İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/841 E. 2013/1928 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
miras yoluyla intikal↗ nama yazılı pay↗ iştirak halinde mülkiyet↗ tasarruf yetkisi↗ itirazın iptali davası↗ kar payı↗ hisse senedi↗ mirasçılık↗ muvafakat↗ iptal davası↗ kâr payı↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının murisinin davalı şirketin eski unvanı İlsan İlaç ve ... Sanayi A.Ş'nin kurucu hissedarı olarak kayıtlı olup, kurucu hisse senedinde isminin Dr. ... olarak yazdığı, şirket sicil dosyasında da hissesini devrettiğine dair bir kayıt bulunmadığı, adına nama yazılı kurucu hisse senedinin 081 nolu hisse senedi olup, davalı tarafın savunmasında belirttiği üzere 81 nolu hissenin ... tarafından ... 'a devredilmiş olduğuna dair hiçbir resmi kayıt ve belge delil sunulmadığından davalının bu savunması yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalı hakkındaki takibin 02.02.2010 tarihi itibariyle 10.000 TL'nın ve %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı babası adına nama yazılı pay senedinin miras yoluyla intikal ettiğinden bahisle miras payı oranında kar payının tahsili için icra takibine girişmiş, itiraz üzerine itirazın iptali davası açılmıştır. Dosyaya ibraz edilen veraset ilamında davacı ile birlikte dava dışı Tebessüm Aksu'nun mirasçı olarak kaldığı, terekenin paylaşıldığı iddia edilmediğinden mirasın iştirak halinde olduğu anlaşılmıştır. İştirak halinde mülkiyette iştirakçilerden birisi tek başına dava açamayacağı gibi sadece kendi payına yönelik sonradan diğer mirasçının muvafakati sağlanmak veya terekeye temsilci tayini ile görülmesi de mümkün değildir. Çünkü bir mirasçının iştirak halindeki pay üzerinde tasarruf yetkisi yoktur. Bu durumda yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekirken davanın kabulü doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7877 E. 2013/11660 K.
Ortak:hisse senedi · inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… olup, kurucu hisse senedinde isminin Dr. ... olarak yazdığı, şirket sicil dosyasında da hissesini devrettiğine dair bir kayıt bulunmadığı, adına nama yazılı kurucu «hisse senedinin» 081 nolu hisse senedi olup, davalı tarafın savunmasında belirttiği üzere 81 nolu hissenin ... tarafından ... 'a devredilmiş olduğuna dair hiçbir resmi kayıt ve belge delil sunulmadığından davalının bu savunması yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalı hakkındaki takibin 02.02.2010 tarihi itibariyle 10.000 TL'nın ve %40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… olup, kurucu hisse senedinde isminin Dr. ... olarak yazdığı, şirket sicil dosyasında da hissesini devrettiğine dair bir kayıt bulunmadığı, adına nama yazılı kurucu «hisse senedinin» 081 nolu hisse senedi olup, davalı tarafın savunmasında belirttiği üzere 81 nolu hissenin ... tarafından ...'a devredilmiş olduğuna dair hiçbir resmi kayıt ve belge delil sunulmadığından davalının bu savunması yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalı hakkındaki takibin 02.02.2010 tarihi itibariyle 10.000 TL'nın ve %40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle karar bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17513 E. 2015/2839 K.
Ortak:miras yoluyla intikal · nama yazılı pay · mirasçılık
İncelediğiniz kararda1- Davacı babası adına «nama yazılı pay» senedinin «miras yoluyla intikal» ettiğinden bahisle miras «payı» oranında «kar payının» tahsili için icra takibine girişmiş, itiraz üzerine «itirazın iptali davası» açılmıştır.
Dosyaya «ibraz» edilen veraset ilamında davacı ile birlikte dava dışı Tebessüm Aksu'nun «mirasçı» olarak kaldığı, terekenin paylaşıldığı iddia edilmediğinden mirasın iştirak halinde olduğu anlaşılmıştır.
İştirak halinde mülkiyette iştirakçilerden birisi tek başına dava açamayacağı gibi sadece kendi payına yönelik sonradan diğer «mirasçının» «muvafakati» sağlanmak veya terekeye «temsilci» tayini ile görülmesi de mümkün değildir.
Benzer bu kararda2013/1928 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıya murisi babasından intikal eden «nama yazılı pay» senedinin «miras yoluyla intikal» ettiği, davacı dışında başka «mirasçıda» bulunduğu ve terekenin paylaşıldığının iddia ve ispat edilmediği, murisin terekesi iştirak halinde bulunmakla iştirakçilerden birisi olan davacının açmış olduğu davada «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu kararda2013/1928 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıya murisi babasından intikal eden «nama yazılı pay» senedinin «miras yoluyla intikal» ettiği, davacı dışında başka «mirasçıda» bulunduğu ve terekenin paylaşıldığının iddia ve ispat edilmediği, murisin terekesi iştirak halinde bulunmakla iştirakçilerden birisi olan davacının açmış olduğu davada «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10618 E. 2016/4689 K.
Ortak:tasarruf yetkisi · mirasçılık · kâr payı
İncelediğiniz karardaÇünkü bir «mirasçının» iştirak halindeki pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
1- Davacı babası adına «nama yazılı pay» senedinin «miras yoluyla intikal» ettiğinden bahisle miras «payı» oranında «kar payının» tahsili için icra takibine girişmiş, itiraz üzerine «itirazın iptali davası» açılmıştır.
Dosyaya «ibraz» edilen veraset ilamında davacı ile birlikte dava dışı Tebessüm Aksu'nun «mirasçı» olarak kaldığı, terekenin paylaşıldığı iddia edilmediğinden mirasın iştirak halinde olduğu anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMirasçılardan birisinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir «mirasçının» iştirak halinde terekenin şayi cüzünde tasarruf etmesi mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların «mirasçısının» bankanın .............
2- Dava, off shore alacağından kaynaklanmakta olup, hesabın davacıların «mirasçısı» C.......
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale · dahili dava · e-defter
Benzer bu karardaŞubesi'nde hesap açtığı, çalışanların yönlendirmesi ile off shore hesabına «havale» edildiği, paraların banka bünyesinde bırakıldığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararı fer'i müdahil ......... vekili temyiz etmiş ise de, verilen dilekçe temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434'üncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Terekeye «dahil» mal veya haklar üzerinde tüm «mirasçılar» iştirak halinde maliktir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9709 E. 2013/23385 K.
Ortak:tasarruf yetkisi · mirasçılık · kâr payı
İncelediğiniz karardaÇünkü bir «mirasçının» iştirak halindeki pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
1- Davacı babası adına «nama yazılı pay» senedinin «miras yoluyla intikal» ettiğinden bahisle miras «payı» oranında «kar payının» tahsili için icra takibine girişmiş, itiraz üzerine «itirazın iptali davası» açılmıştır.
Dosyaya «ibraz» edilen veraset ilamında davacı ile birlikte dava dışı Tebessüm Aksu'nun «mirasçı» olarak kaldığı, terekenin paylaşıldığı iddia edilmediğinden mirasın iştirak halinde olduğu anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir «mirasçının» iştirak halindeki «tereke» üzerinde tasarruf «ehliyeti» yoktur.
Davacı taraf, davalı ... ile müvekkillerinin ...'ın «mirasçısı» olduklarını, murisin vefat etmeden önce davalı ...'a bankadan kredi çekmesi konusunda vekalet verdiğini, ancak davalı ...'ın yetkisi olmadığı halde murisin mevduat …
İştirak halinde mülkiyette paydaşlar, haklarını ve özellikle ortak mal üzerindeki «tasarruf yetkilerini» oy birliği ile verecekleri karara göre kullanabilirler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tereke · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · yetkisizlik kararı · dahili dava
Benzer bu karardaMirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir «mirasçının» iştirak halindeki «tereke» üzerinde tasarruf «ehliyeti» yoktur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, muris tarafından davalı ...'a verilen vekaletin mevduat hesabından para çekme işlemini kapsamadığı, davalı ...'ın vekaletteki «yetkisini» aşarak işlem yaptığı, bankanın basiretli şekilde hareket etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 4.199,91 TL, davacı ... için 12.599,74 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Miras şirketinin «tüzel kişiliği» yoktur.
Terekeye «dahil» mal veya haklar üzerinde tüm «mirasçılar» iştirak halinde maliktir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3193 E. 2015/4916 K.
Ortak:mirasçılık · muvafakat · temsil
İncelediğiniz karardaİştirak halinde mülkiyette iştirakçilerden birisi tek başına dava açamayacağı gibi sadece kendi payına yönelik sonradan diğer «mirasçının» «muvafakati» sağlanmak veya terekeye «temsilci» tayini ile görülmesi de mümkün değildir.
Dosyaya «ibraz» edilen veraset ilamında davacı ile birlikte dava dışı Tebessüm Aksu'nun «mirasçı» olarak kaldığı, terekenin paylaşıldığı iddia edilmediğinden mirasın iştirak halinde olduğu anlaşılmıştır.
Çünkü bir «mirasçının» iştirak halindeki pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK'nın 640. maddesi uyarınca birden çok «mirasçı» bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:miras ortaklığı · keşif · tüzel kişilik · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMiras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının talebinin kabulü ile davacıların Murisi 13/07/2012 tarihinde vefat eden...'in «keşif» tarihi ve ölüm tarihi itibariyle davalı bankanın ...
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/841 E. , 2013/1928 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
5. Asliye Ticaret (...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen 11.10.2011 tarih ve 2010/1193-2011/674 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi Hüseyin Fikret Aksu'nun davalı şirketin kurucu hissedarı olduğunu ancak 1983 yılından bu yana hiçbir kar payı ödemesinin yapılmadığını, ihtarnameye rağmen ödenmediğini ve şirket hakkında yapılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini ve %40 inkar tazminatını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hak sahibi olduğuna dair herhangi bir kayıt veya belgenin müvekkili firmada bulunmadığını, hak sahibi olduğunu ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının murisinin davalı şirketin eski unvanı İlsan İlaç ve ... Sanayi A.Ş'nin kurucu hissedarı olarak kayıtlı olup, kurucu hisse senedinde isminin Dr. ... olarak yazdığı, şirket sicil dosyasında da hissesini devrettiğine dair bir kayıt bulunmadığı, adına nama yazılı kurucu hisse senedinin 081 nolu hisse senedi olup, davalı tarafın savunmasında belirttiği üzere 81 nolu hissenin ... tarafından ... 'a devredilmiş olduğuna dair hiçbir resmi kayıt ve belge delil sunulmadığından davalının bu savunması yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalı hakkındaki takibin 02.02.2010 tarihi itibariyle 10.000 TL'nın ve %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı babası adına nama yazılı pay senedinin miras yoluyla intikal ettiğinden bahisle miras payı oranında kar payının tahsili için icra takibine girişmiş, itiraz üzerine itirazın iptali davası açılmıştır. Dosyaya ibraz edilen veraset ilamında davacı ile birlikte dava dışı Tebessüm Aksu'nun mirasçı olarak kaldığı, terekenin paylaşıldığı iddia edilmediğinden mirasın iştirak halinde olduğu anlaşılmıştır. İştirak halinde mülkiyette iştirakçilerden birisi tek başına dava açamayacağı gibi sadece kendi payına yönelik sonradan diğer mirasçının muvafakati sağlanmak veya terekeye temsilci tayini ile görülmesi de mümkün değildir. Çünkü bir mirasçının iştirak halindeki pay üzerinde tasarruf yetkisi yoktur.
Bu durumda yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekirken davanın kabulü doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/447201900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz