Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8655 E. 2017/6666 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmesiz yargı işi↗ komisyon bedeli↗ ticari kredi sözleşmesi↗ çekişmesiz yargı↗ re'sen gözetilme↗ bedel iadesi↗ ticari kredi↗ ticari dava niteliği↗ komisyon↗ görevsizlik kararı↗ kredi sözleşmesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kredinin ticari kredi olduğu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava kredi sözleşmesine dayalı olarak alınan komisyon bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. Davacının kullandığı kredinin ticari kredi olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede belirtildiği gibi, bankanın müzekkere cevabından da açıkça anlaşılmaktadır. Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nın 4/f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16775 E. 2015/1779 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve «çekişmesiz yargı» işleri ticari dava ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · tacir · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın Bankacılık Kanunu'ndan değil İİK'nın 89. maddesinden kaynaklandığı, ödeme dava açıldıktan sonra yapıldığından bankanın davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8705 E. 2017/6588 K.
Ortak:ticari kredi · ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve «çekişmesiz yargı» işleri ticari dava ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kredinin «ticari kredi» olduğu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava «kredi sözleşmesine» dayalı olarak alınan «komisyon bedellerinin iadesi» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Davacı vekili, davalı adına «ticari kredi» kartı düzenlendiğini, davalının, ... adına müvekkili ile «genel kredi sözleşmesi» imzaladığını, dava dışı ... adına tahsis edilen ticari kredinin davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş olup taraflar arasındaki ilişki bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Ticaret/... ... arasında genel kredi ve «ticari kredi kartı sözleşmelerinin» imzalandığı, istek üzerine davalı adına ek ticari kart verildiği, davalının sözleşmeyi kendi adına değil vekaletnamesine istinaden dava dışı ... adına imzaladığı, sorumluluğun sözleşmenin taraflarına ait olduğu, vekaletnamesiz iş görme hükümlerinin uygulanamayacağı, davalının «sebepsiz zenginleşmediği», davacının alacağını dava dışı 3. kişiden isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı sözleşmesi · genel kredi sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · tacir · görevli mahkeme
Benzer bu karardaTicaret/... ... arasında genel kredi ve «ticari kredi kartı sözleşmelerinin» imzalandığı, istek üzerine davalı adına ek ticari kart verildiği, davalının sözleşmeyi kendi adına değil vekaletnamesine istinaden dava dışı ... adına imzaladığı, sorumluluğun sözleşmenin taraflarına ait olduğu, vekaletnamesiz iş görme hükümlerinin uygulanamayacağı, davalının «sebepsiz zenginleşmediği», davacının alacağını dava dışı 3. kişiden isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Davacı vekili, davalı adına «ticari kredi» kartı düzenlendiğini, davalının, ... adına müvekkili ile «genel kredi sözleşmesi» imzaladığını, dava dışı ... adına tahsis edilen ticari kredinin davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş olup taraflar arasındaki ilişki bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12688 E. 2017/6904 K.
Ortak:re'sen gözetilme · ticari dava niteliği · komisyon · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve «çekişmesiz yargı» işleri ticari dava ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava «kredi sözleşmesine» dayalı olarak alınan «komisyon bedellerinin iadesi» istemine ilişkindir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıdan peşin «komisyon» adı altında alınan 2.925,00 TL «masrafın» zorunlu ve makul masraf olmadığı, TBK’nın 21. m. uyarınca buna yönelik hükmün yazılmamış sayılması gerektiği, ayrıca davacı tarafından davalı bankanın dava tarihinden önce «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 2.925,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, genel tarımsal «kredi sözleşmesi» nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkidir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · tüketici işlemi · temerrüt tarihi · tacir · dosya masrafı · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıdan peşin «komisyon» adı altında alınan 2.925,00 TL «masrafın» zorunlu ve makul masraf olmadığı, TBK’nın 21. m. uyarınca buna yönelik hükmün yazılmamış sayılması gerektiği, ayrıca davacı tarafından davalı bankanın dava tarihinden önce «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 2.925,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, 27/11/2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/05/2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre, bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
Ancak, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18541 E. 2015/3567 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve «çekişmesiz yargı» işleri ticari dava ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vesayet · derdestlik · hak düşürücü süre · haksız fiil · tacir · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın «haksız fiil» hukuki «sebebine» dayandığı, davacı yönünden davanın açıldığı tarihte «vesayetin» sona ermesi nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığı, alacak talep edilen dönem itibariyle vasi olması nedeniyle bu davayı açabileceği düşünülse de bir yıllık «hak düşürücü sürenin» dava tarihi itibariyle dolduğu, diğer davacının bizzat paraları aldığının ihtilafsız olması nedeniyle bu davacının talebinin de dayanağının bulunmadığı, öte yandan …
Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 5.514,00 TL yönünden açılan dava nedeniyle «derdestlik» durumunun söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13980 E. 2018/5207 K.
Ortak:re'sen gözetilme · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaGörev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
… f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve «çekişmesiz yargı» işleri ticari dava ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaGörev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gereken ve HMK 114/c maddesinde düzenlenen dava şartıdır.
Bu halde mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 115. maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uyuşmazlığın esasının incelenerek hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · sahtecilik · dava şartı yokluğu · üçüncü kişi · usulden reddi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, bankaların aldıkları mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda olduğu, bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu olacağı, alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı bankanın «kusursuz sorumluluk» halinde bile göstermesi gereken özeni yeterince gösteremediğinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.342,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenm …
Bu halde mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 115. maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uyuşmazlığın esasının incelenerek hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
1- Dava, davalı Banka'da hesap sahibi olan davacının hesabında ki paranın hak sahibi dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı ...'nın 4/1-f maddesi uyarınca, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından Asliye Ticaret Mahkemeleri «görevlidir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4898 E. 2015/12201 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve «çekişmesiz yargı» işleri ticari dava ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · yargılama gideri · tacir · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, dava tarihinden sonra davalı bankanın davacının zararlarını ferileriyle birlikte ödemiş olduğu gerekçesi ile dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre konusuz kalan davada davalı tarafın «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
… a, bankacılık hukukundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan …
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14918 E. 2016/2126 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve «çekişmesiz yargı» işleri ticari dava ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava «kredi sözleşmesine» dayalı olarak alınan «komisyon bedellerinin iadesi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bloke · haciz · asıl alacak · tacir · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının emekli maaşına «haciz» işlemi olmaksızın «bloke» koymasının yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalının kabulüyle 200,00 TL «asıl alacak» için fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Dava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8655 E. , 2017/6666 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/01/2016 tarih ve 2014/526-2016/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan taşınmaz satın almak için şahsi kredi kullandığını, müvekkilinin kullandığı gayrimenkul kredisi nedeniyle, davalı bankanın kredi sözleşmesinin bir örneğini ve ödeme planını müvekkiline vermediğini, kullanılan kredi nedeniyle müvekkilinin hesabından komisyon tahsilatının yapıldığını, müvekkilinin davalı bankadan kesilen komisyon tahsilatının kalem kalem ayrıştırılarak kendisine bilgi verilmesini defalarca istediğini, davalı banka tarafından bilgi verilmediğini, davalı bankaya gönderilen ihtarnameye cevap verilmediğini ileri sürerek haksız alınan bedellerden fazlaya dair haklarının saklı tutulması kaydı ile banka hesabına girdiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte şimdilik 2.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kredinin ticari kredi olduğu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava kredi sözleşmesine dayalı olarak alınan komisyon bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. Davacının kullandığı kredinin ticari kredi olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede belirtildiği gibi, bankanın müzekkere cevabından da açıkça anlaşılmaktadır. Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nın 4/f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/383759000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz