Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14283 E. 2018/5079 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ mevduat hesabı↗ vade↗ fer'i müdahil↗ havale↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Dava, ... hesabına aktarılan mevduatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... mevduat hesabına ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük vade ile yatırılması için matbu hesap açma ve havale talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının ... hesaplarında oluşan faizlerin bir kısmı davacı tarafından çekilmiş, bir kısmı da anaparaya eklenerek temdit edilmiş ve mahkemece davacı tarafından çekilen faizler dikkate alınmadan hesaplama yapılmıştır. Davacı, mevduatının banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradesi sakatlanarak ... hesabına aktarıldığı iddiasında olduğu için davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nin 41, 55 ve 6762 sayılı ...'nin 321. maddeleri oluşturmaktadır. O halde, taraflar arasında akdi ilişki olmadığına göre, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşemeyecektir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının yatırdığı meblağdan davacıya ödenen meblağlar düşülerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve belirlenen miktara faiz başlangıcı yönünden davalı yararına oluşan usulü müktesep hak dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının yatırdığı ana para ve toplam çektiği faiz miktarı olan 556,30 TL dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8029 E. 2018/1152 K.
Ortak:müktesep hak · mevduat hesabı · vade · havale · avans faizi
İncelediğiniz karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… davacıya ödenen meblağlar düşülerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve belirlenen miktara faiz başlangıcı yönünden davalı yararına oluşan usulü «müktesep hak» dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının yatırdığı ana para ve toplam çektiği faiz miktarı olan 556,30 TL dikkate alınmadan yazılı şek …
Benzer bu karardaOysa, bozma ilamında da belirtildiği üzere, dosya kapsamından, davacının 657 numaralı off-shore «mevduat hesabına» ilk olarak 7.500,00 TL’yi 06.08.1999 tarihinde 32 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ....
A.Ş'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 1.467,00 TL faizden para çektiği; yine 1336 numaralı bir başka off shore «mevduat hesabına» 07.09.1999 tarihinde 6.590,11 TL’yi 34 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı, bu hesabında vade tarihlerinde faizler eklenerek temdit edildiği ve ayrıca vade tarihleri olan 11.10.1999 tarihinde 250,00 TL, 15.11.1999 tari …
… vacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve belirlenen miktara faiz başlangıcı yönünden davalı yararına oluşan usulü «müktesep hak» dikkate alınarak 24.01.2000 tarihinden itibaren «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, bozma ilamında belirtilmesine rağmen davacının yatırdığı ana para ve toplam çektiği faiz miktarı olan 1.467,00 TL dikkate alınmadan yazılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · feri müdahil · zamanaşımı · e-defter
Benzer bu karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme imkanın kalmadığının anlaşılmasından itibaren «zamanaşımı» süresinin başlayacağı, ....nk A.Ş'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.024,77 TL’nin 24/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. ..../...
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekili ve «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3064 E. 2019/4429 K.
Ortak:mevduat hesabı · vade · havale · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu off-shore «mevduat hesabına» ilk olarak 4.000,00 TL’yi 08.11.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde Yurtbank A.Ş'ye BDDK tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 310,00 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı bankanın 08/11/1999 tarihinde 4.000,00 TL «havale» tutarını bankaları nezdindeki Yurt Security Off- Shore Limited'in hesabına alacak olarak geçtiği, TMSF bakımından davacı tarafından yapılan havale işlemi ve açılan Off Shore hesabı, bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imzası ile açılmış ise de, Yurt Security Off - Shore Limited'e Yurtbank A.Ş tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı Yurtbank A.Ş'nin müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off shore'a yönlendirdiği bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil …
Merkez Bankası tarafından bildirilen değişen oranlarda «avans faizi» istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne 4.000,00 TL’nin 13.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı bankanın 08/11/1999 tarihinde 4.000,00 TL «havale» tutarını bankaları nezdindeki Yurt Security Off- Shore Limited'in hesabına alacak olarak geçtiği, TMSF bakımından davacı tarafından yapılan havale işlemi ve açılan Off Shore hesabı, bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imzası ile açılmış ise de, Yurt Security Off - Shore Limited'e Yurtbank A.Ş tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı Yurtbank A.Ş'nin müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off shore'a yönlendirdiği bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil …
3-) Öte yandan, davalı ING Bank A.Ş'ye karşı işbu davanın açılma nedeni davalı banka tarafından devir alınan Yurt Bank A.Ş'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklanmakta olup, davacıya ait paranın Yurt Security Off Shore Bank Ltd'ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Bank A.Ş TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş'ye devredilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15533 E. 2016/9359 K.
Ortak:havale · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, off-shore hesabına aktarılan paranın fiilen ... şirketine ve Kıbrıs'a gönderilmediği ve davalı bankanın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, dava konusu mevduatın off-shore şirketinin mal varlığının bulunmaması nedeniyle tahsil edilemediği, yine off-shore hesaplarının açılması ve mudilerin bu hesaplara yönlendirilmesi yönünde yöneticilerin banka çalışanlarına emir ve talimatlar verdikleri, bu doğrultuda banka çalışanlarının mudilere off-shore hesabının avantajlı olduğu yönünde telkinlerde bulunarak yönlendirdikleri, banka yöneticileri ve çalışanlarının yönlendirmesiyle davacı iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 42.600,00 TL'nin 07/09/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş'ye yatırdığı paraları, şeklen ...Bank Ltd'ye «havale» edilmiş ve yeni bir hesap açılmış gibi gösterilmiştir.
Şirketi'ne şeklen «havale» edildiği tarihlerde «temerrüte» düşmüş olmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · hakim ortak · haksız eylem · feri müdahil · temerrüt · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaBankası ile «mevduat sözleşmesi» yapmak konusunda bir iradesi mevcut olmayıp, davacıya karşı davalı banka çalışanlarının bir «haksız eylemi» söz konusudur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, off-shore hesabına aktarılan paranın fiilen ... şirketine ve Kıbrıs'a gönderilmediği ve davalı bankanın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, dava konusu mevduatın off-shore şirketinin mal varlığının bulunmaması nedeniyle tahsil edilemediği, yine off-shore hesaplarının açılması ve mudilerin bu hesaplara yönlendirilmesi yönünde yöneticilerin banka çalışanlarına emir ve talimatlar verdikleri, bu doğrultuda banka çalışanlarının mudilere off-shore hesabının avantajlı olduğu yönünde telkinlerde bulunarak yönlendirdikleri, banka yöneticileri ve çalışanlarının yönlendirmesiyle davacı iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 42.600,00 TL'nin 07/09/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
5 benzer karar daha
-
Akdi ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/603 E. 2015/6115 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda3-Ancak, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınarak davacının davalı bankaya yatırdığı paranın, yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken «vade» sonuna kadar işleyen faiz anaparaya eklenmek suretiyle temdit tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık · tüzel kişilik · haksız fiil · e-defter
Benzer bu karardaA.Ş. aracılığı ile ... hesabı açtıran mevduat sahiplerinin «dolandırıldıkları», ... bankasının paravan olarak kurulduğu, alacağın KKTC'de kurulu ...Ltd'den tahsil olanağının bulunmadığı, ...
A....nin «tüzel kişiliğinin» ...
1-Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10654 E. 2016/5035 K.
Ortak:vade · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaA.Ş'ye yatıran davacının hesabında çekilen-yatırılan tutarlar ve işleyen faiz sonucunda 15/12/1999 tarihinde 2.245,80 TL bakiye kaldığı gerekçsiyle davanın kabulü ile 2.245,80 TL'nin 15/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 2.202,94 TL yatırıldığı, hesaptan bir miktar para çekildiği ve «vade» sonunda işlemiş faizleri ile hesabın temdit edildiği, temdit tarihi itibariyle davacı hesabındaki paranın 2.245,80 TL'sına baliğ olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · akdi faiz · haksız fiil · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTaraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmayıp davacı tarafından davalının «haksız fiiline» dayalı olarak dava açıldığından, «akdi faiz» istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceği gözetildiğinde, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden akdi faiz miktarı nazara alınıp «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının bu süre zarfında hesabından çekmiş olduğu pa …
1- Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ... ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
-
Akdi ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4730 E. 2015/11402 K.
Ortak:vade · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaOff Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 2.268,63 TL'nin %80 faiz oranı ile yatırıldığı, ardından «vade» sonlarında işlemiş faizleri ile hesabın temdit edildiği, 14.12.1999 tarihinde davacı tarafından 500 TL daha yatırıldığı ve «son» temdit tarihi itibariyle davacı hesabındaki paranın 3.132,39 TL'sına baliğ olduğu anlaşılmakta olup mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden «akdi faiz» miktarı nazara alınıp son temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmiş ise de taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından akdi faiz istenemeyeceği gibi davacıların faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı Banka'nın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp davacının davalı Banka'ya yatırdığı paranın, yatırıldığı tarihten itibaren «avans faiz» ile tahsiline hükmedilmesi gerektiği gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · eksik harç · akdi faiz · yapılmamış sayılma · kıyasen uygulama · dolandırıcılık · haksız fiil · harç
Benzer bu karardaTemyiz «defterine» kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen «eksik harç» ödenmesi ile ilgili işlemin «kıyasen uygulanması» ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte «yapılmış sayılması» gerektiği açıklanmıştır.
Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 2.268,63 TL'nin %80 faiz oranı ile yatırıldığı, ardından «vade» sonlarında işlemiş faizleri ile hesabın temdit edildiği, 14.12.1999 tarihinde davacı tarafından 500 TL daha yatırıldığı ve «son» temdit tarihi itibariyle davacı hesabındaki paranın 3.132,39 TL'sına baliğ olduğu anlaşılmakta olup mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden «akdi faiz» miktarı nazara alınıp son temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmiş ise de taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından akdi faiz istenemeyeceği gibi davacıların faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
A.Ş'nin bir kısım yöneticilerinin Yurtbank A.Ş. aracılığıyla O.S. hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları B.
Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı Banka'nın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp davacının davalı Banka'ya yatırdığı paranın, yatırıldığı tarihten itibaren «avans faiz» ile tahsiline hükmedilmesi gerektiği gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8473 E. 2016/3395 K.
Ortak:vade · havale · avans faizi
İncelediğiniz karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… eriğiyle örtüşen belgelerden davacı tarfından 10.08.1999 tarihinde, 3.600,00 TL'nin 14.09.1999 vadeli olarak off shore hesabına yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzalandığı, «vade» sonu olan 14.9.1999 tarihinde tahakkuk ettirilen 296,00 TL tutarındaki faizin aynı tarihli para çekme talimatı uyarınca davacıya ödendiği, hesapta kalan 3.600,00 T …
Ağır Ceza Mahkemesi'nde bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan ceza aldıkları, kesinleşen ceza kararı uyarınca banka yöneticilerinin off shore hesabı açan kişilerden topladıkları paraları bağlı şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, off shore bankasının dolandırıcılık için paravan şirket olarak kurulduğu, mudilerin iradeleri fesada uğratılarak off shore hesaplarına yönlendirildiği, bu suretle off shore hesabına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz kaldıkları, davacının da bu suretle iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına para yatırması sağlanıldığı, davalı bankanın ....'nin külli halefi olması nedeniyle yatırılan paradan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 3.600,00 TL'ye 10.08.1999 tarihinden itibaren 19.10.1999 tarihine kadar değişen oranlardan «avans faizi» uygulanılmasına, 19.10.1999 tarihinden ana para olarak çekilen 280,00 TL'nin mahsubuyla kalan 3.320,00 TL'nin bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi iş …
Davalı bankanın davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık · harç · zamanaşımı
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nde bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan ceza aldıkları, kesinleşen ceza kararı uyarınca banka yöneticilerinin off shore hesabı açan kişilerden topladıkları paraları bağlı şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, off shore bankasının dolandırıcılık için paravan şirket olarak kurulduğu, mudilerin iradeleri fesada uğratılarak off shore hesaplarına yönlendirildiği, bu suretle off shore hesabına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz kaldıkları, davacının da bu suretle iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına para yatırması sağlanıldığı, davalı bankanın ....'nin külli halefi olması nedeniyle yatırılan paradan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 3.600,00 TL'ye 10.08.1999 tarihinden itibaren 19.10.1999 tarihine kadar değişen oranlardan «avans faizi» uygulanılmasına, 19.10.1999 tarihinden ana para olarak çekilen 280,00 TL'nin mahsubuyla kalan 3.320,00 TL'nin bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi iş …
… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil ..... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz it …
3-Kabule göre de; 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan ....’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8016 E. 2016/1375 K.
Ortak:havale · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, 12.850 TL'nin 07.10.1999 tarihinden, 200 TL'nin ise 04.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı banka ve «feri müdahiller» vekillerince temyizi üzerine dairemizce fer'i müdahil... vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin reddine, davalı Banka vekili ile fer'i müdahil... vekilinin tem …
Ltd'ye «havale» edilmiş ve yeni bir hesap açılmış gibi gösterilmiştir.
Şirketi'ne şeklen «havale» edildiği tarihlerde «temerrüte» düşmüş olmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · bankacılık işlemleri · haksız eylem · feri müdahil · temerrüt · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBankası ile «mevduat sözleşmesi» yapmak konusunda bir iradesi mevcut olmayıp, davacıya karşı davalı Banka çalışanlarının bir «haksız eylemi» söz konusudur.
Ayrıca olay tarihi itibariyle uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK’nın 104/«son» maddesi uyarınca, geçmiş günler faizine «temerrüt» sebebiyle faiz yürütülemez.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 12.850 TL'nin 07.10.1999 tarihinden, 200 TL'nin ise 04.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı banka ve «feri müdahiller» vekillerince temyizi üzerine dairemizce fer'i müdahil... vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin reddine, davalı Banka vekili ile fer'i müdahil... vekilinin tem …
2- Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14283 E. , 2018/5079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Tüketici Mahkemesi’nce verilen .../06/2016 tarih ve 2016/88-2016/1262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ...'nin banka şubesindeki mevduat hesabına 30.09.1999 tarihinde 5.600,00 TL yatırdığını, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile müvekkili mevduatının ... Bankasına gönderilmiş gibi gözüktüğünü, ....'nin devrinden sonra müvekkilinin parasının ödenmediğini, banka yöneticileri hakkında açılan kamu davası sonucunda ... hesapları üzerinden banka vasıta kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan ceza verildiğini, bankayı temsil ve idareye salahiyetli olanların vazifeleri sırada işledikleri haksız fiillerden bankanın sorumlu olacağını ileri sürerek 5.600,00 TL'nin 30.09.1999 tarihinden vade sonuna kadar akdi faiz ve vade sonundan itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacının talimatı doğrultusunda işlem yaptığını, davacının bilerek parasını ... Bankasına yatırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ... vekili; husumetin ... Bankasına yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Dava, ... hesabına aktarılan mevduatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... mevduat hesabına ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük vade ile yatırılması için matbu hesap açma ve havale talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının ... hesaplarında oluşan faizlerin bir kısmı davacı tarafından çekilmiş, bir kısmı da anaparaya eklenerek temdit edilmiş ve mahkemece davacı tarafından çekilen faizler dikkate alınmadan hesaplama yapılmıştır.
Davacı, mevduatının banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradesi sakatlanarak ... hesabına aktarıldığı iddiasında olduğu için davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nin 41, 55 ve 6762 sayılı ...'nin 321. maddeleri oluşturmaktadır. O halde, taraflar arasında akdi ilişki olmadığına göre, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşemeyecektir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının yatırdığı meblağdan davacıya ödenen meblağlar düşülerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve belirlenen miktara faiz başlangıcı yönünden davalı yararına oluşan usulü müktesep hak dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının yatırdığı ana para ve toplam çektiği faiz miktarı olan 556,30 TL dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka ve fer'i müdahil ... yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451983900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz