Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1856 E. 2013/18648 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel görevli mahkeme↗ davaların ayrılması (tefrik)↗ hizmet akdi↗ işçilik alacakları↗ ihtisas mahkemesi↗ hukuki yarar↗ görevsizlik kararı↗ iş mahkemesi görev alanı↗ ıslah↗ taşıyan↗ yasal faiz↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya ait gemilerde çalıştığı, toplam kıdem ve hizmet süresinin 1 yıl 2 ay 26 gün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.046,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.700,00 TL'ye 25.06.2010 tarihinden itibaren, 10.346,67 TL'ye ıslah tarihi olan 16.06.2011 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalıya ait çeşitli gemilerde çalışması karşılığı hak ettiği işçilik haklarının tahsili istemine ilişkindir.
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesinde, bu kanunun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akdi ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir. Somut olayda davacı, davalıya ait yabancı bayraklı gemilerde çalıştığını iddia ederek bu çalışmaları karşılığı hak ettiği işçilik alacaklarını talep ettiği gibi 09.04.2009 tarihli hizmet akdine dayalı olarak davalı şirkete ait Türk bandıralı 3958 gros tonluk Martı Prosperity gemisinde çalıştığı döneme ilişkin işçilik haklarını da talep ederek sonuçta davalıya ait çeşitli gemilerde geçen ve tüm çalışma süresini kapsayan istemlerde bulunmuştur.Davacı, davalının yaptığı görevlendirme uyarınca Türk ve yabancı bandıralı gemilerde çalıştığını iddia ederek tüm çalışmaları karşılığı hak ettiği tutarların ödenmesi amacıyla açtığı işbu davada, davaya konu talepleri arasında davalı ile Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesi kapsamında bulunan bir hizmetinin de olduğu anlaşıldığından bu talep yönünden davaya bakmakla görevli mahkeme İş Mahkemesidir. Bu durumda, daha özel görevli ihtisas mahkemesi niteliğindeki bir mahkeme olan İş Mahkemesi'nin görev alanına giren bir alacakla birlikte talep edilmiş olan diğer alacakların da aynı mahkemece görülerek sonuçlandırılmasında taraflar açısından hukuki yarar bulunup, davaların ayrılmasında bir yarar olmayacağı da anlaşılmakla, davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş olup, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7165 E. 2013/21391 K.
Ortak:görevsizlik kararı · taşıyan · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, daha «özel görevli» «ihtisas» mahkemesi niteliğindeki bir mahkeme olan İş Mahkemesi'nin «görev alanına» giren bir alacakla birlikte talep edilmiş olan diğer alacakların da aynı mahkemece görülerek sonuçlandırılmasında taraflar açısından «hukuki yarar» bulunup, davaların ayrılmasında bir yarar olmayacağı da anlaşılmakla, davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş olup, davalı vekilinin bu yö …
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesinde, bu kanunun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını «taşıyan» ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir «hizmet akdi» ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı, davalıya ait yabancı bayraklı gemilerde çalıştığını iddia ederek bu çalışmaları karşılığı hak ettiği «işçilik alacaklarını» talep ettiği gibi 09.04.2009 tarihli hizmet akdine dayalı olarak davalı şirkete ait Türk bandıralı 3958 gros tonluk Martı Prosperity gemisinde çalıştığı döneme ilişkin işçilik haklarını da talep ederek sonuçta davalıya ait çeşitli gemilerde geçen ve tüm çalışma süresini kapsayan istemlerde bulunmuştur.Davacı, davalının yaptığı «görevlendirme» uyarınca Türk ve yabancı bandıralı gemilerde çalıştığını iddia ederek tüm çalışmaları karşılığı hak ettiği tutarların ödenmesi amacıyla açtığı işbu davada, davaya …
Benzer bu karardaAncak, 854 sayılı Deniz İş Kanun'unun 1. maddesinde "Bu kanun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını «taşıyan» ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akti ile çalışan gemiadamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanır." düzenlemesi bulunmakta olup, somut uyuşmazlığın Deniz İş Kanunu’na tabi olduğu ve uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemeleri'nin «görevli» olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, «kanuni rehin hakkının» asıl alacağa bağlı feri nitelikte bir hak olduğu, mahkemece görev hususunun re’sen ve davanın her aşamasında incelenmesi gereken hususlardan bulunduğu da gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu takip arkadaşlığı · menkul rehni · gemi adamı · rehnin paraya çevrilmesi · kanuni rehin hakkı · finansal kiralama sözleşmesi · rehin hakkı · finansal kiralama
Benzer bu kararda… pılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalıştığı geminin İş Finansal Kiralama A.Ş.'ye ait olup, 13/04/2007 tarihinde «finansal kiralama sözleşmesi» ile davalıya kiralandığı, icra takibinde takip borçlusu olarak yanlızca asıl borçlu olan davalının gösterildiği, «kanuni rehin hakkının» asıl borca fer'i bir borç olup, gemiyi takip edeceği, «menkul rehninin paraya çevrilmesi» yolu ile takipte «zorunlu takip arkadaşı» olan gemi maliki İş Finansal Kiralama A.Ş. ve borçlu davalı hakkında birlikte takip yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna göre, «kanuni rehin hakkının» asıl alacağa bağlı feri nitelikte bir hak olduğu, mahkemece görev hususunun re’sen ve davanın her aşamasında incelenmesi gereken hususlardan bulunduğu da gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1-Dava, «gemi adamının» işçilik hak ve alacaklarının tahsili amacıyla «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12871 E. 2013/16351 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, daha «özel görevli» «ihtisas» mahkemesi niteliğindeki bir mahkeme olan İş Mahkemesi'nin «görev alanına» giren bir alacakla birlikte talep edilmiş olan diğer alacakların da aynı mahkemece görülerek sonuçlandırılmasında taraflar açısından «hukuki yarar» bulunup, davaların ayrılmasında bir yarar olmayacağı da anlaşılmakla, davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş olup, davalı vekilinin bu yö …
Somut olayda davacı, davalıya ait yabancı bayraklı gemilerde çalıştığını iddia ederek bu çalışmaları karşılığı hak ettiği «işçilik alacaklarını» talep ettiği gibi 09.04.2009 tarihli hizmet akdine dayalı olarak davalı şirkete ait Türk bandıralı 3958 gros tonluk Martı Prosperity gemisinde çalıştığı döneme ilişkin işçilik haklarını da talep ederek sonuçta davalıya ait çeşitli gemilerde geçen ve tüm çalışma süresini kapsayan istemlerde bulunmuştur.Davacı, davalının yaptığı «görevlendirme» uyarınca Türk ve yabancı bandıralı gemilerde çalıştığını iddia ederek tüm çalışmaları karşılığı hak ettiği tutarların ödenmesi amacıyla açtığı işbu davada, davaya …
Benzer bu karardaSomut bu hukuki ve maddi olgulara göre; Deniz İş Kanununun 1'inci maddesi uyarınca uyuşmazlığa Deniz İş Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, Deniz İş Kanunu'nun 46'ıncı maddesi uyarınca da uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemeleri «görevlidir».
Bu itibarla, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz sebebi · ihbar tazminatı · gemi adamı · ihtiyati haciz · kamu düzeni · ihbar · haciz · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ...'ın «gemi adamı» olarak çalıştığının sabit olduğu, talep edeilen alacağın ödenmemiş olmasının «ihtiyati haciz sebebi» olarak düzenlendiği, ancak TTK'nın 1362'inci maddesi uyarınca alacağın parasal değeri hususunda mahkemeye kanaat uyandıracak delil gösterilmesi gerektiği, gemi adamının kıdem, «ihbar tazminatı» ile izin ücreti talep hakkının doğup doğmadığının, parasal değerinin tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Fıkrasına göre de: a) Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu takdirde, bu gemilerle, bu gemilerde çalışan ve çalıştıranlar Deniz İş Kanunu hükümlerine tabi olacaklardır. b) İşverenin çalıştırdığı «gemi adamı» sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde başka bir şart aranmaksızın, başka bir anlatımla geminin grostonilatosuna bakılmaksızın, bu gemi Deniz İş Kanunu kapsamına giren bir işyeri olacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14874 E. 2018/5012 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, daha «özel görevli» «ihtisas» mahkemesi niteliğindeki bir mahkeme olan İş Mahkemesi'nin «görev alanına» giren bir alacakla birlikte talep edilmiş olan diğer alacakların da aynı mahkemece görülerek sonuçlandırılmasında taraflar açısından «hukuki yarar» bulunup, davaların ayrılmasında bir yarar olmayacağı da anlaşılmakla, davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş olup, davalı vekilinin bu yö …
Somut olayda davacı, davalıya ait yabancı bayraklı gemilerde çalıştığını iddia ederek bu çalışmaları karşılığı hak ettiği «işçilik alacaklarını» talep ettiği gibi 09.04.2009 tarihli hizmet akdine dayalı olarak davalı şirkete ait Türk bandıralı 3958 gros tonluk Martı Prosperity gemisinde çalıştığı döneme ilişkin işçilik haklarını da talep ederek sonuçta davalıya ait çeşitli gemilerde geçen ve tüm çalışma süresini kapsayan istemlerde bulunmuştur.Davacı, davalının yaptığı «görevlendirme» uyarınca Türk ve yabancı bandıralı gemilerde çalıştığını iddia ederek tüm çalışmaları karşılığı hak ettiği tutarların ödenmesi amacıyla açtığı işbu davada, davaya …
Benzer bu karardaMahkemece yazılı şekilde somut uyuşmazlık bakımından «denizcilik ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
1.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının talebinin TTK'nın 5. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerden kaynaklandığı bu nedenle huzurdaki dava bakımından «görevli» mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğu, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye h …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz sigortası · deniz ihtisas mahkemesi · gemi alacağı · gemi adamı · eksik araştırma · deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · rehin hakkı
Benzer bu karardaGemi adamlarının ücret alacaklarının «gemi alacağı» niteliğinde bulunması, davada «rehin hakkı» tesisi talebi bulunmadığı takdirde TTK'nın «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerinin uygulanmasını gerektirir nitelikte değildir.
Bu durumda, HSYK'nın 6762 sayılı Kanun'un 4/«son» maddesine dayalı olarak tesis ettiği 10.5.2005 tarih ve 188 sayılı ilke kararının, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesiyle getirilen düzenleme karşısında konumuz bakımından uygulanması mümkün bulunmadığından, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davaları bakımından (1) nolu asliye hukuk mahkemesinin yetkilendirilmiş olduğundan da söz edilemez.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının talebinin TTK'nın 5. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerden kaynaklandığı bu nedenle huzurdaki dava bakımından «görevli» mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğu, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye h …
Mahkemece yazılı şekilde somut uyuşmazlık bakımından «denizcilik ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11686 E. 2016/8418 K.
Ortak:görevsizlik kararı · taşıyan · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, daha «özel görevli» «ihtisas» mahkemesi niteliğindeki bir mahkeme olan İş Mahkemesi'nin «görev alanına» giren bir alacakla birlikte talep edilmiş olan diğer alacakların da aynı mahkemece görülerek sonuçlandırılmasında taraflar açısından «hukuki yarar» bulunup, davaların ayrılmasında bir yarar olmayacağı da anlaşılmakla, davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş olup, davalı vekilinin bu yö …
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesinde, bu kanunun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını «taşıyan» ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir «hizmet akdi» ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı, davalıya ait yabancı bayraklı gemilerde çalıştığını iddia ederek bu çalışmaları karşılığı hak ettiği «işçilik alacaklarını» talep ettiği gibi 09.04.2009 tarihli hizmet akdine dayalı olarak davalı şirkete ait Türk bandıralı 3958 gros tonluk Martı Prosperity gemisinde çalıştığı döneme ilişkin işçilik haklarını da talep ederek sonuçta davalıya ait çeşitli gemilerde geçen ve tüm çalışma süresini kapsayan istemlerde bulunmuştur.Davacı, davalının yaptığı «görevlendirme» uyarınca Türk ve yabancı bandıralı gemilerde çalıştığını iddia ederek tüm çalışmaları karşılığı hak ettiği tutarların ödenmesi amacıyla açtığı işbu davada, davaya …
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6102 sayılı Yasa’nın 1352. maddesinin 1/o fıkrasında; "«gemi adamlarına», gemide çalışmaları dolayısıyla ödenecek ücretlerle, onlara ödenmesi gereken diğer tutarlara ilişkin istemler" «gemi alacağı» olduğunun hükme bağlandığı, davacının bu hakkına dayalı olarak ücret alacağı talebi bulunduğunun ve bu hususla ilgili hükümlerin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun’un 5. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümler arasında bulunduğunun anlaşıldığı, ,,, Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin deniz hukukundan kaynaklanan işbu davaya bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, göreve ilişkin dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili ...
Davacı tarafça, gemi «hizmet sözleşmesi» uyarınca çarkçıbaşı olarak çalışılan döneme ilişkin olarak hak kazanılan alacağın ödenmediği iddiası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile açılan işbu davada, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmiştir.
İş Kanunu'nun 1/1. maddesinde bu yasanın Türk Bayrağı'nı «taşıyan» gemi adamları hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacağı · gemi adamı · deniz ticareti · ticari işletme · sözleşmeden doğan dava · dava şartı yokluğu · hizmet sözleşmesi · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6102 sayılı Yasa’nın 1352. maddesinin 1/o fıkrasında; "«gemi adamlarına», gemide çalışmaları dolayısıyla ödenecek ücretlerle, onlara ödenmesi gereken diğer tutarlara ilişkin istemler" «gemi alacağı» olduğunun hükme bağlandığı, davacının bu hakkına dayalı olarak ücret alacağı talebi bulunduğunun ve bu hususla ilgili hükümlerin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun’un 5. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümler arasında bulunduğunun anlaşıldığı, ,,, Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin deniz hukukundan kaynaklanan işbu davaya bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, göreve ilişkin dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili ...
İş Kanunu kapsamında çözümleneceği ancak, yabancı bayraklı ise, mülga BK'nın 313 vd., 6098 sayılı TBK'nın 393 vd. maddelerinde düzenlenen «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığı, bu tip bir «sözleşmeden doğan» ihtilafların ise TTK'da düzenlenen hususlardan olmadığı gibi, her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili de olmadığı ve özellikle, TTK'nın 5. maddesinde düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin bir ihtilaf da olmadığı göz önünde bulundurularak «görevli» mahkemenin tayini gerekirken anılan hususular nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmişt …
Davacı tarafça, gemi «hizmet sözleşmesi» uyarınca çarkçıbaşı olarak çalışılan döneme ilişkin olarak hak kazanılan alacağın ödenmediği iddiası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile açılan işbu davada, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmiştir.
İş Kanunu'nun 2/B maddesine göre, kaptanlar, zabit ve tayfalar «gemi adamı» sayılmış ve 66. maddesinde gemi adamlarıyla bunların işverenleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/1856 E. , 2013/18648 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ
(İSTANBUL 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas (İstanbul 51. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 28.07.2011 tarih ve 2010/379-2011/317 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. Savaş Kürşat Kamacı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin usta gemici olarak davalıya ait çeşitli yabancı bayraklı gemilerde iş akdi ile çalıştığını, son imzaladığı iş akdinin ise haklı neden olmaksızın feshedildiğini, müvekkilinin davalıdan ödenmeyen ve eksik ödenen ücretler ile kıdem ve ihbar tazminatları, fazla mesai ücretleri, genel tatil ücretleri ve sözleşme uyarınca hak kazanılan izin ikramiyeleri nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı tutularak açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah ile toplam 15.046,67 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında “M/V Martı Prosperity” isimli gemide çalışmak üzere 09.04.2009 tarihli ve 6 ay süreli hizmet akdi yapıldığını, sözleşmenin belirli süreli olup, sürenin dolması ile sona erdiğini ve davacının tüm aylıklarının ödendiğini, ancak dava dilekçesinde başka gemi isimleri de belirtilmiş olup, bu gemilerde de davacının müvekkili tarafından çalıştırıldığı iddia edilmiş ise de bu iddiaların doğru olmadığını, müvekkilinin adı geçen gemilerin sahip veya işleteni olmayıp, bu konuda davacı ile yapılmış herhangi bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya ait gemilerde çalıştığı, toplam kıdem ve hizmet süresinin 1 yıl 2 ay 26 gün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.046,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.700,00 TL'ye 25.06.2010 tarihinden itibaren, 10.346,67 TL'ye ıslah tarihi olan 16.06.2011 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalıya ait çeşitli gemilerde çalışması karşılığı hak ettiği işçilik haklarının tahsili istemine ilişkindir.
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesinde, bu kanunun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akdi ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir. Somut olayda davacı, davalıya ait yabancı bayraklı gemilerde çalıştığını iddia ederek bu çalışmaları karşılığı hak ettiği işçilik alacaklarını talep ettiği gibi 09.04.2009 tarihli hizmet akdine dayalı olarak davalı şirkete ait Türk bandıralı 3958 gros tonluk Martı Prosperity gemisinde çalıştığı döneme ilişkin işçilik haklarını da talep ederek sonuçta davalıya ait çeşitli gemilerde geçen ve tüm çalışma süresini kapsayan istemlerde bulunmuştur.Davacı, davalının yaptığı görevlendirme uyarınca Türk ve yabancı bandıralı gemilerde çalıştığını iddia ederek tüm çalışmaları karşılığı hak ettiği tutarların ödenmesi amacıyla açtığı işbu davada, davaya konu talepleri arasında davalı ile Deniz İş Kanunu'nun 1.
maddesi kapsamında bulunan bir hizmetinin de olduğu anlaşıldığından bu talep yönünden davaya bakmakla görevli mahkeme İş Mahkemesidir. Bu durumda, daha özel görevli ihtisas mahkemesi niteliğindeki bir mahkeme olan İş Mahkemesi'nin görev alanına giren bir alacakla birlikte talep edilmiş olan diğer alacakların da aynı mahkemece görülerek sonuçlandırılmasında taraflar açısından hukuki yarar bulunup, davaların ayrılmasında bir yarar olmayacağı da anlaşılmakla, davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş olup, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039964600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz