Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4993 E. 2020/3604 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigortalanabilir menfaat↗ teslim şekli↗ nakliyat emtia sigortası↗ itiraz hakem heyeti↗ konişmento↗ sigorta tahkim komisyonu↗ sigorta tahkimi↗ lehdar↗ tahkim↗ münhasırlık↗ hakem kararı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ rücuen tazminat↗ komisyon↗ hukuki yarar↗ geçersizlik↗ fatura↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 1408. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinin yapılması anında, sigortalanan menfaat mevcut değilse, sigorta sözleşmesi geçersiz sayılacaktır. Somut olayda dosyada Türkçe tercümesi bulunmayan emtia faturasında CIF satış kaydı bulunmaktadır. CIF (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmekte olup münhasıran deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir. CIF satışlarda emtia üzerindeki hasar ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki rizikolara karşı satıcı alıcı taraf yararına bir sigorta sözleşmesi yapmakla mükellef olacaktır. Eş anlatımla CIF teslimli satışlarda, teslimin yükleme limanında gerçekleştiği ve kural olarak bedelin alıcıya peşinen ödenmiş olduğu kabul edilir.
Şu halde, taşınan emtianın yükleme limanında alıcıya teslim edildiği ve CIF satış bedelinin de tahsil edilmiş olduğu kabul edildiğinde satıcı gönderenin lehdarı da kendisi olan bir sigorta sözleşmesi yaptırmakta hukuki yararının bulunmayacağı dikkate alınarak; hakem heyetince öncelikle yabancı dildeki konişmento, fatura ve sair evraklar tercüme ettirilip anılan belgeler üzerinde yukarıda açıklanan doğrultuda sigorta sözleşmesinin geçerliliği hususu üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7756 E. 2021/5053 K.
Ortak:teslim şekli · münhasırlık · sigorta sözleşmesi · riziko · cy/cy kaydı · hasar · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaCIF (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
Şu halde, taşınan emtianın yükleme limanında alıcıya «teslim» edildiği ve CIF satış bedelinin de tahsil edilmiş olduğu kabul edildiğinde satıcı gönderenin «lehdarı» da kendisi olan bir «sigorta sözleşmesi» yaptırmakta «hukuki yararının» bulunmayacağı dikkate alınarak; «hakem» heyetince öncelikle yabancı dildeki «konişmento», «fatura» ve sair evraklar tercüme ettirilip anılan belgeler üzerinde yukarıda açıklanan doğrultuda sigorta sözleşmesinin geçerliliği hususu üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaCIF (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
A.Ş. firmasına yapıldığı, davalıya malların ulaştığı davacı tarafından 15.10.2008 tarihli faksla bildirildiği, «konşimento», eşya faturaları ve «satış sözleşmesine» göre, süresinde yükleme yapılan malların, İzmir limanına ulaştığının davalıya bildirilmesine karşın malların «teslim» alınmadığı, davacının davalıdan antrepo, gümrük, nakliye «masraflarını» talep edebileceği buna göre 26.06.2008 tarihli sözleşme için daha önce belirtilen 7.133.40 USD ve ayrıca 13.277,38 TL'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 7.830,95 USD, 29.07.2008 tarihli sözleşme için ise 844,00 USD ve ayrıca 2.684,48 TL'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 1.583,29 USD olmak üzere toplam olarak 17.391,64 USD olduğu, davacının elinde kalan malları maliyet fiyatına satmasından dolayı meydana gelen zararının bulunmadığı ve bu hususun ispatlanamadığı, karşı dava yönünden ise, taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğinden, davalı - karşı davacı tarafından ön ödeme olarak transfer ettiği 46.410,00 USD'nin karşılıksız kaldığı, davacı - karşı davalının belirtilen miktar kadar «sebepsiz zenginleştiği», 26.025,50 USD'nin ise sadece karşı davacı «defterlerinde» kayıtlı olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, dolayısıyla lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, başka da delil sunulmadığı, bu haliyle talebinin ispatl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans ödemesi · geç teslim · dürüstlük kuralına aykırılık · konşimento · satış sözleşmesi · satım sözleşmesi · dürüstlük kuralı · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaA.Ş. firmasına yapıldığı, davalıya malların ulaştığı davacı tarafından 15.10.2008 tarihli faksla bildirildiği, «konşimento», eşya faturaları ve «satış sözleşmesine» göre, süresinde yükleme yapılan malların, İzmir limanına ulaştığının davalıya bildirilmesine karşın malların «teslim» alınmadığı, davacının davalıdan antrepo, gümrük, nakliye «masraflarını» talep edebileceği buna göre 26.06.2008 tarihli sözleşme için daha önce belirtilen 7.133.40 USD ve ayrıca 13.277,38 TL'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 7.830,95 USD, 29.07.2008 tarihli sözleşme için ise 844,00 USD ve ayrıca 2.684,48 TL'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 1.583,29 USD olmak üzere toplam olarak 17.391,64 USD olduğu, davacının elinde kalan malları maliyet fiyatına satmasından dolayı meydana gelen zararının bulunmadığı ve bu hususun ispatlanamadığı, karşı dava yönünden ise, taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğinden, davalı - karşı davacı tarafından ön ödeme olarak transfer ettiği 46.410,00 USD'nin karşılıksız kaldığı, davacı - karşı davalının belirtilen miktar kadar «sebepsiz zenginleştiği», 26.025,50 USD'nin ise sadece karşı davacı «defterlerinde» kayıtlı olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, dolayısıyla lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, başka da delil sunulmadığı, bu haliyle talebinin ispatl …
Dolayısıyla davacının 12.11.2008 tarihli mal bedellerinin ödenmesine yönelik ihtarından sonra davalının 01.12.2008 tarihli «ihtarnamesiyle» «geç teslimden» dolayı sözleşmeyi feshetmesi TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil etmektedir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu malların İzmir'e geldiği ancak, «konşimentolarda» dava dışı «taşıyıcı» firma tarafından, varış «ihbarının» dava dışı Continental Kimya San. ve Dış Tic.
1-Dava taraflar arasındaki, 22.05.2008 tarihli, 26.06.2008 tarihli ve 29.07.2008 tarihli CIF satış «kaydı» bulunan üç ayrı alım «satım sözleşmesinden» kaynaklanan alacak davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1777 E. 2011/10932 K.
Ortak:sigortalanabilir menfaat · sigorta sözleşmesi · hasar · teslim · dava şartı
İncelediğiniz kararda6102 sayılı TTK’nın 1408. maddesi gereğince «sigorta sözleşmesinin» yapılması anında, «sigortalanan menfaat» mevcut değilse, sigorta sözleşmesi «geçersiz» sayılacaktır.
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
Şu halde, taşınan emtianın yükleme limanında alıcıya «teslim» edildiği ve CIF satış bedelinin de tahsil edilmiş olduğu kabul edildiğinde satıcı gönderenin «lehdarı» da kendisi olan bir «sigorta sözleşmesi» yaptırmakta «hukuki yararının» bulunmayacağı dikkate alınarak; «hakem» heyetince öncelikle yabancı dildeki «konişmento», «fatura» ve sair evraklar tercüme ettirilip anılan belgeler üzerinde yukarıda açıklanan doğrultuda sigorta sözleşmesinin geçerliliği hususu üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAlıcı ve satıcı arasında yapılan «satım sözleşmesinin» CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere «taşıyana» «teslimi» ile nef’i ve «hasar» alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından «sigorta menfaati» kendisinde olacak şekilde «sigorta sözleşmesi» yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine «teslimi» ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · aktif husumet · satım sözleşmesi · alacak davası · husumet yokluğu · taşıyan · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine «teslimi» ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuan «alacak davası» olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir.
Alıcı ve satıcı arasında yapılan «satım sözleşmesinin» CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere «taşıyana» «teslimi» ile nef’i ve «hasar» alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından «sigorta menfaati» kendisinde olacak şekilde «sigorta sözleşmesi» yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4416 E. 2023/336 K.
Ortak:teslim şekli · fatura · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaCIF (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
Şu halde, taşınan emtianın yükleme limanında alıcıya «teslim» edildiği ve CIF satış bedelinin de tahsil edilmiş olduğu kabul edildiğinde satıcı gönderenin «lehdarı» da kendisi olan bir «sigorta sözleşmesi» yaptırmakta «hukuki yararının» bulunmayacağı dikkate alınarak; «hakem» heyetince öncelikle yabancı dildeki «konişmento», «fatura» ve sair evraklar tercüme ettirilip anılan belgeler üzerinde yukarıda açıklanan doğrultuda sigorta sözleşmesinin geçerliliği hususu üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
Benzer bu kararda… özetle; 1-Müvekkilinin, avans ve diğer ödemelerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı satıcının, avans ödemesini hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürmeksizin kabul ettiğini, üretim yaparak malı (geç de olsa) sevk ettiğini, 2-Davalı tarafın sevkiyatın gecikmesinden ve bu sebeple doğan zararlardan sorumlu olduğunu, varlığı ihtilafsız sözleşmenin 8.2. maddesinde “Ürünler sevkiyata hazır olduğunda, 2 parti yükleme yapılacak ve «fatura» alıcıya parçalı olacak kesilecektir.” ifadesine göre «avans ödemesi» tarihi itibarıyla iki aylık «teslim» süresi başladığından, iki parti halinde ürün sevkiyatının yapılması ve en geç 05.11.2014 günü malların yüklenmiş olması gerekirken davalı yanca farklı tarihlerde ürünlerin yüklendiğini, bu sebeple müvekkilinin ek nakliye «masrafı» yapmak zorunda kaldığını, 3-Bilirkişi raporuna göre sevkiyatı gerçekleştiren gemilerin en geç 2 ay içinde varma limanında olması gerekirken gecikme olduğu hususunun bilirkişilerce «kesin» olarak tespit edildiğini, CIF (Cost, insurance and freight) satım nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kab …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uluslararası satımın bir türü olan CIF «teslim şeklinin» benimsendiği, bu teslim türünde satıcının, satıma konu emtianın «navlun bedelini», sigorta «primini» ve diğer «masraflarını» kendisinin ödeyeceği ve emtiayı gemi küpeştesine teslim etmekle, teslim borcunu yerine getirmiş olacağı, gemiye yüklemede teslim sürelerine uyulduğu, «geç teslimin» söz konusu olmadığı, geminin varma limanına geç ulaşmasından davalı satıcının sorumlu tutulamayacağı; ancak «kusuru» varsa «taşıyanın sorumluluğuna» gidilebileceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kara …
… ayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme uyarınca ödemesi gereken bedellerin süresinde ödenmediği, sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca davacı (alıcının), bu «satış sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün tümü ile ifası ile davalının malları «teslim» yükümlülüğünün başlayacağı, bu hali ile ürünlerin teslimatında meydana gelen gecikmeler için alıcının satıcıdan tazminat talebinde bulunamayacağı ayrıca davalı tarafça, davacı tarafa taşınacak gemilerle ilgili bilgilerin verildiği, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, «olumsuz» hava şartları nedeni ile tahliye limanına gemilerin ulaşamamasından dolayı gecikmeye sebebiyet veren davacının kusurlu olduğu, sözleşmenin 9.7. maddesi ile satıcının, alıcının ödemeyi yapmakta gecikmesinden kaynaklanabilecek üretim ve «teslimat gecikmelerinden» sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslimde gecikme · avans ödemesi · taşıyanın sorumluluğu · geç teslim · navlun bedeli · ihtirazi kayıt · rücuen tahsil · navlun
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uluslararası satımın bir türü olan CIF «teslim şeklinin» benimsendiği, bu teslim türünde satıcının, satıma konu emtianın «navlun bedelini», sigorta «primini» ve diğer «masraflarını» kendisinin ödeyeceği ve emtiayı gemi küpeştesine teslim etmekle, teslim borcunu yerine getirmiş olacağı, gemiye yüklemede teslim sürelerine uyulduğu, «geç teslimin» söz konusu olmadığı, geminin varma limanına geç ulaşmasından davalı satıcının sorumlu tutulamayacağı; ancak «kusuru» varsa «taşıyanın sorumluluğuna» gidilebileceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kara …
… özetle; 1-Müvekkilinin, avans ve diğer ödemelerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı satıcının, avans ödemesini hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürmeksizin kabul ettiğini, üretim yaparak malı (geç de olsa) sevk ettiğini, 2-Davalı tarafın sevkiyatın gecikmesinden ve bu sebeple doğan zararlardan sorumlu olduğunu, varlığı ihtilafsız sözleşmenin 8.2. maddesinde “Ürünler sevkiyata hazır olduğunda, 2 parti yükleme yapılacak ve «fatura» alıcıya parçalı olacak kesilecektir.” ifadesine göre «avans ödemesi» tarihi itibarıyla iki aylık «teslim» süresi başladığından, iki parti halinde ürün sevkiyatının yapılması ve en geç 05.11.2014 günü malların yüklenmiş olması gerekirken davalı yanca farklı tarihlerde ürünlerin yüklendiğini, bu sebeple müvekkilinin ek nakliye «masrafı» yapmak zorunda kaldığını, 3-Bilirkişi raporuna göre sevkiyatı gerçekleştiren gemilerin en geç 2 ay içinde varma limanında olması gerekirken gecikme olduğu hususunun bilirkişilerce «kesin» olarak tespit edildiğini, CIF (Cost, insurance and freight) satım nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kab …
… ayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme uyarınca ödemesi gereken bedellerin süresinde ödenmediği, sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca davacı (alıcının), bu «satış sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün tümü ile ifası ile davalının malları «teslim» yükümlülüğünün başlayacağı, bu hali ile ürünlerin teslimatında meydana gelen gecikmeler için alıcının satıcıdan tazminat talebinde bulunamayacağı ayrıca davalı tarafça, davacı tarafa taşınacak gemilerle ilgili bilgilerin verildiği, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, «olumsuz» hava şartları nedeni ile tahliye limanına gemilerin ulaşamamasından dolayı gecikmeye sebebiyet veren davacının kusurlu olduğu, sözleşmenin 9.7. maddesi ile satıcının, alıcının ödemeyi yapmakta gecikmesinden kaynaklanabilecek üretim ve «teslimat gecikmelerinden» sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki uluslararası satım ilişkisinde, davalının akde aykırı davranışlarından ötürü davalının «taahhüt» etmiş olduğu nakliyeyle ilgili edimin davacı yanca üstlenilmek durumunda kalındığı iddiasıyla yapılan ek harcamaların davalı satıcıdan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12279 E. 2018/4002 K.
Ortak:teslim şekli · nakliyat emtia sigortası · münhasırlık · rücuen tazminat · komisyon · fatura · sigorta poliçesi · hasar · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
CIF (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın birden çok taşıma şeklini ve vasıtasını içerecek şekilde düzenlendiği, davalı şirketin taşıma işini organize eden «taşıma işleri komisyoncusu» olduğu, alacağın sözleşmeye dayalı olduğundan 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davacı ... şirketi tarafından düzenlenen «emtia nakliyat sigorta poliçesine» konu uluslararası satışın, ... satışın bir türü olan CIP satış ve «teslim» şeklinde «ifa» edildiği, CIP satışa göre satıcının, malları kendi belirleyeceği «taşıyıcının» aracına aktarması ile beraber teslim sorumluluğunu yerine getirmiş olacağı, satıcının ayrıca bu satım şeklinde taşıma süresince oluşacak hasarlara karşı nakliye sigortası yaptırmakla zorunlu olduğu, mevcut sigorta poliçesinin bu sorumluluğun bir sonucu olduğu, sigorta «prim» ödemesi kural olarak satıcıya ait olsa da «fatura» kapsamından primin davalıya yansıtıldığı, satıcı emtiayı ilk nakliye aracına tevdi etmiş olmakla sorumluluğunun sona erdiği, nakliye sırasında uğrayacağı «hasar» ve kayıp bedelini sigorta şirketinden talep hakkının alıcı ... ...'ye ait olduğu, davacı ... şirketi tarafından tazminat bedelinin satıcı ...
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, uluslar arası taşıma kuralları içerisinde yer alan tanımlamalar ve zaman itibariyle somut olaya da uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1139. maddesinde ifadesini bulmuş olan ... (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni halefiyet · emtia nakliyat sigortası · taşıma işleri komisyoncusu · nakliyat sigortası · aktif husumet yokluğu · halefiyet · sigorta tazminatı · karine
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın birden çok taşıma şeklini ve vasıtasını içerecek şekilde düzenlendiği, davalı şirketin taşıma işini organize eden «taşıma işleri komisyoncusu» olduğu, alacağın sözleşmeye dayalı olduğundan 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davacı ... şirketi tarafından düzenlenen «emtia nakliyat sigorta poliçesine» konu uluslararası satışın, ... satışın bir türü olan CIP satış ve «teslim» şeklinde «ifa» edildiği, CIP satışa göre satıcının, malları kendi belirleyeceği «taşıyıcının» aracına aktarması ile beraber teslim sorumluluğunu yerine getirmiş olacağı, satıcının ayrıca bu satım şeklinde taşıma süresince oluşacak hasarlara karşı nakliye sigortası yaptırmakla zorunlu olduğu, mevcut sigorta poliçesinin bu sorumluluğun bir sonucu olduğu, sigorta «prim» ödemesi kural olarak satıcıya ait olsa da «fatura» kapsamından primin davalıya yansıtıldığı, satıcı emtiayı ilk nakliye aracına tevdi etmiş olmakla sorumluluğunun sona erdiği, nakliye sırasında uğrayacağı «hasar» ve kayıp bedelini sigorta şirketinden talep hakkının alıcı ... ...'ye ait olduğu, davacı ... şirketi tarafından tazminat bedelinin satıcı ...
Şti’ye ödendiği, bu ödemenin hak sahibi alıcıya yapılmış bir ödeme olmadığından «kanuni halefiyet» hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Bu nitelikteki deniz aşırı satış işleminde, satıcının mal bedelini peşin aldığı, aksi ispatlanabilir bir «karine» olarak kabul edilebilirse de, işbu davada, satıcı ile alıcı arasındaki satış türünün ... olmayıp “CIP Satış” (Carriage and Insurance Paid To..) yani “taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş satış” niteliğinde olduğu, taşımanın ise gerek deniz ve gerekse de demiryolu suretiyle yapılmasının kararlaştırıldığı uyuşmazlık dışıdır.
Şu halde, mahkemece, satış türü konusunda yanılgıya düşülmek ve sadece yükleme suretiyle mal üzerindeki tasarruf ve «sigorta tazminatını» talep hakkının alıcıya ait olduğu kabul edilmek suretiyle eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4993 E. , 2020/3604 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen 24.07.2019 gün ve 2019/İHK-8935 sayılı karar, davalı ... şirketi vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirket nezdinde 21.11.2016 tarih 231650937 nolu nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan çelik emtiasının İzmir-Fransa arasında taşınmaktayken 05.12.2016 tarihinde meydana gelen ıslanma neticesinde zarar gördüğünü, oluşan zararı tazmin etmek için davalı şirkete başvurmalarına rağmen davalının zarara yükleme ve sabitlemenin sebebiyet verdiği ve hasarın sefer öncesinde oluştuğu gerekçesiyle Enstitü Yük Klozları A "4. Genel İstisnalar Klozu" 4.3 maddesi gereğince hasarın tazmin edilemeyeceğinin bildirildiğini, yapılan ekspertizde hasarın ya yüklemeden önce emtia üzerinde var olduğu ya da gemide taşınırken meydana geldiğinin ihtimalli olarak belirtildiğini, davalı şirkete yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine, davalıya 31.08.2018'de tebliğ edilen ihtarnamede tüm bu hususlara yer verilerek oluşan 30.147 Euro zararın ödenmesi istenmesine rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek, 30.147 Euro'nun ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının muacceliyet tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı ... Şirketi vekili, 05.12.2016 tarihinde oluşan hasar nedeniyle müvekkiline 12.02.2017'da ihbar yapıldığını, ihbar üzerine yaptırılan ekspertiz incelemesine göre taşınan emtianın yoğun tuza maruz kalması nedeniyle zarar gördüğünün belirlendiğini, sefere çıkılmadan önce emtialar usulüne uygun olarak yüklenmediğinden korozyona sebep tuzdan korunamayan emtiaların hasar gördüğünü, Enstitü Yük Klozları A "4. Genel İstisnalar Klozu" 4.3 maddesi gereğince ambalajlama hatasının poliçe kapsamı dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından gönderilen emtia için iki adet konişmento düzenlendiği, bunların üzerinde emtiaların hasarlı olduğuna dair herhangi bir kayıt konulmadığı, eksper raporunda çelikler üzerinde beyaz pas olarak anılan anormal tuz varlığının tespit edildiği, hasar bedeli olarak 35.147,89 Euro belirlendiği ve talebin bu kapsamda kaldığı, davalı ... şirketinin 08.08.2017 tarihli tazminat talebinin reddine dair yazısı tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, 30.147 Euro'nun ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası Döviz Efektif Satış Kuru esas alınarak hesaplanacak Türk Lirası karşılığının 08.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Karara yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince, her ne kadar ekspertiz raporunda taşınan emtia üzerindeki tuzlanmanın gemi ambarındaki taşıma sırasında deniz suyuyla temas etmiş olmasından veya henüz yüklenmeden önce gönderenin deposundaki istiflemeden kaynaklanmış olabileceği ve daha sonra gönderilen bir grup emtiada da aynı hasarın görülmesi nedeniyle ikinci ihtimalin daha kuvvetli olduğu görüşüne yer verilmişse de, alınan bilirkişi raporuna göre oluşan tuzlanma için depodaki bekleme koşullarının yetersiz kalacağı ve gemi ambarında doğrudan tuzlu su ile temasın bu derece büyük hasara sebebiyet verebileceğinin bildirilmesi ve bu rapora karşı taraflara tanınan kesin süre içinde beyanda bulunulmaması nedeniyle davalının hasardan sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği gerekçesiyle davalı ...
şirketinin itirazının reddine, uyuşmazlık hakem heyeti kararının aynen infazına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı, davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 1408. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinin yapılması anında, sigortalanan menfaat mevcut değilse, sigorta sözleşmesi geçersiz sayılacaktır. Somut olayda dosyada Türkçe tercümesi bulunmayan emtia faturasında CIF satış kaydı bulunmaktadır. CIF (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmekte olup münhasıran deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir. CIF satışlarda emtia üzerindeki hasar ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki rizikolara karşı satıcı alıcı taraf yararına bir sigorta sözleşmesi yapmakla mükellef olacaktır. Eş anlatımla CIF teslimli satışlarda, teslimin yükleme limanında gerçekleştiği ve kural olarak bedelin alıcıya peşinen ödenmiş olduğu kabul edilir.
Şu halde, taşınan emtianın yükleme limanında alıcıya teslim edildiği ve CIF satış bedelinin de tahsil edilmiş olduğu kabul edildiğinde satıcı gönderenin lehdarı da kendisi olan bir sigorta sözleşmesi yaptırmakta hukuki yararının bulunmayacağı dikkate alınarak; hakem heyetince öncelikle yabancı dildeki konişmento, fatura ve sair evraklar tercüme ettirilip anılan belgeler üzerinde yukarıda açıklanan doğrultuda sigorta sözleşmesinin geçerliliği hususu üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentteki gerekçelerle kararın re’sen BOZULMASINA (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz eden davalı ... şirketine iadesine, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619413500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz