İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14874 E. 2018/5012 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz sigortası↗ deniz ihtisas mahkemesi↗ gemi alacağı↗ gemi adamı↗ eksik araştırma↗ deniz ticareti↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ rehin hakkı↗ ihtisas mahkemesi↗ rehin↗ hizmet sözleşmesi↗ görevsizlik kararı↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının talebinin TTK'nın 5. kitabında düzenlenen deniz ticaretine ilişkin hükümlerden kaynaklandığı bu nedenle huzurdaki dava bakımından görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğu, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin deniz hukukundan kaynaklanan davalara bakmakla görevli olduğu bu nedenle huzurdaki dava bakımından görevli mahkemenin ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek talep halinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya ait gemide kaptan olarak çalışan davacının ücret alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı şekilde somut uyuşmazlık bakımından denizcilik ihtisas mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak mahkemece yapılan araştırma aşağıda açıklanacak olan gerekçelerle görev hususunun tespiti bakımından yeterli değildir.
4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Deniz taşıma işlerinde çalışanlar 854 sayılı Deniz İş Kanununa tabidir. Gemiler aracılığı ile yapılan deniz taşıma işleri ayrı bir yasaya tabi olduğundan, 4857 sayılı Yasa'nın kapsamı dışında bırakılmıştır. Deniz İş Kanununun 46. maddesi uyarınca, “Bu kanun kapsamına giren gemiadamlariyle bunların işveren
veya işveren vekilleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında, 5521 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Hizmet aktinde ayrıca bir hüküm yoksa dava geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür.”
Deniz İş Kanunu 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir geminin Deniz İş Kanunu'nun kapsamına girebilmesi için denizlerde, göllerde ve akarsularda çalıştırılması, bu geminin Türk Bayrağı taşıması, geminin yüz ve daha yukarı grostonilatoluk olması gerekir. Maddenin 2. Fıkrasına göre de, aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu takdirde, bu gemilerle, bu gemilerde çalışan ve çalıştıranlar Deniz İş Kanunu hükümlerine tabi olacakları gibi işverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde başka bir şart aranmaksızın, başka bir anlatımla geminin grostonilatosuna bakılmaksızın, bu gemi Deniz İş Kanunu kapsamına giren bir işyeri olacaktır.
Gemi yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa dahi yüz grostonilatoluk değilse ya da diğer belirtilen istisnai şartları taşımıyor ise bu gemide çalışanlar hakkında Deniz İş Kanunu uygulanamaz. Taşıma işinde çalışan bu gemideki işçiler de 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kaldığından, haklarında Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması ile ilgili uyuşmazlıkta ise görevli mahkemeler genel mahkemelerdir. İş ilişkisine dayalı bir uyuşmazlıkta işçi deniz taşıma işinde çalışır ancak çalıştığı gemi Deniz İş Kanunu kapsamında kalmaz ise uyuşmazlığın Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel mahkemede çözümleneceği açıktır.
Yukarıda açıklandığı üzere kaptan olarak çalışan davacının ücret alacağının tahsiline ilişkin işbu davada görevli mahkemenin tespit edilebilmesi için, geminin Türk mü yoksa yabancı bayraklı mı olduğunun, geminin ağırlığının yüz ve daha yukarı grostonilatoluktan daha fazla olup olmadığının, davalıya ait geminin yüz grostonilatoluktan aşağı olduğunun tespit edilmesi halinde davalıya ait başka gemi bulunup bulunmadığının, bulunduğunun tespiti halinde bu gemilerin toplam ağırlığının yüz grostonilaton ve daha fazla olup olmadığının ve davalının çalıştırdığı gemi adamı sayısının beş veya daha fazla olup olmadığı hususlarının hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Somut olayda mahkemece bu hususlar araştırılmadan görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, kabule göre, 6102 sayılı Kanun'da, 6762 sayılı Kanun'un 1005 vd. maddelerinde yer verilen düzenlemeden farklı olarak kaptanın hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. Gemi adamlarının ücret alacaklarının gemi alacağı niteliğinde bulunması, davada rehin hakkı tesisi talebi bulunmadığı takdirde TTK'nın deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanmasını gerektirir nitelikte değildir. Diğer bir yandan, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi ile birlikte 6762 sayılı Kanun'un 4/son maddesindeki düzenlemenin hilafına, müstakil deniz ihtisas mahkemeleri kuruluşundan vazgeçilmiş, 6103 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile de yapılan bu değişiklik nedeniyle geçiş hükümleri getirilmiştir. Bu durumda, HSYK'nın 6762 sayılı Kanun'un 4/son maddesine dayalı olarak tesis ettiği 10.5.2005 tarih ve 188 sayılı ilke kararının, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesiyle getirilen düzenleme karşısında konumuz bakımından uygulanması mümkün bulunmadığından, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davaları bakımından (1) nolu asliye hukuk mahkemesinin yetkilendirilmiş olduğundan da söz edilemez.
Tüm bu açıklamalar uyarınca, mahkemece eksik araştırma ve yetersiz değerlendirme sonucu görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12871 E. 2013/16351 K.
Ortak:gemi adamı · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda1.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde somut uyuşmazlık bakımından «denizcilik ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere kaptan olarak çalışan davacının ücret alacağının tahsiline ilişkin işbu davada «görevli» mahkemenin tespit edilebilmesi için, geminin Türk mü yoksa yabancı bayraklı mı olduğunun, geminin ağırlığının yüz ve daha yukarı grostonilatoluktan daha fazla olup olmadığının, davalıya ait geminin yüz grostonilatoluktan aşağı olduğunun tespit edilmesi halinde davalıya ait başka gemi bulunup bulunmadığının, bulunduğunun tespiti halinde bu gemilerin toplam ağırlığının yüz grostonilaton ve daha fazla olup olmadığının ve davalının çalıştırdığı «gemi adamı» sayısının beş veya daha fazla olup olmadığı hususlarının hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ...'ın «gemi adamı» olarak çalıştığının sabit olduğu, talep edeilen alacağın ödenmemiş olmasının «ihtiyati haciz sebebi» olarak düzenlendiği, ancak TTK'nın 1362'inci maddesi uyarınca alacağın parasal değeri hususunda mahkemeye kanaat uyandıracak delil gösterilmesi gerektiği, gemi adamının kıdem, «ihbar tazminatı» ile izin ücreti talep hakkının doğup doğmadığının, parasal değerinin tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Fıkrasına göre de: a) Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu takdirde, bu gemilerle, bu gemilerde çalışan ve çalıştıranlar Deniz İş Kanunu hükümlerine tabi olacaklardır. b) İşverenin çalıştırdığı «gemi adamı» sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde başka bir şart aranmaksızın, başka bir anlatımla geminin grostonilatosuna bakılmaksızın, bu gemi Deniz İş Kanunu kapsamına giren bir işyeri olacaktır.
Dosya içeriğine göre, başmühendis olan davacının «gemi adamı» olduğu ve gemide çalıştığı, geminin Türk bayrağı taşıdığı ve 100 grostonilatonun üzerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz sebebi · ihbar tazminatı · ihtiyati haciz · kamu düzeni · ihbar · haciz · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ...'ın «gemi adamı» olarak çalıştığının sabit olduğu, talep edeilen alacağın ödenmemiş olmasının «ihtiyati haciz sebebi» olarak düzenlendiği, ancak TTK'nın 1362'inci maddesi uyarınca alacağın parasal değeri hususunda mahkemeye kanaat uyandıracak delil gösterilmesi gerektiği, gemi adamının kıdem, «ihbar tazminatı» ile izin ücreti talep hakkının doğup doğmadığının, parasal değerinin tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Görev «kamu düzenine» ait olduğundan resen dikkate alınmalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11686 E. 2016/8418 K.
Ortak:gemi alacağı · gemi adamı · deniz ticareti · hizmet sözleşmesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının talebinin TTK'nın 5. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerden kaynaklandığı bu nedenle huzurdaki dava bakımından «görevli» mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğu, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye h …
1.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde somut uyuşmazlık bakımından «denizcilik ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6102 sayılı Yasa’nın 1352. maddesinin 1/o fıkrasında; "«gemi adamlarına», gemide çalışmaları dolayısıyla ödenecek ücretlerle, onlara ödenmesi gereken diğer tutarlara ilişkin istemler" «gemi alacağı» olduğunun hükme bağlandığı, davacının bu hakkına dayalı olarak ücret alacağı talebi bulunduğunun ve bu hususla ilgili hükümlerin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun’un 5. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümler arasında bulunduğunun anlaşıldığı, ,,, Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin deniz hukukundan kaynaklanan işbu davaya bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, göreve ilişkin dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili ...
İş Kanunu kapsamında çözümleneceği ancak, yabancı bayraklı ise, mülga BK'nın 313 vd., 6098 sayılı TBK'nın 393 vd. maddelerinde düzenlenen «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığı, bu tip bir «sözleşmeden doğan» ihtilafların ise TTK'da düzenlenen hususlardan olmadığı gibi, her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili de olmadığı ve özellikle, TTK'nın 5. maddesinde düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin bir ihtilaf da olmadığı göz önünde bulundurularak «görevli» mahkemenin tayini gerekirken anılan hususular nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmişt …
Davacı tarafça, gemi «hizmet sözleşmesi» uyarınca çarkçıbaşı olarak çalışılan döneme ilişkin olarak hak kazanılan alacağın ödenmediği iddiası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile açılan işbu davada, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · sözleşmeden doğan dava · dava şartı yokluğu · usulden reddi · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6102 sayılı Yasa’nın 1352. maddesinin 1/o fıkrasında; "«gemi adamlarına», gemide çalışmaları dolayısıyla ödenecek ücretlerle, onlara ödenmesi gereken diğer tutarlara ilişkin istemler" «gemi alacağı» olduğunun hükme bağlandığı, davacının bu hakkına dayalı olarak ücret alacağı talebi bulunduğunun ve bu hususla ilgili hükümlerin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun’un 5. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümler arasında bulunduğunun anlaşıldığı, ,,, Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin deniz hukukundan kaynaklanan işbu davaya bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, göreve ilişkin dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili ...
İş Kanunu kapsamında çözümleneceği ancak, yabancı bayraklı ise, mülga BK'nın 313 vd., 6098 sayılı TBK'nın 393 vd. maddelerinde düzenlenen «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığı, bu tip bir «sözleşmeden doğan» ihtilafların ise TTK'da düzenlenen hususlardan olmadığı gibi, her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili de olmadığı ve özellikle, TTK'nın 5. maddesinde düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin bir ihtilaf da olmadığı göz önünde bulundurularak «görevli» mahkemenin tayini gerekirken anılan hususular nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmişt …
İş Kanunu'nun 1/1. maddesinde bu yasanın Türk Bayrağı'nı «taşıyan» gemi adamları hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7165 E. 2013/21391 K.
Ortak:gemi adamı · rehin hakkı · rehin · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde somut uyuşmazlık bakımından «denizcilik ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere kaptan olarak çalışan davacının ücret alacağının tahsiline ilişkin işbu davada «görevli» mahkemenin tespit edilebilmesi için, geminin Türk mü yoksa yabancı bayraklı mı olduğunun, geminin ağırlığının yüz ve daha yukarı grostonilatoluktan daha fazla olup olmadığının, davalıya ait geminin yüz grostonilatoluktan aşağı olduğunun tespit edilmesi halinde davalıya ait başka gemi bulunup bulunmadığının, bulunduğunun tespiti halinde bu gemilerin toplam ağırlığının yüz grostonilaton ve daha fazla olup olmadığının ve davalının çalıştırdığı «gemi adamı» sayısının beş veya daha fazla olup olmadığı hususlarının hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaBuna göre, «kanuni rehin hakkının» asıl alacağa bağlı feri nitelikte bir hak olduğu, mahkemece görev hususunun re’sen ve davanın her aşamasında incelenmesi gereken hususlardan bulunduğu da gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… pılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalıştığı geminin İş Finansal Kiralama A.Ş.'ye ait olup, 13/04/2007 tarihinde «finansal kiralama sözleşmesi» ile davalıya kiralandığı, icra takibinde takip borçlusu olarak yanlızca asıl borçlu olan davalının gösterildiği, «kanuni rehin hakkının» asıl borca fer'i bir borç olup, gemiyi takip edeceği, «menkul rehninin paraya çevrilmesi» yolu ile takipte «zorunlu takip arkadaşı» olan gemi maliki İş Finansal Kiralama A.Ş. ve borçlu davalı hakkında birlikte takip yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «gemi adamının» işçilik hak ve alacaklarının tahsili amacıyla «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu takip arkadaşlığı · menkul rehni · rehnin paraya çevrilmesi · kanuni rehin hakkı · finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · ipoteğin paraya çevrilmesi · taşıyan
Benzer bu kararda… pılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalıştığı geminin İş Finansal Kiralama A.Ş.'ye ait olup, 13/04/2007 tarihinde «finansal kiralama sözleşmesi» ile davalıya kiralandığı, icra takibinde takip borçlusu olarak yanlızca asıl borçlu olan davalının gösterildiği, «kanuni rehin hakkının» asıl borca fer'i bir borç olup, gemiyi takip edeceği, «menkul rehninin paraya çevrilmesi» yolu ile takipte «zorunlu takip arkadaşı» olan gemi maliki İş Finansal Kiralama A.Ş. ve borçlu davalı hakkında birlikte takip yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «gemi adamının» işçilik hak ve alacaklarının tahsili amacıyla «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 854 sayılı Deniz İş Kanun'unun 1. maddesinde "Bu kanun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını «taşıyan» ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akti ile çalışan gemiadamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanır." düzenlemesi bulunmakta olup, somut uyuşmazlığın Deniz İş Kanunu’na tabi olduğu ve uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemeleri'nin «görevli» olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, «kanuni rehin hakkının» asıl alacağa bağlı feri nitelikte bir hak olduğu, mahkemece görev hususunun re’sen ve davanın her aşamasında incelenmesi gereken hususlardan bulunduğu da gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18502 E. 2014/1362 K.
Ortak:gemi adamı · rehin hakkı · rehin · hizmet sözleşmesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda1.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde somut uyuşmazlık bakımından «denizcilik ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere kaptan olarak çalışan davacının ücret alacağının tahsiline ilişkin işbu davada «görevli» mahkemenin tespit edilebilmesi için, geminin Türk mü yoksa yabancı bayraklı mı olduğunun, geminin ağırlığının yüz ve daha yukarı grostonilatoluktan daha fazla olup olmadığının, davalıya ait geminin yüz grostonilatoluktan aşağı olduğunun tespit edilmesi halinde davalıya ait başka gemi bulunup bulunmadığının, bulunduğunun tespiti halinde bu gemilerin toplam ağırlığının yüz grostonilaton ve daha fazla olup olmadığının ve davalının çalıştırdığı «gemi adamı» sayısının beş veya daha fazla olup olmadığı hususlarının hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda… i gemisinde çalışması nedeniyle 2 aylık sürede çalışmadığı görüldüğünden 16.000, ABD Doları bakiye ücret alacağı bulunduğu,davacı kaptan olarak gemide çalıştığından «gemi adamı» alacakları sahibi lehine gemi alacaklısı ve buna bağlı «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, davalıların «temerrüde» düştüğü ispat edilemediği gerekçesiyle 16.000,- ABD Doları bakiye ücret alacağına dava tarihinden itibaren kamu bankalarınca ABSD Dolarına verilen en yüksek yıllık faiz oranı tahakkuku ile fiili ödeme günündeki ... efektif satış kuru TL karşılığının 1 nolu davalı işverenden tahsili ve alacak ile ferilerini karşılayacak biçimde de 2 nolu davalının maliki olduğu gemi üzerine kanuni rehin hakkı tanınmasına, alacağın likit ve hesaplanabilir bulunması nedeniyle % 40 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2010/23005 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, gemi üzerine «kanuni rehin hakkı» tanınması ile «geminin sicil» «kaydına» tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre; davacı «gemi adamının» istihdam edildiği ... isimli kuru yük gemisinin «donatan» ve işleteninin 1 nolu davalı olduğu, «hizmet sözleşmesinin» davacı ile 1 nolu davalı arasında yapıldığı, sözleşme tarihinin 04/07/2010, süresinin 6 ay ve davacının kaptan olarak 8.000, ABD Doları maaşla görev yapacağının kararlaştırıldığı, davacının 07/07/2010 tarihinde gemiye katıldığı ve 24/09/2010 tarihinde gemiden ayrıldığı, bu durumun hizmet sözleşmesi, ayrılış «ordinosu» ve tanık anlatımları ile uyumluluk gösterdiği, davacının 04/07/2010 sözleşme tarihi ve 24/09/2010 ayrılış tarihi arasında 2 ay 20 gün, toplamda 80 gün gemide çalış …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ordino · gemi sicili · hizmet akdi · kanuni rehin hakkı · donatan · acente · kamu düzeni · kâr kaybı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2010/23005 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, gemi üzerine «kanuni rehin hakkı» tanınması ile «geminin sicil» «kaydına» tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… imandan ayrılmadan önce gemide gerekli kontrolleri yapmadan hareket edildiğinden gemide iki adet kaçak yolcu tespit edildiği ve geminin tekrar geri dönüşü sebebiyle «acente» «masrafları», yakıt parası ve 24 saatlik gün «kaybı» dikkate alınarak 10.000, ABD Doları zararlarının oluştuğunu ileri sürerek toplam 47.000, ABD Doları zararın şimdilik 13.000, ABD Dolarlık kısmının ticari faiziyle …
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre; davacı «gemi adamının» istihdam edildiği ... isimli kuru yük gemisinin «donatan» ve işleteninin 1 nolu davalı olduğu, «hizmet sözleşmesinin» davacı ile 1 nolu davalı arasında yapıldığı, sözleşme tarihinin 04/07/2010, süresinin 6 ay ve davacının kaptan olarak 8.000, ABD Doları maaşla görev yapacağının kararlaştırıldığı, davacının 07/07/2010 tarihinde gemiye katıldığı ve 24/09/2010 tarihinde gemiden ayrıldığı, bu durumun hizmet sözleşmesi, ayrılış «ordinosu» ve tanık anlatımları ile uyumluluk gösterdiği, davacının 04/07/2010 sözleşme tarihi ve 24/09/2010 ayrılış tarihi arasında 2 ay 20 gün, toplamda 80 gün gemide çalış …
… ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili ; müvekkili ile 1 nolu davalı işveren arasında imzalanan altı ay süreli «gemi adamı» «hizmet akdi» uyarınca... isimli gemide 07/07/2010 tarihinde 8.000, ABD Doları maaşla kaptan olarak göreve başladığını, müvekkilinin gemide çalıştığı süre boyunca kaptan olarak …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17954 E. 2013/471 K.
Ortak:gemi adamı · denizcilik ihtisas mahkemesi · rehin hakkı · ihtisas mahkemesi · rehin · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece yazılı şekilde somut uyuşmazlık bakımından «denizcilik ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere kaptan olarak çalışan davacının ücret alacağının tahsiline ilişkin işbu davada «görevli» mahkemenin tespit edilebilmesi için, geminin Türk mü yoksa yabancı bayraklı mı olduğunun, geminin ağırlığının yüz ve daha yukarı grostonilatoluktan daha fazla olup olmadığının, davalıya ait geminin yüz grostonilatoluktan aşağı olduğunun tespit edilmesi halinde davalıya ait başka gemi bulunup bulunmadığının, bulunduğunun tespiti halinde bu gemilerin toplam ağırlığının yüz grostonilaton ve daha fazla olup olmadığının ve davalının çalıştırdığı «gemi adamı» sayısının beş veya daha fazla olup olmadığı hususlarının hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
Gemi adamlarının ücret alacaklarının «gemi alacağı» niteliğinde bulunması, davada «rehin hakkı» tesisi talebi bulunmadığı takdirde TTK'nın «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerinin uygulanmasını gerektirir nitelikte değildir.
Benzer bu kararda1-Talep, davacıların «işçilik alacaklarını» teminen gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi için MV "... gemisinin seferden meni konusunda «ihtiyati tedbir» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 2/B maddesine göre kaptanlar, zabit ve tayfalar «gemi adamı» sayılmış ve 66.maddesinde gemi adamlarıyla bunların işverenleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, Türk bayraklı olduğu anlaşılan gemide çalışan davacıların hizmet aktinden kaynaklanan davalarının 4857 sayılı İş Kanunu ve 854 sayı Deniz İş Kanunu kapsamında bulunduğu ve «görevli» mahkemenin İş Mahkemeleri olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davaya Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçilik alacakları · kanuni rehin hakkı · i̇i̇k 257 · ihtiyati tedbir · muacceliyet · uyuşmazlık konusu · taşıyan · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, HMK’nun 389. maddesi uyarınca ancak «uyuşmazlık konusu» hakkında «ihtiyati tedbir» kararı verilebileceği, somut olayda geminin uyuşmazlık konusu olmadığı, davacı tarafça «ibraz» olunan belgelerin bir borcun varlığını ve «muacceliyetini» ispatlamak için yeterli olmadığı, iddiaların ancak yargılama sonunda ispatlanabileceği, işin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle İİK’nun «257». ve devamı maddelerinde sayılan ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Talep, davacıların «işçilik alacaklarını» teminen gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi için MV "... gemisinin seferden meni konusunda «ihtiyati tedbir» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Kararı, «ihtiyati tedbir» talep edenler vekili temyiz etmiştir.
Maddesinde bu yasanın Türk Bayrağı'nı «taşıyan» gemi işadamları hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15782 E. 2015/1033 K.
Ortak:gemi adamı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaYukarıda açıklandığı üzere kaptan olarak çalışan davacının ücret alacağının tahsiline ilişkin işbu davada «görevli» mahkemenin tespit edilebilmesi için, geminin Türk mü yoksa yabancı bayraklı mı olduğunun, geminin ağırlığının yüz ve daha yukarı grostonilatoluktan daha fazla olup olmadığının, davalıya ait geminin yüz grostonilatoluktan aşağı olduğunun tespit edilmesi halinde davalıya ait başka gemi bulunup bulunmadığının, bulunduğunun tespiti halinde bu gemilerin toplam ağırlığının yüz grostonilaton ve daha fazla olup olmadığının ve davalının çalıştırdığı «gemi adamı» sayısının beş veya daha fazla olup olmadığı hususlarının hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının talebinin TTK'nın 5. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerden kaynaklandığı bu nedenle huzurdaki dava bakımından «görevli» mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğu, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye h …
1.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 2/B maddesine göre kaptanlar, zabit ve tayfalar «gemi adamı» sayılmış ve 66. maddesinde gemi adamlarıyla bunların işverenleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, Türk Bayraklı olduğu anlaşılan gemide çalışan davacının hizmet aktinden kaynaklanan davasının 4857 sayılı İş Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında bulunduğu ve «görevli» mahkemenin iş mahkemeleri olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davaya bakılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin süre · usulden reddi · taşıyan · kesin hüküm
Benzer bu kararda… e, davanın açılmasından sonra 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 120/2 maddesi uyarınca davacı vekiline belirlenen gider avansını iki haftalık «kesin süre» içinde mahkeme veznesine yatırması için 06.10.2011 tarihli celsede süre verildiği, davacı vekilinin verilen sürede tespit edilen gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle anılan yasanın 115. maddesi uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Deniz İş Kanunu'nun 1/1. maddesinde bu yasanın Türk Bayrağı'nı «taşıyan» gemi adamları hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1856 E. 2013/18648 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece yazılı şekilde somut uyuşmazlık bakımından «denizcilik ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
1.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının talebinin TTK'nın 5. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerden kaynaklandığı bu nedenle huzurdaki dava bakımından «görevli» mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğu, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye h …
Benzer bu karardaBu durumda, daha «özel görevli» «ihtisas» mahkemesi niteliğindeki bir mahkeme olan İş Mahkemesi'nin «görev alanına» giren bir alacakla birlikte talep edilmiş olan diğer alacakların da aynı mahkemece görülerek sonuçlandırılmasında taraflar açısından «hukuki yarar» bulunup, davaların ayrılmasında bir yarar olmayacağı da anlaşılmakla, davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş olup, davalı vekilinin bu yö …
Somut olayda davacı, davalıya ait yabancı bayraklı gemilerde çalıştığını iddia ederek bu çalışmaları karşılığı hak ettiği «işçilik alacaklarını» talep ettiği gibi 09.04.2009 tarihli hizmet akdine dayalı olarak davalı şirkete ait Türk bandıralı 3958 gros tonluk Martı Prosperity gemisinde çalıştığı döneme ilişkin işçilik haklarını da talep ederek sonuçta davalıya ait çeşitli gemilerde geçen ve tüm çalışma süresini kapsayan istemlerde bulunmuştur.Davacı, davalının yaptığı «görevlendirme» uyarınca Türk ve yabancı bandıralı gemilerde çalıştığını iddia ederek tüm çalışmaları karşılığı hak ettiği tutarların ödenmesi amacıyla açtığı işbu davada, davaya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel görevli mahkeme · hizmet akdi · işçilik alacakları · hukuki yarar · iş mahkemesi görev alanı · ıslah · taşıyan · yasal faiz
Benzer bu karardaBu durumda, daha «özel görevli» «ihtisas» mahkemesi niteliğindeki bir mahkeme olan İş Mahkemesi'nin «görev alanına» giren bir alacakla birlikte talep edilmiş olan diğer alacakların da aynı mahkemece görülerek sonuçlandırılmasında taraflar açısından «hukuki yarar» bulunup, davaların ayrılmasında bir yarar olmayacağı da anlaşılmakla, davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş olup, davalı vekilinin bu yö …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya ait gemilerde çalıştığı, toplam kıdem ve hizmet süresinin 1 yıl 2 ay 26 gün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.046,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.700,00 TL'ye 25.06.2010 tarihinden itibaren, 10.346,67 TL'ye «ıslah» tarihi olan 16.06.2011 tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine karar verilmiştir.
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesinde, bu kanunun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını «taşıyan» ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir «hizmet akdi» ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı, davalıya ait yabancı bayraklı gemilerde çalıştığını iddia ederek bu çalışmaları karşılığı hak ettiği «işçilik alacaklarını» talep ettiği gibi 09.04.2009 tarihli hizmet akdine dayalı olarak davalı şirkete ait Türk bandıralı 3958 gros tonluk Martı Prosperity gemisinde çalıştığı döneme ilişkin işçilik haklarını da talep ederek sonuçta davalıya ait çeşitli gemilerde geçen ve tüm çalışma süresini kapsayan istemlerde bulunmuştur.Davacı, davalının yaptığı «görevlendirme» uyarınca Türk ve yabancı bandıralı gemilerde çalıştığını iddia ederek tüm çalışmaları karşılığı hak ettiği tutarların ödenmesi amacıyla açtığı işbu davada, davaya …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14874 E. , 2018/5012 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...i 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/04/2016 tarih ve 2016/119-2016/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında gemi hizmet sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin 15/01/2016-27/02/2016 tarihleri arasında davalıya ait gemide aylık 4.500,00 USD ücret karşılığında kaptan olarak çalıştığını, çalışma dönemine ilişkin olarak hak kazandığı toplam 6.450,00 USD ücretin 3.975,63 USD'lik bir kısmının kendisine ödenmediğini bunun üzerine davalı aleyhine taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe giriştiklerini, davalı yanca takibe itiraz edilmesi sebebiyle takibinin durduğunu ileri sürerek Kdz Ereğli 2. İcra Müdürlüğünün 2016/1326 Esas sayılı dosyasında ileri sürülen itirazın iptalini, 3.975,63 USD tutarındaki alacağın iş akdinin sona erdiği 24/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yıllık Kamu Bankalarınca USD mevduatına uygulanan faiz oranı ile davalıdan tahsilini, davalı tarafın alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasını ve ...
gemisi üzerine kanuni rehin hakkı tesis edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının talebinin TTK'nın 5. kitabında düzenlenen deniz ticaretine ilişkin hükümlerden kaynaklandığı bu nedenle huzurdaki dava bakımından görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğu, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin deniz hukukundan kaynaklanan davalara bakmakla görevli olduğu bu nedenle huzurdaki dava bakımından görevli mahkemenin ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek talep halinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya ait gemide kaptan olarak çalışan davacının ücret alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı şekilde somut uyuşmazlık bakımından denizcilik ihtisas mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak mahkemece yapılan araştırma aşağıda açıklanacak olan gerekçelerle görev hususunun tespiti bakımından yeterli değildir.
4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Deniz taşıma işlerinde çalışanlar 854 sayılı Deniz İş Kanununa tabidir. Gemiler aracılığı ile yapılan deniz taşıma işleri ayrı bir yasaya tabi olduğundan, 4857 sayılı Yasa'nın kapsamı dışında bırakılmıştır. Deniz İş Kanununun 46. maddesi uyarınca, “Bu kanun kapsamına giren gemiadamlariyle bunların işveren
veya işveren vekilleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında, 5521 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Hizmet aktinde ayrıca bir hüküm yoksa dava geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür.”
Deniz İş Kanunu 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir geminin Deniz İş Kanunu'nun kapsamına girebilmesi için denizlerde, göllerde ve akarsularda çalıştırılması, bu geminin Türk Bayrağı taşıması, geminin yüz ve daha yukarı grostonilatoluk olması gerekir. Maddenin 2. Fıkrasına göre de, aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu takdirde, bu gemilerle, bu gemilerde çalışan ve çalıştıranlar Deniz İş Kanunu hükümlerine tabi olacakları gibi işverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde başka bir şart aranmaksızın, başka bir anlatımla geminin grostonilatosuna bakılmaksızın, bu gemi Deniz İş Kanunu kapsamına giren bir işyeri olacaktır.
Gemi yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa dahi yüz grostonilatoluk değilse ya da diğer belirtilen istisnai şartları taşımıyor ise bu gemide çalışanlar hakkında Deniz İş Kanunu uygulanamaz. Taşıma işinde çalışan bu gemideki işçiler de 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kaldığından, haklarında Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması ile ilgili uyuşmazlıkta ise görevli mahkemeler genel mahkemelerdir. İş ilişkisine dayalı bir uyuşmazlıkta işçi deniz taşıma işinde çalışır ancak çalıştığı gemi Deniz İş Kanunu kapsamında kalmaz ise uyuşmazlığın Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel mahkemede çözümleneceği açıktır.
Yukarıda açıklandığı üzere kaptan olarak çalışan davacının ücret alacağının tahsiline ilişkin işbu davada görevli mahkemenin tespit edilebilmesi için, geminin Türk mü yoksa yabancı bayraklı mı olduğunun, geminin ağırlığının yüz ve daha yukarı grostonilatoluktan daha fazla olup olmadığının, davalıya ait geminin yüz grostonilatoluktan aşağı olduğunun tespit edilmesi halinde davalıya ait başka gemi bulunup bulunmadığının, bulunduğunun tespiti halinde bu gemilerin toplam ağırlığının yüz grostonilaton ve daha fazla olup olmadığının ve davalının çalıştırdığı gemi adamı sayısının beş veya daha fazla olup olmadığı hususlarının hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece bu hususlar araştırılmadan görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, kabule göre, 6102 sayılı Kanun'da, 6762 sayılı Kanun'un 1005 vd. maddelerinde yer verilen düzenlemeden farklı olarak kaptanın hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. Gemi adamlarının ücret alacaklarının gemi alacağı niteliğinde bulunması, davada rehin hakkı tesisi talebi bulunmadığı takdirde TTK'nın deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanmasını gerektirir nitelikte değildir. Diğer bir yandan, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi ile birlikte 6762 sayılı Kanun'un 4/son maddesindeki düzenlemenin hilafına, müstakil deniz ihtisas mahkemeleri kuruluşundan vazgeçilmiş, 6103 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile de yapılan bu değişiklik nedeniyle geçiş hükümleri getirilmiştir.
Bu durumda, HSYK'nın 6762 sayılı Kanun'un 4/son maddesine dayalı olarak tesis ettiği 10.5.2005 tarih ve 188 sayılı ilke kararının, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesiyle getirilen düzenleme karşısında konumuz bakımından uygulanması mümkün bulunmadığından, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davaları bakımından (1) nolu asliye hukuk mahkemesinin yetkilendirilmiş olduğundan da söz edilemez.
Tüm bu açıklamalar uyarınca, mahkemece eksik araştırma ve yetersiz değerlendirme sonucu görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/07/2018tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/430803300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz