Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3193 E. 2015/4916 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
miras ortaklığı↗ keşif↗ mirasçılık↗ muvafakat↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının talebinin kabulü ile davacıların Murisi 13/07/2012 tarihinde vefat eden...'in keşif tarihi ve ölüm tarihi itibariyle davalı bankanın ... Şubesi'nde mevcut olan hesaplarının kapatıldığı ve herhangi bir açık hesabının bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, davacıların murisinin davalı banka nezdinde bulunan hesapları hakkında bilgi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir mirasçısının daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır. 4721 sayılı TMK'nın 640. maddesi uyarınca birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere mirasçının birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna miras ortaklığı denir. Miras ortaklığının tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti yoktur. Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince miras ortaklığının tümüne ilişkin davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda muvafakatının alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5676 E. 2015/12889 K.
Ortak:miras ortaklığı · mirasçılık · muvafakat · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · temsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Miras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar resen nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar ver …
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçıların» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Miras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcama itirazı · iflas · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; murisin davaya konu hesabının Pamukbank'ta bulunduğu, müflis bankanın «iflas» etmesi üzerine hesapların davalı bankaya devredildiği, murisin sağlığında davalı bankada bulunan hesaplarından muris dışındaki başkaca kişilerin bazı kurumlara olan borçlarının ödendiği, nakit çekim yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, ancak murisin sağlığında uzun yıllar boyunca kendi hesabından yapılan ödemelere ve harcamalara herhangi bir itirazda bulunmadığı, murisin sağlığında kendi hesaplarından yapılan «harcamalara itiraz» etmemişken, «mirasçıları» olan davacıların bu harcamalara itiraz etmelerinin iyi niyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, bankalar nezdinde ödeme talimatlarının müşteri hizmetleri ile yapıl …
A..'ı bankalardaki bütün işlemler için yetkilendirdiğinin tespit edildiği, murisin banka hesaplarından lehlerine ödeme yapılan kişiler incelendiğinde bu kişilerin genellikle muris ile aynı soy ismi «taşıyan» kişiler olduğu, bu ödemelerin murisin bilgisi dışında gerçekleştiğini gösterir herhangi bir delilin sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1574 E. 2017/781 K.
Ortak:miras ortaklığı · mirasçılık · muvafakat · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · temsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Miras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Benzer bu karardaMiras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmay …
Anılan Yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçıların» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadar ki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Mahkemece, muris...'in «mirasçısı» olan davacıların TMK 640 maddesi gereğince terekenin korunmasına ilişkin olarak işbu davayı açabilecekleri kabul edilerek yukarıda yazılı grekçelerle davanın esastan reddine karar verilmiş ise de; davacıların talebi sadece terekenin korunmasına ilişkin olmayıp mülkiyetin kapsamını etkileyecek nitelikte olduğundan tüm mirasçıların birlikte dava açması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · muvazaa · hamil · anonim şirket · geçersizlik · dahili dava
Benzer bu kararda… ilamı ile muris ...'e ait hisselerin sermaye arttırımı dışında bırakılması nedeniyle anılı genel kurulda alınan sermaye arttırımı kararının ve buna bağlı işlemlerin «geçersizliğinin» tespiti istemi ile davacılar tarafından açılan davanın reddine dair kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi karşısında, davacıların bu yöndeki iddialarına itibar edilemeyeceği, ayrıca davacıların murisleri...'in hisselerinin müteakip yıllarda ve diğer genel kurullarda «muvazalı» ve hileli işlemler ile azaltıldığı yönündeki iddialarını somutlaştırıp ispat edemedikleri, davalı şirketin ana sözleşmesinin 6 .maddesine göre davalı şirket hisselerinin «hamiline» yazılı olduğu, bu suretle muris... tarafından hisselerinin her zaman devredilme ihtimalinin bulunduğu; birleşen davada ise, 05/09/1986 tarihli genel kurulda sermay …
1- Asıl dava, davacıların murisi...'in davalı «anonim şirketteki» hisselerinin hukuka aykırı ve «muvazalı» işlemlerle azaltıldığı iddiasıyla murisin davalı anonim şirketteki hisse oranının tespiti istemine ilişkindir.
2-Asıl ve birleşen dava, «muvazalı» ve hileli işlemlerle hisselerin azaltıldığı iddiasına dayalı olarak asıl davada davacıların murisinin ve birleşen davada davacının, «anonim şirketteki» hisselerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, davacılar 05/09/1986 tarihli genel kurulda sermaye arttırımına ...'e ait 40.000 hissenin «dahil» edilmesi durumunda...'in daha fazla sermaye ve hisseye sahip olacağını iddia etmişler ise de, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/674 E. 2022/4484 K.
Ortak:miras ortaklığı · mirasçılık · muvafakat · taraf ehliyeti · temsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaTMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Dava dilekçesi ekindeki 17.02.2014 tarihli «mirasçılık» belgesinin incelenmesinde davacının tek başına mirasçı olmadığı anlaşılmakla, 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise «elbirliği mülkiyetinde» ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:elbirliği mülkiyeti · ibra sözleşmesi · iştirak halinde mülkiyet · tereke · sözleşmenin feshi · ibra · ciro · hisse devir sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «protokole» göre devredilecek taşınmaz ... adına kayıtlı ise de davalı, bu taşınmazın bedeline karşılık gelen 80.000.-TL bedelli senedi ...'a vermiş ve «bonoda» "«hisse devir sözleşmesine» göre devredilecek arsaya karşılık «teminat» olarak verildiğinin ve «ciro» edilemeyeceğinin" belirtilmiş olduğu, ... tarafından noter «ihtarnamesi» ile taşınmaz devredilmediği takdirde bonoyu takibe koyacağını belirtilerek icra takibi başlatıldığı, miras bırakanın tercihini «sözleşmenin feshi» yerine alacağını tahsil yönünde kullandığından protokolün kandırılmak suretiyle imzalatıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, k …
Bölge Adliye Mahkemesince; «protokolde» belirtilen taşınmazın müteveffa adına kayıtlı olması nedeniyle devri mümkün olmadığından sözleşme «geçersiz» sayılabilecek ise de, müteveffanın sözleşmede devir bedeli olarak kararlaştırılan 80.000,00 TL'nın «teminatı» olan senedi icraya koymakla iradesini «fesih» yönünde kullanmadığı, davalı da sözleşmede devir bedeli olarak gösterilen tutardaki bonoyu ...'a vermekle sözleşmenin bu hükmüne göre edimi yerine getirmiş olduğundan, müteveffa ...'un aldatıldığı gerekçesiyle sözleşmenin geçersiz olduğundan bahsedilemeyeceği, «sulh» ve «ibra sözleşmesinde» hisse devir bedeline karşılık alınan diğer senetlerin ödenmemesi ise alacak davasının konusu olup protokolün geçersiz sayılmasını gerektirmeyeceği gerekçesiyle dav …
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
1- Dava, «geçersiz» «limited şirket» «hisse devir sözleşmesiyle» devredilen hisselerin miras «payı» oranında tescili istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/195 E. 2019/7049 K.
Ortak:miras ortaklığı · mirasçılık · muvafakat · taraf ehliyeti · temsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaTMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Davacı, dava dilekçesinde müteveffa babasına ait hisse senetlerinin ve kar paylarının da tespitini talep etmiş olup dava dilekçesi ekindeki 15.10.2012 tarihli «mirasçılık» belgesinin incelenmesinde davacının tek başına mirasçı olmadığı anlaşılmakla, 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise «elbirliği mülkiyetinde» ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:elbirliği mülkiyeti · iştirak halinde mülkiyet · tereke · eda davası · tespit davası · hukuki yarar · dahili dava
Benzer bu kararda… vasıyla yerine getirilmesinin mümkün olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 109-(2) fıkrasının 01/4/2015 tarihinde 6644 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, «eda davası» açılması mümkün olan hallerde «tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gereçesiyle davanın 6100 sayılı HMK’nın 106/2-3 maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
1-) Dava, davacıya ve davacının müteveffa babasına ait hisse senetlerinin ve ödenmemiş kar paylarının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece, «hukuki yarar» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13887 E. 2018/7312 K.
Ortak:miras ortaklığı · mirasçılık · temsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
Ancak, davalının «mirasçılarından» olan ... ve ... aynı zamanda davacı olduklarından davanın TMK'nın 640. maddesine göre yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi mümkün olup, davalının terekesi için atanacak ve yetkilendirilecek temsilcinin davaya katılımı sağlanmalıdır.
… olması nedeni ile) reddine, davacıların davalarının kısmen kabulüne, 30.550,00 TL nin 01/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 md. uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalılar ... «mirasçılarından» müştereken ve müteselsilen tahsiliyle ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iştirak halinde mülkiyet · tereke · sorumluluk davası · sulh · yönetim kurulu kararı · avans faizi
Benzer bu kararda1-Dava, «yönetim kurulu» üyesi hakkındaki «sorumluluk davası» olup, dava dışı ...
Buna göre, davalının vefatıyla «mirasçılar» arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerdir.
… olması nedeni ile) reddine, davacıların davalarının kısmen kabulüne, 30.550,00 TL nin 01/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 md. uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalılar ... «mirasçılarından» müştereken ve müteselsilen tahsiliyle ...
Triko Konfeksiyon Sanayi Fabrika Market A.Ş.nin bir kısım ortakları tarafından şirketin «yönetim kurulu» üyesi ... aleyhine açılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3193 E. , 2015/4916 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/07/2013 tarih ve 2013/186-2013/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin vefatı üzerine davalı banka başvurarak murislerine ait hesaplara ilişkin ayrıntılı bilgi istemlerinin reddedildiğini ileri sürerek, murislerine ait hesap açılış tarihinden bu güne kadar ayrıntılı hesap dökümünün verilmesini, murisin kapanmış hesabı olup olmadığının, varsa bu hesaplarının açılışından kapandığı tarihe kadar ayrıntılı hesap dökümünün verilmesini hesabın kim tarafından ve nasıl bir işlemle kapandığının, kapanmış olan veya halen açık hesaplarında vekaletname kullanıldı ise vekaletname veya vakaletnamenin bir fotokopisinin verilmesini ve vekaletnameyle yapılan işlemlerin bildirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen belgelerin "müşteri sırrı"olduğunu, mirasçılar tarafından verilen vekaletnamede "Muris ..."den intikal eden hesaplar hakkında bilgi talep etme"hususunda bir yetkinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının talebinin kabulü ile davacıların Murisi 13/07/2012 tarihinde vefat eden...'in keşif tarihi ve ölüm tarihi itibariyle davalı bankanın ... Şubesi'nde mevcut olan hesaplarının kapatıldığı ve herhangi bir açık hesabının bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, davacıların murisinin davalı banka nezdinde bulunan hesapları hakkında bilgi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir mirasçısının daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır. 4721 sayılı TMK'nın 640. maddesi uyarınca birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere mirasçının birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna miras ortaklığı denir. Miras ortaklığının tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti yoktur. Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince miras ortaklığının tümüne ilişkin davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda muvafakatının alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/401315800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz