İtiraZın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15782 E. 2015/1033 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi adamı↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ taşıyan↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın açılmasından sonra 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 120/2 maddesi uyarınca davacı vekiline belirlenen gider avansını iki haftalık kesin süre içinde mahkeme veznesine yatırması için 06.10.2011 tarihli celsede süre verildiği, davacı vekilinin verilen sürede tespit edilen gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle anılan yasanın 115. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kaptan olan davacının maaş ve özlük haklarının tahsili istemine yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyada mevcut belgelere göre, geminin bağlama limanı .... olup, gemi Türk Bayraklı’dır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinin 2. fıkrasında 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanun'un uygulanacağı belirtilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle, işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca “deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Deniz taşıma işlerinde çalışanlar 854 sayılı Deniz İş Kanunu'na tabidir. Deniz İş Kanunu'nun 1/1. maddesinde bu yasanın Türk Bayrağı'nı taşıyan gemi adamları hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 2/B maddesine göre kaptanlar, zabit ve tayfalar gemi adamı sayılmış ve 66. maddesinde gemi adamlarıyla bunların işverenleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu durumda mahkemece, Türk Bayraklı olduğu anlaşılan gemide çalışan davacının hizmet aktinden kaynaklanan davasının 4857 sayılı İş Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında bulunduğu ve görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davaya bakılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17954 E. 2013/471 K.
Ortak:gemi adamı · taşıyan · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDeniz İş Kanunu'nun 1/1. maddesinde bu yasanın Türk Bayrağı'nı «taşıyan» gemi adamları hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 2/B maddesine göre kaptanlar, zabit ve tayfalar «gemi adamı» sayılmış ve 66. maddesinde gemi adamlarıyla bunların işverenleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, Türk Bayraklı olduğu anlaşılan gemide çalışan davacının hizmet aktinden kaynaklanan davasının 4857 sayılı İş Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında bulunduğu ve «görevli» mahkemenin iş mahkemeleri olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davaya bakılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMaddesinde bu yasanın Türk Bayrağı'nı «taşıyan» gemi işadamları hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 2/B maddesine göre kaptanlar, zabit ve tayfalar «gemi adamı» sayılmış ve 66.maddesinde gemi adamlarıyla bunların işverenleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, Türk bayraklı olduğu anlaşılan gemide çalışan davacıların hizmet aktinden kaynaklanan davalarının 4857 sayılı İş Kanunu ve 854 sayı Deniz İş Kanunu kapsamında bulunduğu ve «görevli» mahkemenin İş Mahkemeleri olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davaya Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçilik alacakları · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · i̇i̇k 257 · rehin · ihtiyati tedbir · muacceliyet · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda1-Talep, davacıların «işçilik alacaklarını» teminen gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi için MV "... gemisinin seferden meni konusunda «ihtiyati tedbir» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, HMK’nun 389. maddesi uyarınca ancak «uyuşmazlık konusu» hakkında «ihtiyati tedbir» kararı verilebileceği, somut olayda geminin uyuşmazlık konusu olmadığı, davacı tarafça «ibraz» olunan belgelerin bir borcun varlığını ve «muacceliyetini» ispatlamak için yeterli olmadığı, iddiaların ancak yargılama sonunda ispatlanabileceği, işin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle İİK’nun «257». ve devamı maddelerinde sayılan ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati tedbir» talep edenler vekili temyiz etmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre «ihtiyati tedbir» talep eden davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11686 E. 2016/8418 K.
Ortak:gemi adamı · usulden reddi · taşıyan · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… e, davanın açılmasından sonra 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 120/2 maddesi uyarınca davacı vekiline belirlenen gider avansını iki haftalık «kesin süre» içinde mahkeme veznesine yatırması için 06.10.2011 tarihli celsede süre verildiği, davacı vekilinin verilen sürede tespit edilen gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle anılan yasanın 115. maddesi uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Deniz İş Kanunu'nun 1/1. maddesinde bu yasanın Türk Bayrağı'nı «taşıyan» gemi adamları hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 2/B maddesine göre kaptanlar, zabit ve tayfalar «gemi adamı» sayılmış ve 66. maddesinde gemi adamlarıyla bunların işverenleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6102 sayılı Yasa’nın 1352. maddesinin 1/o fıkrasında; "«gemi adamlarına», gemide çalışmaları dolayısıyla ödenecek ücretlerle, onlara ödenmesi gereken diğer tutarlara ilişkin istemler" «gemi alacağı» olduğunun hükme bağlandığı, davacının bu hakkına dayalı olarak ücret alacağı talebi bulunduğunun ve bu hususla ilgili hükümlerin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun’un 5. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümler arasında bulunduğunun anlaşıldığı, ,,, Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin deniz hukukundan kaynaklanan işbu davaya bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, göreve ilişkin dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili ...
İş Kanunu'nun 1/1. maddesinde bu yasanın Türk Bayrağı'nı «taşıyan» gemi adamları hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.
İş Kanunu'nun 2/B maddesine göre, kaptanlar, zabit ve tayfalar «gemi adamı» sayılmış ve 66. maddesinde gemi adamlarıyla bunların işverenleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacağı · deniz ticareti · ticari işletme · sözleşmeden doğan dava · dava şartı yokluğu · hizmet sözleşmesi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaİş Kanunu kapsamında çözümleneceği ancak, yabancı bayraklı ise, mülga BK'nın 313 vd., 6098 sayılı TBK'nın 393 vd. maddelerinde düzenlenen «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığı, bu tip bir «sözleşmeden doğan» ihtilafların ise TTK'da düzenlenen hususlardan olmadığı gibi, her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili de olmadığı ve özellikle, TTK'nın 5. maddesinde düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin bir ihtilaf da olmadığı göz önünde bulundurularak «görevli» mahkemenin tayini gerekirken anılan hususular nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmişt …
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6102 sayılı Yasa’nın 1352. maddesinin 1/o fıkrasında; "«gemi adamlarına», gemide çalışmaları dolayısıyla ödenecek ücretlerle, onlara ödenmesi gereken diğer tutarlara ilişkin istemler" «gemi alacağı» olduğunun hükme bağlandığı, davacının bu hakkına dayalı olarak ücret alacağı talebi bulunduğunun ve bu hususla ilgili hükümlerin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun’un 5. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümler arasında bulunduğunun anlaşıldığı, ,,, Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin deniz hukukundan kaynaklanan işbu davaya bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, göreve ilişkin dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili ...
Davacı tarafça, gemi «hizmet sözleşmesi» uyarınca çarkçıbaşı olarak çalışılan döneme ilişkin olarak hak kazanılan alacağın ödenmediği iddiası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile açılan işbu davada, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2860 E. 2010/9255 K.
Ortak:gemi adamı · taşıyan · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDeniz İş Kanunu'nun 1/1. maddesinde bu yasanın Türk Bayrağı'nı «taşıyan» gemi adamları hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 2/B maddesine göre kaptanlar, zabit ve tayfalar «gemi adamı» sayılmış ve 66. maddesinde gemi adamlarıyla bunların işverenleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, Türk Bayraklı olduğu anlaşılan gemide çalışan davacının hizmet aktinden kaynaklanan davasının 4857 sayılı İş Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında bulunduğu ve «görevli» mahkemenin iş mahkemeleri olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davaya bakılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaYasanın kapsamı ise, 1. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre Deniz İş Kanunu, Türk Bayrağı «taşıyan» gemilerdeki «gemi adamlarını» kapsamaktadır.
Dava, yabancı bayrak «taşıyan» gemide iş akdiyle çalışan davalıya fazla ödendiği ileri sürülen ücretin «istirdadı» istemine ilişkindir.
854 sayılı Deniz İş Kanununun 2. maddesinde tayfalar “«gemi adamı»” olarak nitelendirilmiş ve aynı yasanın 46. maddesi uyarınca, bu kanun kapsamına giren gemi adamlarının hizmet aktinden doğan davalarında, 5521 sayılı kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat
Benzer bu karardaDava, yabancı bayrak «taşıyan» gemide iş akdiyle çalışan davalıya fazla ödendiği ileri sürülen ücretin «istirdadı» istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8364 E. 2016/7310 K.
Ortak:usulden reddi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… e, davanın açılmasından sonra 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 120/2 maddesi uyarınca davacı vekiline belirlenen gider avansını iki haftalık «kesin süre» içinde mahkeme veznesine yatırması için 06.10.2011 tarihli celsede süre verildiği, davacı vekilinin verilen sürede tespit edilen gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle anılan yasanın 115. maddesi uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, Türk Bayraklı olduğu anlaşılan gemide çalışan davacının hizmet aktinden kaynaklanan davasının 4857 sayılı İş Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında bulunduğu ve «görevli» mahkemenin iş mahkemeleri olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davaya bakılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dosyanın İş Mahkemesince verilen «görevsizlik» kararı üzerine işbu mahkemeye gelmiş olduğu, davacının «tacir» olmadığı ve işçi alacaklarının tahsili amacıyla bu davayı açtığı, davacının çalıştığı geminin yabancı bayraklı olduğu ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrası anlamında deniz taşıma işi yapmadığı turistik maksatla kullanılan özel yat olduğu anlaşıldığından davanın 854 sayılı Deniz İş Yasası kapsamında değerlendirilemeyeceği, davanın 4857 sayılı İş Yasası kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerektiği ve davacı ile davalılar arasındaki iddia edilen «hizmet sözleşmelerinden doğan» uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya 4857 ve 5521 sayılı Kanunların 1. maddeleri hükmü gereğince İş Mahkemeleri'nin «görevli» olacağı gerekçesiyle mahkemenin görevli olması ile ilgili dava «şartı yokluğundan» 6100 sayılı HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca «usulden reddine», ...
Dava, yabancı bayraklı gemi çalışanının «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece İş Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet akdi · temel ilişki · sözleşmeden doğan dava · dava şartı yokluğu · hizmet sözleşmesi · ifa · görevsizlik kararı · tacir
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dosyanın İş Mahkemesince verilen «görevsizlik» kararı üzerine işbu mahkemeye gelmiş olduğu, davacının «tacir» olmadığı ve işçi alacaklarının tahsili amacıyla bu davayı açtığı, davacının çalıştığı geminin yabancı bayraklı olduğu ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrası anlamında deniz taşıma işi yapmadığı turistik maksatla kullanılan özel yat olduğu anlaşıldığından davanın 854 sayılı Deniz İş Yasası kapsamında değerlendirilemeyeceği, davanın 4857 sayılı İş Yasası kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerektiği ve davacı ile davalılar arasındaki iddia edilen «hizmet sözleşmelerinden doğan» uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya 4857 ve 5521 sayılı Kanunların 1. maddeleri hükmü gereğince İş Mahkemeleri'nin «görevli» olacağı gerekçesiyle mahkemenin görevli olması ile ilgili dava «şartı yokluğundan» 6100 sayılı HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca «usulden reddine», ...
Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki «temel ilişkinin» hizmet akdinden kaynaklanıp, uygulanacak hükümlerin de «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümler olduğu, uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen hususlardan da doğmadığı ve davacının alacaklarının BK hükümlerine göre tespiti gerektiği gözönüne alındığında davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerekmekle «görevsizlik» kararı vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Ancak; hizmetin «ifa» edildiği geminin yabancı bayraklı olması nedeniyle uyuşmazlık, Türk bayraklı gemilerde bir «hizmet akdi» ile yapılan çalışmaları düzenleyen 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesi kapsamı dışında kalmaktadır.
İş Mahkemesi'nin 2014/285 esas sayılı dosyasında da «görevsizlik» kararı verilmiş olması nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için HMK 21ve 22 maddeleri uyarınca dosyanın Yargıtay'a gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11643 E. 2012/2807 K.
Ortak:görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, Türk Bayraklı olduğu anlaşılan gemide çalışan davacının hizmet aktinden kaynaklanan davasının 4857 sayılı İş Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında bulunduğu ve «görevli» mahkemenin iş mahkemeleri olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davaya bakılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, idari para cezasının 4857 sayılı yasa uyarınca verilmesi gerekçe gösterilerek eldeki dava yönünden İş Mahkemesinin «görevli» olduğuna karar verilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde, bu mahkemelerin "İş Kanuna göre işçi sayılan kimselerle (kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç,D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile «görevli»" olduğu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari para cezası · yoksun kalınan kâr · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaDava, Sulh Ceza Mahkemesi Kararı ile kaldırılmadan önce ödenmiş bulunan «idari para cezası» nedeniyle «yoksun kalınan» faiz alacağı istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 4857 sayılı Yasa'nın 108. maddesinden kaynaklandığı, davanın iş mahkemesinde görülmesinin gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Oysa somut olayda, bu madde kapsamına giren bir uyuşmazlık söz konusu olmadığı gibi «idari para cezası» kaldırılmış ve ödenen miktar da iade edilmiş bulunmaktadır.
Dava yalnızca faiz istemine ilişkin olduğundan, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «görevsiz» olunduğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18198 E. 2014/912 K.
Ortak:usulden reddi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… e, davanın açılmasından sonra 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 120/2 maddesi uyarınca davacı vekiline belirlenen gider avansını iki haftalık «kesin süre» içinde mahkeme veznesine yatırması için 06.10.2011 tarihli celsede süre verildiği, davacı vekilinin verilen sürede tespit edilen gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle anılan yasanın 115. maddesi uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, Türk Bayraklı olduğu anlaşılan gemide çalışan davacının hizmet aktinden kaynaklanan davasının 4857 sayılı İş Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında bulunduğu ve «görevli» mahkemenin iş mahkemeleri olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davaya bakılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4857 sayılı İş Kanunu'na dayalı olarak yapılan iş akdi ilişkisine dayandığı, açılan davanın İş Mahkemesinin görev alanında kaldığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden «usulden reddine» karar verilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde, bu mahkemelerin "İş Kanuna göre işçi sayılan kimselerle (kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile «görevli»" olduğu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «görevsiz» olunduğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9443 E. 2013/11601 K.
Ortak:gemi adamı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 2/B maddesine göre kaptanlar, zabit ve tayfalar «gemi adamı» sayılmış ve 66. maddesinde gemi adamlarıyla bunların işverenleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, Türk Bayraklı olduğu anlaşılan gemide çalışan davacının hizmet aktinden kaynaklanan davasının 4857 sayılı İş Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında bulunduğu ve «görevli» mahkemenin iş mahkemeleri olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davaya bakılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1235/3. maddesi uyarınca «gemi adamlarının» iş sözleşmesinden kaynaklanan parayla ölçülebilen hakları kendilerine «gemi alacaklısı hakkı» verdiği gibi, aynı Kanunun 4/1a maddesi uyarınca bu nitelikteki istemlere konu dava ve işler «ticari nitelik» arzetmektedir.
Şu halde, mahkemece iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmesi yasaya uygun değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacaklısı hakkı · donatan · ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · husumet
Benzer bu kararda… izmet akdinde ayrıca bir hüküm yok ise davanın geminin bağlama limanında iş davalarına bakmaya yetkili mahkemede görüleceğinden uyuşmazlığın Mersin İş Mahkemesi'nin «görev alanına» girdiği, gemi «donatanının» yabancı uyruklu olması, geminin yabancı bayraklı bir gemi olması, taraflar arasında iş sözleşmesi ilişkisinin kurulmasına ve Türk Hukuku'nun uygulanmasına engel ol …
Öte yandan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1235/3. maddesi uyarınca «gemi adamlarının» iş sözleşmesinden kaynaklanan parayla ölçülebilen hakları kendilerine «gemi alacaklısı hakkı» verdiği gibi, aynı Kanunun 4/1a maddesi uyarınca bu nitelikteki istemlere konu dava ve işler «ticari nitelik» arzetmektedir.
1-Mahkemece, istemin Deniz İş Kanunu hükümlerine tabi olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de, davalının işletmecisi olduğu geminin yabancı bayraklı olması nedeniyle 854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 1/1. maddesi uyarınca uyuşmazlığın bu kanun hükümlerine tabi bulunması söz konusu değildir.
Şu halde, mahkemece iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmesi yasaya uygun değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15782 E. , 2015/1033 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/01/2012 tarih ve 2011/352-2012/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'nin maliki, diğer davalının kiracısı olduğu geminin kaptanı olduğunu, müvekkilinin hak ettiği maaş ve özlük haklarının ödenmediğini, alacağının tahsili için başlatılan takibe de davalıların itiraz ettiğini, itirazlarının haksız bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %50 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın açılmasından sonra 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 120/2 maddesi uyarınca davacı vekiline belirlenen gider avansını iki haftalık kesin süre içinde mahkeme veznesine yatırması için 06.10.2011 tarihli celsede süre verildiği, davacı vekilinin verilen sürede tespit edilen gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle anılan yasanın 115. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kaptan olan davacının maaş ve özlük haklarının tahsili istemine yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyada mevcut belgelere göre, geminin bağlama limanı .... olup, gemi Türk Bayraklı’dır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinin 2. fıkrasında 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanun'un uygulanacağı belirtilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle, işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca “deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Deniz taşıma işlerinde çalışanlar 854 sayılı Deniz İş Kanunu'na tabidir. Deniz İş Kanunu'nun 1/1. maddesinde bu yasanın Türk Bayrağı'nı taşıyan gemi adamları hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 2/B maddesine göre kaptanlar, zabit ve tayfalar gemi adamı sayılmış ve 66. maddesinde gemi adamlarıyla bunların işverenleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu durumda mahkemece, Türk Bayraklı olduğu anlaşılan gemide çalışan davacının hizmet aktinden kaynaklanan davasının 4857 sayılı İş Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında bulunduğu ve görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davaya bakılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/187930700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz