Sigorta poliçesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5965 E. 2018/116 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev dava şartı↗ bağış↗ rücuen tazmin↗ mutlak ticari dava↗ halefiyet↗ rücu↗ taşıyıcı↗ görevsizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye göre satıcının malı tesliminden sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil, alıcı olduğu, satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelini alıcı firmadan tahsil ettiği, alıcının malların tamamının bedelini ödemek zorunda olduğu, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin bağış niteliğinde olduğu, sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, menfaati sigortalanan alıcı firmanın sigortaya müracaat ederek hasar bedelini talep edebileceği, alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde taşıyıcıya rücu edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin halefiyet hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1. Dava, emtia nakliye sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindir. Dava tarihi olan 28.11.2012’de yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddesi uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 ve 115. maddelerine göre görev, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Dava konusu uyuşmazlık niteliği itibariyle mutlak ticari davadır. HMK’nın 20. maddesi gereğince ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararı temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmekle gönderilen mahkemeyi bağlamaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/34 E. 2021/2514 K.
Ortak:bağış · halefiyet · rücu · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye göre satıcının malı «tesliminden» sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil, alıcı olduğu, satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelini alıcı firmadan tahsil ettiği, alıcının malların tamamının bedelini ödemek zorunda olduğu, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin «bağış» niteliğinde olduğu, sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, menfaati sigortalanan alıcı firmanın sigortaya müracaat ederek «hasar» bedelini talep edebileceği, alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.
Dava, emtia nakliye «sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigortalısı ile alıcı arasında «teslim» yerinin Gaziantep şeklinde olacağı bir satımın yapıldığı, satıcının malı tesliminden sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil alıcı olduğu, dosyadaki belgelerden de satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelinin alıcı firmadan tahsil ettiğinin anlaşıldığı, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin «bağış» niteliğinde olduğu, bu halde de sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, sigortalıya yapılan ödemenin ex gratia niteliği taşıdığı, ayrıca davacı tarafça alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen «hasar» bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat abonman sigorta poliçesi» kapsamında olduğu iddia edilen «hasara» istinaden ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, taşımaya konu emtianın davacı sigortalısınca FCA Gaziantep «teslim» şartlı satılması nedeniyle emtianın «taşıyıcıya» teslimi sonrasında meydana gelen hasardan alıcı sorumlu olacağından sigortalının sigortalanabilir bir menfaatinin bulunmadığı, bu halde yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · nakliyat abonman sigortası · nakliyat abonman sigorta poliçesi · abonman sigorta poliçesi · rücuen tahsil · sigorta sözleşmesi · geçersizlik
Benzer bu karardaDava, «nakliyat abonman sigorta poliçesi» kapsamında olduğu iddia edilen «hasara» istinaden ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nın 1408 maddesi “«sigorta sözleşmesinin» yapılması anında, «sigortalanan menfaat» mevcut değilse, sigorta sözleşmesi «geçersizdir».
Sözleşmenin yapıldığı anda var olan menfaat, sözleşmenin süresi içinde ortadan kalkarsa, sözleşme o anda «geçersiz» olur.” hükmünü haiz olup, bu hüküm uyarınca poliçenin tanziminden «hasar» tarihine dek olan süreçte «sigortalının menfaatinin» olması gerekmektedir.
Ancak, Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince sigortalı şirket tarafından alıcıdan satım bedelinin tahsil edilip edilmediği araştırılarak, tahsil edilmemiş olduğunun tespiti halinde «sigortalının menfaatinin» bulunduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Sigorta poliçesinden tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1815 E. 2023/1814 K.
Ortak:bağış · rücuen tazmin · mutlak ticari dava · halefiyet · rücu · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye göre satıcının malı «tesliminden» sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil, alıcı olduğu, satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelini alıcı firmadan tahsil ettiği, alıcının malların tamamının bedelini ödemek zorunda olduğu, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin «bağış» niteliğinde olduğu, sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, menfaati sigortalanan alıcı firmanın sigortaya müracaat ederek «hasar» bedelini talep edebileceği, alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.
Dava, emtia nakliye «sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlık niteliği itibariyle «mutlak ticari» davadır.
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.10.2019 tarih, 2019/319 E. ve 2019/1140 K. sayılı kararı ile davacı sigortalısı ile alıcı arasında «teslim» yerinin Gaziantep olacağı bir satımın yapıldığı, satıcının malı tesliminden sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil alıcı olduğu, dosyadaki belgelerden de satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelinin alıcı firmadan tahsil ettiğinin anlaşıldığı, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin «bağış» niteliğinde olduğu, bu halde de sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun bulunmadığı, sigortalıya yapılan ödemenin ex gratia niteliği taşıdığı, ayrıca davacı tarafça alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen «hasar» bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 14.12.2015 tarih, 2015/580 E. ve 2015/1010 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre satıcının malı «tesliminden» sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil alıcı olduğu, satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelini alıcı firmadan tahsil ettiği, sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, menfaati sigortalanan alıcı firmanın sigortaya müracaat ederek «hasar» bedelini talep edebileceği, alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Değerlendirme Dava, emtia nakliye «sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · muavin defter · nakliyat abonman sigorta poliçesi · nakliyat abonman sigortası · abonman sigorta poliçesi · tahkikat · rücuen tahsil · mahsup
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «nakliyat abonman sigorta poliçesi» kapsamında ödendiği iddia edilen tazminatın «rücuen tahsil» talebinin haklı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Şti vekilinin sunduğu belgelere göre A-212187 no.lu faturaya konu alışverişin 173.371,20 TL olduğu, 2012 yılı yevmiye «defter» örneğinin incelenmesinde satışa konu faturanın deftere işlendiği, «mahsup» fişi örneğinin de beyan dilekçesi ekinde yer aldığı, 2012 «muavin defterindeki» kayıtlara göre dava dışı Tashov Kahraman'dan bakiye alacağın bulunmadığı, alıcıdan satım bedelinin tahsil edilmiş olduğu, bu durumda «sigortalının menfaatinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 17.03.2021 tarih, 2021/34 E. ve 2021/2514 K. sayılı kararıyla poliçenin tanziminden «hasar» tarihine dek olan süreçte «sigortalının menfaatinin» olması gerektiği, sigortalı şirket tarafından alıcıdan satım bedelinin tahsil edilip edilmediğinin araştırılarak tahsil edilmemiş olduğunun tespiti halinde sigortalının menfaatinin bulunduğu gözetilerek karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Bu halde, yukarıda açıklanan hususların sigortalı şirketin «defter» ve kayıtlarından ayrıntılı bir şekilde, araştırılması ve aynı hususların yurtdışındaki alıcıdan yöntemine uygun şekilde «tahkik» ve tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi için yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14068 E. 2018/1932 K.
Ortak:rücuen tazmin · mutlak ticari dava · rücu · görevsizlik kararı · sigorta poliçesi · hasar · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik · Sigorta poliçesinden tazminat
İncelediğiniz karardaDava, emtia nakliye «sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye göre satıcının malı «tesliminden» sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil, alıcı olduğu, satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelini alıcı firmadan tahsil ettiği, alıcının malların tamamının bedelini ödemek zorunda olduğu, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin «bağış» niteliğinde olduğu, sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, menfaati sigortalanan alıcı firmanın sigortaya müracaat ederek «hasar» bedelini talep edebileceği, alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihi olan 28.11.2012’de yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddesi uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla «görevlidir».
Benzer bu kararda1- Dava, emtia nakliye «sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; meydana gelen bu «hasarın» poliçe sözleşmesi gereği «teminat kapsamında» olmadığı, sigorta şirketi tarafından teminat kapsamı dahilinde olmamasına rağmen lütuf ödemesi olarak yapılan ödemenin «rücu» edilemeyeceği, alacağın diğer davalı ...
Ticari davalara bakmakla «görevli» mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · tefrik · işlemden kaldırma · teminat kapsamı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; meydana gelen bu «hasarın» poliçe sözleşmesi gereği «teminat kapsamında» olmadığı, sigorta şirketi tarafından teminat kapsamı dahilinde olmamasına rağmen lütuf ödemesi olarak yapılan ödemenin «rücu» edilemeyeceği, alacağın diğer davalı ...
Şti. yönünden dosyanın «tefrikiyle» «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiştir.
Şti. tarafından ödendiğini, davacının bu davalı yönünden davayı «takipsiz» bıraktıkları gerekçesiyle davanın Kemtes Nakliyat İnşaat Şirketi yönünden reddine, diğer davalı ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15049 E. 2018/3330 K.
Ortak:mutlak ticari dava · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi olan 28.11.2012’de yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddesi uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla «görevlidir».
Dava konusu uyuşmazlık niteliği itibariyle «mutlak ticari» davadır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu «görevsizlik» kararı temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmekle gönderilen mahkemeyi bağlamaz.
Benzer bu karardaTicari davalara bakmakla «görevli» mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup, asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
Dava konusu uyuşmazlık taşıma hukukundan kaynaklanmakta olup, niteliği itibariyle «mutlak ticari» davadır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu «görevsizlik» kararı temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmekle gönderilen mahkemeyi bağlamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap alacağı · cari hesap · icra takibine itiraz
Benzer bu kararda1- Dava, taşıma nedeniyle oluşan «cari hesap alacağının» tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5965 E. , 2018/116 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2015 tarih ve 2015/580-2015/1010 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı ... İş ve Dış Ticaret Şirketine ait emtiaların nakliyesi sırasında araçta yangın meydana gelmesi nedeniyle hasarlandığını, hasar nedeniyle sigortalıya hasar bedeli ödendiğini, ödenen hasar bedelinin işleten ve sürücü olan davalılardan talep edilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek 186.179,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., yangında kusuru bulunmadığını, istenilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu, taşınan emtia bedelinin faturalarla sabit olduğunu, taşınan emtianın davacının iddiasında belirtildiği gibi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; davacının halefiyet hakkı bulunmadığını, oluşan zararda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, zarar miktarını kabul etmediklerini, emtia bedelinin sabit olduğunu, sorumluluğun CMR hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, buna göre taşıyıcının sorumluluktan kurtulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye göre satıcının malı tesliminden sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil, alıcı olduğu, satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelini alıcı firmadan tahsil ettiği, alıcının malların tamamının bedelini ödemek zorunda olduğu, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin bağış niteliğinde olduğu, sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, menfaati sigortalanan alıcı firmanın sigortaya müracaat ederek hasar bedelini talep edebileceği, alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde taşıyıcıya rücu edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin halefiyet hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1. Dava, emtia nakliye sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindir. Dava tarihi olan 28.11.2012’de yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddesi uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 ve 115. maddelerine göre görev, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Dava konusu uyuşmazlık niteliği itibariyle mutlak ticari davadır. HMK’nın 20.
maddesi gereğince ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararı temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmekle gönderilen mahkemeyi bağlamaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/403424900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz