İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13695 E. 2018/4957 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mal ve sorumluluk sigortası↗ sigorta halefiyeti↗ virman↗ nakliyat emtia sigortası↗ eksper raporu↗ nakliyat sigortası↗ halefiyet↗ aktif husumet ehliyeti↗ rücuen tahsil↗ sorumluluk sigortası↗ aktif dava ehliyeti↗ navlun↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ sigorta sözleşmesi↗ zayi↗ icra takibine itiraz↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ hukuki yarar↗ fatura↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teslim↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının satışını yaptığı ve CIP teslim (Navlun ve Sigorta bedeli ödemiş olarak) şekli ile taşıyıcıya teslim ettiği emtia açısından nef'i ve hasar riskinin alıcı ... firmasına ait olduğu, davacının sigortalısı tarafından emtianın tam bedelinin tahsil edildiği, sigortalı hesaplarında, söz konusu taşıma ile ilgili herhangi bir mal bedeli alacağının kalmadığının saptandığı, taşıma süresince hasar ve zayi oluşması halinde tazminat alacaklısının satıcı değil alıcı olması gerektiği, bu nedenle, davacının, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi uyarınca sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı tarafından taşınan kimyevi maddelerin taşıma esnasında varil ve tankların delinmesiyle kısmen zayi olduğunu, emtianın alıcısına eksik teslim edildiğini ileri sürerek ödediği tazminatın rücuen tahsili için takip başlatmıştır.
Sigortacının halefiyet hakkının doğması için 3 şartın gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlar, geçerli bir sigorta sözleşmesinin varlığı, sigortacının bu sözleşme kapsamında sigortalıya ödeme yapması ve sigortalının kendine zarar verene karşı dava hakkının bulunmasıdır. (Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku Mal ve Sorumluluk Sigortaları, Turhan Kitabevi, Ankara 2010)
Somut olayda, davacının sigortalısı tarafından Özbekistan'daki alıcı firmaya düzenlenen CIP teslim şartlı faturanın tarihi 16.05.2012 olup, sigortalının defterlerinde bu faturaya karşılık yapılan ödemeler 03.10.2012 ve 04.10.2012 tarihini taşımaktadır. Bu tarihlerde alıcı tarafından yapılan ödemelerin bir kısmının dava konusu taşımaya ilişkin fatura bedeline karşılık kaydedildiği, bir kısmının da alınan avanslar hesabına virman edildiği sigortalının defterlerinden anlaşılmaktadır. Taşımanın yapıldığı tarihte taşımaya konu malın fatura bedelini henüz alıcıdan tahsil etmeyen sigortalının nakliyat sigortası yaptırmasında hukuki yararının bulunduğu da nazara alınmalıdır. Bu durumda, alınan ekspertiz raporu sonucu bulunan hasar bedelinin geçerli bir sigorta poliçesine istinaden sigortacı tarafından sigortalıya ödenmesinden sonra davacı ... şirketinin aktif dava ehliyetinin bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/427 E. 2013/2407 K.
Ortak:sigorta halefiyeti · nakliyat sigortası · halefiyet · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının satışını yaptığı ve CIP «teslim» (Navlun ve Sigorta bedeli ödemiş olarak) şekli ile «taşıyıcıya» teslim ettiği emtia açısından nef'i ve «hasar» riskinin alıcı ... firmasına ait olduğu, davacının sigortalısı tarafından emtianın tam bedelinin tahsil edildiği, sigortalı hesaplarında, söz konusu taşıma ile ilgili herhangi bir mal bedeli alacağının kalmadığının saptandığı, taşıma süresince hasar ve «zayi» oluşması halinde tazminat alacaklısının satıcı değil alıcı olması gerektiği, bu nedenle, davacının, «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bunlar, geçerli bir «sigorta sözleşmesinin» varlığı, sigortacının bu sözleşme kapsamında sigortalıya ödeme yapması ve sigortalının kendine zarar verene karşı dava hakkının bulunmasıdır. (Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku Mal ve Sorumluluk Sigortaları, Turhan Kitabevi, Ankara 2010) Somut olayda, davacının sigortalısı tarafından Özbekistan'daki alıcı firmaya düzenlenen CIP «teslim» şartlı faturanın tarihi 16.05.2012 olup, sigortalının «defterlerinde» bu faturaya karşılık yapılan ödemeler 03.10.2012 ve 04.10.2012 tarihini taşımaktadır.
Bu durumda, alınan «ekspertiz raporu» sonucu bulunan «hasar» bedelinin geçerli bir «sigorta poliçesine» istinaden sigortacı tarafından sigortalıya ödenmesinden sonra davacı ... şirketinin aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaCIP satışta «hasarın» alıcıya geçmesi nedeniyle «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» davaya konu kiraz emtiasını usulüne uygun olarak +... derecede taşıması gerekirken +8-9 derecede taşıdığı, bu nedenle taşınan emtianın «hasara» uğradığı, meydana gelen hasardan davalı taşıyıcı ile bu taşımayı sigorta eden diğer davalının sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ....252,81 EURO'nun fiili ödeme günündeki T.C.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim şekli · riziko · rücuen tazminat · taşıma sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davalıların, davacının sigortalısına mal bedellerinin ödendiği yönündeki savunması da gözetilerek gerekirse dava dışı sigortalının «ticari defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle taşımaya konu mal bedellerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Davaya konu kiraz emtiası CIP satış suretiyle satılmış olup, bu satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmektedir.
Buna göre, «taşıma sözleşmesi» satıcı-gönderici tarafından yapılıp, alıcının taşıma sırasındaki «hasar» riskini karşılayacak «sigorta poliçesinin» de alıcı nam ve hesabına satıcı tarafından yaptırılması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12279 E. 2018/4002 K.
Ortak:nakliyat emtia sigortası · nakliyat sigortası · halefiyet · aktif husumet · taraf ehliyeti · taşıyıcı · fatura · sigorta poliçesi · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının satışını yaptığı ve CIP «teslim» (Navlun ve Sigorta bedeli ödemiş olarak) şekli ile «taşıyıcıya» teslim ettiği emtia açısından nef'i ve «hasar» riskinin alıcı ... firmasına ait olduğu, davacının sigortalısı tarafından emtianın tam bedelinin tahsil edildiği, sigortalı hesaplarında, söz konusu taşıma ile ilgili herhangi bir mal bedeli alacağının kalmadığının saptandığı, taşıma süresince hasar ve «zayi» oluşması halinde tazminat alacaklısının satıcı değil alıcı olması gerektiği, bu nedenle, davacının, «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, alınan «ekspertiz raporu» sonucu bulunan «hasar» bedelinin geçerli bir «sigorta poliçesine» istinaden sigortacı tarafından sigortalıya ödenmesinden sonra davacı ... şirketinin aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Taşımanın yapıldığı tarihte taşımaya konu malın «fatura» bedelini henüz alıcıdan tahsil etmeyen sigortalının «nakliyat sigortası» yaptırmasında «hukuki yararının» bulunduğu da nazara alınmalıdır.
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın birden çok taşıma şeklini ve vasıtasını içerecek şekilde düzenlendiği, davalı şirketin taşıma işini organize eden «taşıma işleri komisyoncusu» olduğu, alacağın sözleşmeye dayalı olduğundan 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davacı ... şirketi tarafından düzenlenen «emtia nakliyat sigorta poliçesine» konu uluslararası satışın, ... satışın bir türü olan CIP satış ve «teslim» şeklinde «ifa» edildiği, CIP satışa göre satıcının, malları kendi belirleyeceği «taşıyıcının» aracına aktarması ile beraber teslim sorumluluğunu yerine getirmiş olacağı, satıcının ayrıca bu satım şeklinde taşıma süresince oluşacak hasarlara karşı nakliye sigortası yaptırmakla zorunlu olduğu, mevcut sigorta poliçesinin bu sorumluluğun bir sonucu olduğu, sigorta «prim» ödemesi kural olarak satıcıya ait olsa da «fatura» kapsamından primin davalıya yansıtıldığı, satıcı emtiayı ilk nakliye aracına tevdi etmiş olmakla sorumluluğunun sona erdiği, nakliye sırasında uğrayacağı «hasar» ve kayıp bedelini sigorta şirketinden talep hakkının alıcı ... ...'ye ait olduğu, davacı ... şirketi tarafından tazminat bedelinin satıcı ...
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Şti’ye ödendiği, bu ödemenin hak sahibi alıcıya yapılmış bir ödeme olmadığından «kanuni halefiyet» hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kanuni halefiyet · teslim şekli · emtia nakliyat sigortası · taşıma işleri komisyoncusu · aktif husumet yokluğu · sigorta tazminatı · karine · münhasırlık
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın birden çok taşıma şeklini ve vasıtasını içerecek şekilde düzenlendiği, davalı şirketin taşıma işini organize eden «taşıma işleri komisyoncusu» olduğu, alacağın sözleşmeye dayalı olduğundan 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davacı ... şirketi tarafından düzenlenen «emtia nakliyat sigorta poliçesine» konu uluslararası satışın, ... satışın bir türü olan CIP satış ve «teslim» şeklinde «ifa» edildiği, CIP satışa göre satıcının, malları kendi belirleyeceği «taşıyıcının» aracına aktarması ile beraber teslim sorumluluğunu yerine getirmiş olacağı, satıcının ayrıca bu satım şeklinde taşıma süresince oluşacak hasarlara karşı nakliye sigortası yaptırmakla zorunlu olduğu, mevcut sigorta poliçesinin bu sorumluluğun bir sonucu olduğu, sigorta «prim» ödemesi kural olarak satıcıya ait olsa da «fatura» kapsamından primin davalıya yansıtıldığı, satıcı emtiayı ilk nakliye aracına tevdi etmiş olmakla sorumluluğunun sona erdiği, nakliye sırasında uğrayacağı «hasar» ve kayıp bedelini sigorta şirketinden talep hakkının alıcı ... ...'ye ait olduğu, davacı ... şirketi tarafından tazminat bedelinin satıcı ...
Şti’ye ödendiği, bu ödemenin hak sahibi alıcıya yapılmış bir ödeme olmadığından «kanuni halefiyet» hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Ancak, uluslar arası taşıma kuralları içerisinde yer alan tanımlamalar ve zaman itibariyle somut olaya da uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1139. maddesinde ifadesini bulmuş olan ... (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
Bu nitelikteki deniz aşırı satış işleminde, satıcının mal bedelini peşin aldığı, aksi ispatlanabilir bir «karine» olarak kabul edilebilirse de, işbu davada, satıcı ile alıcı arasındaki satış türünün ... olmayıp “CIP Satış” (Carriage and Insurance Paid To..) yani “taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş satış” niteliğinde olduğu, taşımanın ise gerek deniz ve gerekse de demiryolu suretiyle yapılmasının kararlaştırıldığı uyuşmazlık dışıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3866 E. 2019/4119 K.
Ortak:sigorta halefiyeti · nakliyat emtia sigortası · halefiyet · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının satışını yaptığı ve CIP «teslim» (Navlun ve Sigorta bedeli ödemiş olarak) şekli ile «taşıyıcıya» teslim ettiği emtia açısından nef'i ve «hasar» riskinin alıcı ... firmasına ait olduğu, davacının sigortalısı tarafından emtianın tam bedelinin tahsil edildiği, sigortalı hesaplarında, söz konusu taşıma ile ilgili herhangi bir mal bedeli alacağının kalmadığının saptandığı, taşıma süresince hasar ve «zayi» oluşması halinde tazminat alacaklısının satıcı değil alıcı olması gerektiği, bu nedenle, davacının, «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bunlar, geçerli bir «sigorta sözleşmesinin» varlığı, sigortacının bu sözleşme kapsamında sigortalıya ödeme yapması ve sigortalının kendine zarar verene karşı dava hakkının bulunmasıdır. (Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku Mal ve Sorumluluk Sigortaları, Turhan Kitabevi, Ankara 2010) Somut olayda, davacının sigortalısı tarafından Özbekistan'daki alıcı firmaya düzenlenen CIP «teslim» şartlı faturanın tarihi 16.05.2012 olup, sigortalının «defterlerinde» bu faturaya karşılık yapılan ödemeler 03.10.2012 ve 04.10.2012 tarihini taşımaktadır.
Bu durumda, alınan «ekspertiz raporu» sonucu bulunan «hasar» bedelinin geçerli bir «sigorta poliçesine» istinaden sigortacı tarafından sigortalıya ödenmesinden sonra davacı ... şirketinin aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaCIP satışta «hasarın» alıcıya geçmesi nedeniyle «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
2-Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Buna göre, «taşıma sözleşmesi» satıcı-gönderici tarafından yapılıp, alıcının taşıma sırasındaki «hasar» riskini karşılayacak «sigorta poliçesinin» de alıcı nam ve hesabına satıcı tarafından yaptırılması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim şekli · riziko · rücuen tazminat · taşıma sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · ticari defter · yasal faiz · ibraz
Benzer bu karardaDosyaya «ibraz» edilen 07/05/2004 tarihli belgede davaya konu emtianın CIP satış suretiyle satıldığı belirtilmiş olup, bu satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmektedir.
Bu durumda mahkemece davalı «taşıyıcının» bu husustaki itirazları da nazara alınarak, ihracaat belgeleri ile banka kayıtlarının getirtilip incelenmesi, gerekirse dava dışı sigortalının «ticari defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle taşımaya konu mal bedellerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı yönünden ise, 22.998,62 TL’nin ödeme tarihi olan 13/09/2004 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davacı vekili ile davalı Ege Tır Transport ve Tic.
2-Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1082 E. 2023/1259 K.
Ortak:aktif husumet ehliyeti · rücuen tahsil · aktif husumet · husumet ehliyeti · zayi · taraf ehliyeti · taşıyıcı · hasar · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının satışını yaptığı ve CIP «teslim» (Navlun ve Sigorta bedeli ödemiş olarak) şekli ile «taşıyıcıya» teslim ettiği emtia açısından nef'i ve «hasar» riskinin alıcı ... firmasına ait olduğu, davacının sigortalısı tarafından emtianın tam bedelinin tahsil edildiği, sigortalı hesaplarında, söz konusu taşıma ile ilgili herhangi bir mal bedeli alacağının kalmadığının saptandığı, taşıma süresince hasar ve «zayi» oluşması halinde tazminat alacaklısının satıcı değil alıcı olması gerektiği, bu nedenle, davacının, «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, alınan «ekspertiz raporu» sonucu bulunan «hasar» bedelinin geçerli bir «sigorta poliçesine» istinaden sigortacı tarafından sigortalıya ödenmesinden sonra davacı ... şirketinin aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi uyarınca sigortalıya ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece 26.04.2016 tarih, 2014/1590 E. ve 2016/349 K. sayılı kararı ile davacının sigortalısının satışını yaptığı ve CIP «teslim» (Navlun ve Sigorta bedeli ödemiş olarak) şekli ile «taşıyıcıya» teslim ettiği emtia açısından nef'i ve «hasar» riskinin alıcı OOO LockBoyoq firmasına ait olduğu, davacının sigortalısı tarafından emtianın tam bedelinin tahsil edildiği, sigortalı hesaplarında, söz konusu taşıma ile ilgili herhangi bir mal bedeli alacağının kalmadığının saptandığı, taşıma süresince hasar ve «zayi» oluşması halinde tazminat alacaklısının satıcı değil alıcı olması gerektiği, bu nedenle, davacının, «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu emtianın demiryolu ile taşınması sırasında «hasar» gördüğü, hasarın eksik ambalajlama ve hatalı istiflemeden kaynaklandığı, dosya içerisinde yer alan tutanağa göre yüklemenin gönderici ve «taşıyıcı» tarafından yapıldığı, emtianın özel niteliği gereği ambalajlama ve istiflemeden «göndericinin sorumlu» olduğu, COTIF-CIM hükümleri gereği vagon hamulesi yükte tespit olunan noksanlık nedeniyle gönderenin zarar sorumlusu olduğu, bu nedenle taşıyıcıya «rücu hakkı» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, «eksik incelemeye» dayandığını, raporun bozma ilamındaki hususlar göz ardı edilerek hazırlandığını, «taşıma sözleşmesine» konu emtiada yükleme sırasında veya yüklemeden önce hasarlı olduğuna ilişkin «ihtirazi kayıt» bulunmadığını, «taşıyıcının» emtiayı hasarsız şekilde aldığının açık olduğunu, davacının sigortalısı şirketin malın «hasara» uğramaması için gerekli tedbirleri aldığını, taşıyıcının yüklemeyi gözetmesi gerektiğini, taşıma sırasında gerekli özen ve dikkati gösterdiğini ve kusurunun bulunmadığını ispatlaması gerektiğini, emtianın «tesliminden» önce aktarma işleminden geçtiğini, hasarın demiryolu taşıması veya aktarma anında gerçekleşmiş olabileceğini, taşıyıcının yükü teslim aldığı andan teslim ettiği an …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gönderici sorumluluğu · sorumluluktan kurtulma · ihtirazi kayıt · müterafik kusur · rücu hakkı · taşıyıcının sorumluluğu · taşıma sözleşmesi · rücu
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu emtianın demiryolu ile taşınması sırasında «hasar» gördüğü, hasarın eksik ambalajlama ve hatalı istiflemeden kaynaklandığı, dosya içerisinde yer alan tutanağa göre yüklemenin gönderici ve «taşıyıcı» tarafından yapıldığı, emtianın özel niteliği gereği ambalajlama ve istiflemeden «göndericinin sorumlu» olduğu, COTIF-CIM hükümleri gereği vagon hamulesi yükte tespit olunan noksanlık nedeniyle gönderenin zarar sorumlusu olduğu, bu nedenle taşıyıcıya «rücu hakkı» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, «eksik incelemeye» dayandığını, raporun bozma ilamındaki hususlar göz ardı edilerek hazırlandığını, «taşıma sözleşmesine» konu emtiada yükleme sırasında veya yüklemeden önce hasarlı olduğuna ilişkin «ihtirazi kayıt» bulunmadığını, «taşıyıcının» emtiayı hasarsız şekilde aldığının açık olduğunu, davacının sigortalısı şirketin malın «hasara» uğramaması için gerekli tedbirleri aldığını, taşıyıcının yüklemeyi gözetmesi gerektiğini, taşıma sırasında gerekli özen ve dikkati gösterdiğini ve kusurunun bulunmadığını ispatlaması gerektiğini, emtianın «tesliminden» önce aktarma işleminden geçtiğini, hasarın demiryolu taşıması veya aktarma anında gerçekleşmiş olabileceğini, taşıyıcının yükü teslim aldığı andan teslim ettiği an …
Aynı maddenin «sorumluluktan kurtulmayı» içeren üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde de “b) Ambalajlanmadığı veya kötü ambalajlandığında, türleri gereği kayıp veya «hasar» tehlikesine maruz olan eşyalar için, ambalaj yokluğu veya «kusuru»; c) Eşyaların gönderici tarafından yüklenmesi veya alıcı tarafından boşaltılması” şeklinde hüküm bulunmakta, bu durumlarda «taşıyıcının sorumluluğuna» gidilemeyeceği belirtilmektedir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ... şirketince kendi sigortalısına «hasar» bedeli olarak tazmin edilen bedelden davalıya «rücu» edebileceği bir miktarın bulunup bulunmadığına ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6589 E. 2010/6595 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · gerçek zarar · kusur oranı · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta ise mahkemece davacı Garanti Hesabı’nın davadan önce dava dışı hak sahiplerine ödemede bulunurken yaptırdığı aktüer hesabıyla yetinilmiş ve davacının yaptığı ödemenin tamamının «kusur oranına» göre davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının dava dışı hak sahiplerine ödemesi gereken “«gerçek zarar»” miktarı belirlenmeden, «eksik incelemeye» dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ancak dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Garanti Hesabı, sorumluluğu kapsamında olan ve 2918 Sayılı KTK.’nun 108. maddesinde sayılan hallerden birinin gerçekleşmesi durumunda, ancak üçüncü kişilerin uğradığı “«gerçek zararı»” karşılayacaktır (Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku, 6.bası, s:856).
-
Tazminat | Meblağların ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15161 E. 2017/2587 K.
Ortak:nakliyat sigortası · halefiyet · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · fatura · sigorta poliçesi · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda, alınan «ekspertiz raporu» sonucu bulunan «hasar» bedelinin geçerli bir «sigorta poliçesine» istinaden sigortacı tarafından sigortalıya ödenmesinden sonra davacı ... şirketinin aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının satışını yaptığı ve CIP «teslim» (Navlun ve Sigorta bedeli ödemiş olarak) şekli ile «taşıyıcıya» teslim ettiği emtia açısından nef'i ve «hasar» riskinin alıcı ... firmasına ait olduğu, davacının sigortalısı tarafından emtianın tam bedelinin tahsil edildiği, sigortalı hesaplarında, söz konusu taşıma ile ilgili herhangi bir mal bedeli alacağının kalmadığının saptandığı, taşıma süresince hasar ve «zayi» oluşması halinde tazminat alacaklısının satıcı değil alıcı olması gerektiği, bu nedenle, davacının, «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taşımanın yapıldığı tarihte taşımaya konu malın «fatura» bedelini henüz alıcıdan tahsil etmeyen sigortalının «nakliyat sigortası» yaptırmasında «hukuki yararının» bulunduğu da nazara alınmalıdır.
Benzer bu karardaŞti'nin alıcı tarafa düzenlediği «fatura» bedelini alıcıdan tahsil ettiği ve dava konusu edilebilecek bir zarara uğramadığı, davacının kanuni halef sıfatını haiz olmadığı, dolayısıyla davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bozmaya uyulduktan sonra mahkemece davada davacının kanuni halef sıfatını haiz olmadığı ve dolayısıyla davacının «aktif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cif satış · açık hesap · cari hesap ekstresi · rücuan tazminat · aktif husumet yokluğu · cari hesap · ticari defter kayıtları · husumet yokluğu
Benzer bu karardaŞti'nin alıcı tarafa düzenlediği «fatura» bedelini alıcıdan tahsil ettiği ve dava konusu edilebilecek bir zarara uğramadığı, davacının kanuni halef sıfatını haiz olmadığı, dolayısıyla davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, " davacı tarafça «hasara» uğrayan 18 soğutucudan 12 adedinin bedelinin tahsil edilmediği iddia edilmiş olup, bu doğrultuda dosyaya «cari hesap ekstresi» delil olarak sunulmuştur.
Şti isimli satıcı şirketin 2006 ve 2007 hesap dönemleri kayıtlarının incelenmesinde tarafların «açık hesap» şeklinde çalıştığı, dava dışı satıcı ...
Şti. tarafından alıcıya düzenlenen ve inceleme konusu 21/07/2006 tarih, 734010 sıra numaralı faturanın «ticari defterlerde kayıtlı» olduğu, alıcı tarafın ödemelerinin «fatura» bazında olmadığı, muhtelif tarihlerde ve muhtelif tutarlarda ödemelerden oluştuğu, söz konusu fatura tarihinden sonra alıcı tarafa mal satışı yapılarak fatura düze …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13695 E. , 2018/4957 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/04/2016 tarih ve 2014/1590-2016/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı olan ... Mad. İth. San. ve Tic. A.Ş.'nin ...Servis firmasına sattığı 265 kap kimyasal maddenin Türkiye-Özbekistan taşımasının davalı tarafından yapıldığını, taşımanın Ukrayna'ya kadar gemi, ardından tren ile gerçekleştirildiğini, vagon kapakları açıldığında 2 varil ve 2 ... tankının delindiğinin görüldüğünü, eksilen emtia için müvekkilinin sigortalıya 10.668,81 TL ödeme yaptığını, rucuen tahsil için davalı aleyhine başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, emtianın, sigortalının çalışanı tarafından vagona yüklendiğini, müvekkilinin sadece taşımayı organize ettiğini, vagon taşımacılığında, taşıyıcının vagona nezaret etme şansının bulunmadığını, itirazın üzerinden 3 yıl sonra açılan davanın usul ve yasaya uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının satışını yaptığı ve CIP teslim (Navlun ve Sigorta bedeli ödemiş olarak) şekli ile taşıyıcıya teslim ettiği emtia açısından nef'i ve hasar riskinin alıcı ... firmasına ait olduğu, davacının sigortalısı tarafından emtianın tam bedelinin tahsil edildiği, sigortalı hesaplarında, söz konusu taşıma ile ilgili herhangi bir mal bedeli alacağının kalmadığının saptandığı, taşıma süresince hasar ve zayi oluşması halinde tazminat alacaklısının satıcı değil alıcı olması gerektiği, bu nedenle, davacının, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi uyarınca sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı tarafından taşınan kimyevi maddelerin taşıma esnasında varil ve tankların delinmesiyle kısmen zayi olduğunu, emtianın alıcısına eksik teslim edildiğini ileri sürerek ödediği tazminatın rücuen tahsili için takip başlatmıştır.
Sigortacının halefiyet hakkının doğması için 3 şartın gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlar, geçerli bir sigorta sözleşmesinin varlığı, sigortacının bu sözleşme kapsamında sigortalıya ödeme yapması ve sigortalının kendine zarar verene karşı dava hakkının bulunmasıdır. (Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku Mal ve Sorumluluk Sigortaları, Turhan Kitabevi, Ankara 2010)
Somut olayda, davacının sigortalısı tarafından Özbekistan'daki alıcı firmaya düzenlenen CIP teslim şartlı faturanın tarihi 16.05.2012 olup, sigortalının defterlerinde bu faturaya karşılık yapılan ödemeler 03.10.2012 ve 04.10.2012 tarihini taşımaktadır. Bu tarihlerde alıcı tarafından yapılan ödemelerin bir kısmının dava konusu taşımaya ilişkin fatura bedeline karşılık kaydedildiği, bir kısmının da alınan avanslar hesabına virman edildiği sigortalının defterlerinden anlaşılmaktadır. Taşımanın yapıldığı tarihte taşımaya konu malın fatura bedelini henüz alıcıdan tahsil etmeyen sigortalının nakliyat sigortası yaptırmasında hukuki yararının bulunduğu da nazara alınmalıdır. Bu durumda, alınan ekspertiz raporu sonucu bulunan hasar bedelinin geçerli bir sigorta poliçesine istinaden sigortacı tarafından sigortalıya ödenmesinden sonra davacı ...
şirketinin aktif dava ehliyetinin bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/06/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava; nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen davanın reddi kararı Daire çoğunluğunca bozulmuştur.
TTK'nın 1459. maddesine göre sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder. TTK'nın 1472. maddesine göre de; sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde ödediği bedel kadar sigortalısının haklarına hedef olur. Aynı maddenin 2. fıkrası gereğince ise, sigortalının sigortacıya geçen hakları ihlal edici şekilde davranması durumunda, sigortacıya karşı sorumlu olur.
Bu düzenlemeler gözetildiğinde, davacının sigortalısı, taşıma nedeniyle eksik teslim edilen malların bedeli de dahil olmak üzere tüm mal bedelini alıcıdan aldığına göre; taşımadan dolayı henüz bir zararı oluşmamıştır. Bu durumda davacının tazminat ödemesi TTK'nın 1459. maddesi kapsamında bir ödeme değildir. Olsa olsa hatır ödemesidir. Bu nedenle TTK'nın 1472. maddesi kapsamında sigortalının halefi konumuda sözkonusu değildir.
O halde mahkemenin ret kararı usul ve yasaya uygun olduğundan onanması gerekirken sayın Daire çoğunluğunun bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/430890200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz