Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2826 E. 2019/4552 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz↗ mahsup↗ vade↗ fer'i müdahil↗ haksız fiil↗ avans faizi↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. temsilcilerinin haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41. ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu olduğunun kabulü ile davacının yatırdığı banka tarafından iade edilmeyen 4.250 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen 19/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ve fer'i müdahil vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, off shore bankasına aktarılan paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporundan ve sunulan hesap açma talimatlarından 15.10.1999 tarihinde davacının Yurt Security Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 4.250 T'nin yatırıldığı, ardından 19.11.1999 tarihinde dolan vade sonrasında tahakkuk eden 338,25 TL'lik faizin aynı gün davacı tarafından çekilmesinden sonra hesapta 4.250 TL kaldığı ve bu miktar üzerinden hesabın temdit edildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp, ilke olarak off-shore hesabına yatırılan ana paranın yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden ve davacı tarafından çekilen akdi faiz (off-shore hesaplar için öngörülen faiz) miktarı nazara alınıp davacı alacağından mahsup edilmeden son temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı ING Bank A.Ş. ve fer'i müdahiller yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3064 E. 2019/4429 K.
Ortak:vade · avans faizi · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41. ve Türk Ticaret Kanununun 321/«son» maddeleri uyarınca sorumlu olduğunun kabulü ile davacının yatırdığı banka tarafından iade edilmeyen 4.250 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen 19/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporundan ve sunulan hesap açma talimatlarından 15.10.1999 tarihinde davacının Yurt Security Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 4.250 T'nin yatırıldığı, ardından 19.11.1999 tarihinde dolan «vade» sonrasında tahakkuk eden 338,25 TL'lik faizin aynı gün davacı tarafından çekilmesinden sonra hesapta 4.250 TL kaldığı ve bu miktar üzerinden hesabın temdit edildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp, ilke olarak off-shore hesabına yatırılan ana paranın yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden ve davacı tarafından çekilen «akdi faiz» (off-shore hesaplar için öngörülen faiz) miktarı nazara alınıp davacı alacağından «mahsup» edilmeden «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı ING Bank A.Ş. ve fer'i müdah …
Benzer bu karardaMerkez Bankası tarafından bildirilen değişen oranlarda «avans faizi» istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne 4.000,00 TL’nin 13.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu off-shore «mevduat hesabına» ilk olarak 4.000,00 TL’yi 08.11.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde Yurtbank A.Ş'ye BDDK tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 310,00 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
3-) Öte yandan, davalı ING Bank A.Ş'ye karşı işbu davanın açılma nedeni davalı banka tarafından devir alınan Yurt Bank A.Ş'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklanmakta olup, davacıya ait paranın Yurt Security Off Shore Bank Ltd'ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Bank A.Ş TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş'ye devredilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · mevduat hesabı · havale
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı bankanın 08/11/1999 tarihinde 4.000,00 TL «havale» tutarını bankaları nezdindeki Yurt Security Off- Shore Limited'in hesabına alacak olarak geçtiği, TMSF bakımından davacı tarafından yapılan havale işlemi ve açılan Off Shore hesabı, bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imzası ile açılmış ise de, Yurt Security Off - Shore Limited'e Yurtbank A.Ş tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı Yurtbank A.Ş'nin müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off shore'a yönlendirdiği bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil …
Oysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu off-shore «mevduat hesabına» ilk olarak 4.000,00 TL’yi 08.11.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde Yurtbank A.Ş'ye BDDK tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 310,00 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
-
Akdi ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16913 E. 2014/6803 K.
Ortak:vade · haksız fiil · avans faizi · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41. ve Türk Ticaret Kanununun 321/«son» maddeleri uyarınca sorumlu olduğunun kabulü ile davacının yatırdığı banka tarafından iade edilmeyen 4.250 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen 19/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp, ilke olarak off-shore hesabına yatırılan ana paranın yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden ve davacı tarafından çekilen «akdi faiz» (off-shore hesaplar için öngörülen faiz) miktarı nazara alınıp davacı alacağından «mahsup» edilmeden «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı ING Bank A.Ş. ve fer'i müdah …
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporundan ve sunulan hesap açma talimatlarından 15.10.1999 tarihinde davacının Yurt Security Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 4.250 T'nin yatırıldığı, ardından 19.11.1999 tarihinde dolan «vade» sonrasında tahakkuk eden 338,25 TL'lik faizin aynı gün davacı tarafından çekilmesinden sonra hesapta 4.250 TL kaldığı ve bu miktar üzerinden hesabın temdit edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda2- Mahkemece davacıların hesaplarından off shore hesabına «havale» yapıldığı tarihe kadar tahakkuk eden faiz ve «vade» tarihinden itibaren hesabın vadesinin temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden faiz miktarı nazara alınarak «son» temdit tarihi itibariyle davacıların alacak miktarını hesaplayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş ise de, karar Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı olmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her iki davacının birer adet off shore hesabının bulunduğunu, hesapların «son» temdit tarihlerinin 24.11.1999 olduğunu, bu tarih itibariyle davacı M..
K.. için 6.810,00.TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte, davacı H..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · havale · ıslah · maddi tazminat · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınarak davacıların davalı bankaya yatırdıkları paranın, yatırıldığı tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerektiği ve faize hükümedilirken taleple bağlı kalınarak ve «ıslah» ile dava dilekçesinde talep ve tercih edilen faiz oranı değiştirilemeyeceği gibi, bozmadan sonra da ıslah talebinde bulunulamayacağı gözönünde bulundurularak karar …
K.. için 14.272,00 TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «maddi tazminat» taleplerinin kabulüne, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
2- Mahkemece davacıların hesaplarından off shore hesabına «havale» yapıldığı tarihe kadar tahakkuk eden faiz ve «vade» tarihinden itibaren hesabın vadesinin temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden faiz miktarı nazara alınarak «son» temdit tarihi itibariyle davacıların alacak miktarını hesaplayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş ise de, karar Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı olmuştur.
-
Akdi ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4730 E. 2015/11402 K.
Ortak:akdi faiz · vade · haksız fiil · avans faizi · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp, ilke olarak off-shore hesabına yatırılan ana paranın yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden ve davacı tarafından çekilen «akdi faiz» (off-shore hesaplar için öngörülen faiz) miktarı nazara alınıp davacı alacağından «mahsup» edilmeden «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı ING Bank A.Ş. ve fer'i müdah …
Mahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41. ve Türk Ticaret Kanununun 321/«son» maddeleri uyarınca sorumlu olduğunun kabulü ile davacının yatırdığı banka tarafından iade edilmeyen 4.250 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen 19/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporundan ve sunulan hesap açma talimatlarından 15.10.1999 tarihinde davacının Yurt Security Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 4.250 T'nin yatırıldığı, ardından 19.11.1999 tarihinde dolan «vade» sonrasında tahakkuk eden 338,25 TL'lik faizin aynı gün davacı tarafından çekilmesinden sonra hesapta 4.250 TL kaldığı ve bu miktar üzerinden hesabın temdit edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaOff Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 2.268,63 TL'nin %80 faiz oranı ile yatırıldığı, ardından «vade» sonlarında işlemiş faizleri ile hesabın temdit edildiği, 14.12.1999 tarihinde davacı tarafından 500 TL daha yatırıldığı ve «son» temdit tarihi itibariyle davacı hesabındaki paranın 3.132,39 TL'sına baliğ olduğu anlaşılmakta olup mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden «akdi faiz» miktarı nazara alınıp son temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmiş ise de taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından akdi faiz istenemeyeceği gibi davacıların faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı Banka'nın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp davacının davalı Banka'ya yatırdığı paranın, yatırıldığı tarihten itibaren «avans faiz» ile tahsiline hükmedilmesi gerektiği gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · eksik harç · yapılmamış sayılma · kıyasen uygulama · dolandırıcılık · harç · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaTemyiz «defterine» kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen «eksik harç» ödenmesi ile ilgili işlemin «kıyasen uygulanması» ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte «yapılmış sayılması» gerektiği açıklanmıştır.
1- Fer'i müdahil O. vekili tarafından temyize cevap dilekçesi olarak «ibraz» edilen ancak niteliği itibariyle katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek bu doğrultuda değerlendirmeye tabi tutulan dilekçenin temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.
A.Ş'nin bir kısım yöneticilerinin Yurtbank A.Ş. aracılığıyla O.S. hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları B.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2826 E. , 2019/4552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Tüketici Mahkemesince verilen 20/09/2017 tarih ve 2017/304-2017/1667 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ING Bank. A.Ş. vekili fer'i müdahiller vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 23.279 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi Neylan Islamoğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 15/10/1999 tarihinde 4.250,00 TL’yi Yurtbank Eskişehir Şubesi hesabına yatırdığını, bu bankanın söz konusu parayı Yurt Security Off-Shore Bank hesabına aktardığını, bu şekilde Balkaner Grubu şirketlerine usulsüz şekilde para aktarımı yapıldığını, Yurtbank yönetimine BDDK tarafından el konularak yönetiminin TMSF’ye devredildiğini, bu bankanın daha sonra davalı ING Bank tarafından devralındığını ileri sürerek, 4.250,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ING Bank A.Ş. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın sebepsiz zenginleştiği iddiasının yerinde olmadığını, zenginleşen şirketin off-shore şirketi olduğunu, Off Shore Bankası'nın Kıbrıs Kanunları'na göre kurulmuş tüzel kişiliği haiz bir şirket olduğunu, müvekkili bankadan ayrı bir tüzel kişiliği olduğu tartışmasız bulunan bu şirketin borçlarının kendisine ait olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahiller vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. temsilcilerinin haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41. ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu olduğunun kabulü ile davacının yatırdığı banka tarafından iade edilmeyen 4.250 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen 19/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ve fer'i müdahil vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, off shore bankasına aktarılan paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporundan ve sunulan hesap açma talimatlarından 15.10.1999 tarihinde davacının Yurt Security Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 4.250 T'nin yatırıldığı, ardından 19.11.1999 tarihinde dolan vade sonrasında tahakkuk eden 338,25 TL'lik faizin aynı gün davacı tarafından çekilmesinden sonra hesapta 4.250 TL kaldığı ve bu miktar üzerinden hesabın temdit edildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp, ilke olarak off-shore hesabına yatırılan ana paranın yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden ve davacı tarafından çekilen akdi faiz (off-shore hesaplar için öngörülen faiz) miktarı nazara alınıp davacı alacağından mahsup edilmeden son temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı ING Bank A.Ş. ve fer'i müdahiller yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahiller vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ING Bank'a iadesine, 18/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512961700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz