6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta poliçesinden tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5965 E. 2018/116 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev dava şartı bağış rücuen tazmin mutlak ticari dava halefiyet rücu taşıyıcı görevsizlik kararı sigorta poliçesi hasar teslim görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 20 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye göre satıcının malı tesliminden sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil, alıcı olduğu, satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelini alıcı firmadan tahsil ettiği, alıcının malların tamamının bedelini ödemek zorunda olduğu, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin bağış niteliğinde olduğu, sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, menfaati sigortalanan alıcı firmanın sigortaya müracaat ederek hasar bedelini talep edebileceği, alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde taşıyıcıya rücu edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin halefiyet hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1. Dava, emtia nakliye sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindir. Dava tarihi olan 28.11.2012’de yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddesi uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 ve 115. maddelerine göre görev, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Dava konusu uyuşmazlık niteliği itibariyle mutlak ticari davadır. HMK’nın 20. maddesi gereğince ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararı temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmekle gönderilen mahkemeyi bağlamaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigortalanabilir menfaat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/34 E. 2021/2514 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta poliçesinden tazminat | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1815 E. 2023/1814 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta poliçesinden tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14068 E. 2018/1932 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik · Sigorta poliçesinden tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15049 E. 2018/3330 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/5965 E.  ,  2018/116 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2015 tarih ve 2015/580-2015/1010 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı ... İş ve Dış Ticaret Şirketine ait emtiaların nakliyesi sırasında araçta yangın meydana gelmesi nedeniyle hasarlandığını, hasar nedeniyle sigortalıya hasar bedeli ödendiğini, ödenen hasar bedelinin işleten ve sürücü olan davalılardan talep edilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek 186.179,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., yangında kusuru bulunmadığını, istenilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu, taşınan emtia bedelinin faturalarla sabit olduğunu, taşınan emtianın davacının iddiasında belirtildiği gibi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili; davacının halefiyet hakkı bulunmadığını, oluşan zararda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, zarar miktarını kabul etmediklerini, emtia bedelinin sabit olduğunu, sorumluluğun CMR hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, buna göre taşıyıcının sorumluluktan kurtulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye göre satıcının malı tesliminden sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil, alıcı olduğu, satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelini alıcı firmadan tahsil ettiği, alıcının malların tamamının bedelini ödemek zorunda olduğu, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin bağış niteliğinde olduğu, sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, menfaati sigortalanan alıcı firmanın sigortaya müracaat ederek hasar bedelini talep edebileceği, alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde taşıyıcıya rücu edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin halefiyet hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1. Dava, emtia nakliye sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindir. Dava tarihi olan 28.11.2012’de yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddesi uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 ve 115. maddelerine göre görev, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Dava konusu uyuşmazlık niteliği itibariyle mutlak ticari davadır. HMK’nın 20.

maddesi gereğince ...

1. Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararı temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmekle gönderilen mahkemeyi bağlamaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/403424900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.