Rücü tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12279 E. 2018/4002 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanuni halefiyet↗ teslim şekli↗ emtia nakliyat sigortası↗ taşıma işleri komisyoncusu↗ komisyon alacağı↗ nakliyat emtia sigortası↗ nakliyat sigortası↗ aktif husumet yokluğu↗ halefiyet↗ sigorta tazminatı↗ karine↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ münhasırlık↗ rücuen tazminat↗ ek prim↗ ifa↗ komisyon↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ fatura↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ zamanaşımı↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın birden çok taşıma şeklini ve vasıtasını içerecek şekilde düzenlendiği, davalı şirketin taşıma işini organize eden taşıma işleri komisyoncusu olduğu, alacağın sözleşmeye dayalı olduğundan 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davacı ... şirketi tarafından düzenlenen emtia nakliyat sigorta poliçesine konu uluslararası satışın, ... satışın bir türü olan CIP satış ve teslim şeklinde ifa edildiği, CIP satışa göre satıcının, malları kendi belirleyeceği taşıyıcının aracına aktarması ile beraber teslim sorumluluğunu yerine getirmiş olacağı, satıcının ayrıca bu satım şeklinde taşıma süresince oluşacak hasarlara karşı nakliye sigortası yaptırmakla zorunlu olduğu, mevcut sigorta poliçesinin bu sorumluluğun bir sonucu olduğu, sigorta prim ödemesi kural olarak satıcıya ait olsa da fatura kapsamından primin davalıya yansıtıldığı, satıcı emtiayı ilk nakliye aracına tevdi etmiş olmakla sorumluluğunun sona erdiği, nakliye sırasında uğrayacağı hasar ve kayıp bedelini sigorta şirketinden talep hakkının alıcı ... ...'ye ait olduğu, davacı ... şirketi tarafından tazminat bedelinin satıcı ... Dış Tic. Ltd. Şti’ye ödendiği, bu ödemenin hak sahibi alıcıya yapılmış bir ödeme olmadığından kanuni halefiyet hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, uluslar arası taşıma kuralları içerisinde yer alan tanımlamalar ve zaman itibariyle somut olaya da uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1139. maddesinde ifadesini bulmuş olan ... (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmekte olup münhasıran deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir. Bu nitelikteki deniz aşırı satış işleminde, satıcının mal bedelini peşin aldığı, aksi ispatlanabilir bir karine olarak kabul edilebilirse de, işbu davada, satıcı ile alıcı arasındaki satış türünün ... olmayıp “CIP Satış” (Carriage and Insurance Paid To..) yani “taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş satış” niteliğinde olduğu, taşımanın ise gerek deniz ve gerekse de demiryolu suretiyle yapılmasının kararlaştırıldığı uyuşmazlık dışıdır. Bu durumda, davadışı satıcının mal bedelini aldığının kural olarak kabulü mümkün olmayıp davacı sigortacı da, tazminat ödemesinde bulunduğu satıcının mal bedelini henüz almadığını, dava konusu eksik teslim edilen mal bedelinin tahsil edilmediğini belirtmektedir. Dosya kapsamı uyarınca, davalının bu durumun aksini iddia ve ispat ettiğinden söz edilemez. Her iki satış türünde de, mal alıcıya yükleme anında teslim edilmiş sayılacak ise de, satıcının mal bedelini tahsil edememiş olması halinde, mal üzerinde menfaati devam etmekte olup bu durumda satıcıya teslimde eksik çıkan mal bedeli nedeniyle ödeme yapan davacı ... şirketinin bu davayı açmasının mümkün bulunduğunun kabulü gerekir. Şu halde, mahkemece, satış türü konusunda yanılgıya düşülmek ve sadece yükleme suretiyle mal üzerindeki tasarruf ve sigorta tazminatını talep hakkının alıcıya ait olduğu kabul edilmek suretiyle eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/427 E. 2013/2407 K.
Ortak:teslim şekli · nakliyat sigortası · halefiyet · rücuen tazminat · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın birden çok taşıma şeklini ve vasıtasını içerecek şekilde düzenlendiği, davalı şirketin taşıma işini organize eden «taşıma işleri komisyoncusu» olduğu, alacağın sözleşmeye dayalı olduğundan 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davacı ... şirketi tarafından düzenlenen «emtia nakliyat sigorta poliçesine» konu uluslararası satışın, ... satışın bir türü olan CIP satış ve «teslim» şeklinde «ifa» edildiği, CIP satışa göre satıcının, malları kendi belirleyeceği «taşıyıcının» aracına aktarması ile beraber teslim sorumluluğunu yerine getirmiş olacağı, satıcının ayrıca bu satım şeklinde taşıma süresince oluşacak hasarlara karşı nakliye sigortası yaptırmakla zorunlu olduğu, mevcut sigorta poliçesinin bu sorumluluğun bir sonucu olduğu, sigorta «prim» ödemesi kural olarak satıcıya ait olsa da «fatura» kapsamından primin davalıya yansıtıldığı, satıcı emtiayı ilk nakliye aracına tevdi etmiş olmakla sorumluluğunun sona erdiği, nakliye sırasında uğrayacağı «hasar» ve kayıp bedelini sigorta şirketinden talep hakkının alıcı ... ...'ye ait olduğu, davacı ... şirketi tarafından tazminat bedelinin satıcı ...
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, uluslar arası taşıma kuralları içerisinde yer alan tanımlamalar ve zaman itibariyle somut olaya da uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1139. maddesinde ifadesini bulmuş olan ... (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
Benzer bu kararda1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» davaya konu kiraz emtiasını usulüne uygun olarak +... derecede taşıması gerekirken +8-9 derecede taşıdığı, bu nedenle taşınan emtianın «hasara» uğradığı, meydana gelen hasardan davalı taşıyıcı ile bu taşımayı sigorta eden diğer davalının sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ....252,81 EURO'nun fiili ödeme günündeki T.C.
Davaya konu kiraz emtiası CIP satış suretiyle satılmış olup, bu satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta halefiyeti · riziko · taşıma sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davalıların, davacının sigortalısına mal bedellerinin ödendiği yönündeki savunması da gözetilerek gerekirse dava dışı sigortalının «ticari defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle taşımaya konu mal bedellerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
CIP satışta «hasarın» alıcıya geçmesi nedeniyle «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Buna göre, «taşıma sözleşmesi» satıcı-gönderici tarafından yapılıp, alıcının taşıma sırasındaki «hasar» riskini karşılayacak «sigorta poliçesinin» de alıcı nam ve hesabına satıcı tarafından yaptırılması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4993 E. 2020/3604 K.
Ortak:teslim şekli · nakliyat emtia sigortası · münhasırlık · rücuen tazminat · komisyon · fatura · sigorta poliçesi · hasar · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın birden çok taşıma şeklini ve vasıtasını içerecek şekilde düzenlendiği, davalı şirketin taşıma işini organize eden «taşıma işleri komisyoncusu» olduğu, alacağın sözleşmeye dayalı olduğundan 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davacı ... şirketi tarafından düzenlenen «emtia nakliyat sigorta poliçesine» konu uluslararası satışın, ... satışın bir türü olan CIP satış ve «teslim» şeklinde «ifa» edildiği, CIP satışa göre satıcının, malları kendi belirleyeceği «taşıyıcının» aracına aktarması ile beraber teslim sorumluluğunu yerine getirmiş olacağı, satıcının ayrıca bu satım şeklinde taşıma süresince oluşacak hasarlara karşı nakliye sigortası yaptırmakla zorunlu olduğu, mevcut sigorta poliçesinin bu sorumluluğun bir sonucu olduğu, sigorta «prim» ödemesi kural olarak satıcıya ait olsa da «fatura» kapsamından primin davalıya yansıtıldığı, satıcı emtiayı ilk nakliye aracına tevdi etmiş olmakla sorumluluğunun sona erdiği, nakliye sırasında uğrayacağı «hasar» ve kayıp bedelini sigorta şirketinden talep hakkının alıcı ... ...'ye ait olduğu, davacı ... şirketi tarafından tazminat bedelinin satıcı ...
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, uluslar arası taşıma kuralları içerisinde yer alan tanımlamalar ve zaman itibariyle somut olaya da uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1139. maddesinde ifadesini bulmuş olan ... (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
CIF (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · konişmento · lehdar · hakem kararı · sigorta sözleşmesi · riziko · hukuki yarar · geçersizlik
Benzer bu karardaŞu halde, taşınan emtianın yükleme limanında alıcıya «teslim» edildiği ve CIF satış bedelinin de tahsil edilmiş olduğu kabul edildiğinde satıcı gönderenin «lehdarı» da kendisi olan bir «sigorta sözleşmesi» yaptırmakta «hukuki yararının» bulunmayacağı dikkate alınarak; «hakem» heyetince öncelikle yabancı dildeki «konişmento», «fatura» ve sair evraklar tercüme ettirilip anılan belgeler üzerinde yukarıda açıklanan doğrultuda sigorta sözleşmesinin geçerliliği hususu üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 1408. maddesi gereğince «sigorta sözleşmesinin» yapılması anında, «sigortalanan menfaat» mevcut değilse, sigorta sözleşmesi «geçersiz» sayılacaktır.
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3866 E. 2019/4119 K.
Ortak:teslim şekli · nakliyat emtia sigortası · halefiyet · rücuen tazminat · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın birden çok taşıma şeklini ve vasıtasını içerecek şekilde düzenlendiği, davalı şirketin taşıma işini organize eden «taşıma işleri komisyoncusu» olduğu, alacağın sözleşmeye dayalı olduğundan 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davacı ... şirketi tarafından düzenlenen «emtia nakliyat sigorta poliçesine» konu uluslararası satışın, ... satışın bir türü olan CIP satış ve «teslim» şeklinde «ifa» edildiği, CIP satışa göre satıcının, malları kendi belirleyeceği «taşıyıcının» aracına aktarması ile beraber teslim sorumluluğunu yerine getirmiş olacağı, satıcının ayrıca bu satım şeklinde taşıma süresince oluşacak hasarlara karşı nakliye sigortası yaptırmakla zorunlu olduğu, mevcut sigorta poliçesinin bu sorumluluğun bir sonucu olduğu, sigorta «prim» ödemesi kural olarak satıcıya ait olsa da «fatura» kapsamından primin davalıya yansıtıldığı, satıcı emtiayı ilk nakliye aracına tevdi etmiş olmakla sorumluluğunun sona erdiği, nakliye sırasında uğrayacağı «hasar» ve kayıp bedelini sigorta şirketinden talep hakkının alıcı ... ...'ye ait olduğu, davacı ... şirketi tarafından tazminat bedelinin satıcı ...
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, uluslar arası taşıma kuralları içerisinde yer alan tanımlamalar ve zaman itibariyle somut olaya da uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1139. maddesinde ifadesini bulmuş olan ... (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Dosyaya «ibraz» edilen 07/05/2004 tarihli belgede davaya konu emtianın CIP satış suretiyle satıldığı belirtilmiş olup, bu satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmektedir.
Buna göre, «taşıma sözleşmesi» satıcı-gönderici tarafından yapılıp, alıcının taşıma sırasındaki «hasar» riskini karşılayacak «sigorta poliçesinin» de alıcı nam ve hesabına satıcı tarafından yaptırılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta halefiyeti · riziko · taşıma sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · ticari defter · yasal faiz · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davalı «taşıyıcının» bu husustaki itirazları da nazara alınarak, ihracaat belgeleri ile banka kayıtlarının getirtilip incelenmesi, gerekirse dava dışı sigortalının «ticari defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle taşımaya konu mal bedellerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
CIP satışta «hasarın» alıcıya geçmesi nedeniyle «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı yönünden ise, 22.998,62 TL’nin ödeme tarihi olan 13/09/2004 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davacı vekili ile davalı Ege Tır Transport ve Tic.
Dosyaya «ibraz» edilen 07/05/2004 tarihli belgede davaya konu emtianın CIP satış suretiyle satıldığı belirtilmiş olup, bu satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmektedir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5965 E. 2018/116 K.
Ortak:halefiyet · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın birden çok taşıma şeklini ve vasıtasını içerecek şekilde düzenlendiği, davalı şirketin taşıma işini organize eden «taşıma işleri komisyoncusu» olduğu, alacağın sözleşmeye dayalı olduğundan 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davacı ... şirketi tarafından düzenlenen «emtia nakliyat sigorta poliçesine» konu uluslararası satışın, ... satışın bir türü olan CIP satış ve «teslim» şeklinde «ifa» edildiği, CIP satışa göre satıcının, malları kendi belirleyeceği «taşıyıcının» aracına aktarması ile beraber teslim sorumluluğunu yerine getirmiş olacağı, satıcının ayrıca bu satım şeklinde taşıma süresince oluşacak hasarlara karşı nakliye sigortası yaptırmakla zorunlu olduğu, mevcut sigorta poliçesinin bu sorumluluğun bir sonucu olduğu, sigorta «prim» ödemesi kural olarak satıcıya ait olsa da «fatura» kapsamından primin davalıya yansıtıldığı, satıcı emtiayı ilk nakliye aracına tevdi etmiş olmakla sorumluluğunun sona erdiği, nakliye sırasında uğrayacağı «hasar» ve kayıp bedelini sigorta şirketinden talep hakkının alıcı ... ...'ye ait olduğu, davacı ... şirketi tarafından tazminat bedelinin satıcı ...
Şti’ye ödendiği, bu ödemenin hak sahibi alıcıya yapılmış bir ödeme olmadığından «kanuni halefiyet» hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye göre satıcının malı «tesliminden» sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil, alıcı olduğu, satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelini alıcı firmadan tahsil ettiği, alıcının malların tamamının bedelini ödemek zorunda olduğu, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin «bağış» niteliğinde olduğu, sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, menfaati sigortalanan alıcı firmanın sigortaya müracaat ederek «hasar» bedelini talep edebileceği, alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.
Dava, emtia nakliye «sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağış · rücuen tazmin · mutlak ticari dava · rücu · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye göre satıcının malı «tesliminden» sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil, alıcı olduğu, satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelini alıcı firmadan tahsil ettiği, alıcının malların tamamının bedelini ödemek zorunda olduğu, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin «bağış» niteliğinde olduğu, sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, menfaati sigortalanan alıcı firmanın sigortaya müracaat ederek «hasar» bedelini talep edebileceği, alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.
Dava, emtia nakliye «sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Dava tarihi olan 28.11.2012’de yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddesi uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla «görevlidir».
Dava konusu uyuşmazlık niteliği itibariyle «mutlak ticari» davadır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13695 E. 2018/4957 K.
Ortak:nakliyat emtia sigortası · nakliyat sigortası · halefiyet · aktif husumet · taraf ehliyeti · taşıyıcı · fatura · sigorta poliçesi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın birden çok taşıma şeklini ve vasıtasını içerecek şekilde düzenlendiği, davalı şirketin taşıma işini organize eden «taşıma işleri komisyoncusu» olduğu, alacağın sözleşmeye dayalı olduğundan 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davacı ... şirketi tarafından düzenlenen «emtia nakliyat sigorta poliçesine» konu uluslararası satışın, ... satışın bir türü olan CIP satış ve «teslim» şeklinde «ifa» edildiği, CIP satışa göre satıcının, malları kendi belirleyeceği «taşıyıcının» aracına aktarması ile beraber teslim sorumluluğunu yerine getirmiş olacağı, satıcının ayrıca bu satım şeklinde taşıma süresince oluşacak hasarlara karşı nakliye sigortası yaptırmakla zorunlu olduğu, mevcut sigorta poliçesinin bu sorumluluğun bir sonucu olduğu, sigorta «prim» ödemesi kural olarak satıcıya ait olsa da «fatura» kapsamından primin davalıya yansıtıldığı, satıcı emtiayı ilk nakliye aracına tevdi etmiş olmakla sorumluluğunun sona erdiği, nakliye sırasında uğrayacağı «hasar» ve kayıp bedelini sigorta şirketinden talep hakkının alıcı ... ...'ye ait olduğu, davacı ... şirketi tarafından tazminat bedelinin satıcı ...
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Şti’ye ödendiği, bu ödemenin hak sahibi alıcıya yapılmış bir ödeme olmadığından «kanuni halefiyet» hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının satışını yaptığı ve CIP «teslim» (Navlun ve Sigorta bedeli ödemiş olarak) şekli ile «taşıyıcıya» teslim ettiği emtia açısından nef'i ve «hasar» riskinin alıcı ... firmasına ait olduğu, davacının sigortalısı tarafından emtianın tam bedelinin tahsil edildiği, sigortalı hesaplarında, söz konusu taşıma ile ilgili herhangi bir mal bedeli alacağının kalmadığının saptandığı, taşıma süresince hasar ve «zayi» oluşması halinde tazminat alacaklısının satıcı değil alıcı olması gerektiği, bu nedenle, davacının, «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, alınan «ekspertiz raporu» sonucu bulunan «hasar» bedelinin geçerli bir «sigorta poliçesine» istinaden sigortacı tarafından sigortalıya ödenmesinden sonra davacı ... şirketinin aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Taşımanın yapıldığı tarihte taşımaya konu malın «fatura» bedelini henüz alıcıdan tahsil etmeyen sigortalının «nakliyat sigortası» yaptırmasında «hukuki yararının» bulunduğu da nazara alınmalıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:virman · eksper raporu · aktif husumet ehliyeti · rücuen tahsil · husumet ehliyeti · sigorta sözleşmesi · zayi · icra takibine itiraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının satışını yaptığı ve CIP «teslim» (Navlun ve Sigorta bedeli ödemiş olarak) şekli ile «taşıyıcıya» teslim ettiği emtia açısından nef'i ve «hasar» riskinin alıcı ... firmasına ait olduğu, davacının sigortalısı tarafından emtianın tam bedelinin tahsil edildiği, sigortalı hesaplarında, söz konusu taşıma ile ilgili herhangi bir mal bedeli alacağının kalmadığının saptandığı, taşıma süresince hasar ve «zayi» oluşması halinde tazminat alacaklısının satıcı değil alıcı olması gerektiği, bu nedenle, davacının, «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, alınan «ekspertiz raporu» sonucu bulunan «hasar» bedelinin geçerli bir «sigorta poliçesine» istinaden sigortacı tarafından sigortalıya ödenmesinden sonra davacı ... şirketinin aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi uyarınca sigortalıya ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı tarafından taşınan kimyevi maddelerin taşıma esnasında varil ve tankların delinmesiyle kısmen «zayi» olduğunu, emtianın alıcısına eksik «teslim» edildiğini ileri sürerek ödediği tazminatın «rücuen tahsili» için takip başlatmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7756 E. 2021/5053 K.
Ortak:teslim şekli · münhasırlık · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın birden çok taşıma şeklini ve vasıtasını içerecek şekilde düzenlendiği, davalı şirketin taşıma işini organize eden «taşıma işleri komisyoncusu» olduğu, alacağın sözleşmeye dayalı olduğundan 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davacı ... şirketi tarafından düzenlenen «emtia nakliyat sigorta poliçesine» konu uluslararası satışın, ... satışın bir türü olan CIP satış ve «teslim» şeklinde «ifa» edildiği, CIP satışa göre satıcının, malları kendi belirleyeceği «taşıyıcının» aracına aktarması ile beraber teslim sorumluluğunu yerine getirmiş olacağı, satıcının ayrıca bu satım şeklinde taşıma süresince oluşacak hasarlara karşı nakliye sigortası yaptırmakla zorunlu olduğu, mevcut sigorta poliçesinin bu sorumluluğun bir sonucu olduğu, sigorta «prim» ödemesi kural olarak satıcıya ait olsa da «fatura» kapsamından primin davalıya yansıtıldığı, satıcı emtiayı ilk nakliye aracına tevdi etmiş olmakla sorumluluğunun sona erdiği, nakliye sırasında uğrayacağı «hasar» ve kayıp bedelini sigorta şirketinden talep hakkının alıcı ... ...'ye ait olduğu, davacı ... şirketi tarafından tazminat bedelinin satıcı ...
Ancak, uluslar arası taşıma kuralları içerisinde yer alan tanımlamalar ve zaman itibariyle somut olaya da uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1139. maddesinde ifadesini bulmuş olan ... (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
Bu durumda, davadışı satıcının mal bedelini aldığının kural olarak kabulü mümkün olmayıp davacı sigortacı da, tazminat ödemesinde bulunduğu satıcının mal bedelini henüz almadığını, dava konusu eksik «teslim» edilen mal bedelinin tahsil edilmediğini belirtmektedir.
Benzer bu karardaCIF (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu malların İzmir'e geldiği ancak, «konşimentolarda» dava dışı «taşıyıcı» firma tarafından, varış «ihbarının» dava dışı Continental Kimya San. ve Dış Tic.
A.Ş. firmasına yapıldığı, davalıya malların ulaştığı davacı tarafından 15.10.2008 tarihli faksla bildirildiği, «konşimento», eşya faturaları ve «satış sözleşmesine» göre, süresinde yükleme yapılan malların, İzmir limanına ulaştığının davalıya bildirilmesine karşın malların «teslim» alınmadığı, davacının davalıdan antrepo, gümrük, nakliye «masraflarını» talep edebileceği buna göre 26.06.2008 tarihli sözleşme için daha önce belirtilen 7.133.40 USD ve ayrıca 13.277,38 TL'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 7.830,95 USD, 29.07.2008 tarihli sözleşme için ise 844,00 USD ve ayrıca 2.684,48 TL'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 1.583,29 USD olmak üzere toplam olarak 17.391,64 USD olduğu, davacının elinde kalan malları maliyet fiyatına satmasından dolayı meydana gelen zararının bulunmadığı ve bu hususun ispatlanamadığı, karşı dava yönünden ise, taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğinden, davalı - karşı davacı tarafından ön ödeme olarak transfer ettiği 46.410,00 USD'nin karşılıksız kaldığı, davacı - karşı davalının belirtilen miktar kadar «sebepsiz zenginleştiği», 26.025,50 USD'nin ise sadece karşı davacı «defterlerinde» kayıtlı olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, dolayısıyla lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, başka da delil sunulmadığı, bu haliyle talebinin ispatl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans ödemesi · geç teslim · dürüstlük kuralına aykırılık · konşimento · satış sözleşmesi · sigorta sözleşmesi · riziko · satım sözleşmesi
Benzer bu karardaA.Ş. firmasına yapıldığı, davalıya malların ulaştığı davacı tarafından 15.10.2008 tarihli faksla bildirildiği, «konşimento», eşya faturaları ve «satış sözleşmesine» göre, süresinde yükleme yapılan malların, İzmir limanına ulaştığının davalıya bildirilmesine karşın malların «teslim» alınmadığı, davacının davalıdan antrepo, gümrük, nakliye «masraflarını» talep edebileceği buna göre 26.06.2008 tarihli sözleşme için daha önce belirtilen 7.133.40 USD ve ayrıca 13.277,38 TL'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 7.830,95 USD, 29.07.2008 tarihli sözleşme için ise 844,00 USD ve ayrıca 2.684,48 TL'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 1.583,29 USD olmak üzere toplam olarak 17.391,64 USD olduğu, davacının elinde kalan malları maliyet fiyatına satmasından dolayı meydana gelen zararının bulunmadığı ve bu hususun ispatlanamadığı, karşı dava yönünden ise, taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğinden, davalı - karşı davacı tarafından ön ödeme olarak transfer ettiği 46.410,00 USD'nin karşılıksız kaldığı, davacı - karşı davalının belirtilen miktar kadar «sebepsiz zenginleştiği», 26.025,50 USD'nin ise sadece karşı davacı «defterlerinde» kayıtlı olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, dolayısıyla lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, başka da delil sunulmadığı, bu haliyle talebinin ispatl …
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
Dolayısıyla davacının 12.11.2008 tarihli mal bedellerinin ödenmesine yönelik ihtarından sonra davalının 01.12.2008 tarihli «ihtarnamesiyle» «geç teslimden» dolayı sözleşmeyi feshetmesi TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil etmektedir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu malların İzmir'e geldiği ancak, «konşimentolarda» dava dışı «taşıyıcı» firma tarafından, varış «ihbarının» dava dışı Continental Kimya San. ve Dış Tic.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12279 E. , 2018/4002 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/03/2016 tarih ve 2014/1319-2016/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince ... Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından satılan 4144 adet araç lastiğinin nakliye rizikolarına karşı sigorta güvencesi altına alındığını, araç lastiklerinin 797 adedinin varış yerinde yapılan muayene sonucunda çalındığının tespit edildiğini, çalınan 797 adet lastik emtiası için 50.580,18 USD ziya bedelinin sigortalıya ödendiğini ve 02/07/2012 tarihli ibraname alındığını iddia ederek 90.386,78 TL'nin sigortalıya ödendiği 02/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, taşımanın önce deniz yolu devamında ise demiryolu kullanılarak gerçekleştirildiğini, hasarın demiryolları idaresinin sorumluluğunda olduğunu, hasar bildiriminin süresinde yapılmadığını, prosedüre uyulmadığını, müvekkilinin tüm sorumlulukları gereği gibi yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın birden çok taşıma şeklini ve vasıtasını içerecek şekilde düzenlendiği, davalı şirketin taşıma işini organize eden taşıma işleri komisyoncusu olduğu, alacağın sözleşmeye dayalı olduğundan 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davacı ... şirketi tarafından düzenlenen emtia nakliyat sigorta poliçesine konu uluslararası satışın, ... satışın bir türü olan CIP satış ve teslim şeklinde ifa edildiği, CIP satışa göre satıcının, malları kendi belirleyeceği taşıyıcının aracına aktarması ile beraber teslim sorumluluğunu yerine getirmiş olacağı, satıcının ayrıca bu satım şeklinde taşıma süresince oluşacak hasarlara karşı nakliye sigortası yaptırmakla zorunlu olduğu, mevcut sigorta poliçesinin bu sorumluluğun bir sonucu olduğu, sigorta prim ödemesi kural olarak satıcıya ait olsa da fatura kapsamından primin davalıya yansıtıldığı, satıcı emtiayı ilk nakliye aracına tevdi etmiş olmakla sorumluluğunun sona erdiği, nakliye sırasında uğrayacağı hasar ve kayıp bedelini sigorta şirketinden talep hakkının alıcı ...
...'ye ait olduğu, davacı ... şirketi tarafından tazminat bedelinin satıcı ... Dış Tic. Ltd. Şti’ye ödendiği, bu ödemenin hak sahibi alıcıya yapılmış bir ödeme olmadığından kanuni halefiyet hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, uluslar arası taşıma kuralları içerisinde yer alan tanımlamalar ve zaman itibariyle somut olaya da uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1139. maddesinde ifadesini bulmuş olan ... (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmekte olup münhasıran deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir. Bu nitelikteki deniz aşırı satış işleminde, satıcının mal bedelini peşin aldığı, aksi ispatlanabilir bir karine olarak kabul edilebilirse de, işbu davada, satıcı ile alıcı arasındaki satış türünün ...
olmayıp “CIP Satış” (Carriage and Insurance Paid To..) yani “taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş satış” niteliğinde olduğu, taşımanın ise gerek deniz ve gerekse de demiryolu suretiyle yapılmasının kararlaştırıldığı uyuşmazlık dışıdır. Bu durumda, davadışı satıcının mal bedelini aldığının kural olarak kabulü mümkün olmayıp davacı sigortacı da, tazminat ödemesinde bulunduğu satıcının mal bedelini henüz almadığını, dava konusu eksik teslim edilen mal bedelinin tahsil edilmediğini belirtmektedir. Dosya kapsamı uyarınca, davalının bu durumun aksini iddia ve ispat ettiğinden söz edilemez. Her iki satış türünde de, mal alıcıya yükleme anında teslim edilmiş sayılacak ise de, satıcının mal bedelini tahsil edememiş olması halinde, mal üzerinde menfaati devam etmekte olup bu durumda satıcıya teslimde eksik çıkan mal bedeli nedeniyle ödeme yapan davacı ...
şirketinin bu davayı açmasının mümkün bulunduğunun kabulü gerekir. Şu halde, mahkemece, satış türü konusunda yanılgıya düşülmek ve sadece yükleme suretiyle mal üzerindeki tasarruf ve sigorta tazminatını talep hakkının alıcıya ait olduğu kabul edilmek suretiyle eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425645400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz