Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12688 E. 2017/6904 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık sözleşmesi↗ re'sen gözetilme↗ tüketici işlemi↗ ticari dava niteliği↗ temerrüt tarihi↗ tbk 99↗ komisyon↗ görevsizlik kararı↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıdan peşin komisyon adı altında alınan 2.925,00 TL masrafın zorunlu ve makul masraf olmadığı, TBK’nın 21. m. uyarınca buna yönelik hükmün yazılmamış sayılması gerektiği, ayrıca davacı tarafından davalı bankanın dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 2.925,00 TL'nin temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, genel tarımsal kredi sözleşmesi nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara" asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Ayrıca, 27/11/2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/05/2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre, bu Kanun'un kapsamını "her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan bankacılık sözleşmeleri tüketici işlemi olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Bu itibarla, mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16775 E. 2015/1779 K.
Ortak:görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla, mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın Bankacılık Kanunu'ndan değil İİK'nın 89. maddesinden kaynaklandığı, ödeme dava açıldıktan sonra yapıldığından bankanın davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11483 E. 2018/3921 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · ortaklık ilişkisi · avans faizi
Benzer bu karardaA.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ile 71.925,97 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12688 E. , 2017/6904 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2015 tarih ve 2014/983-2015/2156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 20/07/2012 tarihinde, 195.000,00 TL, 60 ay vadeli kredi kullandığını, kendisinden 3.900,00 TL, kullandırım masrafı adı altında kesinti yapıldığını, yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 20/07/2012 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemin sözleşme ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıdan peşin komisyon adı altında alınan 2.925,00 TL masrafın zorunlu ve makul masraf olmadığı, TBK’nın 21. m. uyarınca buna yönelik hükmün yazılmamış sayılması gerektiği, ayrıca davacı tarafından davalı bankanın dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 2.925,00 TL'nin temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, genel tarımsal kredi sözleşmesi nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara" asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Ayrıca, 27/11/2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/05/2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre, bu Kanun'un kapsamını "her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan bankacılık sözleşmeleri tüketici işlemi olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Bu itibarla, mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/389054500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz