetkili olduğu ürünlerin bazı şarap markalarına ilişkin olduğu, davacının ise ...

marka biraların ... bölgesindeki pazarlama ve satışında tek yetkili olduğunun anlaşıldığı, bu haliyle davalıların yetkilisi olmadığı ... biralarının toptan satışını yaptığı, davalıların deposunda perakende satış yapılmasına yetecek miktarın çok üzerinde kutu bira bulundurduğu ve eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların haksız rekabetlerinin önlenmesine, 6.011,35 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmiştir.Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, tek satıcılık sözleşmesinin ihlalinden kaynaklanan haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin ... markalı biraların ... ve yöresinde pazarlama ve satışında tek yetkili olduğunu, davalıların yetkisi olmadığı halde ... bölgesinde haksız rekabet yaptıklarını, depolarında 1.224 koli ... markalı kutu bira tespit edildiğini, bu şekilde davalıların haksız kazanç elde ettiklerini ve müvekkilini maddi kayba uğrattıklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizin 12.03.1999 tarih ve 7997/2098 sayılı kararında da açıklandığı üzere, tek satıcılık sözleşmesi, sağlayıcı ile tek satıcı arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen çerçeve niteliğinde ve sürekli bir sözleşmedir.

Bu sözleşmeyle yapımcı ürünlerinin tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede tekele sahip olarak satmak üzere tek satıcıya bedeli karşılığında göndermeyi buna karşılık tek satıcı da sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına satarak malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunmayı yüklenir (Bkz. Prof. dr. Haluk Tandoğan Borçlar Hukuku Özel Borç […] I ... 1985 sayfa 27 vd). Tek satıcılık sözleşmesinde, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi uyarınca kural olarak edimler ve yükümlülükler bu sözleşmenin taraflar arasında yani yapımcı ile tek satıcı arasında karşılıklı olup, üçüncü kişilere herhangi bir yükümlülük getirmez, zira tek satıcıya bu bölgedeki tekel hakkını tanımak ve bu olanağı sağlamak yapımcıya düşen akdi bir edim olmaktadır.

O halde tek satıcının bu hakkını üçüncü kişilere karşı haksız rekabet yolu ile koruması ilke olarak mümkün değildir.Somut olayda davacı, davalıların herhangi bir yetkisi olmadığı halde ... bölgesinde toptan satış yapmak suretiyle haksız rekabet yarattığını ileri sürmüşse de, dosya kapsamı itibariyle davalıların toptan satış yaptıkları ürünlerin dava dışı tedarikçi firmaya ait ve yasal yolla temin edilen orjinal ürünler oldukları anlaşılmaktadır. Bu haliyle davalıların eylemleri, ücretini ödemek suretiyle bir başka bölgedeki tek satıcıdan toplu halde aldıkları biraları ... bölgesinde bulunan bayilere toptan fiyatı üzerinden satmaktan ibaret olup, yukarda değinilen ilkeler ve açıklamalar ışığında, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununun haksız rekabete ilişkin hükümlerini ihlal eder nitelikte fiilleri mevcut değildir.

Bu haliyle mahkemece davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmek gerekirken, davalıların eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğunun kabulü ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449436200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.