Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8705 E. 2017/6588 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletsiz iş görme↗ kredi kartı sözleşmesi↗ ticari kredi↗ ticari dava niteliği↗ genel kredi sözleşmesi↗ sebepsiz zenginleşme↗ görevsizlik kararı↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı ... Ticaret/... ... arasında genel kredi ve ticari kredi kartı sözleşmelerinin imzalandığı, istek üzerine davalı adına ek ticari kart verildiği, davalının sözleşmeyi kendi adına değil vekaletnamesine istinaden dava dışı ... adına imzaladığı, sorumluluğun sözleşmenin taraflarına ait olduğu, vekaletnamesiz iş görme hükümlerinin uygulanamayacağı, davalının sebepsiz zenginleşmediği, davacının alacağını dava dışı 3. kişiden isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, davalı adına ticari kredi kartı düzenlendiğini, davalının, ... adına müvekkili ile genel kredi sözleşmesi imzaladığını, dava dışı ... adına tahsis edilen ticari kredinin davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş olup taraflar arasındaki ilişki bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Mahkemece işin esası incelenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin
düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir. Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin görevli bulunduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16775 E. 2015/1779 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın Bankacılık Kanunu'ndan değil İİK'nın 89. maddesinden kaynaklandığı, ödeme dava açıldıktan sonra yapıldığından bankanın davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14918 E. 2016/2126 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · tacir · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Davacı vekili, davalı adına «ticari kredi» kartı düzenlendiğini, davalının, ... adına müvekkili ile «genel kredi sözleşmesi» imzaladığını, dava dışı ... adına tahsis edilen ticari kredinin davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş olup taraflar arasındaki ilişki bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Benzer bu karardaDava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bloke · haciz · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının emekli maaşına «haciz» işlemi olmaksızın «bloke» koymasının yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalının kabulüyle 200,00 TL «asıl alacak» için fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4898 E. 2015/12201 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… a, bankacılık hukukundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, dava tarihinden sonra davalı bankanın davacının zararlarını ferileriyle birlikte ödemiş olduğu gerekçesi ile dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre konusuz kalan davada davalı tarafın «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12688 E. 2017/6904 K.
Ortak:görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda1-Davacı vekili, davalı adına «ticari kredi» kartı düzenlendiğini, davalının, ... adına müvekkili ile «genel kredi sözleşmesi» imzaladığını, dava dışı ... adına tahsis edilen ticari kredinin davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş olup taraflar arasındaki ilişki bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, genel tarımsal «kredi sözleşmesi» nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkidir.
Ancak, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla, mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · re'sen gözetilme · tüketici işlemi · temerrüt tarihi · komisyon · dosya masrafı · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıdan peşin «komisyon» adı altında alınan 2.925,00 TL «masrafın» zorunlu ve makul masraf olmadığı, TBK’nın 21. m. uyarınca buna yönelik hükmün yazılmamış sayılması gerektiği, ayrıca davacı tarafından davalı bankanın dava tarihinden önce «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 2.925,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, 27/11/2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/05/2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre, bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18541 E. 2015/3567 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vesayet · derdestlik · hak düşürücü süre · haksız fiil · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın «haksız fiil» hukuki «sebebine» dayandığı, davacı yönünden davanın açıldığı tarihte «vesayetin» sona ermesi nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığı, alacak talep edilen dönem itibariyle vasi olması nedeniyle bu davayı açabileceği düşünülse de bir yıllık «hak düşürücü sürenin» dava tarihi itibariyle dolduğu, diğer davacının bizzat paraları aldığının ihtilafsız olması nedeniyle bu davacının talebinin de dayanağının bulunmadığı, öte yandan …
Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 5.514,00 TL yönünden açılan dava nedeniyle «derdestlik» durumunun söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8655 E. 2017/6666 K.
Ortak:ticari kredi · ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda1-Davacı vekili, davalı adına «ticari kredi» kartı düzenlendiğini, davalının, ... adına müvekkili ile «genel kredi sözleşmesi» imzaladığını, dava dışı ... adına tahsis edilen ticari kredinin davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş olup taraflar arasındaki ilişki bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Ticaret/... ... arasında genel kredi ve «ticari kredi kartı sözleşmelerinin» imzalandığı, istek üzerine davalı adına ek ticari kart verildiği, davalının sözleşmeyi kendi adına değil vekaletnamesine istinaden dava dışı ... adına imzaladığı, sorumluluğun sözleşmenin taraflarına ait olduğu, vekaletnamesiz iş görme hükümlerinin uygulanamayacağı, davalının «sebepsiz zenginleşmediği», davacının alacağını dava dışı 3. kişiden isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve «çekişmesiz yargı» işleri ticari dava ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kredinin «ticari kredi» olduğu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava «kredi sözleşmesine» dayalı olarak alınan «komisyon bedellerinin iadesi» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı işi · komisyon bedeli · ticari kredi sözleşmesi · çekişmesiz yargı · re'sen gözetilme · bedel iadesi · komisyon
Benzer bu kararda1- Dava «kredi sözleşmesine» dayalı olarak alınan «komisyon bedellerinin iadesi» istemine ilişkindir.
… f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve «çekişmesiz yargı» işleri ticari dava ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18367 E. 2015/3323 K.
Ortak:görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · tacir · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1-Davacı vekili, davalı adına «ticari kredi» kartı düzenlendiğini, davalının, ... adına müvekkili ile «genel kredi sözleşmesi» imzaladığını, dava dışı ... adına tahsis edilen ticari kredinin davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş olup taraflar arasındaki ilişki bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaŞti. tarafından alacağını davalıya devreden...Bankası'ndan kredi çekildiği, davacı «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» olarak imzaladığı, borçlunun borcunu ödememesi sebebiyle borçlu ve kefil hakkında icra takibine girişildiği, borcun ödenmemesinden dolayı davacının almakta olduğu ... maaşı üzerinden «muvafakatı» alınmaksızın kesinti yapıldığı yapılan kesintinin 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesine aykırı olduğu, kesinti yapılan miktarın 3.691,53 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan miktarın maaşta kesinti yapıldığı tarihten itibaren «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · bloke · müteselsil kefil · muvafakat · kefil · yasal faiz
Benzer bu karardaŞti. tarafından alacağını davalıya devreden...Bankası'ndan kredi çekildiği, davacı «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» olarak imzaladığı, borçlunun borcunu ödememesi sebebiyle borçlu ve kefil hakkında icra takibine girişildiği, borcun ödenmemesinden dolayı davacının almakta olduğu ... maaşı üzerinden «muvafakatı» alınmaksızın kesinti yapıldığı yapılan kesintinin 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesine aykırı olduğu, kesinti yapılan miktarın 3.691,53 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan miktarın maaşta kesinti yapıldığı tarihten itibaren «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davacının davalı bankada bulunan maaş hesabına konulan «bloke» nedeniyle maaş hesabından kredi hesaplarına aktarılan miktarın iadesi istemine ilişkindir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece re'«sen gözetilmelidir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1727 E. 2014/8473 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas · eş rızası
Benzer bu kararda… n kendi alacağını tahsil etmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, ancak davacı vekilinin davacının maaşından ¼ oranında banka alacağına mahsuben kesinti yapılmasına «rızaya» ilişkin kabul beyanında bulunduğu, mahkemenin her iki tarafın çıkarlarını gözetmek durumunda olduğu, davacının bankaya olan borcunu ödemediğinin tartışmasız olduğu, davalı bankanın haksız olarak davacının maaş hesabından kestiği paraların davacıya iadesine karar verilmesi durumunda davalı bankanın «takas» definde bulunabileceği gerekçesiyle davacıya ait maaş hesabına konan blokenin ¾ oranında kaldırılmasına, davacının alacak isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8705 E. , 2017/6588 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2015 tarih ve 2015/...-2015/... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, dava dışı ...'dan aldığı vekaletnameye binaen adı geçen şahsa vekaleten müvekkili ile 12.11.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi ile ticari kredi kartı/... sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeler gereğince esnek ticari kredi hesabı açılıp davalıya businesscart verildiğini, davalının kredi ödemelerini aksatması üzerine hesabın kat edildiğini, bu esnada ...'ın davalıyı müvekkilinin bilgisi dışında azlettiğini, alacağın tahsili için ... aleyhine başlatılan takibe itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinde kendisinin bir borcunun bulunmadığını, kredinin davalı tarafından kullanıldığını ileri sürdüğünü, davalının azilden sonra dahi businesscart ve kredileri kullanmaya devam ettiğini, böylece başkası adına tahsis edilmiş kredileri kendi menfaatine kullanmak suretiyle sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 13.745,08 TL'nin asıl alacak tutarı olan 11.967,68 TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ve BSMV'si ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, ... adına vekaleten kredi çekmediğini, tüm iddiaların gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı ... Ticaret/... ... arasında genel kredi ve ticari kredi kartı sözleşmelerinin imzalandığı, istek üzerine davalı adına ek ticari kart verildiği, davalının sözleşmeyi kendi adına değil vekaletnamesine istinaden dava dışı ... adına imzaladığı, sorumluluğun sözleşmenin taraflarına ait olduğu, vekaletnamesiz iş görme hükümlerinin uygulanamayacağı, davalının sebepsiz zenginleşmediği, davacının alacağını dava dışı 3. kişiden isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, davalı adına ticari kredi kartı düzenlendiğini, davalının, ... adına müvekkili ile genel kredi sözleşmesi imzaladığını, dava dışı ... adına tahsis edilen ticari kredinin davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş olup taraflar arasındaki ilişki bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Mahkemece işin esası incelenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin
düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir. Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin görevli bulunduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/385057700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz