Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8029 E. 2018/1152 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakim ortak↗ müktesep hak↗ mevduat hesabı↗ feri müdahil↗ vade↗ fer'i müdahil↗ havale↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; ... ..... Off Shore Ltd'ye ..... A.Ş. tarafından gönderilen paraların aslında fiilen aktarılmadığı, .... A.Ş'nin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme imkanın kalmadığının anlaşılmasından itibaren zamanaşımı süresinin başlayacağı, ....nk A.Ş'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.024,77 TL’nin 24/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
..../...
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekili ve feri müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Bu itibarla, feri müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve feri müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozmanın gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, bozma ilamında da belirtildiği üzere, dosya kapsamından, davacının 657 numaralı off-shore mevduat hesabına ilk olarak 7.500,00 TL’yi 06.08.1999 tarihinde 32 günlük vade ile yatırılması için matbu hesap açma ve havale talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde .... A.Ş'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 1.467,00 TL faizden para çektiği; yine 1336 numaralı bir başka off shore mevduat hesabına 07.09.1999 tarihinde 6.590,11 TL’yi 34 günlük vade ile yatırılması için matbu hesap açma ve havale talimatı imzaladığı, bu hesabında vade tarihlerinde faizler eklenerek temdit edildiği ve ayrıca vade tarihleri olan 11.10.1999 tarihinde 250,00 TL, 15.11.1999 tarihinde 200,00 TL ve 20.12.1999 tarihinde 150,00 TL yatırdığı, bu hesaptan para çekmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının off-shore hesaplarında oluşan faizlerin bir kısmı davacı tarafından çekilmiş, bir kısmı da anaparaya eklenerek temdit edilmiş ve mahkemece hesapta kalan bakiye miktarın vade tarihinde oluşacak faiziyle birlikte hesaplama yapılmıştır. Davacı, mevduatının banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradesi sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasında olduğu için davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nin 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nin 321. maddeleri oluşturmaktadır. O halde, taraflar arasında akdi ilişki olmadığına göre, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşemeyecektir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının yatırdığı meblağlar ile davacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve belirlenen miktara faiz başlangıcı yönünden davalı yararına oluşan usulü müktesep hak dikkate alınarak 24.01.2000 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekirken, bozma ilamında belirtilmesine rağmen davacının yatırdığı ana para ve toplam çektiği faiz miktarı olan 1.467,00 TL dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14283 E. 2018/5079 K.
Ortak:müktesep hak · mevduat hesabı · vade · havale · avans faizi
İncelediğiniz karardaOysa, bozma ilamında da belirtildiği üzere, dosya kapsamından, davacının 657 numaralı off-shore «mevduat hesabına» ilk olarak 7.500,00 TL’yi 06.08.1999 tarihinde 32 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ....
A.Ş'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 1.467,00 TL faizden para çektiği; yine 1336 numaralı bir başka off shore «mevduat hesabına» 07.09.1999 tarihinde 6.590,11 TL’yi 34 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı, bu hesabında vade tarihlerinde faizler eklenerek temdit edildiği ve ayrıca vade tarihleri olan 11.10.1999 tarihinde 250,00 TL, 15.11.1999 tari …
… vacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve belirlenen miktara faiz başlangıcı yönünden davalı yararına oluşan usulü «müktesep hak» dikkate alınarak 24.01.2000 tarihinden itibaren «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, bozma ilamında belirtilmesine rağmen davacının yatırdığı ana para ve toplam çektiği faiz miktarı olan 1.467,00 TL dikkate alınmadan yazılı …
Benzer bu karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… davacıya ödenen meblağlar düşülerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve belirlenen miktara faiz başlangıcı yönünden davalı yararına oluşan usulü «müktesep hak» dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının yatırdığı ana para ve toplam çektiği faiz miktarı olan 556,30 TL dikkate alınmadan yazılı şek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3064 E. 2019/4429 K.
Ortak:mevduat hesabı · vade · havale · avans faizi
İncelediğiniz karardaOysa, bozma ilamında da belirtildiği üzere, dosya kapsamından, davacının 657 numaralı off-shore «mevduat hesabına» ilk olarak 7.500,00 TL’yi 06.08.1999 tarihinde 32 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ....
A.Ş'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 1.467,00 TL faizden para çektiği; yine 1336 numaralı bir başka off shore «mevduat hesabına» 07.09.1999 tarihinde 6.590,11 TL’yi 34 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı, bu hesabında vade tarihlerinde faizler eklenerek temdit edildiği ve ayrıca vade tarihleri olan 11.10.1999 tarihinde 250,00 TL, 15.11.1999 tari …
A.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme imkanın kalmadığının anlaşılmasından itibaren «zamanaşımı» süresinin başlayacağı, ....nk A.Ş'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.024,77 TL’nin 24/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. ..../...
Benzer bu karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu off-shore «mevduat hesabına» ilk olarak 4.000,00 TL’yi 08.11.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde Yurtbank A.Ş'ye BDDK tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 310,00 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı bankanın 08/11/1999 tarihinde 4.000,00 TL «havale» tutarını bankaları nezdindeki Yurt Security Off- Shore Limited'in hesabına alacak olarak geçtiği, TMSF bakımından davacı tarafından yapılan havale işlemi ve açılan Off Shore hesabı, bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imzası ile açılmış ise de, Yurt Security Off - Shore Limited'e Yurtbank A.Ş tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı Yurtbank A.Ş'nin müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off shore'a yönlendirdiği bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil …
Merkez Bankası tarafından bildirilen değişen oranlarda «avans faizi» istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne 4.000,00 TL’nin 13.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı bankanın 08/11/1999 tarihinde 4.000,00 TL «havale» tutarını bankaları nezdindeki Yurt Security Off- Shore Limited'in hesabına alacak olarak geçtiği, TMSF bakımından davacı tarafından yapılan havale işlemi ve açılan Off Shore hesabı, bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imzası ile açılmış ise de, Yurt Security Off - Shore Limited'e Yurtbank A.Ş tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı Yurtbank A.Ş'nin müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off shore'a yönlendirdiği bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil …
3-) Öte yandan, davalı ING Bank A.Ş'ye karşı işbu davanın açılma nedeni davalı banka tarafından devir alınan Yurt Bank A.Ş'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklanmakta olup, davacıya ait paranın Yurt Security Off Shore Bank Ltd'ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Bank A.Ş TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş'ye devredilmiştir.
-
Akdi ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/603 E. 2015/6115 K.
Ortak:vade · e-defter
İncelediğiniz kararda1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Oysa, bozma ilamında da belirtildiği üzere, dosya kapsamından, davacının 657 numaralı off-shore «mevduat hesabına» ilk olarak 7.500,00 TL’yi 06.08.1999 tarihinde 32 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ....
Benzer bu kararda1-Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
3-Ancak, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınarak davacının davalı bankaya yatırdığı paranın, yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken «vade» sonuna kadar işleyen faiz anaparaya eklenmek suretiyle temdit tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık · tüzel kişilik · haksız fiil
Benzer bu karardaA.Ş. aracılığı ile ... hesabı açtıran mevduat sahiplerinin «dolandırıldıkları», ... bankasının paravan olarak kurulduğu, alacağın KKTC'de kurulu ...Ltd'den tahsil olanağının bulunmadığı, ...
A....nin «tüzel kişiliğinin» ...
3-Ancak, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınarak davacının davalı bankaya yatırdığı paranın, yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken «vade» sonuna kadar işleyen faiz anaparaya eklenmek suretiyle temdit tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10654 E. 2016/5035 K.
Ortak:vade · avans faizi · e-defter
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme imkanın kalmadığının anlaşılmasından itibaren «zamanaşımı» süresinin başlayacağı, ....nk A.Ş'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.024,77 TL’nin 24/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. ..../...
1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaA.Ş'ye yatıran davacının hesabında çekilen-yatırılan tutarlar ve işleyen faiz sonucunda 15/12/1999 tarihinde 2.245,80 TL bakiye kaldığı gerekçsiyle davanın kabulü ile 2.245,80 TL'nin 15/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
1- Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ... ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · akdi faiz · haksız fiil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTaraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmayıp davacı tarafından davalının «haksız fiiline» dayalı olarak dava açıldığından, «akdi faiz» istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceği gözetildiğinde, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden akdi faiz miktarı nazara alınıp «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının bu süre zarfında hesabından çekmiş olduğu pa …
-
Akdi ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4730 E. 2015/11402 K.
Ortak:vade · avans faizi · e-defter
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme imkanın kalmadığının anlaşılmasından itibaren «zamanaşımı» süresinin başlayacağı, ....nk A.Ş'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.024,77 TL’nin 24/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. ..../...
1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Benzer bu kararda1- Fer'i müdahil O. vekili tarafından temyize cevap dilekçesi olarak «ibraz» edilen ancak niteliği itibariyle katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek bu doğrultuda değerlendirmeye tabi tutulan dilekçenin temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Temyiz «defterine» kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen «eksik harç» ödenmesi ile ilgili işlemin «kıyasen uygulanması» ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte «yapılmış sayılması» gerektiği açıklanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · eksik harç · akdi faiz · yapılmamış sayılma · kıyasen uygulama · dolandırıcılık · haksız fiil · harç
Benzer bu karardaTemyiz «defterine» kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen «eksik harç» ödenmesi ile ilgili işlemin «kıyasen uygulanması» ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte «yapılmış sayılması» gerektiği açıklanmıştır.
Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 2.268,63 TL'nin %80 faiz oranı ile yatırıldığı, ardından «vade» sonlarında işlemiş faizleri ile hesabın temdit edildiği, 14.12.1999 tarihinde davacı tarafından 500 TL daha yatırıldığı ve «son» temdit tarihi itibariyle davacı hesabındaki paranın 3.132,39 TL'sına baliğ olduğu anlaşılmakta olup mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden «akdi faiz» miktarı nazara alınıp son temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmiş ise de taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından akdi faiz istenemeyeceği gibi davacıların faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
A.Ş'nin bir kısım yöneticilerinin Yurtbank A.Ş. aracılığıyla O.S. hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları B.
Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı Banka'nın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp davacının davalı Banka'ya yatırdığı paranın, yatırıldığı tarihten itibaren «avans faiz» ile tahsiline hükmedilmesi gerektiği gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2826 E. 2019/4552 K.
Ortak:vade · avans faizi
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme imkanın kalmadığının anlaşılmasından itibaren «zamanaşımı» süresinin başlayacağı, ....nk A.Ş'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.024,77 TL’nin 24/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. ..../...
Oysa, bozma ilamında da belirtildiği üzere, dosya kapsamından, davacının 657 numaralı off-shore «mevduat hesabına» ilk olarak 7.500,00 TL’yi 06.08.1999 tarihinde 32 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ....
A.Ş'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 1.467,00 TL faizden para çektiği; yine 1336 numaralı bir başka off shore «mevduat hesabına» 07.09.1999 tarihinde 6.590,11 TL’yi 34 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı, bu hesabında vade tarihlerinde faizler eklenerek temdit edildiği ve ayrıca vade tarihleri olan 11.10.1999 tarihinde 250,00 TL, 15.11.1999 tari …
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41. ve Türk Ticaret Kanununun 321/«son» maddeleri uyarınca sorumlu olduğunun kabulü ile davacının yatırdığı banka tarafından iade edilmeyen 4.250 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen 19/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporundan ve sunulan hesap açma talimatlarından 15.10.1999 tarihinde davacının Yurt Security Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 4.250 T'nin yatırıldığı, ardından 19.11.1999 tarihinde dolan «vade» sonrasında tahakkuk eden 338,25 TL'lik faizin aynı gün davacı tarafından çekilmesinden sonra hesapta 4.250 TL kaldığı ve bu miktar üzerinden hesabın temdit edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · mahsup · haksız fiil · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp, ilke olarak off-shore hesabına yatırılan ana paranın yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden ve davacı tarafından çekilen «akdi faiz» (off-shore hesaplar için öngörülen faiz) miktarı nazara alınıp davacı alacağından «mahsup» edilmeden «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı ING Bank A.Ş. ve fer'i müdah …
Mahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41. ve Türk Ticaret Kanununun 321/«son» maddeleri uyarınca sorumlu olduğunun kabulü ile davacının yatırdığı banka tarafından iade edilmeyen 4.250 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen 19/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2830 E. 2019/182 K.
Ortak:feri müdahil · havale · avans faizi · e-defter
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme imkanın kalmadığının anlaşılmasından itibaren «zamanaşımı» süresinin başlayacağı, ....nk A.Ş'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.024,77 TL’nin 24/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. ..../...
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekili ve «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Benzer bu kararda1-Fer'i müdahil ... vekilinin 20/04/2017 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden «feri müdahil» ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Şti. hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin davalı banka tarafından fesada uğratıldığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 5700 TL alacağın 21/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, «feri müdahil» ... vekili ve TMSF vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · bankacılık işlemleri · akdi faiz · haksız eylem · temerrüt
Benzer bu kararda3-Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkeme kararında da isabetle tespit edildiği gibi, davacının iradesi davalı banka çalışanlarının «haksız eylemi» neticesinde fesada uğratılmıştır.
Dolayısıyla davalı banka, davacının parasının dava dışı ... şirketine şeklen «havale» edildiği tarihte «temerrüte» düşmüştür.
Taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8029 E. , 2018/1152 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada .....
15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/12/2015 tarih ve 2015/739-2015/765 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahiller ... ve ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ..... A.Ş'nin Ümraniye şubesinin çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile toplamda 19.024,77 TL mevduatını Off-Shore Bankası'na .. .... ile müşterek ancak münferit hareket etme yetkisi ile yatırdığını, .. ... A.Ş.'nin ...'ye devrinden sonra faiz ödemelerinin ve anaparasının ödenmediğini, banka yöneticileri hakkında açılan kamu davası sonucunda off-shore hesapları üzerinden banka vasıta kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan ceza verildiğini, bankayı temsil ve idareye salahiyetli olanların vazifeleri sırada işledikleri haksız fiillerden bankanın sorumlu olacağını ileri sürerek külli halef olan davalı bankadan 19.024,77 TL mevduat alacağının 21/12/1999 tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin talimat doğrultusunda işlem yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ... vekili; husumetin Off Shore Bankasına yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil ... vekili; davanın asıl muhatabı olan ...'ye tevcih edilmesi gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; ... ..... Off Shore Ltd'ye ..... A.Ş. tarafından gönderilen paraların aslında fiilen aktarılmadığı, .... A.Ş'nin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme imkanın kalmadığının anlaşılmasından itibaren zamanaşımı süresinin başlayacağı, ....nk A.Ş'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.024,77 TL’nin 24/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
..../...
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekili ve feri müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Bu itibarla, feri müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve feri müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozmanın gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, bozma ilamında da belirtildiği üzere, dosya kapsamından, davacının 657 numaralı off-shore mevduat hesabına ilk olarak 7.500,00 TL’yi 06.08.1999 tarihinde 32 günlük vade ile yatırılması için matbu hesap açma ve havale talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde .... A.Ş'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 1.467,00 TL faizden para çektiği; yine 1336 numaralı bir başka off shore mevduat hesabına 07.09.1999 tarihinde 6.590,11 TL’yi 34 günlük vade ile yatırılması için matbu hesap açma ve havale talimatı imzaladığı, bu hesabında vade tarihlerinde faizler eklenerek temdit edildiği ve ayrıca vade tarihleri olan 11.10.1999 tarihinde 250,00 TL, 15.11.1999 tarihinde 200,00 TL ve 20.12.1999 tarihinde 150,00 TL yatırdığı, bu hesaptan para çekmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının off-shore hesaplarında oluşan faizlerin bir kısmı davacı tarafından çekilmiş, bir kısmı da anaparaya eklenerek temdit edilmiş ve mahkemece hesapta kalan bakiye miktarın vade tarihinde oluşacak faiziyle birlikte hesaplama yapılmıştır. Davacı, mevduatının banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradesi sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasında olduğu için davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nin 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nin 321. maddeleri oluşturmaktadır. O halde, taraflar arasında akdi ilişki olmadığına göre, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşemeyecektir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının yatırdığı meblağlar ile davacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve belirlenen miktara faiz başlangıcı yönünden davalı yararına oluşan usulü müktesep hak dikkate alınarak 24.01.2000 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekirken, bozma ilamında belirtilmesine rağmen davacının yatırdığı ana para ve toplam çektiği faiz miktarı olan 1.467,00 TL dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka ve fer'i müdahil ... yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407897600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz