Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1727 E. 2014/8473 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takas↗ ticari dava niteliği↗ eş rızası↗ görevsizlik kararı↗ tacir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; özel kanunlardaki istisnai durumlar hariç hiç kimsenin icra yolu dışında kendi alacağını tahsil edemeyeceği, davalı bankanın bu hususta ayrıcalığının bulunmadığı, icra takibi dışında davacıya ait hesaptan kendi alacağını tahsil etmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, ancak davacı vekilinin davacının maaşından ¼ oranında banka alacağına mahsuben kesinti yapılmasına rızaya ilişkin kabul beyanında bulunduğu, mahkemenin her iki tarafın çıkarlarını gözetmek durumunda olduğu, davacının bankaya olan borcunu ödemediğinin tartışmasız olduğu, davalı bankanın haksız olarak davacının maaş hesabından kestiği paraların davacıya iadesine karar verilmesi durumunda davalı bankanın takas definde bulunabileceği gerekçesiyle davacıya ait maaş hesabına konan blokenin ¾ oranında kaldırılmasına, davacının alacak isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık hukukundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davalının görev hususuna ilişkin itirazları reddedilip işin esası incelenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir. Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16775 E. 2015/1779 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın Bankacılık Kanunu'ndan değil İİK'nın 89. maddesinden kaynaklandığı, ödeme dava açıldıktan sonra yapıldığından bankanın davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18367 E. 2015/3323 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · bloke · müteselsil kefil · muvafakat · kefil · kredi sözleşmesi · yasal faiz
Benzer bu karardaŞti. tarafından alacağını davalıya devreden...Bankası'ndan kredi çekildiği, davacı «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» olarak imzaladığı, borçlunun borcunu ödememesi sebebiyle borçlu ve kefil hakkında icra takibine girişildiği, borcun ödenmemesinden dolayı davacının almakta olduğu ... maaşı üzerinden «muvafakatı» alınmaksızın kesinti yapıldığı yapılan kesintinin 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesine aykırı olduğu, kesinti yapılan miktarın 3.691,53 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan miktarın maaşta kesinti yapıldığı tarihten itibaren «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davacının davalı bankada bulunan maaş hesabına konulan «bloke» nedeniyle maaş hesabından kredi hesaplarına aktarılan miktarın iadesi istemine ilişkindir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece re'«sen gözetilmelidir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14918 E. 2016/2126 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Dava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bloke · haciz · kredi sözleşmesi · asıl alacak · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının emekli maaşına «haciz» işlemi olmaksızın «bloke» koymasının yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalının kabulüyle 200,00 TL «asıl alacak» için fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8705 E. 2017/6588 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı sözleşmesi · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · kredi sözleşmesi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaTicaret/... ... arasında genel kredi ve «ticari kredi kartı sözleşmelerinin» imzalandığı, istek üzerine davalı adına ek ticari kart verildiği, davalının sözleşmeyi kendi adına değil vekaletnamesine istinaden dava dışı ... adına imzaladığı, sorumluluğun sözleşmenin taraflarına ait olduğu, vekaletnamesiz iş görme hükümlerinin uygulanamayacağı, davalının «sebepsiz zenginleşmediği», davacının alacağını dava dışı 3. kişiden isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Davacı vekili, davalı adına «ticari kredi» kartı düzenlendiğini, davalının, ... adına müvekkili ile «genel kredi sözleşmesi» imzaladığını, dava dışı ... adına tahsis edilen ticari kredinin davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş olup taraflar arasındaki ilişki bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15875 E. 2012/15253 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bloke · kefalet · istirdat · haciz · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, İİK'nun 83. maddesi gereğince davacının maaşının tamamının haczinin mümkün olamayacağı gerekçesi ile davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına ve davacının maaş hesabına 16/05/2008 tarihinde «bloke» konulan paranın her ay itibariyle ödenmesi gereken miktarının «yasal faizi» ile birlikte toplam 10.418,90 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, davacının «kefaletinden» kaynaklı borcun ödenmemesi nedeni ile davalı tarafından maaş hesabına konulan blokenin kaldırılması ve haksız alındığı ileri sürülen paranın «istirdatına» ilişkindir.
Mahkemece İİK'nun 83. maddesi uyarınca davacının maaşının tamamı üzerine «haciz» konulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, İİK'nun 83/2. maddesi uyarınca maaş üzerine 1/4 oranında haciz konulabileceği gözetilmeden yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4898 E. 2015/12201 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… a, bankacılık hukukundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, dava tarihinden sonra davalı bankanın davacının zararlarını ferileriyle birlikte ödemiş olduğu gerekçesi ile dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre konusuz kalan davada davalı tarafın «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1727 E. , 2014/8473 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ESKİŞEHİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 12/11/2013
NUMARASI 2013/158-2013/584
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2013 tarih ve 2013/158-2013/584 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davacı bankada emekli maaş hesabı bulunduğunu, davalı bankanın 2008 yılından beri hiç bir yasal dayanağı bulunmamasına karşın maaş hesabına bloke koyarak hesabındaki paraları çektiğini, yapılan işlemin 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 121. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek maaş hesabına konan blokenin kaldırılmasına 2008 yılından beri müvekkiline ödenmeyip hesaptan çekilen paralara ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 10000.00 TL'nin el konulduğu tarihten itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında 27.12.2007 tarihli Bireysel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında kredi kullanan davalının bir kısım taksitleri ödemediğini, ihtilafın tüketici kredisinden kaynaklı olması nedeniyle davaya bakmaya Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, aksinin düşünülmesi halinde ise bankacılık işleminden kaynaklanan ihtilaf nedeniyle davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 8. maddesi gereğince davacının müvekkiline hesaptan tahsil yetkisi verdiğini, bu nedenle yapılan işlemde usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; özel kanunlardaki istisnai durumlar hariç hiç kimsenin icra yolu dışında kendi alacağını tahsil edemeyeceği, davalı bankanın bu hususta ayrıcalığının bulunmadığı, icra takibi dışında davacıya ait hesaptan kendi alacağını tahsil etmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, ancak davacı vekilinin davacının maaşından ¼ oranında banka alacağına mahsuben kesinti yapılmasına rızaya ilişkin kabul beyanında bulunduğu, mahkemenin her iki tarafın çıkarlarını gözetmek durumunda olduğu, davacının bankaya olan borcunu ödemediğinin tartışmasız olduğu, davalı bankanın haksız olarak davacının maaş hesabından kestiği paraların davacıya iadesine karar verilmesi durumunda davalı bankanın takas definde bulunabileceği gerekçesiyle davacıya ait maaş hesabına konan blokenin ¾ oranında kaldırılmasına, davacının alacak isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık hukukundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davalının görev hususuna ilişkin itirazları reddedilip işin esası incelenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3.
maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir. Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101686700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz