Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14918 E. 2016/2126 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bloke↗ ticari dava niteliği↗ görevsizlik kararı↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ tacir↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının emekli maaşına haciz işlemi olmaksızın bloke koymasının yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalının kabulüyle 200,00 TL asıl alacak için fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece işin esası incelenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir. Dava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve bloke işlemine esas teşkil eden kredi sözleşmesi de ticari niteliktedir. Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin görevli bulunduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8705 E. 2017/6588 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · tacir · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaDava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Davacı vekili, davalı adına «ticari kredi» kartı düzenlendiğini, davalının, ... adına müvekkili ile «genel kredi sözleşmesi» imzaladığını, dava dışı ... adına tahsis edilen ticari kredinin davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş olup taraflar arasındaki ilişki bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı sözleşmesi · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaTicaret/... ... arasında genel kredi ve «ticari kredi kartı sözleşmelerinin» imzalandığı, istek üzerine davalı adına ek ticari kart verildiği, davalının sözleşmeyi kendi adına değil vekaletnamesine istinaden dava dışı ... adına imzaladığı, sorumluluğun sözleşmenin taraflarına ait olduğu, vekaletnamesiz iş görme hükümlerinin uygulanamayacağı, davalının «sebepsiz zenginleşmediği», davacının alacağını dava dışı 3. kişiden isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Davacı vekili, davalı adına «ticari kredi» kartı düzenlendiğini, davalının, ... adına müvekkili ile «genel kredi sözleşmesi» imzaladığını, dava dışı ... adına tahsis edilen ticari kredinin davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş olup taraflar arasındaki ilişki bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18367 E. 2015/3323 K.
Ortak:bloke · ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · tacir · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının emekli maaşına «haciz» işlemi olmaksızın «bloke» koymasının yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalının kabulüyle 200,00 TL «asıl alacak» için fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Benzer bu karardaŞti. tarafından alacağını davalıya devreden...Bankası'ndan kredi çekildiği, davacı «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» olarak imzaladığı, borçlunun borcunu ödememesi sebebiyle borçlu ve kefil hakkında icra takibine girişildiği, borcun ödenmemesinden dolayı davacının almakta olduğu ... maaşı üzerinden «muvafakatı» alınmaksızın kesinti yapıldığı yapılan kesintinin 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesine aykırı olduğu, kesinti yapılan miktarın 3.691,53 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan miktarın maaşta kesinti yapıldığı tarihten itibaren «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davacının davalı bankada bulunan maaş hesabına konulan «bloke» nedeniyle maaş hesabından kredi hesaplarına aktarılan miktarın iadesi istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · müteselsil kefil · muvafakat · kefil · yasal faiz
Benzer bu karardaŞti. tarafından alacağını davalıya devreden...Bankası'ndan kredi çekildiği, davacı «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» olarak imzaladığı, borçlunun borcunu ödememesi sebebiyle borçlu ve kefil hakkında icra takibine girişildiği, borcun ödenmemesinden dolayı davacının almakta olduğu ... maaşı üzerinden «muvafakatı» alınmaksızın kesinti yapıldığı yapılan kesintinin 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesine aykırı olduğu, kesinti yapılan miktarın 3.691,53 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan miktarın maaşta kesinti yapıldığı tarihten itibaren «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece re'«sen gözetilmelidir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16775 E. 2015/1779 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Dava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın Bankacılık Kanunu'ndan değil İİK'nın 89. maddesinden kaynaklandığı, ödeme dava açıldıktan sonra yapıldığından bankanın davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9730 E. 2012/16655 K.
Ortak:bloke · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının emekli maaşına «haciz» işlemi olmaksızın «bloke» koymasının yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalının kabulüyle 200,00 TL «asıl alacak» için fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece tüketici mahkemesinin «görevli» bulunduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici kredisinden kaynaklandığı gerekçesi ile mahkemenin «görevsizliğine», karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Bursa Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin emekli maaş hesabına «bloke» konulduğunu bildirerek bloke edilen meblağın kendisine ödenmesini talep etmiş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10410 E. 2014/16884 K.
Ortak:bloke · görevsizlik kararı · asıl alacak · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının emekli maaşına «haciz» işlemi olmaksızın «bloke» koymasının yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalının kabulüyle 200,00 TL «asıl alacak» için fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının imzaladığı sözleşme ve «taahhütnamedeki» düzenlemelerin «haksız şart» olduğu, tüketicinin emekli maaşına taksit tutarı için «bloke» uygulanarak el konulup «tüketici kredisi» borçları için «takas, mahsup» uygulamasının 4077 sayılı TKHK'nın 6. maddesindeki haksız şart ile ilgili «emredici» hükmü bertaraf etmek için yapılan bir uygulama olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının emekli maaşına davalı banka tarafından konulan blokenin kaldırılmasına, bloke ile tahsil edilen 4.500,01 TL «asıl alacak» ile dava tarihine kadar «işlemiş faiz» olan 85,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.500,01 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
Ayrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Bu itibarla, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · tüketici kredisi · takas-mahsup · tüketici işlemi · takas · emredici hüküm · mahsup · kamu düzeni
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının imzaladığı sözleşme ve «taahhütnamedeki» düzenlemelerin «haksız şart» olduğu, tüketicinin emekli maaşına taksit tutarı için «bloke» uygulanarak el konulup «tüketici kredisi» borçları için «takas, mahsup» uygulamasının 4077 sayılı TKHK'nın 6. maddesindeki haksız şart ile ilgili «emredici» hükmü bertaraf etmek için yapılan bir uygulama olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının emekli maaşına davalı banka tarafından konulan blokenin kaldırılmasına, bloke ile tahsil edilen 4.500,01 TL «asıl alacak» ile dava tarihine kadar «işlemiş faiz» olan 85,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.500,01 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
… n'un 3/e maddesinde tüketicinin, “mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi”, 3 (h) bendinde «tüketici işleminin» “mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi” ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun …
Ayrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12117 E. 2014/18384 K.
Ortak:bloke · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının emekli maaşına «haciz» işlemi olmaksızın «bloke» koymasının yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalının kabulüyle 200,00 TL «asıl alacak» için fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı Banka'dan almış kredi taksitlerini ödeyememesi sebebiyle davalının davacının emekli maaşına «bloke» koymasının 4077 sayılı Tüketici Yasası'na aykırı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile blokenin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Ayrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · kamu düzeni
Benzer bu kararda… n'un 3/e maddesinde tüketicinin, "mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3 (h) bendinde «tüketici işleminin» "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun …
Ayrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3743 E. 2015/10701 K.
Ortak:bloke · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaDava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve «bloke» işlemine esas teşkil eden «kredi sözleşmesi» de «ticari niteliktedir».
Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının emekli maaşına «haciz» işlemi olmaksızın «bloke» koymasının yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalının kabulüyle 200,00 TL «asıl alacak» için fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda; taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmeleri» ve bu sözleşmelerin eki mahiyetindeki «virman»-«takas-mahsup» talimatları uyarınca davalı banka tarafından davacının emekli maaş hesabına «bloke» konularak bu hesaptaki paranın ödenmeyen kredi borcunun tahsilinde kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından kullanılan kredilere istinaden davacının maaş hesabına «bloke» konulduğu, blokenin neye istinaden konulduğunun belirtilmediği, davacı hakkından yapılan bir icra takibinin bulunmadığı, icra takibi yapılmadan bloke işleminin tük …
1-Dava; davacı ile davalı banka arasında imzalanan iki adet bireysel «kredi sözleşmesi» hükümleri uyarınca davacının emekli maaşından yapılan kesinti nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · virman · takas-mahsup · tüketici işlemi · takas · mahsup · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda; taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmeleri» ve bu sözleşmelerin eki mahiyetindeki «virman»-«takas-mahsup» talimatları uyarınca davalı banka tarafından davacının emekli maaş hesabına «bloke» konularak bu hesaptaki paranın ödenmeyen kredi borcunun tahsilinde kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından da kullandırılan kredilerin «tüketici kredisi» olmadığına ilişkin bir savunma yapılmadığı gibi bu yönde bir delil de dosya «ibraz» edilmemiştir.
4077 Sayılı Kanun'un 3. maddesinin "e" bendinde tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi, aynı maddenin "h" bendinde de «tüketici işlemi»; mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlem olarak tanımlanmıştır.
Bu kanunun 10. maddesinde ise tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredinin «tüketici kredisi» olduğu belirtilmiş, 23. maddesinde de 4077 Sayılı Kanun'un uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14918 E. , 2016/2126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/04/2015 tarih ve 2013/129-2015/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, BağKur emeklisi olan müvekkilinin emekli maaşını davalı bankanın ... Şubesi aracılığıyla aldığını, müvekkilinin aynı şubeden kamyon almak için kredi kullandığını, ancak işlerinin bozulması nedeniyle kredi borcunu ödeyemediğini, davalı banka tarafından bu nedenle müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, icra takibi ile borcun tamamının tahsil edilemediğini, bunun üzerine davalı bankanın müvekkilinin emekli maaşı üzerine bloke koyduğunu, bu nedenle müvekkilinin 27.08.2012 tarihinden itibaren emekli maaşını alamadığını, emekli maaşları üzerinde her türlü haciz işleminin yasak olduğunu, müvekkilince bu hususta davalı bankaya gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, ileri sürerek davalı banka tarafından müvekkilinin emekli maaşına konan blokenin kaldırılmasına, 27.08.2012 tarihinden beri bloke konularak ödenmeyen paradan şimdilik 5.250,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25.02.2015 tarihli dilekçesinde müvekkilinin hesabından yapılan kesintilerin icra takibine dayanmadığı, davalı banka tarafından müvekkilinin hesabına yatan paranın dörtte üçüne denk gelen 16.350,00 TL'nin müvekkiline ödendiğini, ancak bakiye 5.450,00 TL'nin ödenmediğini, bu miktar yönünden davaya devam ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalıyla yapmış olduğu kredi sözleşmesinde yer alan rehin takas mahsup hakkını kullanarak davalıya ait hesaba bloke koyduğunu, sadece bloke işlemi yapıldığını, yatan paranın hesapta olduğunu, 15.791,10 TL yatan toplam maaş tutarından 746,91 TL havale bedeli ve 1.503,98 TL yasal takip sistemi online takip tahsilatı altında kesinti dışında kesinti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının emekli maaşına haciz işlemi olmaksızın bloke koymasının yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalının kabulüyle 200,00 TL asıl alacak için fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece işin esası incelenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir. Dava tarihi olan 12.03.2013 tarihi itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun halen yürürlükte olup taraflar arasında imzalanan ve bloke işlemine esas teşkil eden kredi sözleşmesi de ticari niteliktedir. Bu itibarla mahkemece dava tarihi itibariyle bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin görevli bulunduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/236468700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz