İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18502 E. 2014/1362 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ordino↗ gemi sicili↗ hizmet akdi↗ gemi adamı↗ kanuni rehin hakkı↗ rehin hakkı↗ donatan↗ acente↗ rehin↗ hizmet sözleşmesi↗ kamu düzeni↗ kâr kaybı↗ görevsizlik kararı↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2013/18502 E. , 2014/1362 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/04/2012 tarih ve 2010/672-2012/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili ; müvekkili ile 1 nolu davalı işveren arasında imzalanan altı ay süreli gemi adamı hizmet akdi uyarınca... isimli gemide 07/07/2010 tarihinde 8.000, ABD Doları maaşla kaptan olarak göreve başladığını, müvekkilinin gemide çalıştığı süre boyunca kaptan olarak üzerine düşen tüm görevlerini harfiyen yerine getirmiş ise de 24/09/2010 tarihinde şirket talimatı ile gemiden indirildiğini, müvekkiline 6.000, ABD Doları maaş ile başka bir gemide çalışmasının teklif edildiğini, müvekkilinin de aynı maaş ile başka gemilerde çalışacağını bildirmesi üzerine işverenden geri dönüş yapılmadığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin 07/07/2010 ile 07/01/2011 tarihleri arasını kapsamakta olduğundan 24/09/2010 tarihinden sözleşmenin bitiş tarihine kadar 25.599, ABD Doları bakiye süre alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için davalılar aleyhine ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/23005 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, gemi üzerine kanuni rehin hakkı tanınması ile geminin sicil kaydına tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili;; davacının kıyısal seferlerde çalışmakta iken kendisine okyanus aşırı sefer yapan gemilerde çalışma fırsatı verilmiş ise de ilk seferinde gemi adamlarıyla birçok sorun yaşadığını ve müvekkilinin zararlarının oluşmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle Türkiye'ye geri çağrılarak kendisine eskiden olduğu gibi yakın kıyısal sefer yapan.... .. gemisine geçmesinin istendiğini, kendisinin bu teklifi kabul etmeyerek işten ayrıldığını, daha düşük ücret teklifinin bulunmadığını, sözleşmenin karşı tarafça ihlal edildiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise; davacının yönetim yetersizliği ve tecrübesizliği nedeniyle gemi personelleri ile yaptığı kavgalar sonucu iki personelin
Türkiye'ye dönmeleri nedeniyle müvekkilinin 5.000, ABD Doları zararının oluştuğunu, yine seyrüsefer esnasında pirinç yüklü geminin ambarlarının düzenli ve gerektiğinde havalandırılmaması nedeniyle de pirinç emtiasının hasarlandığını, bunun bedelinin de 32.000, ABD Doları olduğunu, pirinç yükünün tahliyesinden sonra limandan ayrılmadan önce gemide gerekli kontrolleri yapmadan hareket edildiğinden gemide iki adet kaçak yolcu tespit edildiği ve geminin tekrar geri dönüşü sebebiyle acente masrafları, yakıt parası ve 24 saatlik gün kaybı dikkate alınarak 10.000, ABD Doları zararlarının oluştuğunu ileri sürerek toplam 47.000, ABD Doları zararın şimdilik 13.000, ABD Dolarlık kısmının ticari faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre; davacı gemi adamının istihdam edildiği ... isimli kuru yük gemisinin donatan ve işleteninin 1 nolu davalı olduğu, hizmet sözleşmesinin davacı ile 1 nolu davalı arasında yapıldığı, sözleşme tarihinin 04/07/2010, süresinin 6 ay ve davacının kaptan olarak 8.000, ABD Doları maaşla görev yapacağının kararlaştırıldığı, davacının 07/07/2010 tarihinde gemiye katıldığı ve 24/09/2010 tarihinde gemiden ayrıldığı, bu durumun hizmet sözleşmesi, ayrılış ordinosu ve tanık anlatımları ile uyumluluk gösterdiği, davacının 04/07/2010 sözleşme tarihi ve 24/09/2010 ayrılış tarihi arasında 2 ay 20 gün, toplamda 80 gün gemide çalıştığı, sözleşme süresinin 6 ay, toplamda 180 gün olması göz önüne alındığında 80 gün çalışılan süre çıkarıldıktan sonra davacının 100 bakiye gün alacağının bulunduğu, bunun da 8.000, ABD Doları aylık maaşı ile yapılan hesaplamasında 26.666, ABD Doları olarak hesaplandığı, davacı gemi adamının 24/11/2010 tarihinde dava dışı ... Denizcilik firmasından.... isimli gemisinde çalışması nedeniyle 2 aylık sürede çalışmadığı görüldüğünden 16.000, ABD Doları bakiye ücret alacağı bulunduğu,davacı kaptan olarak gemide çalıştığından gemi adamı alacakları sahibi lehine gemi alacaklısı ve buna bağlı kanuni rehin hakkı bahşettiği, davalıların temerrüde düştüğü ispat edilemediği gerekçesiyle 16.000,- ABD Doları bakiye ücret alacağına dava tarihinden itibaren kamu bankalarınca ABSD Dolarına verilen en yüksek yıllık faiz oranı tahakkuku ile fiili ödeme günündeki ... efektif satış kuru TL karşılığının 1 nolu davalı işverenden tahsili ve alacak ile ferilerini karşılayacak biçimde de 2 nolu davalının maliki olduğu gemi üzerine kanuni rehin hakkı tanınmasına, alacağın likit ve hesaplanabilir bulunması nedeniyle % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri; kararı ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Davalılar-karşı davacılar vekilinin temyiz dilekçesi davacı-karşı davalı ... vekiline 21.06.2012 günü tebliğ edilmiş ve hüküm yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 05.07.2012 tarihinde katılma yolu ile temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4'ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davacı-karşı davalı ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar-karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Deniz İş Kanunu’nun 46'ncı maddesi uyarınca, “Bu kanun kapsamına giren gemi adamlariyla bunların işveren veya işveren vekilleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında, 5521 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Hizmet aktinde ayrıca bir hüküm yoksa dava geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür”.
Deniz İş Kanunu 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir geminin Deniz İş Kanunu'nun kapsamına girebilmesi için denizlerde, göllerde ve akarsularda çalıştırılması, bu geminin Türk Bayrağı taşıması, geminin yüz ve daha yukarı grostonilatoluk olması gerekir. Maddenin 2. Fıkrasına göre de:
a) Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu takdirde, bu gemilerle, bu gemilerde çalışan ve çalıştıranlar Deniz İş Kanunu hükümlerine tabi olacaklardır.
b) İşverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde başka bir şart aranmaksızın, başka bir anlatımla geminin grostonilatosuna bakılmaksızın, bu gemi Deniz İş Kanunu kapsamına giren bir işyeri olacaktır.
Gemi yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa dahi yüz grostonalitonluk değilse ya da diğer belirtilen istisnai şartları taşımıyor ise bu gemide çalışanlar hakkında Deniz İş Kanunu uygulanamaz. Taşıma işinde çalışan bu gemideki işçiler de 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kaldığından, haklarında Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
Dosya içeriğine göre, kaptan olan davacı-karşı davalının gemi adamı olduğu ve davalılar-karşı davacıların işleteni ve maliki olduğu.... isimli kuru yük gemisinde çalıştığı, geminin Türk bayrağı taşıdığı ve 100 grostonilatonun üzerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Somut bu hukuki ve maddi olgulara göre; Deniz İş Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca uyuşmazlığa Deniz İş Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, Deniz İş Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca da uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemeleri görevlidir. Görev kamu düzenine ait olduğundan resen dikkate alınmalıdır. Bu itibarla, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar-karşı davacılar vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12871 E. 2013/16351 K.
Ortak:gemi adamı · kamu düzeni · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili ; müvekkili ile 1 nolu davalı işveren arasında imzalanan altı ay süreli «gemi adamı» «hizmet akdi» uyarınca... isimli gemide 07/07/2010 tarihinde 8.000, ABD Doları maaşla kaptan olarak göreve başladığını, müvekkilinin gemide çalıştığı süre boyunca kaptan olarak …
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre; davacı «gemi adamının» istihdam edildiği ... isimli kuru yük gemisinin «donatan» ve işleteninin 1 nolu davalı olduğu, «hizmet sözleşmesinin» davacı ile 1 nolu davalı arasında yapıldığı, sözleşme tarihinin 04/07/2010, süresinin 6 ay ve davacının kaptan olarak 8.000, ABD Doları maaşla görev yapacağının kararlaştırıldığı, davacının 07/07/2010 tarihinde gemiye katıldığı ve 24/09/2010 tarihinde gemiden ayrıldığı, bu durumun hizmet sözleşmesi, ayrılış «ordinosu» ve tanık anlatımları ile uyumluluk gösterdiği, davacının 04/07/2010 sözleşme tarihi ve 24/09/2010 ayrılış tarihi arasında 2 ay 20 gün, toplamda 80 gün gemide çalış …
… i gemisinde çalışması nedeniyle 2 aylık sürede çalışmadığı görüldüğünden 16.000, ABD Doları bakiye ücret alacağı bulunduğu,davacı kaptan olarak gemide çalıştığından «gemi adamı» alacakları sahibi lehine gemi alacaklısı ve buna bağlı «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, davalıların «temerrüde» düştüğü ispat edilemediği gerekçesiyle 16.000,- ABD Doları bakiye ücret alacağına dava tarihinden itibaren kamu bankalarınca ABSD Dolarına verilen en yüksek yıllık faiz oranı tahakkuku ile fiili ödeme günündeki ... efektif satış kuru TL karşılığının 1 nolu davalı işverenden tahsili ve alacak ile ferilerini karşılayacak biçimde de 2 nolu davalının maliki olduğu gemi üzerine kanuni rehin hakkı tanınmasına, alacağın likit ve hesaplanabilir bulunması nedeniyle % 40 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ...'ın «gemi adamı» olarak çalıştığının sabit olduğu, talep edeilen alacağın ödenmemiş olmasının «ihtiyati haciz sebebi» olarak düzenlendiği, ancak TTK'nın 1362'inci maddesi uyarınca alacağın parasal değeri hususunda mahkemeye kanaat uyandıracak delil gösterilmesi gerektiği, gemi adamının kıdem, «ihbar tazminatı» ile izin ücreti talep hakkının doğup doğmadığının, parasal değerinin tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Fıkrasına göre de: a) Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu takdirde, bu gemilerle, bu gemilerde çalışan ve çalıştıranlar Deniz İş Kanunu hükümlerine tabi olacaklardır. b) İşverenin çalıştırdığı «gemi adamı» sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde başka bir şart aranmaksızın, başka bir anlatımla geminin grostonilatosuna bakılmaksızın, bu gemi Deniz İş Kanunu kapsamına giren bir işyeri olacaktır.
Dosya içeriğine göre, başmühendis olan davacının «gemi adamı» olduğu ve gemide çalıştığı, geminin Türk bayrağı taşıdığı ve 100 grostonilatonun üzerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz sebebi · ihbar tazminatı · ihtiyati haciz · ihbar · haciz · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ...'ın «gemi adamı» olarak çalıştığının sabit olduğu, talep edeilen alacağın ödenmemiş olmasının «ihtiyati haciz sebebi» olarak düzenlendiği, ancak TTK'nın 1362'inci maddesi uyarınca alacağın parasal değeri hususunda mahkemeye kanaat uyandıracak delil gösterilmesi gerektiği, gemi adamının kıdem, «ihbar tazminatı» ile izin ücreti talep hakkının doğup doğmadığının, parasal değerinin tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14874 E. 2018/5012 K.
Ortak:gemi adamı · rehin hakkı · rehin · hizmet sözleşmesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… i gemisinde çalışması nedeniyle 2 aylık sürede çalışmadığı görüldüğünden 16.000, ABD Doları bakiye ücret alacağı bulunduğu,davacı kaptan olarak gemide çalıştığından «gemi adamı» alacakları sahibi lehine gemi alacaklısı ve buna bağlı «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, davalıların «temerrüde» düştüğü ispat edilemediği gerekçesiyle 16.000,- ABD Doları bakiye ücret alacağına dava tarihinden itibaren kamu bankalarınca ABSD Dolarına verilen en yüksek yıllık faiz oranı tahakkuku ile fiili ödeme günündeki ... efektif satış kuru TL karşılığının 1 nolu davalı işverenden tahsili ve alacak ile ferilerini karşılayacak biçimde de 2 nolu davalının maliki olduğu gemi üzerine kanuni rehin hakkı tanınmasına, alacağın likit ve hesaplanabilir bulunması nedeniyle % 40 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2010/23005 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, gemi üzerine «kanuni rehin hakkı» tanınması ile «geminin sicil» «kaydına» tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre; davacı «gemi adamının» istihdam edildiği ... isimli kuru yük gemisinin «donatan» ve işleteninin 1 nolu davalı olduğu, «hizmet sözleşmesinin» davacı ile 1 nolu davalı arasında yapıldığı, sözleşme tarihinin 04/07/2010, süresinin 6 ay ve davacının kaptan olarak 8.000, ABD Doları maaşla görev yapacağının kararlaştırıldığı, davacının 07/07/2010 tarihinde gemiye katıldığı ve 24/09/2010 tarihinde gemiden ayrıldığı, bu durumun hizmet sözleşmesi, ayrılış «ordinosu» ve tanık anlatımları ile uyumluluk gösterdiği, davacının 04/07/2010 sözleşme tarihi ve 24/09/2010 ayrılış tarihi arasında 2 ay 20 gün, toplamda 80 gün gemide çalış …
Benzer bu kararda1.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde somut uyuşmazlık bakımından «denizcilik ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere kaptan olarak çalışan davacının ücret alacağının tahsiline ilişkin işbu davada «görevli» mahkemenin tespit edilebilmesi için, geminin Türk mü yoksa yabancı bayraklı mı olduğunun, geminin ağırlığının yüz ve daha yukarı grostonilatoluktan daha fazla olup olmadığının, davalıya ait geminin yüz grostonilatoluktan aşağı olduğunun tespit edilmesi halinde davalıya ait başka gemi bulunup bulunmadığının, bulunduğunun tespiti halinde bu gemilerin toplam ağırlığının yüz grostonilaton ve daha fazla olup olmadığının ve davalının çalıştırdığı «gemi adamı» sayısının beş veya daha fazla olup olmadığı hususlarının hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz sigortası · deniz ihtisas mahkemesi · gemi alacağı · eksik araştırma · deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDiğer bir yandan, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi ile birlikte 6762 sayılı Kanun'un 4/«son» maddesindeki düzenlemenin hilafına, müstakil «deniz ihtisas» mahkemeleri kuruluşundan vazgeçilmiş, 6103 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile de yapılan bu değişiklik nedeniyle geçiş hükümleri getirilmiştir.
Bu durumda, HSYK'nın 6762 sayılı Kanun'un 4/«son» maddesine dayalı olarak tesis ettiği 10.5.2005 tarih ve 188 sayılı ilke kararının, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesiyle getirilen düzenleme karşısında konumuz bakımından uygulanması mümkün bulunmadığından, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davaları bakımından (1) nolu asliye hukuk mahkemesinin yetkilendirilmiş olduğundan da söz edilemez.
Mahkemece yazılı şekilde somut uyuşmazlık bakımından «denizcilik ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Gemi adamlarının ücret alacaklarının «gemi alacağı» niteliğinde bulunması, davada «rehin hakkı» tesisi talebi bulunmadığı takdirde TTK'nın «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerinin uygulanmasını gerektirir nitelikte değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7165 E. 2013/21391 K.
Ortak:gemi adamı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… i gemisinde çalışması nedeniyle 2 aylık sürede çalışmadığı görüldüğünden 16.000, ABD Doları bakiye ücret alacağı bulunduğu,davacı kaptan olarak gemide çalıştığından «gemi adamı» alacakları sahibi lehine gemi alacaklısı ve buna bağlı «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, davalıların «temerrüde» düştüğü ispat edilemediği gerekçesiyle 16.000,- ABD Doları bakiye ücret alacağına dava tarihinden itibaren kamu bankalarınca ABSD Dolarına verilen en yüksek yıllık faiz oranı tahakkuku ile fiili ödeme günündeki ... efektif satış kuru TL karşılığının 1 nolu davalı işverenden tahsili ve alacak ile ferilerini karşılayacak biçimde de 2 nolu davalının maliki olduğu gemi üzerine kanuni rehin hakkı tanınmasına, alacağın likit ve hesaplanabilir bulunması nedeniyle % 40 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2010/23005 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, gemi üzerine «kanuni rehin hakkı» tanınması ile «geminin sicil» «kaydına» tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili ; müvekkili ile 1 nolu davalı işveren arasında imzalanan altı ay süreli «gemi adamı» «hizmet akdi» uyarınca... isimli gemide 07/07/2010 tarihinde 8.000, ABD Doları maaşla kaptan olarak göreve başladığını, müvekkilinin gemide çalıştığı süre boyunca kaptan olarak …
Benzer bu karardaBuna göre, «kanuni rehin hakkının» asıl alacağa bağlı feri nitelikte bir hak olduğu, mahkemece görev hususunun re’sen ve davanın her aşamasında incelenmesi gereken hususlardan bulunduğu da gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… pılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalıştığı geminin İş Finansal Kiralama A.Ş.'ye ait olup, 13/04/2007 tarihinde «finansal kiralama sözleşmesi» ile davalıya kiralandığı, icra takibinde takip borçlusu olarak yanlızca asıl borçlu olan davalının gösterildiği, «kanuni rehin hakkının» asıl borca fer'i bir borç olup, gemiyi takip edeceği, «menkul rehninin paraya çevrilmesi» yolu ile takipte «zorunlu takip arkadaşı» olan gemi maliki İş Finansal Kiralama A.Ş. ve borçlu davalı hakkında birlikte takip yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «gemi adamının» işçilik hak ve alacaklarının tahsili amacıyla «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu takip arkadaşlığı · menkul rehni · rehnin paraya çevrilmesi · finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · ipoteğin paraya çevrilmesi · taşıyan
Benzer bu kararda… pılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalıştığı geminin İş Finansal Kiralama A.Ş.'ye ait olup, 13/04/2007 tarihinde «finansal kiralama sözleşmesi» ile davalıya kiralandığı, icra takibinde takip borçlusu olarak yanlızca asıl borçlu olan davalının gösterildiği, «kanuni rehin hakkının» asıl borca fer'i bir borç olup, gemiyi takip edeceği, «menkul rehninin paraya çevrilmesi» yolu ile takipte «zorunlu takip arkadaşı» olan gemi maliki İş Finansal Kiralama A.Ş. ve borçlu davalı hakkında birlikte takip yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «gemi adamının» işçilik hak ve alacaklarının tahsili amacıyla «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 854 sayılı Deniz İş Kanun'unun 1. maddesinde "Bu kanun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını «taşıyan» ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akti ile çalışan gemiadamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanır." düzenlemesi bulunmakta olup, somut uyuşmazlığın Deniz İş Kanunu’na tabi olduğu ve uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemeleri'nin «görevli» olduğu anlaşılmaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11686 E. 2016/8418 K.
Ortak:gemi adamı · hizmet sözleşmesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre; davacı «gemi adamının» istihdam edildiği ... isimli kuru yük gemisinin «donatan» ve işleteninin 1 nolu davalı olduğu, «hizmet sözleşmesinin» davacı ile 1 nolu davalı arasında yapıldığı, sözleşme tarihinin 04/07/2010, süresinin 6 ay ve davacının kaptan olarak 8.000, ABD Doları maaşla görev yapacağının kararlaştırıldığı, davacının 07/07/2010 tarihinde gemiye katıldığı ve 24/09/2010 tarihinde gemiden ayrıldığı, bu durumun hizmet sözleşmesi, ayrılış «ordinosu» ve tanık anlatımları ile uyumluluk gösterdiği, davacının 04/07/2010 sözleşme tarihi ve 24/09/2010 ayrılış tarihi arasında 2 ay 20 gün, toplamda 80 gün gemide çalış …
… ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili ; müvekkili ile 1 nolu davalı işveren arasında imzalanan altı ay süreli «gemi adamı» «hizmet akdi» uyarınca... isimli gemide 07/07/2010 tarihinde 8.000, ABD Doları maaşla kaptan olarak göreve başladığını, müvekkilinin gemide çalıştığı süre boyunca kaptan olarak …
… i gemisinde çalışması nedeniyle 2 aylık sürede çalışmadığı görüldüğünden 16.000, ABD Doları bakiye ücret alacağı bulunduğu,davacı kaptan olarak gemide çalıştığından «gemi adamı» alacakları sahibi lehine gemi alacaklısı ve buna bağlı «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, davalıların «temerrüde» düştüğü ispat edilemediği gerekçesiyle 16.000,- ABD Doları bakiye ücret alacağına dava tarihinden itibaren kamu bankalarınca ABSD Dolarına verilen en yüksek yıllık faiz oranı tahakkuku ile fiili ödeme günündeki ... efektif satış kuru TL karşılığının 1 nolu davalı işverenden tahsili ve alacak ile ferilerini karşılayacak biçimde de 2 nolu davalının maliki olduğu gemi üzerine kanuni rehin hakkı tanınmasına, alacağın likit ve hesaplanabilir bulunması nedeniyle % 40 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6102 sayılı Yasa’nın 1352. maddesinin 1/o fıkrasında; "«gemi adamlarına», gemide çalışmaları dolayısıyla ödenecek ücretlerle, onlara ödenmesi gereken diğer tutarlara ilişkin istemler" «gemi alacağı» olduğunun hükme bağlandığı, davacının bu hakkına dayalı olarak ücret alacağı talebi bulunduğunun ve bu hususla ilgili hükümlerin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun’un 5. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümler arasında bulunduğunun anlaşıldığı, ,,, Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin deniz hukukundan kaynaklanan işbu davaya bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, göreve ilişkin dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili ...
Davacı tarafça, gemi «hizmet sözleşmesi» uyarınca çarkçıbaşı olarak çalışılan döneme ilişkin olarak hak kazanılan alacağın ödenmediği iddiası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile açılan işbu davada, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmiştir.
İş Kanunu kapsamında çözümleneceği ancak, yabancı bayraklı ise, mülga BK'nın 313 vd., 6098 sayılı TBK'nın 393 vd. maddelerinde düzenlenen «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığı, bu tip bir «sözleşmeden doğan» ihtilafların ise TTK'da düzenlenen hususlardan olmadığı gibi, her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili de olmadığı ve özellikle, TTK'nın 5. maddesinde düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin bir ihtilaf da olmadığı göz önünde bulundurularak «görevli» mahkemenin tayini gerekirken anılan hususular nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmişt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacağı · deniz ticareti · ticari işletme · sözleşmeden doğan dava · dava şartı yokluğu · usulden reddi · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6102 sayılı Yasa’nın 1352. maddesinin 1/o fıkrasında; "«gemi adamlarına», gemide çalışmaları dolayısıyla ödenecek ücretlerle, onlara ödenmesi gereken diğer tutarlara ilişkin istemler" «gemi alacağı» olduğunun hükme bağlandığı, davacının bu hakkına dayalı olarak ücret alacağı talebi bulunduğunun ve bu hususla ilgili hükümlerin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun’un 5. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümler arasında bulunduğunun anlaşıldığı, ,,, Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin deniz hukukundan kaynaklanan işbu davaya bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, göreve ilişkin dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili ...
İş Kanunu kapsamında çözümleneceği ancak, yabancı bayraklı ise, mülga BK'nın 313 vd., 6098 sayılı TBK'nın 393 vd. maddelerinde düzenlenen «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığı, bu tip bir «sözleşmeden doğan» ihtilafların ise TTK'da düzenlenen hususlardan olmadığı gibi, her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili de olmadığı ve özellikle, TTK'nın 5. maddesinde düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin bir ihtilaf da olmadığı göz önünde bulundurularak «görevli» mahkemenin tayini gerekirken anılan hususular nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmişt …
İş Kanunu'nun 1/1. maddesinde bu yasanın Türk Bayrağı'nı «taşıyan» gemi adamları hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1856 E. 2013/18648 K.
Ortak:hizmet akdi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili ; müvekkili ile 1 nolu davalı işveren arasında imzalanan altı ay süreli «gemi adamı» «hizmet akdi» uyarınca... isimli gemide 07/07/2010 tarihinde 8.000, ABD Doları maaşla kaptan olarak göreve başladığını, müvekkilinin gemide çalıştığı süre boyunca kaptan olarak …
Somut bu hukuki ve maddi olgulara göre; Deniz İş Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca uyuşmazlığa Deniz İş Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, Deniz İş Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca da uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemeleri «görevlidir».
Bu itibarla, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, daha «özel görevli» «ihtisas» mahkemesi niteliğindeki bir mahkeme olan İş Mahkemesi'nin «görev alanına» giren bir alacakla birlikte talep edilmiş olan diğer alacakların da aynı mahkemece görülerek sonuçlandırılmasında taraflar açısından «hukuki yarar» bulunup, davaların ayrılmasında bir yarar olmayacağı da anlaşılmakla, davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş olup, davalı vekilinin bu yö …
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesinde, bu kanunun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını «taşıyan» ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir «hizmet akdi» ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı, davalıya ait yabancı bayraklı gemilerde çalıştığını iddia ederek bu çalışmaları karşılığı hak ettiği «işçilik alacaklarını» talep ettiği gibi 09.04.2009 tarihli hizmet akdine dayalı olarak davalı şirkete ait Türk bandıralı 3958 gros tonluk Martı Prosperity gemisinde çalıştığı döneme ilişkin işçilik haklarını da talep ederek sonuçta davalıya ait çeşitli gemilerde geçen ve tüm çalışma süresini kapsayan istemlerde bulunmuştur.Davacı, davalının yaptığı «görevlendirme» uyarınca Türk ve yabancı bandıralı gemilerde çalıştığını iddia ederek tüm çalışmaları karşılığı hak ettiği tutarların ödenmesi amacıyla açtığı işbu davada, davaya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel görevli mahkeme · işçilik alacakları · ihtisas mahkemesi · hukuki yarar · iş mahkemesi görev alanı · ıslah · taşıyan · yasal faiz
Benzer bu karardaBu durumda, daha «özel görevli» «ihtisas» mahkemesi niteliğindeki bir mahkeme olan İş Mahkemesi'nin «görev alanına» giren bir alacakla birlikte talep edilmiş olan diğer alacakların da aynı mahkemece görülerek sonuçlandırılmasında taraflar açısından «hukuki yarar» bulunup, davaların ayrılmasında bir yarar olmayacağı da anlaşılmakla, davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş olup, davalı vekilinin bu yö …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya ait gemilerde çalıştığı, toplam kıdem ve hizmet süresinin 1 yıl 2 ay 26 gün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.046,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.700,00 TL'ye 25.06.2010 tarihinden itibaren, 10.346,67 TL'ye «ıslah» tarihi olan 16.06.2011 tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine karar verilmiştir.
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesinde, bu kanunun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını «taşıyan» ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir «hizmet akdi» ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı, davalıya ait yabancı bayraklı gemilerde çalıştığını iddia ederek bu çalışmaları karşılığı hak ettiği «işçilik alacaklarını» talep ettiği gibi 09.04.2009 tarihli hizmet akdine dayalı olarak davalı şirkete ait Türk bandıralı 3958 gros tonluk Martı Prosperity gemisinde çalıştığı döneme ilişkin işçilik haklarını da talep ederek sonuçta davalıya ait çeşitli gemilerde geçen ve tüm çalışma süresini kapsayan istemlerde bulunmuştur.Davacı, davalının yaptığı «görevlendirme» uyarınca Türk ve yabancı bandıralı gemilerde çalıştığını iddia ederek tüm çalışmaları karşılığı hak ettiği tutarların ödenmesi amacıyla açtığı işbu davada, davaya …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/18502 E. , 2014/1362 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/04/2012 tarih ve 2010/672-2012/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili ; müvekkili ile 1 nolu davalı işveren arasında imzalanan altı ay süreli gemi adamı hizmet akdi uyarınca... isimli gemide 07/07/2010 tarihinde 8.000, ABD Doları maaşla kaptan olarak göreve başladığını, müvekkilinin gemide çalıştığı süre boyunca kaptan olarak üzerine düşen tüm görevlerini harfiyen yerine getirmiş ise de 24/09/2010 tarihinde şirket talimatı ile gemiden indirildiğini, müvekkiline 6.000, ABD Doları maaş ile başka bir gemide çalışmasının teklif edildiğini, müvekkilinin de aynı maaş ile başka gemilerde çalışacağını bildirmesi üzerine işverenden geri dönüş yapılmadığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin 07/07/2010 ile 07/01/2011 tarihleri arasını kapsamakta olduğundan 24/09/2010 tarihinden sözleşmenin bitiş tarihine kadar 25.599, ABD Doları bakiye süre alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için davalılar aleyhine ...
4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/23005 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, gemi üzerine kanuni rehin hakkı tanınması ile geminin sicil kaydına tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili;; davacının kıyısal seferlerde çalışmakta iken kendisine okyanus aşırı sefer yapan gemilerde çalışma fırsatı verilmiş ise de ilk seferinde gemi adamlarıyla birçok sorun yaşadığını ve müvekkilinin zararlarının oluşmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle Türkiye'ye geri çağrılarak kendisine eskiden olduğu gibi yakın kıyısal sefer yapan.... .. gemisine geçmesinin istendiğini, kendisinin bu teklifi kabul etmeyerek işten ayrıldığını, daha düşük ücret teklifinin bulunmadığını, sözleşmenin karşı tarafça ihlal edildiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise; davacının yönetim yetersizliği ve tecrübesizliği nedeniyle gemi personelleri ile yaptığı kavgalar sonucu iki personelin
Türkiye'ye dönmeleri nedeniyle müvekkilinin 5.000, ABD Doları zararının oluştuğunu, yine seyrüsefer esnasında pirinç yüklü geminin ambarlarının düzenli ve gerektiğinde havalandırılmaması nedeniyle de pirinç emtiasının hasarlandığını, bunun bedelinin de 32.000, ABD Doları olduğunu, pirinç yükünün tahliyesinden sonra limandan ayrılmadan önce gemide gerekli kontrolleri yapmadan hareket edildiğinden gemide iki adet kaçak yolcu tespit edildiği ve geminin tekrar geri dönüşü sebebiyle acente masrafları, yakıt parası ve 24 saatlik gün kaybı dikkate alınarak 10.000, ABD Doları zararlarının oluştuğunu ileri sürerek toplam 47.000, ABD Doları zararın şimdilik 13.000, ABD Dolarlık kısmının ticari faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre; davacı gemi adamının istihdam edildiği ... isimli kuru yük gemisinin donatan ve işleteninin 1 nolu davalı olduğu, hizmet sözleşmesinin davacı ile 1 nolu davalı arasında yapıldığı, sözleşme tarihinin 04/07/2010, süresinin 6 ay ve davacının kaptan olarak 8.000, ABD Doları maaşla görev yapacağının kararlaştırıldığı, davacının 07/07/2010 tarihinde gemiye katıldığı ve 24/09/2010 tarihinde gemiden ayrıldığı, bu durumun hizmet sözleşmesi, ayrılış ordinosu ve tanık anlatımları ile uyumluluk gösterdiği, davacının 04/07/2010 sözleşme tarihi ve 24/09/2010 ayrılış tarihi arasında 2 ay 20 gün, toplamda 80 gün gemide çalıştığı, sözleşme süresinin 6 ay, toplamda 180 gün olması göz önüne alındığında 80 gün çalışılan süre çıkarıldıktan sonra davacının 100 bakiye gün alacağının bulunduğu, bunun da 8.000, ABD Doları aylık maaşı ile yapılan hesaplamasında 26.666, ABD Doları olarak hesaplandığı, davacı gemi adamının 24/11/2010 tarihinde dava dışı ...
Denizcilik firmasından.... isimli gemisinde çalışması nedeniyle 2 aylık sürede çalışmadığı görüldüğünden 16.000, ABD Doları bakiye ücret alacağı bulunduğu,davacı kaptan olarak gemide çalıştığından gemi adamı alacakları sahibi lehine gemi alacaklısı ve buna bağlı kanuni rehin hakkı bahşettiği, davalıların temerrüde düştüğü ispat edilemediği gerekçesiyle 16.000,- ABD Doları bakiye ücret alacağına dava tarihinden itibaren kamu bankalarınca ABSD Dolarına verilen en yüksek yıllık faiz oranı tahakkuku ile fiili ödeme günündeki ... efektif satış kuru TL karşılığının 1 nolu davalı işverenden tahsili ve alacak ile ferilerini karşılayacak biçimde de 2 nolu davalının maliki olduğu gemi üzerine kanuni rehin hakkı tanınmasına, alacağın likit ve hesaplanabilir bulunması nedeniyle % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri; kararı ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Davalılar-karşı davacılar vekilinin temyiz dilekçesi davacı-karşı davalı ... vekiline 21.06.2012 günü tebliğ edilmiş ve hüküm yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 05.07.2012 tarihinde katılma yolu ile temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4'ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davacı-karşı davalı ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar-karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Deniz İş Kanunu’nun 46'ncı maddesi uyarınca, “Bu kanun kapsamına giren gemi adamlariyla bunların işveren veya işveren vekilleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında, 5521 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Hizmet aktinde ayrıca bir hüküm yoksa dava geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür”.
Deniz İş Kanunu 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir geminin Deniz İş Kanunu'nun kapsamına girebilmesi için denizlerde, göllerde ve akarsularda çalıştırılması, bu geminin Türk Bayrağı taşıması, geminin yüz ve daha yukarı grostonilatoluk olması gerekir. Maddenin 2. Fıkrasına göre de:
a) Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu takdirde, bu gemilerle, bu gemilerde çalışan ve çalıştıranlar Deniz İş Kanunu hükümlerine tabi olacaklardır.
b) İşverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde başka bir şart aranmaksızın, başka bir anlatımla geminin grostonilatosuna bakılmaksızın, bu gemi Deniz İş Kanunu kapsamına giren bir işyeri olacaktır.
Gemi yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa dahi yüz grostonalitonluk değilse ya da diğer belirtilen istisnai şartları taşımıyor ise bu gemide çalışanlar hakkında Deniz İş Kanunu uygulanamaz. Taşıma işinde çalışan bu gemideki işçiler de 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kaldığından, haklarında Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
Dosya içeriğine göre, kaptan olan davacı-karşı davalının gemi adamı olduğu ve davalılar-karşı davacıların işleteni ve maliki olduğu.... isimli kuru yük gemisinde çalıştığı, geminin Türk bayrağı taşıdığı ve 100 grostonilatonun üzerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Somut bu hukuki ve maddi olgulara göre; Deniz İş Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca uyuşmazlığa Deniz İş Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, Deniz İş Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca da uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemeleri görevlidir. Görev kamu düzenine ait olduğundan resen dikkate alınmalıdır. Bu itibarla, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar-karşı davacılar vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı- karşı davalı ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar-karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara ayrı ayrı iadesine, 22/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/361252800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz