Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18541 E. 2015/3567 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vesayet↗ ticari dava niteliği↗ derdestlik↗ hak düşürücü süre↗ sulh hukuk mahkemesi↗ haksız fiil↗ görevsizlik kararı↗ sulh↗ tacir↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın haksız fiil hukuki sebebine dayandığı, davacı yönünden davanın açıldığı tarihte vesayetin sona ermesi nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığı, alacak talep edilen dönem itibariyle vasi olması nedeniyle bu davayı açabileceği düşünülse de bir yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle dolduğu, diğer davacının bizzat paraları aldığının ihtilafsız olması nedeniyle bu davacının talebinin de dayanağının bulunmadığı, öte yandan Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 5.514,00 TL yönünden açılan dava nedeniyle derdestlik durumunun söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece işin esası incelenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir. Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16775 E. 2015/1779 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın Bankacılık Kanunu'ndan değil İİK'nın 89. maddesinden kaynaklandığı, ödeme dava açıldıktan sonra yapıldığından bankanın davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8705 E. 2017/6588 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı sözleşmesi · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · kredi sözleşmesi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaTicaret/... ... arasında genel kredi ve «ticari kredi kartı sözleşmelerinin» imzalandığı, istek üzerine davalı adına ek ticari kart verildiği, davalının sözleşmeyi kendi adına değil vekaletnamesine istinaden dava dışı ... adına imzaladığı, sorumluluğun sözleşmenin taraflarına ait olduğu, vekaletnamesiz iş görme hükümlerinin uygulanamayacağı, davalının «sebepsiz zenginleşmediği», davacının alacağını dava dışı 3. kişiden isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Davacı vekili, davalı adına «ticari kredi» kartı düzenlendiğini, davalının, ... adına müvekkili ile «genel kredi sözleşmesi» imzaladığını, dava dışı ... adına tahsis edilen ticari kredinin davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş olup taraflar arasındaki ilişki bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4898 E. 2015/12201 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… a, bankacılık hukukundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, dava tarihinden sonra davalı bankanın davacının zararlarını ferileriyle birlikte ödemiş olduğu gerekçesi ile dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre konusuz kalan davada davalı tarafın «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12688 E. 2017/6904 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla, mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · re'sen gözetilme · tüketici işlemi · temerrüt tarihi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıdan peşin «komisyon» adı altında alınan 2.925,00 TL «masrafın» zorunlu ve makul masraf olmadığı, TBK’nın 21. m. uyarınca buna yönelik hükmün yazılmamış sayılması gerektiği, ayrıca davacı tarafından davalı bankanın dava tarihinden önce «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 2.925,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, 27/11/2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/05/2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre, bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
1- Dava, genel tarımsal «kredi sözleşmesi» nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkidir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8655 E. 2017/6666 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve «çekişmesiz yargı» işleri ticari dava ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı işi · komisyon bedeli · ticari kredi sözleşmesi · çekişmesiz yargı · re'sen gözetilme · bedel iadesi · ticari kredi · komisyon
Benzer bu kararda… f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve «çekişmesiz yargı» işleri ticari dava ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava «kredi sözleşmesine» dayalı olarak alınan «komisyon bedellerinin iadesi» istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kredinin «ticari kredi» olduğu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının kullandığı kredinin «ticari kredi» olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede belirtildiği gibi, bankanın müzekkere cevabından da açıkça anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14918 E. 2016/2126 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Dava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bloke · haciz · kredi sözleşmesi · asıl alacak · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının emekli maaşına «haciz» işlemi olmaksızın «bloke» koymasının yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalının kabulüyle 200,00 TL «asıl alacak» için fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18367 E. 2015/3323 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · bloke · müteselsil kefil · muvafakat · kefil · kredi sözleşmesi · yasal faiz
Benzer bu karardaŞti. tarafından alacağını davalıya devreden...Bankası'ndan kredi çekildiği, davacı «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» olarak imzaladığı, borçlunun borcunu ödememesi sebebiyle borçlu ve kefil hakkında icra takibine girişildiği, borcun ödenmemesinden dolayı davacının almakta olduğu ... maaşı üzerinden «muvafakatı» alınmaksızın kesinti yapıldığı yapılan kesintinin 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesine aykırı olduğu, kesinti yapılan miktarın 3.691,53 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan miktarın maaşta kesinti yapıldığı tarihten itibaren «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davacının davalı bankada bulunan maaş hesabına konulan «bloke» nedeniyle maaş hesabından kredi hesaplarına aktarılan miktarın iadesi istemine ilişkindir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece re'«sen gözetilmelidir».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18541 E. , 2015/3567 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.09.2014 tarih ve 2014/13-2014/706 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/2258 Esas 2004/2438 Karar sayılı ilamıyla eşi ... vasi olarak atandığını, müvekkilinin kısıtlanan eşinin emekli olması için gerekli işlemleri yapıp gerekli belgeleri Emekli Sandığına gönderdiğini, bu sayede emekli olan ... toplu emekli ikramiyesinin müvekkiline ödendiğini, ancak üç ayda bir ödenmesi gerekli emekli maaşının davalı bankaya vesayete ilişkin karar ibraz edilmesine karşın müvekkili yerine kısıtlı eşine ödendiğini, davalı bankanın bu eylemleri nedeniyle daha öncesinde Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/335 Esas sayılı dava dosyasında dava açıldığını, bu davada Yargıtay bozma ilamına uyulmak suretiyle davanın kabulüne karar verildiğini, ancak bu davanın açılması sonrasında da davalı bankanın durumu bilmesine karşın 05.01.2006-05.07.2006 tarihleri arasında kısıtlıya toplam 5.514,00 TL maaş ödemesi yaptığını, bununla birlikte davalı banka tarafından 05.01.2005 tarihinde kısıtlıya 2.725,00 TL ödemenin yapıldığını, bu ödemeler neticesinde ele geçen paraların kısıtlı tarafından savurganca harcandığını ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 2.725,00 TL'nin 05.01.2005 tarihinden, 5.514,00 TL'nin 05.07.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kısıtlı .... müracaatı üzerine 11.9.2006 tarihli ek karar ile kısıtlamaya ilişkin kararın kaldırılarak vasinin görevine son verildiğini, dava tarihi itibariyle ... kısıtlılık halinin bulunmaması nedeniyle davacının bu kişiye vesayeten dava açamayacağını, davacı tarafından aynı vakıalara dayalı olarak Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/723 Esas sayılı dava dosyasında açılmış bir dava bulunduğunu, bu davada davacının taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verildiğini, ancak davanın henüz kesinleşmemesi nedeniyle derdestlik durumunun söz konusu olduğunu, davanın haksız fiile dayalı olarak açılması nedeniyle hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının zamanında vesayete ilişkin belgeleri bankaya ibraz etmemesi nedeniyle kısıtlıya ödeme yapan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen 2.725,00 TL tutarında ödemenin yapılmadığını, kısıtlıya yapılan ödeme nedeniyle davacının bizzat zarara uğramayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın haksız fiil hukuki sebebine dayandığı, davacı yönünden davanın açıldığı tarihte vesayetin sona ermesi nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığı, alacak talep edilen dönem itibariyle vasi olması nedeniyle bu davayı açabileceği düşünülse de bir yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle dolduğu, diğer davacının bizzat paraları aldığının ihtilafsız olması nedeniyle bu davacının talebinin de dayanağının bulunmadığı, öte yandan Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 5.514,00 TL yönünden açılan dava nedeniyle derdestlik durumunun söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece işin esası incelenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir. Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169954500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz